Bu Absürt Durumlarda Ne Yapacağını Söyle, Nasıl Bir Karakter Olduğunu Söyleyelim!
Günlük hayatta her şey planladığımız gibi giderken ne kadar sakin ve mantıklı göründüğümüzü biliyoruz. Peki ya işler bir anda hiç beklemediğimiz kadar saçma bir hal alırsa? İnsanların gerçek karakteri aslında tam da ne yapacağını bilemediği o tuhaf anlarda ortaya çıkıyor.
Acaba sen aşağıdaki absürt durumlarda ne yapardın?
1. İlk sorumuzla başlıyoruz: Sabah uyandın, mutfağa girdin ve hiç tanımadığın birinin senin kupanla kahve içip dışarıyı izlediğini gördün. Seni görünce "Günaydın, kahve biraz bayatmış" dedi. Ne yapardın?
2. Devam edelim! Çok ciddi ve sessiz bir iş toplantısındasın. Ortamdaki sessizliği bozan şey, senin telefonundan son ses açılan "Ankara'nın Bağları" türküsü oldu. Üstelik ekran kilitlendi ve ses bir türlü kapanmıyor. O an içinden neler geçerdi?
3. Net bir cevap istiyoruz: Yolda yürürken karşıdan gelen bir yabancı sana çok tanıdık bir yüz ifadesiyle el salladı. Sen de refleks olarak el salladın ama aslında arkandaki kişiye sallıyormuş ve bunu ikiniz de fark ettiniz. Elini havada saçını düzeltiyormuş gibi yaparak durumu kurtarmaya çalışır mıydın?
4. Şimdi de şunu soralım: Evde tek başına otururken televizyonun kendi kendine açıldı ve spiker doğrudan gözlerinin içine bakarak senin adını söyleyip "Bence o mesajı atmalıydın" dedi. Ne yapardın?
5. Devam edelim! Lavabodasın, saçlarını tarıyorsun ve çıkarken tarağını çantana koymaya çalıştığın esnada bir adam gelip senden tarağının markasını istedi. Lakin adam kel... Ne derdin?
6. Biraz da dışarı çıkalım: Çok şık bir restorandasın. Garson masana üzerinde dumanlar tüten bir tabak getirdi ama tabağın içinde sadece bir adet haşlanmış patates ve yanında da plastik bir oyuncak ördek var. Garsona ne derdin?
7. Toplu taşımadayken yanına biri oturdu ve sana tarot kartları gösterdi. "Bir kart seçmen gerekiyor ve seçtiğin kart hayatınla ilgili bir gerçeği ortaya çıkaracak." dedi. Hangisini seçerdin?
8. Son olarak şunu soralım: Asansöre bindin, içeride sadece sen ve takım elbiseli ciddi bir adam var. Adam bir anda sana döndü ve "Zaman yolculuğu işe yaradı, hangi yıldayız?" diye sordu. Neler hissederdin?
Sen her zaman güvenli alanda kalmayı ve kontrolü elinde tutmayı seçiyorsun.
Beklenmedik durumlar senin pek hoşlandığın şeyler değil. Hayatında her şeyin bir mantığı, sırası ve düzeni olsun istiyorsun. Karşına absürt bir olay çıktığında ilk tepkin genelde o ortamdan uzaklaşmak ya da durumu en az hasarla atlatacak yolu bulmak oluyor. Tıpkı yıkımın ortasında bile ellerinde kalan son İngilizlik kırıntılarıyla misafir ağırlamaya çalışan Bay ve Bayan Smith gibi, sen de şartlar ne kadar tuhaflaşırsa tuhaflaşsın kendi düzenini korumaya çalışıyorsun. Ama bazen her şeyi olduğu gibi bırakıp o anlamsızlığın tadını çıkarmak da fena olmaz. Eugène Ionesco’nun kaleminden çıkan ve absürdizmi iliklerine kadar hissedeceğin Kel Diva, bu sezon Oyun Atölyesi’nde sahneleniyor. Biletini Passo üzerinden almak için buraya tıklaman yeterli!
Sen olayların arkasındaki mantığı çözmeden rahat edemeyen bir karaktersin!
Tuhaf bir durumla karşılaştığında korkmak veya kaçmak yerine önce 'Bu neden oldu?' sorusuna odaklanıyorsun. Merak duygun endişelerinin her zaman bir adım önünde gidiyor ve cevapsız kalan her soru zihninde dönüp duruyor. Mesela bir İngiliz akşamında, evde en ufak bir yangın başlangıcı bile yokken Hizmetçi Mary'nin İtfaiye Şefi'ne ne hakla şiir okuduğunu görsen, o işin aslını öğrenmeden oradan ayrılmazsın. 'Bizi bu kadar yabancılaştıran ne, bu karışıklığı sürdürmek kimin işine geliyor?' gibi sorular tam senin kafanda dönecek türden. Zihnini kurcalayacak bu tatlı delilik hali, Eugène Ionesco’nun efsane eseri Kel Diva ile bu sezon Oyun Atölyesi’nde seni bekliyor. Biletini Passo üzerinden almak için buraya tıklaman yeterli!
Sen her durumda mantıklı bir açıklama arıyor ve tedbiri elden bırakmıyorsun.
Başına ne kadar saçma bir iş gelirse gelsin, bunun mutlaka gerçekçi bir sebebi olması gerektiğine inanıyorsun. Olaylara hemen dahil olmak yerine önce biraz geri çekilip durumu analiz etmeyi seçiyorsun. Çevrendeki herkes aynı tuhaf şeyi yapsa bile sen kendi doğrundan eminsen bildiğini okumaya devam ediyorsun. Londra dolaylarındaki bir oturma odasında herkes delirse 'Diva aslında kelse bizim gerçeğimiz saat kaçta gelecek?' diye soracak olan o tek mantıklı kişi kesinlikle sen olurdun. Gerçeklik algını biraz esnetecek, soyutlama ve absürdizmin harmanlandığı Eugène Ionesco imzalı Kel Diva, bu sezon Oyun Atölyesi’nde sahneye çıkıyor. Biletini Passo üzerinden almak için buraya tıklaman yeterli!
Sen hayatı çok ciddiye almıyor ve her duruma anında ayak uyduruyorsun.
Seni şaşırtmak veya korkutmak gerçekten çok zor. Herkesin paniklediği, ne yapacağını şaşırdığı o anlarda bile sen olayın komik tarafını görmeyi başarıyorsun. Başına gelen en saçma olayı bile saniyeler içinde normalleştirip oyunun bir parçası haline getirebiliyorsun. 'Bilmeye çalışmayalım, her şeyi olduğu gibi bırakalım' felsefesi tam olarak senin hayat görüşünü yansıtıyor. Bir İngiliz burjuva ailesinin İngiliz koltuklarla döşenmiş oturma odasında kopan o anlamsız kıyametin içine düşsen, hiç yabancılık çekmeden muhabbete dahil olursun. Senin bu rahat ve eğlenceli ruh haline çok iyi gelecek Eugène Ionesco’nun Kel Diva oyunu, bu sezon Oyun Atölyesi’nde! Biletini Passo üzerinden almak için buraya tıklaman yeterli!
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın