Kaya Çilingiroğlu, Türkiye'nin elenmesiyle başlayan süreçle ilgili yaptığı açıklamalarla dikkat çekmişti. Çilingiroğlu yaşananların bir sonuç olduğunu ve Türk futbolunun 'göz göre göre' bu duruma geldiğini anlatmış ve kamuoyunda büyük beğeni kazanmıştı.Çilingiroğlu bu kez geçmişten bir kıyas yaparak Hacıosmanoğlu'na dil eleştirisi getirdi. 1976 yılında Türkiye'yi babası ve Ali Şen'in temsil ettiğini söyleyen Çilingiroğlu, 'Ali Şen dediğin adam 7 lisan konuşuyordu, şimdiki Türkçe açıklama yapamıyor' dedi.
Televizyon tarihinin en köklü ve unutulmaz yapımları arasında yer alan Kurtlar Vadisi, karakterleriyle zihinlerdeki yerini korumaya devam ediyor. Dizide kendine has tarzı, gizemli havası ve keskin replikleriyle izleyicinin favorilerinden biri haline gelen Pala karakteri, yıllar geçse de popülerliğini kaybetmiyor. Sosyal medyada sıkça paylaşılan eski sahnelerin ardından, efsane karaktere hayat veren usta oyuncu nostaljik bir buluşmaya imza attı.Yüksel Arıcı uzun bir aradan sonra yeniden izleyici karşısına çıktı. Dizideki ikonik repliklerini canlı yayında seslendiren Arıcı, hem nostalji rüzgarları estirdi hem de o döneme dair çok konuşulacak bir gerçeği ilk kez izleyicilerle paylaştı.
Yaz aylarının gelmesi ve hava sıcaklıklarının hızla yükselmesi, doğa tutkunlarını ve piknikseverleri açık alanlara çekmeye devam ediyor. Ancak bu dönemlerde dikkatsizlik veya tedbirsizlik, telafisi imkansız felaketlere zemin hazırlayabiliyor. Yeşil alanların korunması ve olası çevre facialarının önüne geçilmesi amacıyla yerel yönetimler her yıl çok sayıda farkındalık çalışmasına imza atıyor. Gelenekselleşen resmi duyuruların ötesine geçerek dijital medyanın gücünü kullanmak isteyen kurumlar, mesajlarını daha geniş kitlelere ulaştırmak için yaratıcı yöntemlere başvuruyor.Uşak Belediyesi, izleyenleri güldüren orman yangını farkındalık videosuna imza attı. Belediye bünyesinde görev yapan itfaiye ekiplerinin bizzat kamera karşısına geçtiği bu özel içerik, kısa sürede beğeni topladı. Kaynak
Ülkemizin dört bir yanında her gün fıkra gibi olaylarla karşılaşıyoruz. Bir süre sonra artık bu tarz olaylara şaşıramaz hale geldik. O meşhur trajikomik sokak olaylarına bir yenisi daha eklendi. İzmir Bornova'da, iddiaya göre birkaç genç kızın obez olduğu belirtilen bir köpeğe börek vermek istemesi üzerine sokak ortasında büyük bir tartışma çıktı. Köpeğin fazla kilolu olduğunu ve hamur işi tüketmesinin sağlığına ciddi derecede zarar vereceğini söyleyen bir kadın ile genç kızlar arasındaki gerilim aniden tırmandı. Paylaşılan detaylara göre, sözlü olarak başlayan atışma saniyeler içinde fiziksel temasa döküldü.
Dövme kimileri için bir tutku. Hatta pek çok kişi dövmenin bir bağımlılık olduğunu, bir kere yaptırdıktan sonra devamının mutlaka geldiğini savunuyor. Dövmenin en ileri seviyesi ise tüm vücudu dövme ile kaplatmak. Fakat bu, normal şartlarda haftalar hatta aylar alabiliyor. Günümüzde bunun için yeni bir yöntem geliştirildi. Hem iğneden korkan, hem de yaptıracağı dövme uzun sürecek olanlar için genel anestezi altında dövme dönemi başladı. Bir adam genel anestezi altında yaptırdığı dövmeyi paylaştı.
Otellerde açık büfe meselesi, her tatil döneminde yeni bir tartışmanın fitilini ateşliyor. Aç karnına seçim yapılması sebebiyle tabak tabak alınan yemekler elbette bitirilemiyor ve ortaya ciddi bir israf çıkıyor. Peki bu sadece bize özgü bir durum mu?Açık büfede kahvaltı yapan bir aile, kendi masalarıyla bir turistin tabağını karşılaştırdı. Kendileri masayı donatırken, turistin tek bir tabak ile yetindiği görüldü. Fakat bu durum insanları ikiye böldü.
Küresel ekonomideki dalgalanmalar ve kur farkları, mesleklerin alım güçleri arasındaki makası hiç olmadığı kadar açmaya devam ediyor. Eğitim seviyesi, harcanan emek ve toplumsal statü gibi kavramlar, söz konusu alım gücü ve finansal birikim olduğunda yerini tamamen matematiksel gerçeklere bırakıyor. Günümüzde bir ülkede yıllarca eğitim alarak ulaşılan zirve mesleklerin getirisi, başka bir ülkedeki mavi yaka ya da hizmet sektörü gelirleriyle çarpıcı bir şekilde yarışıyor.Amerika'da Uber sürücülüğü yapan bir Türk ile Türkiye'de doktorluk yapan bir genç alım güçlerini karşılaştırdı. Her ikisi de tek bir aylık maaşın bütünüyle neler satın alınabileceklerini örneklerle masaya yatırdı. Katılımcıların kendi yaşam standartları, net gelirleri ve harcama kalemleri üzerinden verdikleri yanıtlar, iki farklı dünya arasındaki ekonomik uçurumu gözler önüne serdi.Kaynak
Türkiye'de hayvancılık sektörünün en çok tartışılan konularından biri olan çoban bulma krizi ve çoban maaşları, sosyal medyada paylaşılan yeni bir röportajla yeniden alevlendi. Kent yaşamının zorluklarından kaçmak isteyenlerin dönemsel olarak ilgi gösterdiği kırsal iş kolları, bu tarz içeriklerle sık sık masaya yatırılıyor. Sonradan köye yerleşen bir içerik üreticisi, Çankırı'da bulunan Çardaklı Köyü merasında Urfa'dan gelen genç çoban İmam ile bir röportaj paylaştı. Maaşını ve çalışma koşullarını paylaşan genç çoban sosyal medyayı ikiye böldü. Kaynak
Mustafa Kemal Atatürk’ün Bandırma Vapuru’yla Samsun’a çıkması, Kurtuluş Savaşı’nın kilit noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Samsun’da bulunan Bandırma Vapuru, karadan 3,5 kilometre yürütülerek yeni yerine taşındı ve mehter marşları eşliğinde karşılandı. Bandırma Vapuru, Atatürk'ün Milli Mücadele'yi başlatmak için Samsun'a ayak bastığı Tütün İskelesi'nin yanına yerleştirildi.
Almanya başta olmak üzere Avrupa'nın pek çok ülkesinde uzun yıllardır başarıyla uygulanan 'Pfand' yani depozito iade sistemi, sokaklardaki geri dönüşüm otomatları sayesinde pet şişe ve kutuları adeta nakit paraya dönüştürüyor. Türkiye'de adet fiyatı oldukça düşük olan pet şişeler, Avrupa'daki otomatlara atıldığında şişe başına tam 0.25 Cent gibi ciddi bir geri ödeme sağlıyor. Bu durum, döviz kuru hesaba katıldığında ortaya oldukça şaşırtıcı ve bir o kadar da düşündürücü bir finansal tablo çıkarıyor. Peki bu fark fırsata çevrilebilir mi?Prof. Dr. Behçet Yalın Özkara, bu depozitolu şişelerle bütçe dostu Avrupa seyahati fikrini eğlenceli bir matematik hesabıyla ele aldı. Ortaya ise ciddi ciddi düşündüren bir sonuç çıktı.
Her dil kendi içinde ayrı bir evren, ayrı bir kurallar silsilesi barındırıyor. Kimi dilleri öğrenirken sadece kelimeleri ezberlemek yeterliyken, kimilerinde ise beynimizin çalışma şeklini tamamen değiştirmemiz gerekiyor. Peki hangi dili öğrenmek ne kadar zor?Bir İngilizce sınav koçu, kendi tecrübelerine dayanarak dillerin öğrenme zorluk derecelerini 1'den 5'e kadar puanladığı eğlenceli bir analiz paylaştı. Dillerin yapısal zorlukları üzerine dönen tartışmalara profesyonel bir bakış açısı getiren bu liste, dil öğrenmek isteyenlerin rotasını belirleyecek cinsten.Kaynak
Ülkemiz 6 Şubat 2023'te tarihinin en büyük felaketini yaşadı. Depremden en çok zarar gören illerimizden biri Hatay oldu. Büyük felaketlerin ardından geriye kalan yapılar, sadece taş ve betondan ibaret olmuyor. Her bir oda, her bir koridor yaşanmışlıkların sessiz birer tanığına dönüşüyor. Depremlerin fiziksel etkileri zamanla silinmeye çalışılsa da, terk edilen devasa binaların içindeki atmosfer insanı tamamen farklı bir gerçeklikle yüzleştiriyor. Bir içerik üreticisi, Hatay'da deprem felaketinin ardından terk edilen bir otelin içerisine girdi. Otelin deprem anındaki panikle nasıl bir anda boşaltıldığı ve aradan geçen zamana rağmen eşyaların nasıl ilk günkü gibi kaldığı, özellikle o otelde vakit geçirenleri hüzünlendirdi.
Yaz aylarının gelmesiyle birlikte havuz ve deniz sezonu resmen açıldı. Ebeveynler ve yüzmeyi sevenler için mayo seçimi genellikle şıklık ve konfor üzerinden yapılsa da, işin arkasında gözden kaçırılan çok hayati bir güvenlik detayı bulunuyor. Mayo kumaşlarının renkleri, suyun altına girdikleri andan itibaren ışığın kırılması ve suyun yapısı nedeniyle tamamen farklı bir görünüme bürünüyor. Bazı renkler suyun içinde adeta birer reflektör gibi parlarken, bazı popüler tonlar saniyeler içinde görünmez hale gelerek büyük risk oluşturuyor.İki yüzme antrenörü, farklı renklerdeki mayoların suda ne kadar göründüğünü test etti. Farklı kumaş tonlarının su altındaki görünürlüğünü aşama aşama test ettiler. Video, özellikle çocukların havuzda saniyeler içinde gözden kaybolabilmesi riskine karşı, pek çok ebeveyni aydınlattı. Kaynak
Özellikle uzun yolculuklarda, yol kenarındaki pınarlar kurtarıcı olabiliyor. Fakat doğal kaynak suyu diye her bulduğumuz pınardan avuç avuç su içmek ne kadar güvenli? Yol kenarlarında, dağ eteklerinde karşımıza çıkan o 'şifalı' kaynak suları, aslında düşündüğümüz kadar masum ve temiz olmayabilir.Yol kenarında gördüğü doğal kaynak suyunu tüketmek üzereyken içindeki ufak hareketlilikleri fark eden Genetik Mühendisi Dilara Sarı, aldığı numuneyi evinde mikroskop altında inceledi. Mikroskobun lensine takılan ve aktif şekilde hareket eden mikro canlı, izleyenlerde büyük şaşkınlık yarattı.
Yaz mevsimi geldi, sıcaklar iyice bastırdı. Pek çok kişi soluğu deniz kenarlarında ve havuzda aldı. Fakat elbette herkes benzer imkanlara sahip değil. Bu yüzden pek çok kişi serinlemek için kendi yolunu bulmaya çalışıyor. Bazıları ise bunu sınırları aşarak yapıyor. İzmir'de bir adam, oturmadığı siteye girerek havuzda keyif yapmaya başladı. Durumu fark eden bir site sakini adamı uyarmak istedi. Havuzdan çıkmayı düşünmeyen adam, kameraya rağmen rahat tavırlar sergiledi. Kadının sorularına verdiği pişkin cevaplar ise izlerken bile sinir bozdu.
Fox'un Dünya Kupası yayınlarında maç sonu programlarını sunan İngiliz komedyen James Corden, İsviçre Milli Takımı Teknik Direktörü Murat Yakın'ın görünüşünü bir gangster ya da televizyon dizilerindeki kötü karakterlere benzeterek esprili yorumlarda bulundu. Corden, özellikle Yakın'ın geriye taranmış saçları ve gözlüklerini sık sık gündeme taşıdı.İsviçre Milli Takımı ise Arjantin ile oynanacak Dünya Kupası çeyrek finali öncesinde bu yorumlara esprili bir videoyla yanıt verdi. Videoda konuşan Murat Yakın, 'Merhaba James, herkese merhaba. Biz İsviçreliler kötü karakterler değiliz; biz İsviçre saati gibi dakik, İsviçre bankası gibi güvenilir, İsviçre çikolatası gibi tatlıyız. Tek kötü niyetim, bu Dünya Kupası'nda diğer ülkeleri yenmek.' ifadelerini kullandı.
Yaz, tatil ve eğlence denince akla ilk gelen popüler lokasyonlar, her sezon binlerce turisti ağırlayarak renkli görüntülere ev sahipliği yapıyor. Ege'nin gözbebeği Çeşme ve onun tarihi dokusuyla ünlü beldesi Alaçatı, her yıl yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olmaya devam ediyor. Ancak bu kez beldenin ünlü sokakları, alışılmışın dışındaki bir kalabalık tablosuyla sosyal medyada gündem oldu.Bir sosyal medya kullanıcısı tarafından kaydedilen görüntülerde, Alaçatı'nın dar sokaklarındaki mekanlarda oturan ve yürüyen insanların oluşturduğu kalabalığın neredeyse tamamını erkeklerin oluşturduğu görüldü. Tıklım tıklım dolu olan masalarda ve yürüyüş yolunda göze çarpan nüfus dağılımı, mizahşörlerin diline düştü.
Dünyanın en gelişmiş ve refah seviyesi yüksek ülkelerinden biri olan Norveç, sadece fiyortları ve kuzey ışıklarıyla değil, toplumsal güven kültürüyle de şaşırtıyor. İskandinav coğrafyasının zorlu doğa şartlarında şekillenen bu yaşam tarzı, modern insanın hayal etmekte bile zorlanacağı bir dürüstlük üzerine kurulu. İnsan ilişkilerinde güvenin en üst seviyede olduğu bu topraklarda, alışveriş alışkanlıkları da bildiğimiz tüm kalıpları yıkıyor.Norveç'in el değmemiş ormanlarının derinliklerindeki sıra dışı bir kulübe sosyal medyada viral oldu. Bir gezginin kamerasına yansıyan görüntülerde, tamamen sahipsiz ve açık bırakılmış bir mini marketin işleyişi pek çok kişiyi hem şaşırttı hem hayran bıraktı. Herhangi bir denetimin veya personelin bulunmadığı bu sistem 'Bizim ülkemizde olsaydı ne olurdu?' sorusu üzerine düşündürdü. Kaynak
Sosyal medyanın küreselleşmesiyle birlikte flört kavramı da değişti. Artık insanlar, dünyanın bir ucundaki insanlarla da iletişim kurabiliyor. Elbette bu da farklı kültürlerin, kulaktan dolma bilgilerin ve ön yargının kaos yaratmasına sebep olabiliyor. Estonyalı içerik üreticisi bir kadın, Türk erkekleri ve Avrupalı erkeklerin flört tarzlarını kıyasladı. Sosyal medya platformlarında paylaştığı ilk videonun ardından gelen mesaj kutusu patlamasını anlatan genç kadın, yaşadığı şaşkınlığı ve deneyimlerini takipçileriyle paylaştı. Kadının anlattıkları, beyleri biraz kızdırdı. Kaynak
Okyanusların en uç noktalarında yolculuk yapmak her denizcinin cesaret edemeyeceği bir deneyimdir. Sıradan deniz rotalarının çok uzağında, dünyanın en zorlu iklim şartlarına sahip olan bu uçsuz bucaksız beyazlık, modern mühendisliğin en güçlü yapılarını bile her an sınayabilecek devasa bir güce sahiptir. Kış aylarının ve dondurucu soğukların etkisiyle tamamen birer kara parçasına dönüşen su yolları, yalnızca bu ekstrem koşullar için özel olarak tasarlanmış olan dev yapılar sayesinde aşılabilir hale gelir.'omeercengiz' isimli bir denizci, donmuş okyanus yüzeyini parçalayarak açtıkları rotayı paylaştı. Film sahnelerini aratmayan o görüntü kimilerini büyülerken kimilerini ise ekran başında bile ürküttü.