10 En ''Ben de mi yapsam?'' Hollywood İmajı
Hollywood Filmlerinin; kimi abartılı, kimi cesaret isteyen, görüp görüp iç çektiğimiz yahut deneyip George Clooney olalım derken Hakkı Bulut olduğumuz artiz imajlarından, filmlerden seçmece imajlar;
'Fetih 1453 Popüler Piyasaya Hitap Eden Ticari Bir Film'
Devrim Evin nasıl anlatılır bilemiyoruz hem çok düşünceli hem de düşündüğünü asla çekinmeden söyleyen bir tiyatrocu desek yeridir. Yıllarını tiyatroya veren ve Cüneyt Gökçer’in öğrencisi olarak yetişmekten gurur duyan sanatçıya tiyatroya olan sevgisi ve seyircisine olan saygısından dolayı böyle hitap etmek bize de daha anlamlı geliyor. Ve kendisi şu sıra o kadar çok röportaj vermiş ki ne soracağımızı şaşırdık desek yeridir. Zaten Evin’de aynı soruları cevaplamaktan sıkılmış, aynı şeyleri haklı olarak tekrar tekrar anlatmak istemiyor. Yine de biz herkesin sorduğuna belki yakın ama sizlerin okurken daha farklı cevapları da görebileceği soruları kendisine yönelttik. Söylemeden geçemeyeceğimiz bir diğer şey de o kadar koşuşturmacanın ve işinin arasında istediğimiz tüm sorulara çok hızlı konuşarak uzun cevaplar verdi. Tam röportaj bitti, fotoğraf çekecektik ki bir telefon geldi. Arabasını çekmesi gerekiyormuş 5 dakika içinde arabasının yanında olması gerektiğinden, tek çaremiz onunla birlikte Beşiktaş’ın yokuşlu ara sokaklarında koşturmaktı. Görseniz atletizmle uğraştığını sanabilirsiniz, o kadar hızlı ilerledik ki nihayetinde arabayı görünce içimize su serpildi. Sizin için samimi fotoğraflar çektik. Aşk’ı nasıl tanımladığını ve neler hissettiğini bir türlü anlayamasak da biz kendisini sevdik siz de sevin ve bu röportajımızı da severek okuyun.Yıllardır tiyatroyla uğraşan bir sanatçı olarak sinemanın Fetih 1453 ile birlikte sizi izleyicilerle buluşturması, hayatınıza şöhret dışında neler kazandırdı, olumlu gözlemleriniz var mı o süreçten sonrası ile ilgili?Esasen olmadı. Ben normal sanatsal çalışmalarıma aynı şekilde devam ettim sadece daha fazla insan haberdar oldu. Televizyon ve sinemanın daha fazla kitleye ulaştırma gibi getirileri oluyor. Tiyatroda koltuk sayısına göre tanınıp, sizi izleyenlerce başarılı bulunur ya da bulunmazsınız; ama sinema ve televizyonda yurt dışı da dahil milyonlarca insana ulaşabiliyorsunuz ve bu da diğer çalışmalarınız için bir avantaj sağlıyor. Tiyatrodaki otuz bin insan yerine sinema da bir milyon insana ulaşıyorsunuz. Sanatçı’nın amacı kitleyi harekete geçirerek pozitif anlam da değiştirmek ve dönüştürmektir. Ama şöhretin dezavantajını da gördüm. Çünkü ilk sinema filmim Fetih 1453 popüler piyasaya hitap eden ticari bir film. Hem dünyada hem de Türkiye’de çok izlendi ama insanlar beni tanımadığı için kendi penceresinden bakarak kendi dünyalarına oturtmaya çalıştılar. Aslında benim dünyamın da bambaşka olduğunu görünce sanki ben ailelerinin bir çocuğuymuşum gibi terslemeler ve başka bir takım sözler başladı sosyal medya aracılığıyla. Oysa ki ben zaten bu film yayınlandığında 34 yaşında olup 10 yıldan fazladır da profesyonelce tiyatroyla uğraşan biriydim. Dolayısıyla onlar beni tanımadan önce de ben bu işi yaptığım için haksız eleştirilere hak vermedim.
Katy Perry'den Yeni Video: Dark Horse
Katy Perry'nin Prism albümünden 3. video Dark Horse yayınlandı.  Dark Horse'da Katy Perry‘e Juicy J. eşlik ediyor. Antik Mısır temalı videoda Perrv Kleopatra kılığında izliyoruz.
Dünyanın En Vahşi Sporu, Modern Çağ Gladyatörleri: "CALCIO STORICO"
Calcio Storico isimli sporu muhtemelen duymamışsınızdır. İtalyanca 'Tarihi Futbol' anlamına geliyor ve muhtemelen dünyada hala icra edilen en vahşi sporlardan birisi. Kickbox, UFC, Futbol ve Rugbynin tek spor dalında birleştiğini düşünün... Kökenleri 16. yüzyıl İtalya'sına dayanan sporun kuralları oldukça ilginç. Her takımda tam 27 kişi var ve arenada oynanıyor. Amaç elleri ve ayakları kullanarak en fazla golü atmak
Breaking Bad Hayranları Kaçırmasın: Macar Tasarımcıdan Her Bölüme Özel Poster!
Budapeşte'de yaşayan tasarımcı Zsolt Molnar tam 5 ay uğraşarak Breaking Bad'in tüm 62 bölümü için poster tasarlamış. Her bölümün kendisine göre kilit noktalarını ve kritik anlarını modern çizgilerle resmeden sanatçının çalışmaları size gerçekten iyi bir nostalji yaşatacak. Breaking Bad hayranları kaçırmasın... Satın almak isteyenler için adres: http://society6.com/zsutti/printsBütün posterler için adres: http://posterology.tumblr.com/tagged/Breaking-Bad/chrono
Reklam
Reklam
'Fantastik Dörtlü'nün Kadrosu Kesinleşti
Hikayeyi baştan anlatacak olan yeni 'Fantastik Dörtlü' filminin ana kadrosu belirlenmeye başladı Marvel Comics çizgi romanlarının en bilinenlerinden 'Fantastik Dörtlü / Fantastic Four', 2005’de 'Fantastik Dörtlü / Fantastic Four' filmi ve peşinden 2007’de 'Fantastik Dörtlü: Gümüş Sörfçü'nün Yükselişi / Fantastic 4: Rise of the Silver Surfer' devam filmiyle sinema yolculuğuna başlamıştı. Ancak 2015 için hazırlanan yeni Fantastik Dörtlü uyarlaması, hikayeyi başka bir açıdan, yeni yüzlerle anlatacak. Fox'un yapımını üstlendiği yeni uyarlamanın kilit dörtlüsünü 'House of Cards' ve 'American Horror Story' dizilerinde yer alan Kate Mara, 'Doğaüstü / Chronicle' ve 'Son Durak / Fruitvale Station' filmlerinin başrolü Michael B Jordan, 'Mutluluğun Peşinde / Rabbit Hole' filminin Jason'ı Miles Teller ve 'King Kong'un Jimmy'si Jamie Bell canlandıracak. Mara, Görünmez Kadın Sue Storm'u, Jordan, Meşale Johnny'yi, Teller grup lideri Reid Richards'ı ve Bell de taş adam Ben Grimm'i beyazperdeye taşıyacak. Filmin kötü adamı Dr. Doom'u canlandıracak isim için oyuncu seçmeleri fala devam ediyor. Kadroya dahil olduğunu hayranlarına resmi Twitter hesabından duyuran Kate Mara, 'Harika hissediyorum' diye açıkladı. Filmin senaryosunu 'X-Men: Geçmiş Günler Gelecek / X-Men: Days of the Future Past'in senaristi Simon Kinberg ile birlikte yazan Josh Trank filmin yönetmenliğini de üstlenecek. Filmin 19 Haziran 2015 tarihinde vizyona girmesi bekleniyor. 2005 yılında çekilen ilk 'Fantastik Dörtlü / Fantastic Four' filminde kilit kadroyu Reid Richards olarak Ioan Gruffudd, Sue Storm rolünde Altın Küre adayı Jessica Alba, 'Kaptan Amerika'yı canlandıran Chris Evans ve Altın Küre ödüllü Michael Chiklis oluşturmuştu. Film izleyiciler tarafından pek beğenilmemiş ve bütçesini zar zor çıkarabilmişti. Milliyet Sanat
Torunlar Büyükanne ve Büyükbabalarıyla Kıyafet Değiştirirse
' İlkbahar - Sonbahar ' adında devam eden bir fotoğraf serisinin bir bölümü olan bu çalışma fotoğrafçı 'Qozop' tarafından tasarlanmış ve çekimleri de ona ait. Gençlerin yaşlı bir aile üyeleri ile kıyafetlerini değiştirmesi ile oluşan ilginç görüntüler ise görülmeye değer. Soldaki fotoğraflarda her şey normal fakat sağdaki fotoğraflarda durum biraz mizahi bir hal alıyor. İşte 'Yaşlılar İle Gençler Kıyafet Değiştirirse Ortaya Nasıl Görüntüler Çıkar?' galerisi...
Reklam
Ünlü Yüzler 19. Yüzyıl Askeri Portreleriyle Birleşti
Sanatçı  Steve Payne tarafından yapılan bu eğlenceli photoshop çalışmasında tanıdık simalar İngiliz portre sanatçısı  George Dawe tarafından yapılmış portrelere entegre edilmiş. Eski ve yeni unsurları harmanlamak için bazı fırça darbelerine (digital) ve altın bir çerçeveye ihtiyaç duyulmuş.
Oscar Adayı Filmler Çocuk Oyuncularla Tekrar Çekilmiş!
Önümüzdeki pazar günü gerçekleşecek 86. Oscar Akademi Ödülleri gecesinde ‘en iyi film’ kategorisinde yarışacak filmlerin bazı sahneleri CineFix ve People ekipleri tarafından çocuk oyuncularla tekrar çekilmiş! Kaynak: Bantmag-
Chris Bale'in 20 Filmden 20 Farklı Yüzü
Düzenbaz'da Christian Bale, farklı görüntüsüyle yine çok konuşuldu. Oynadığı çoğu filmde alıp verdiği kilolarla neredeyse tanınmaz hale gelen başarılı aktörün binbir türlü halini gördüğümüz 20 filmden 20 farklı yüzü!kaynak: http://www.beyazperde.com/
Reklam
Gazze'de Balıkçı Ağına Takılan Apollo Heykeli Kayıplara Karıştı
Gazze'de geçtiğimiz yaz bir balıkçının ağına takılan 2 bin 500 yıllık, paha biçilemeyen ve Yunan şiir ve aşk tanrısı Apollo'yu betimlediği düşünülen bronz heykel kısa süre eBay'de görülmesinin ardından ortadan kayboldu. Cevdet Ebu Gurab eskiden inşaat işçisiydi. Ama 2007'de İsrail'in Gazze Şeridi'ne inşaat malzemeleri sokulmasını sınırlandırmasından sonra, o da babası gibi balıkçılık yapmaya başladı. Cevdet'in küçük bir sandalı var. Bu yüzden asla çok uzaklara açılmıyor. Hep küçük balık avlıyor. O gün Cevdet'in amcası da kendisiyle balığa çıkmış, ama kıyıya erken dönmüş. Cevdet ise avlanmaya devam etmiş. 'Küçük sandalım ve küreğimle denizde yapayalnızdım. Saatlerce bekledim. Denizin derinliklerinde kaderin bana ne sürprizler hazırladığını hayal bile edemezdim.' diyor. 'Bazen dalgalar denizin dibini karıştırırlar. Küçük balıklar da yemek aramak için oraya giderler. Balıkların kıyıdan 100 metre kadar açıktaki bir noktada toplanmaya başladıklarını gördüm. Oraya doğru kürek çekmeye başladım ve denizin dibinde bir insan bedeni gördüm. Bedeninin yarısı kumun altında kalmıştı.' Cevdet ilk anda bu gördüğü manzara karşısında ürkmüş. Suya uzun uzun bakmış ama adamın yüzünü tanımamış. Sonra dalınca ve bedene dokununca bunun 'taş gibi' olduğunu fark etmiş. 'Hareket ettirmeye çalıştım, heykel olduğundan emin olmak için. Ama çok ağırdı.' diyor. 'Altın rengindeydi, altın bir heykel bulduğumu sandım.' Cevdet, yeri işaretlemiş ve akrabalarını yardıma çağırmak için kıyıya çıkmış. Bir süre sonra hep birlikte geri dönmüşler, denize dalmışlar. Heykel yaklaşık dört metre derinlikte duruyormuş. 'Heykeli bir iki metre hareket ettiriyor, sonra suyun yüzeyine çıkıp, nefes alıp, tekrar dalıyorduk.' diyor. Dört saat uğraştıktan sonra heykeli suyun dışına çıkarmayı başarmışlar. Bunun çıplak bir insan heykeli olduğunu görmüşler. Bir at arabasına yükleyip, Cevdet'in evine götürmüşler. Cevdet, 'Karım çırılçıplak heykelin salonun ortasında öylece durduğunu görünce yüzünü kapadı. Üzerini örtmem için yalvardı.' diye anlatıyor gülerek. Cevdet'in amcası Atıf, heykeli birkaç parçaya bölüp, parçaları ayrı ayrı satmayı önermiş. 'Heykelin başındaki renge bakınca altın olduğunu sanmıştım. Oğullarımdan biri heykelin parmaklarından birini kesip kuyumculara göstermeyi önerdi. 'Sonra aklımıza altın satış işleriyle uğraşan bir akrabamız geldi. Onu eve çağırdık. Heykele baktı ve bronz olduğunu söyledi. 'Ama bronz bir heykelin altın bir heykelden daha değerli olabileceğini söylemeyi de ihmal etmedi.' Cevdet heykeli Mısır'a kaçırmayı, burada satmayı düşündü. Ancak Hamas'ın iktidara gelmesinin ardından yürürlüğe sokulan ablukayı delmek için kazılan bu yeraltı kaçakçılık tünelleri Mısır ordusu tarafından önceki yaz kapatılmıştı ve artık kullanılmıyordu. Komşular sorular sormaya başlayınca, Cevdet Hamas'ın askeri kanatı İzzettin el Kassam tugayında komutan olan bir akrabasından heykeli saklamasına yardım etmesini istedi. 'Heykeli benden alanlar, sattıklarında bana yüklü bir para vereceklerini söylediler. Ama şimdiye kadar bize bir ödeme yapılmadı.' diyor. Heykel eBay'de satışa çıkarıldığında 500 bin dolarlık bir fiyat biçilmiş. Ancak sonra eBay'den de kaybolmuş. Heykelin durumuyla ilgili olarak kaygılandığını, renginin solmaya başladığını, tek gözünün çıkarıldığını anlatıyor. Paris'teki Louvre Müzesi'nden 500 kilogram ağırlığında, 1,75 metre boyundaki bu heykelin satın alınması için verilen teklifi değendirdiklerini söylüyor. Hamas, BBC'nin heykeli görme talebini reddetti. Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yaşayanlar, heykelin halen militanların elinde olduğunu, militanların heykeli Hamas hükümetine vermeyi reddettiğini söylüyor. Ancak heykelin kimin elinde, ne durumda olduğunu kimse tam olarak bilmiyor.BBC Türkçe
Türkiye'ye İlk Otomobil Ne Zaman Geldi?
Avrupa’da otomobil üretiminin endüstri haline gelmeye başladığı 19’uncu yüzyılın sonlarında, Osmanlı İmparatorluğu’nun payitahtı İstanbul’un Arnavut kaldırımı sokakları, henüz otomobil denen atsız arabayla tanışmamıştı.Her türlü yeniliğe kuşkuyla bakan Padişah II. Abdülhamit, otomobilden özellikle çekiniyordu. Saraya suikast amacıyla sessizce yaklaşmalarını önlemek için at arabalarının lastiklerini sökecek kadar evhamlı olan padişah, Sadrazam Avlonyalı Ferid Paşa’nın kendi şahsına otomobil alma isteğini de sert bir şekilde önlemişti. Ferid Paşa böyle bir arzusu olmadığını kesin bir şekilde belirtmesine rağmen, ağır bir şekilde azarlanmış, arabasının tekerlekleri sökülerek Babıâli’ye Maliye Nazırı’nın arabasıyla gitmek zorunda kalmıştı. İlginizi çekebilir: Anadol otomobillerin hikayesiAT ARABASIYLA SUİKAST Padişahın korkuları bir ölçüde doğru çıktı. Ancak suikast aracı bir otomobil değil, at arabası olacaktı. 21 Temmuz 1905 Cuma günü, Sultan İkinci Abdülhamit camiden saraya dönerken, bir arabaya konan bombanın patlamasıyla, 23 kişi öldü, 58 kişi yaralandı. Yapılan araştırmada tahrip olan arabaların sahipleri bulundu ancak 17’nci arabanın kayıt numarası ve sahibine ulaşılamadı. İşin ilginç yanı, araba lastik tekerlekliydi. Gümrük memurları ilk gelen otomobile “zatü’l-hareke” adını vermişti. Devamı: İLK OTOMOBİLİN GELİŞİ
Reklam
Efsane Yeşilçam Müzikleri
Yüzlerce film ve müziklerinin içlerinden seçilen birkaç tanesi...Amaç,hemen hemen hepimizin bildiği bu müzikler topluca şurada duruversin.
İkonik Karakterler Kedi Olursa...
Kediler neden bir süper kahraman, bir müzik yıldızı, hatta bir aktör olmasın ki?İllustrator A Ke yaptığı çalışmalarla bu soruya cevap verirken bize de hayranlıkla paylaşması kalıyor.
Reklam