Seni Delirten Şey Ne? Psikolojin Söylüyor!
Herkesin tahammül sınırını zorlayan, normalde sakin kalabildiği halde bir anda kontrolünü kaybetmesine neden olan bazı şeyler vardır. Kimi için cevapsız bırakılan mesajlar büyük bir meseleye dönüşürken kimi için sürekli sözünün kesilmesi, plansızlık veya insanların sınırlarını ihlal etmesi gerçek bir sabır testidir. Üstelik bazen bizi en çok sinirlendiren şey, aslında kendi içimizde çözmeye çalıştığımız meselelerle de bağlantılı olabilir.Peki senin görünmez öfke düğmene kim basıyor?
Üç Silahşörler: Özdeğer & Özşefkat & Özsaygı
Matrix’den çıkış anahtarları…Bu konu üzerinde uzun zamandır çalışıyorum. Hatta Özgünlük eğitimlerim de ilk üzerinde net bir şekilde donanmamız gereken kod olarak duruyorum. Eski davranış kalıplarından ayrılmak ve özdeğere yerleşmek gerçekten de bir yolculuk..Bu noktada biraz bu makalede tanımlar üzerinden ilerleyerek, eski tanımlardan yeni tanımlara doğru bir yol tasarladım. Ve bunu Özdeğerle birlikte hemen arkasından gelen kavram özşefkat ve özsaygı tanımlarının arasındaki ilişki olarak da ele aldım.Önce Özdeğer ile başlayalım..Özdeğer, kişinin kendi varlığını ne kadar değerli bulduğuyla; özşefkat ise kendisiyle, özellikle hata yaptığında, başarısız olduğunda, incindiğinde veya kendisini yetersiz hissettiğinde nasıl ilişki kurduğuyla ilgilidir. Bu iki kavram birbiriyle yakından bağlantılıdır ancak aynı şey değildir. Sağlıklı bir özdeğer anlayışı, kişinin kendisine şefkatle davranabilmesini, kendi ihtiyaçlarını önemsemesini, sınırlarını korumasını ve kusurlarıyla yüzleşirken kendi değerini bütünüyle sorgulamamasını destekleyebilir.Bu makalede özdeğer ve özşefkat ilişkisini; Kristin Neff, Paul Gilbert, Jennifer Crocker, Mark Leary ve diğer araştırmacıların çalışmaları üzerinden inceleyeceğiz. Ayrıca bilimsel bulguları günlük davranışlara, ilişkilere, bedenle kurulan bağa ve kişinin kendi yaşamını yönetme biçimine aktaracağız.
Mideyi Rahatlatan Bitki Belli Oldu: Yüzyıllardır Bu Amaçla Kullanılıyor
Mide krampı ve hazımsızlık yaşayanların en sık başvurduğu bitkilerden biri papatya çayı. Yüzyıllardır sindirim sorunlarında kullanılan bitki, gazı gidermeye, mideyi yatıştırmaya ve sindirim kanalındaki kasları gevşetmeye yardımcı oluyor.Ayrıntılar haberimizde.Kaynak 1 | Kaynak 2 | Kaynak 3
Reklam
Çorapla Uyuyan Herkesi Yakından İlgilendiriyor
Yatağa çorapla girmek ilk bakışta vücudu ısıtacakmış gibi görünse de işin içinde başka bir mekanizma var. Ayaklar ısındıkça vücudun iç sıcaklığı düşüyor, bu da uykuya geçişi kolaylaştırabiliyor.Ayrıntılar haberimizde.Kaynak 1 | Kaynak 2
Reklam
İzmir Bombasına Rakip Çıktı: Erzurumlu Usta Çikolatanın Yerine Bakın Ne Koydu
İnce hamuru ve akışkan içiyle son yılların en popüler tatlılarından biri olan İzmir bombasına Erzurum'dan bir rakip çıktı.Erzurumlu baklava ustası Selami Atiş, çikolatalı fındık kremasının yerine kentin yerel lezzetlerini koyarak 'Erzurum bombası' adını verdiği yeni bir tatlı üretti. Usta, özellikle soğuk kış günlerinde enerji verecek bu tatlıyı tadanların tarif sormaya ve sipariş vermeye başladığını söylüyor.
Bilinçaltın Hangi Hayvan Gibi Tepki Veriyor?
İnsanların stres karşısında verdiği tepkiler, korkularıyla yüzleşme biçimleri ve kendilerini korumak için geliştirdikleri davranışlar birbirinden oldukça farklı. Kimi tehlike hissettiğinde savaşmayı seçerken kimi geri çekilmeyi, kimi ise sessizce çevresini gözlemleyerek doğru anı beklemeyi tercih ediyor. Peki senin farkında olmadan geliştirdiğin savunma mekanizman hangi hayvanın içgüdülerine benziyor?
Reklam
Oturduğunuz Yerden Kalori Yakmak Mümkün: Spor Salonuna Gitmeden Hareket Etmenin Yolları
Gündüz masa başında, yolda arabada, akşam da koltukta... Bir günü neredeyse hiç kalkmadan bitirmek sanıldığından kolay. Üstelik spora ayıracak zaman bulmak da her zaman mümkün olmuyor.Araştırmacılar bu yüzden tesadüfi egzersize, yani spor dışında gün içinde yaptığımız küçük hareketlere dikkat çekiyor. Bilimsel adı egzersiz dışı aktivite termogenezi (NEAT) olan bu hareketler, düzenli egzersiz yapmayanlar için bile ciddi bir fark yaratabiliyor.Kaynak
Reklam
Ne Kadar Yaşayacağınızın İpucu Adımlarınızda Saklı
Yolda yavaş yürüyünlere sinirleniyor ve tıpkı arabayla gidiyormuş gibi onları sollayıp geçiyor musunuz? O halde merak etmeyin, size güzel haberlerimiz var.Yürüyüş temponuz, sağlığınız hakkında sandığınızdan fazlasını söylüyor olabilir. İngiltere'de 4 binden fazla kişiyi yaklaşık 12 yıl boyunca izleyen bir araştırma, daha hızlı yürüyenlerin ölüm riskinin daha düşük olduğunu ortaya koydu. JAMA Network Open dergisinde yayımlanan çalışmada katılımcıların hem kısa bir yürüme testindeki hızı hem de günlük hayattaki adım temposu ölçüldü.Kaynak
Reklam
Bir Hemşire Ebola Biriminin Yüksek Riskli Alanına Girmeden Önce Tam Koruyucu Ekipmanı Nasıl Giydiğini Gösterdi
Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin kuzeydoğusunda mayıs ayında ilan edilen Ebola salgını, bölgede görev yapan sağlık ekiplerini harekete geçirdi. Bundibugyo türünün yol açtığı salgında hastalık, enfekte kişilerin ya da hastalıktan ölenlerin vücut sıvılarıyla doğrudan temas yoluyla bulaşıyor. Haliyle yüksek riskli alana girecek sağlık çalışanları için en büyük güvence, adım adım ve eksiksiz giyilen koruyucu ekipman oluyor.Hemşire Laura Lampe, bir Ebola tedavi biriminin yüksek riskli alanına girmeden önce Dünya Sağlık Örgütü protokolüne uygun tam koruyucu ekipmanı nasıl giydiğini gösterdi. Kauçuk çizme ve eldivenlerle başlayan hazırlık, yırtık olup olmadığının kontrolü, arkadaşın fermuarı çekmesi, N95 maske, gözlük, kapüşon ve çift kat eldivenle sürerken, sırtına adını, mesleğini ve üniteye giriş saatini yazdı. Hemşirenin dakikalar süren bu hazırlığı, durumun ciddiyetini bir kere daha ortaya koydu. Kaynak
Askere Gitmesi Gerekecek! Hatay'da 3 Yıldır Evden Çıkmayan Barış Testo Taylan'ın Askerlik Sorusunu Yanıtladı
Hatay'da depremin ardından evinden çıkmayan Barış Özbay, geçtiğimiz yıllarda Türkiye'nin gündemine oturmuştu. Defne ilçesinde annesiyle birlikte yaşayan ve günlerini telefon ile bilgisayar başında geçiren Barış'ın 3 yıla yakın süredir dışarı çıkmadığı ortaya çıkınca Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ekipleri harekete geçmişti. Saatler süren ikna çabasının ardından evinden çıkarılan Barış'ın tıraşı yapılmış, kişisel bakımı tamamlanmıştı. Yapılan muayenelerde anksiyete ve depresyon tanısı konan genç için tedavi süreci de başlamıştı.Bir süre sonra tedaviyi bıraktığını söyleyen Barış, eski hayatına geri dönmüştü. 'testo taylan' Barış'ı Hatay'daki evinde ziyaret etti ve son durumunu paylaştı. Görüşmede evden çıkmama sürecinin depremden önce başladığını da dile getiren Barış, Testo Taylan'ın askerlik sorusunu yanıtladı. 'Şunu yap derler, yaparım. Bir şeye zorlayamazlar ki, en fazla döverler. Dayağımı yer otururum.' diyerek askerlikle ilgili düşüncesini özetledi.Kaynak
Kadın Doğum Uzmanı Dr. Burcu Aydın Boyama Anne Olmak İçin Biyolojik Olarak En İdeal Yaş Aralığını Anlattı
Günümüzde ebeveyn olmak isteyen herkes kendisi için en doğru zamanın ne olduğunu merak ediyor. Kariyer planları, ekonomik koşullar ve hayat temposu yüzünden pek çok aile bebek planlarını erteleyebiliyor. Ancak beden bizim planlarımızı beklemiyor ve biyolojik olarak ebeveyn olmak için en uygun yaşlar, herkes için farklı olmakla birlikte düşündüğümüzden çok daha dar bir aralıkta yer alıyor.Kadın Doğum Uzmanı Dr. Burcu Aydın Boyama, katıldığı programda, ideal hamilelik yaşını anlattı. Boyama, bedenin 27 ile 30 yaş arasında çok iyi durumda olduğunu söyleyerek, 30 yaşından sonra bedendeki oksidan yükünün arttığını ve yumurta rezervinin azalmasıyla birlikte kalitenin de düştüğünü belirtti.Kaynak
Reklam