Yağmacıların Yıllardır Arayıp Bulamadığı 2 Bin 600 Yıllık Hazineyi Buldular
İtalya'nın antik Vulci kentinde yürütülen kazılarda, defalarca yağmalanmasına karşın çöken bölümleri sayesinde benzersiz eserleri saklamayı başaran 2 bin 600 yıllık bir Etrüsk mezarı bulundu. Arkeologlar, tümülüs içerisinde ortaya çıkarılan altın süslemeler, silahlar ve son derece nadir bir kadın ayakkabısıyla dönemin aristokrasisine dair paha biçilmez verilere ulaştı.Detaylar 👇Kaynak
Aristoteles'in Büyük İskender'e Ders Verdiği Okul: 2.350 Yıllık Okulda Taş Sıralar ve Kalemler Bulundu
Kuzey Yunanistan'da, antik Makedon kenti Mieza'da süren kazılarda, Aristoteles'in genç Büyük İskender'e ders verdiği okul olduğu düşünülen bir yapı topluluğu gün yüzüne çıktı. Yunanistan Kültür Bakanlığı'nın açıklamasına göre MÖ 4. yüzyıla tarihlenen kompleks, taş sıralı derslikler, mozaik döşeli ziyafet salonları, bir stadyum ve yaklaşık 200 metrelik üstü kapalı bir revaktan oluşuyor. Kazıda öğrencilerin yazmak için kullandığı dört kalem de bulundu. Yapının mimarisi, İskender'in babası II. Filip'in sarayıyla dikkat çekici benzerlikler taşıyor.Kaynak
Türk Müziğine 5 Makam Kazandıran Padişah: 60'tan Fazla Eseri Var!
Osmanlı tarihinde III. Selim denince akla ilk olarak Nizam-ı Cedit ve ordudaki büyük reform girişimi gelir. Oysa 1789'da tahta çıkan padişahın sarayda bir de sessiz saltanatı vardı: Müzik. Çocukluğundan itibaren kendini bu sanata adayan III. Selim, yalnızca iyi bir dinleyici değil, tanbur çalan, ney üfleyen ve eser okuyan usta bir icracıydı. Bestelerinin 60'tan fazlası bugün hâlâ çalınıp söyleniyor. Klasik Türk müziğine kazandırdığı makamlar ise hâlâ onun adıyla anılıyor. Hocasına saygısızlık eden bir harem ağasına verdiği cevap da saray tarihinin en çok anlatılan hikâyelerinden biri. İşte sazıyla tarihe geçen padişahın az bilinen müzik hayatı.
Yüzyıllardır Aranan İmparatoriçenin Mezarı Havalimanı Şantiyesinde Çıktı
Çin’in Xi’an Xianyang Uluslararası Havalimanı’nın genişleme sahasında yürütülen arkeolojik kazılar, ülkenin kaderini şekillendiren tarihi bir keşfe ev sahipliği yapıyor. Modern pistlerin yanı başında bulunan görkemli lahit kompleksinin, Çin’i MÖ 221 yılında ilk kez tek bir çatı altında toplayan İmparator Qin Shi Huang’ın manevi büyükannesi Dul İmparatoriçe Huayang’a ait olduğu değerlendiriliyor. Yüzyıllar boyunca defalarca yağmalanmasına rağmen alandan çıkarılan yüzlerce seramik, bronz, yeşim ve cam eser dönemin ihtişamını günümüze taşıyor.Detaylar 👇Kaynak
Tek Bir Kaktüs Tüm Kıtayı Esir Almıştı: Tüm Ülkenin Savaş Açtığı Bitkiyi Bir Böcek Yendi
18. yüzyılın sonlarında Avustralya kıtasına getirilen dikenli kaktüs türü, kısa sürede kontrolden çıkarak milyonlarca hektarlık tarım arazisini işgal etti. Kimyasallar, yangınlar ve mekanik temizleme yöntemleriyle durdurulamayan devasa bitki salgını, Güney Amerika’dan getirilen özel bir böcek türü sayesinde tarihsel bir başarıyla kontrol altına alındı.Detaylar 👇Kaynak
Reklam
Savaşı Kazandıktan Sonra Düşman Tanklarını Eritip Katedral Yaptılar
Moskova yakınlarında yükselen görkemli bir katedral, ziyaretçilerini sıradan bir mimari yapıdan oldukça farklı, tarihî ve çarpıcı bir detayla karşılıyor. Rusya Silahlı Kuvvetleri Ana Katedrali'nin merdivenlerinde, İkinci Dünya Savaşı sırasında mağlup edilen Nazi Almanya’sına ait tank paletlerinin eritilmesiyle elde edilen metal alaşımlar yer alıyor.Detaylar 👇Kaynak
Kapı Kolu Sanmıştı: 17. Yüzyıldan Kalma Evin Döşemesinden Çıkan Gizem Çözüldü
İngiltere'nin Midlands bölgesinde, 17. yüzyıldan kalma bir malikânede yaşayan James, evinin zemininde yıllardır varlığını bildiği bir boşluğa merakından ışık tuttu. Karanlıkta beliren şeklin ne olduğunu ilk anda çözemedi; kapı kolu sandı. Elindeki eşyanın, evle yaşıt olabilecek kadar eski ve alışılmadık büyüklükte bir anahtar olduğu ortaya çıktı. Bu boyuttaki bir anahtarın uyabileceği kapı sayısı sınırlıydı, James de aramaya koyuldu!Kaynak
Reklam
800 Yıldır Bulunamayan Tarihi Malikaneyi Köstebekler Sayesinde Buldular
Belçika’daki bir doğa koruma alanında yürütülen çalışmalarda, sıra dışı bir arkeoloji ekibi görev yaptı. Kazı izni ya da özel ekipmanı bulunmayan köstebekler, yer altında açtıkları tüneller sayesinde tarihin tozlu sayfalarında kaybolan 800 yıllık bir yapının kalıntılarını yüzeye çıkardı. Ghent Üniversitesi araştırmacıları, Damme kenti yakınlarında yer alan 814 köstebek yuvasını inceleyerek 13. ve 14. yüzyıllara ait 2 bin 810 arkeolojik parça topladı. Journal of Archaeological Method and Theory dergisinde yayımlanan bu çalışma, doğadaki küçük canlıların kültürel mirası ortaya çıkarmadaki rolünü gözler önüne seriyor.Detaylar 👇Kaynak
'Paslı Hazine' Dedikleri Avrupa Tarihinin En Büyük Serveti Çıktı: Bir Orduya Yetecek Kadar Var
Avusturya'da Tuna Nehri yakınlarındaki Deinham bölgesinde yürütülen çakıl çıkarma çalışmaları sırasında, Avrupa tarihinin en büyük Demir Çağı külçe koleksiyonu gün yüzüne çıkarıldı. Bir çakıl tesisindeki işçiler tarafından su altından çıkarılan bu paslı hazine, arkeoloji dünyasında büyük bir heyecan yarattı. Innsbruck Üniversitesi’nden Peter Trebsche ve Fransız Arkeomateryal Araştırma Enstitüsü’nden Marion Berranger’in Antiquity dergisinde yayımladığı araştırma, keşfin boyutunu ve dönemin ticaret kapasitesini gözler önüne serdi.Detaylar 👇
Ahırının Temelinde Kullandığı Taş 3 Bin 400 Yıllık Tarihi Eser Çıktı
Çekya'nın Güney Moravya bölgesinde bir ahırın temelinde sıradan bir yapı taşı sanılarak kullanılan 1,1 kilogramlık parçanın, Geç Tunç Çağı'na ait paha biçilmez bir mızrak döküm kalıbı olduğu anlaşıldı. Yıllarca fark edilmeden yapının altında kalan bu tarihi nesne, dönemin gelişmiş metal üretimi ve bölgeler arası ticaret ağına dair ezber bozan veriler sundu.Detaylar 👇Kaynak
Reklam
İnşaat Kazısında Tesadüfen Fark Ettiler: Sokağın Altında 24 Metrelik Dev Gemi Yatıyormuş
Estonya’nın başkenti Tallinn’deki Lootsi Caddesi’nde bir ofis binası için sürdürülen temel kazı çalışmaları sırasında, modern kaldırımın yaklaşık 1,5 metre altında 14. yüzyıla ait görkemli bir kargo gemisi gün yüzüne çıkarıldı. Dönemin sığ kıyı sularında gömülü kalan 24,5 metre uzunluğundaki bu devasa krowele ait kalıntılar, Kuzey Avrupa’da bugüne kadar ulaşılan en büyük ve en bütünlüklü Orta Çağ gemi enkazlarından biri olarak tarihe geçti.Detaylar 👇Kaynak
Dünyanın “Muhteşem”, Tarihin “Kanuni” Dediği Hükümdar
etiket
1 Mayıs 1566 sabahı…İstanbul büyük bir uğurlamaya hazırlanıyordu.Kanuni Sultan Süleyman, Eyüp Sultan Türbesi’nde dua ettikten sonra atına bindi. Yetmişini aşmıştı. Yıllardır nikris hastalığının acısını çekiyor, artık eskisi gibi rahat yürüyemiyor, uzun süre at üzerinde kalmakta zorlanıyordu.Ama yine de ordusunun başındaydı.Geride kırk altı yıllık bir saltanat, kendi adını taşıyan Süleymaniye, kaybettiği oğulları, çok sevdiği Hürrem Sultan’ın mezarı ve bir daha göremeyeceği İstanbul vardı.Önünde ise Zigetvar…Bu, onun on üçüncü ve son büyük seferiydi.Henüz kimse bilmiyordu ama Osmanlı tarihinin en uzun süre tahtta kalan hükümdarı, başkentine artık yalnızca tabutu içinde dönecekti.Kanuni Sultan Süleyman’ın hayatını yalnızca fetihlerle anlatmak kolaydır:Belgrad, Rodos, Mohaç, Budin, Bağdat…Fakat bir insanı sadece kazandığı savaşlarla anlayabilir miyiz?Bir hükümdarı büyük yapan fethettiği toprakların genişliği midir? Kurduğu düzen mi? Geride bıraktığı şehirler mi? Yoksa iktidarının zirvesindeyken aldığı ve hayatının sonuna kadar taşımak zorunda kaldığı kararlar mı?Kanuni’nin hikâyesi bana göre üç şehir üzerinden okunabilir:İstanbul onun kurduğu düzeni ve ihtişamı…Viyana gücünün ulaştığı sınırı…Zigetvar ise en güçlü hükümdarın bile sonunda dönüştüğü sessizliği anlatır.
Tarlada Buldukları Sikkeler Ülkenin En Pahalı Hazinesi Çıktı: Tam 4,3 Milyon Sterlin Ödendi
İngiltere’nin Somerset bölgesindeki bir tarlada tespit edilen ve Norman fethi dönemine ait olan 2 bin 584 adet gümüş sikke, 4,3 milyon sterlinlik rekor bedelle ülke hazinesine katıldı. Yürütülen beş yıllık resmi inceleme sürecinin ardından Güney Batı Miras Vakfı tarafından devralınan bu tarihi koleksiyon, İngiltere tarihinin en yüksek değerli hazine alımı olarak kayıtlara geçti. Piyango İkramiyesi Miras Fonu ile çeşitli hayır kurumlarının sağladığı finansal destek sayesinde koruma altına alınan tarihi eserler, 1066 ile 1068 yılları arasındaki çalkantılı siyasi dönemin somut izlerini günümüze taşıyor.Detaylar 👇Kaynak
Reklam
Doğalgaz Ararken Akdeniz'in Dibinde Buldular: Tam 3 Bin 300 Yıldır Saklanıyormuş
Doğu Akdeniz’in karanlık sularında yürütülen rutin bir tarama faaliyeti, insanlık tarihinin denizcilik geçmişine ışık tutan devrim niteliğinde bir keşifle sonuçlandı. Energean doğalgaz firmasına ait araştırma ekipleri, kıyıdan 90 kilometre açıkta ve tam 1,8 kilometre derinlikte, Geç Tunç Çağı’na ait bir ticaret gemisinin enkazına ulaştı. Uzmanlarca incelenen kalıntıların, Milattan Önce 13. yüzyılda battığı tahmin edilen Kenan uygarlığına ait bir yük gemisi olduğu tescillendi. Tarihin en eski derin deniz batığı unvanını kazanan bu buluntu, antik çağ denizciliğine ilişkin bilinen teorileri kökünden sarsıyor.Detaylar 👇Kaynak
Fabrika Kuracakları Yerin Altından Roma İmparatorunun Kampı Çıktı
Slovakya'nın güneybatısında yer alan Şurany kasabasında kurulması planlanan sanayi bölgesi arazisinde gerçekleştirilen inşaat öncesi arkeolojik kurtarma kazıları, dünya tarihini ilgilendiren önemli bir keşfe sahne oldu. Bölgede yürütülen saha çalışmalarında, yaklaşık 7,4 hektarlık alana yayılan ve 1800 yıllık geçmişe sahip olduğu tespit edilen devasa bir Roma askeri kampı gün ışığına çıkarıldı. Detaylar 👇Kaynak
Reklam
8 Yaşındaki Çocuk Gölde Oynarken Buldu: Önemsiz Sandığı Şey 3 Bin Yıllık Mızrak Çıktı
8 yaşındaki George, Kasım 2024’te ailesiyle birlikte Lake District bölgesinde keyifli bir gün geçiriyordu. Windermere Gölü kıyısındaki Waterhead yakınlarında toprağı kazıp oynarken metalik bir halkanın ucuyla karşılaştı. Merakına yenik düşüp bu halkayı çekmeye başlayan küçük çocuk, çektikçe uzayan ve derinlere uzanan tarihi bir keşfe imza attı. O an ne bulduğunu tam olarak anlayamayan George, sonradan öğrendiğinde yaşadığı heyecanı 'Ne olduğunu bilmiyordum, bir mızrak ucu olduğunu öğrenmek inanılmaz eğlenceliydi' sözleriyle ifade etti.Detaylar 👇Kaynak
Dünyanın En Ünlü Mumyası Avatara Dönüştü: 5.300 Yıl Önce Ölen Ötzi'nin Dijital İkizi Yapıldı
Alpler'de bir buzulun içinden çıkan 5.300 yıllık ceset, otuz yıldır arkeolojinin en çok incelenen bedeni. Buz Adam Ötzi'nin mumyası, yaşadığı dönem hakkında başka hiçbir bulgunun veremeyeceği kadar ayrıntı sundu. Fakat bedeni tekrar tekrar inelemek, takdir edersiniz ki pek mümkün değil. Güney Tirol Arkeoloji Müzesi bu yüzden farklı bir yol denedi ve Ötzi'nin 'dijital ikizini' yaptırdı. 1.294 fotoğrafla bir tomografi taramasını birleştiren model, mumyanın hem dışını hem içini milimetrenin altında ayrıntıyla gösterebiliyor. Üstelik çalışma yalnızca bedenle de sınırlı kalmadı.Gelin, detaylara bakalım.Kaynak
3 Bin 300 Yıllık Sır Yok Oluyor: Arkeologlar Hazineleri Kurtarmak İçin Yarışa Girdi
İngiltere'nin Peterborough şehri yakınlarında bulunan Flag Fen Arkeoloji Parkı, iklim değişikliğinin getirdiği sıcaklık artışı ve kuraklık riski nedeniyle ciddi bir tehdit altında bulunuyor. Binlerce yıl boyunca oksijensiz ve ıslak turba (peat) toprağı sayesinde günümüze kadar korunan Tunç Çağı ahşap kalıntıları, toprağın kuruması sonucu oksijenle temas ederek hızla çürüme sürecine giriyor. Uzmanlar, alandaki eşsiz bilgilerin tamamen kaybolmaması adına önümüzdeki birkaç yıl içinde geniş kapsamlı bir kurtarma kazısının gerçekleştirilmesi gerektiğini bildiriyor.Detaylar 👇Kaynak
Reklam