Diğer Kediyi Dövdüğü İçin Binaya Alınmayan Belalı Siyah Kedinin Afişi Güldürdü
Bir apartmanın girişine asılan uyarı afişi, X'te kısa sürede en çok konuşulan paylaşımlardan biri oldu. Fotoğraflı, yasak işaretli ve oldukça resmi bir dille hazırlanan afişte, siyah bir kedinin binaya girişinin yasak olduğu duyuruluyordu. Gerekçe de açıkça yazılmıştı: Kedi, bina içinde yaşayan diğer kediye zarar verdiği için artık içeri alınmıyordu. Bina sakinleri kediyi tamamen gözden çıkarmamış, dışarıdaki yaşam alanında mama ve su desteğiyle beslemeyi sürdürdüklerini de not düşmüştü. Yine de afişin ciddiyeti ve kedinin kameraya dik dik bakan fotoğrafı, pek çok kişiye kaçak mahkum ilanlarını hatırlattı. Kimi kedinin sabıka dosyasını kabarttı, kimi kendi binasındaki kabadayı kedileri anlattı.
Demliğin Çöpünden Milli Takımın Bitiricilik Sorununa Son 24 Saatin Viral Tweetleri
Eylülün son günündeyiz ve çarşamba itibarıyla hem cüzdanlar hem de havalar aynı yere varmış durumda: Soğuğa. Ay sonu hesabını yapanlar en küçük harcamaya bile takılırken, pikeleri kaldırıp yorganı çıkaranlar mevsimin tek güzel tarafını çoktan keşfetti.Annelerin alışveriş listelerinden köy nişanındaki sohbetlere, her memlekete itirazı olan babalardan kaçan pozisyona yapılan yorumlara kadar X'te bugün en çok konuşulan paylaşımları sizin için derledik.
'5 Yaşındaki Çocuğu Telefondan Nasıl Vazgeçiririz?' Sorusuna Doktorun Kısa ve Net Yanıtı Viral Oldu
Instagram'da takipçilerinin sorularını yanıtladığı bir soru-cevap yayını yapan çocuk ve ergen psikiyatristi Prof. Dr. Cem Gökçen'in (@prof.dr.cemgokcen) kısa bir videosu, X'e taşınınca kısa sürede viral oldu. Bir takipçisi, 5 yaşındaki çocuğunu telefondan nasıl vazgeçirebileceğini sormuştu. Gökçen ise uzun uzun ekran bağımlılığını anlatmak yerine elindeki telefonu göstererek cevabı tek hareketle verdi: Telefon çocuğun elinden alınır, bu kadar.Anne babanın iki yetişkin, karşılarındakinin ise bir çocuk olduğunu hatırlatan Gökçen, asıl konuşulması gerekenin 5 yaşındaki bir çocuğun eline telefonu kimin verdiği olduğunu da ekledi. Sakin ama iğneleyici bu yanıt, sosyal medyada hem kahkahaya hem de ebeveynlik üzerine uzun bir tartışmaya yol açtı.
İngilizce Bilmeyen Çinli Hemşirenin Yabancı Hastaya Çizdiği Ameliyat Notu Güldürdü
Çin'de hastaneye kaldırılan yabancı bir öğrenciye, İngilizce bilmeyen bir hemşirenin bıraktığı not yeniden sosyal medyanın gündeminde. Nikolay Zhigalin adlı kullanıcının X'te paylaştığı fotoğrafta hemşire, ameliyat öncesi talimatları birkaç İngilizce kelime ve küçük çizimlerle anlatmaya çalışıyor: gece 22.00'den sonra yemek ve su yok, sabah 8.00'de ameliyat var. Sorun şu ki ameliyatı anlatmak için kâğıda çizilen şey bir neşter değil, ucundan kan damlayan kocaman bir mutfak bıçağı.İlk kez 2019'da Reddit'te yayılan not, bu kez X'in otomatik çevirisi sayesinde dünyanın dört bir yanındaki kullanıcıya ulaştı. Farklı dillerden gelen yorumlarda iyi niyetli bir hastane talimatının bir korku filmi sahnesine ne kadar benzediği konuşuldu.
Yaptıkları Komik Mesajlaşmalarla İletişimden Maksimum Verim Alan Kişiler
WhatsApp'tan DM'lere, müşteri hizmetleri penceresinden sınıf gruplarına kadar günün büyük kısmını yazışarak geçiriyoruz. Bu kadar yoğun mesaj trafiğinin içinde bazı konuşmaların komedi sahnesine dönüşmesi de kaçınılmaz oluyor. Bu hafta X'te paylaşılan yazışmaların kimi şirket yan haklarıyla kıskandırdı, kimi babaların mutfaktaki maceralarıyla güldürdü, kimi de İstanbul'a yeni gelenlerin şehirle imtihanını gözler önüne serdi. Ekran görüntüsünü alıp paylaşmaktan çekinmeyenler sayesinde bu haftanın en komik yazışmalarını tek tek derledik.
Zaten Hepsi Türk: Kedilere Dair Tespitleriyle Güldüren Kişiler
Kediler bu topraklarda evcil hayvandan çok mahallenin, hatta ülkenin asıl sakini. Kapı önünde mama bekleyen tekir, sofraya kurulup tabağı süzen sarman, akşam eve dönüldüğünde hiçbir şey olmamış gibi bakan huysuz yaşlı... Onlarla aynı evi ya da aynı sokağı paylaşan herkesin anlatacak bir hikâyesi, kafasında kurduğu küçük bir teorisi mutlaka var.X'te yıllardır bu teoriler havada uçuşuyor. Kedilerin neden hep Türk olduğu, burun estetiğinde bile bahanelerinin nasıl hazır olduğu, yemek yerken onlara neden hesap verme ihtiyacı duyduğumuz... Yıllar içinde paylaşılan yüzlerce kedi tweet'i arasından en çok etkileşim alan, okurken de en çok güldüren tespitleri sizin için derledik. Kedi sahipleri bu maddelerin çoğunda kendini bulacak, sahibi olmayanlar da sokakta karşılaştıkları kedilere bundan sonra biraz farklı bakacak.
Reklam
Kuğulu Park'ı Abartılı Bulan Kullanıcı X'te Ankara Tartışması Başlattı
Ankara'nın simgelerinden Kuğulu Park bu kez kuğularıyla değil, büyüklüğüyle gündemde. Parkı ilk kez gören bir X kullanıcısı, Ankaralıların anlatışından yola çıkıp geniş bir alan beklediğini, karşısına ise içinde kuğu olan bir mahalle parkı çıktığını yazdı ve parka 'kuğulu çimenlik' adını taktı.Paylaşım kısa sürede şehirler arası bir tartışmaya dönüştü. Bir taraf Ankaralıların her şeyi abarttığını, parkın anlatılanları karşılamadığını savundu. Diğer taraf ise Kavaklıdere'de 1958'de açılan, Tunalı Hilmi Caddesi'nin ucunda kuşaklardır buluşma noktası olan parkın değerinin metrekaresinden değil, üzerinde biriken anılardan geldiğini hatırlattı. Parkın bir bölümünün 1964'te Polonya Büyükelçiliği'ne verildiği de tartışmanın arasında yeniden hatırlandı.
İyi ki Anlatmıyorlarmış: Erkeklerin KYK Yurdunda Yaşadığı Anılar Ortaya Çıktı
Erkeklerin askerlik anılarını yıllarca anlattığı herkesin bildiği bir gerçek. X'te yapılan bir paylaşım ise bu durumun pek konuşulmayan başka bir yüzüne dikkat çekti: Altı aylık askerliği on yıl boyunca anlatan erkekler, dört yıl kaldıkları KYK yurduyla ilgili neden tek kelime etmiyordu?Soru kısa sürede geniş kitlelere ulaştı ve yanıtlar bölümü adeta bir itiraf kürsüsüne dönüştü. Yurt odasında geçen gecelerden ortak tuvalet maceralarına, oda arkadaşlarının tuhaf alışkanlıklarından sabaha kadar süren korku filmi seanslarına kadar pek çok anı paylaşıldı. Anlatılanları okuyanların önemli bir kısmı ise sonunda aynı noktada buluştu: Bazı anıların anlatılmaması gerçekten daha iyiymiş. Biz de gelen alıntı ve yanıtlar arasından en dikkat çekenleri derledik.
Reklam
Çöp Başı Dedikodusundan Bayrampaşalı Dua Lipa'ya Son 24 Saatin Viral Tweetleri
Salıya eylülün bitmek bilmeyen son günlerinde girdik; maaş gününü bekleyenlerin sabrı taşmak üzere. X'in gündemine bu kez Dua Lipa'nın kuzeninin düğününden paylaştığı fotoğraflar oturdu. Görkemli salonu gören kullanıcılar Arnavutluk ekonomisine dair teoriler üretmeye, şarkıcının ailesinin göç rotasını yeniden çizmeye başladı.Tez danışmanından gelen tuhaf saatli randevu mesajı, sabahın köründe atılan günaydının yarattığı panik, okulda çöp kutusu başında toplanan küçük öğrenciler ve bir türlü açılmayan kahve fincanı da listede. Kahvehanede okey masasından kulağa çalınan diyalog ve Ferhat Göçer'in kendi şarkı sözüne yaptığı yorum da gün boyu elden ele dolaştı.
Hiçbir Açıklaması Yok: Yurt Dışından Anlamsız Ama Komik Fotoğraflar
İnternette bazı fotoğraflar vardır; ne zaman, nerede ve neden çekildiğini asla öğrenemezsiniz ama her gördüğünüzde yeniden gülersiniz. Bir hikâyesi, bir bağlamı, hatta mantıklı bir açıklaması bile yoktur. Yine de o kareye bakıp dakikalarca 'Burada tam olarak ne oluyor?' diye düşünmekten kendinizi alamazsınız.Dünyanın dört bir yanından gelen bu tuhaf anlar sosyal medyada sürekli yeniden dolaşıma giriyor ve her seferinde milyonlarca kişiye ulaşıyor. Görüntülü aramayla sınıf fotoğrafına katılan öğrenciden New York sokaklarında navigasyonu atına emanet eden turiste, bilgisayar başında mesaiye oturmuş attan Minecraft kombiniyle alışverişe çıkan aileye kadar yurt dışından en anlamsız ama en komik fotoğrafları sizin için derledik.Kimi bir anlık tesadüf, kimi uzun uzun planlanmış bir absürtlük, kimi de sadece yanlış anda basılmış bir deklanşör. Ortak noktaları ise hepsinin insanın yüzünde istemsiz bir gülümseme bırakması. Açıklama beklemeyin, sadece keyfini çıkarın.
Yabancılardan Mizahın Evrensel Olduğunu Gösteren Komik Paylaşımlar
X'in otomatik çeviri özelliği sayesinde artık dünyanın öbür ucundaki birinin esprisine de gülebiliyoruz. Bu hafta da farklı ülkelerden kullanıcıların paylaşımlarını taradık ve bir kez daha gördük ki mizahın dili yok. İş yerinde herkesin başına gelen o tanıdık durumdan evcil hayvanların çizim masasındaki sabotajına, park yeri ararken yaşanan hayal kırıklığından emekli babaların iş dünyasına bakışına kadar pek çok konu bu haftanın gündeminde. Hangi dilde yazılmış olursa olsun okurken kendinizden bir parça bulacağınız paylaşımları derledik, çevirilerini de espriyi kaçırmayacak şekilde Türkçeye uyarladık.
Reklam
Türkiye'nin Uzun Ömürlü 19 Dizisi
etiket
Kimi yıllarca aynı mahallede geçti, kimi kanal değiştirse de izleyicisini hiç kaybetmedi... Türkiye'de öyle diziler var ki, bir neslin çocukluğuna, gençliğine hatta yetişkinliğine eşlik etti. 1974'te başlayan Kaynanalar'dan tam 20 sezonun ardından Haziran 2026'da veda eden Arka Sokaklar'a, bugün hâlâ ekranda olan Gönül Dağı ve Kızılcık Şerbeti'ne kadar, izleyicileri yıllarca ekrana bağlayan uzun soluklu dizileri sizin için bir araya getirdik. Bakalım sizin favoriniz hangisi?
Stresin Olmadığı Son Zamanımızdan Peşin Fiyatına Taksite Son 24 Saatin Viral Tweetleri
Pazartesi sabahına gözlerimizi açtık ama aklımız hâlâ hafta sonunda kaldı. Pazar günü X'te bir yanda temizlik mesaisi, öbür yanda yaklaşan haftanın ağırlığı vardı. Kimisi yarının cumartesi olması için cebinden para çıkarmaya razıydı, kimisi pazar kahvaltısının ardından girdiği temizlik seferberliğini hiç beklemediği bir yerde bitirdi.Havaların serinlemesiyle dolaplardan çıkan kışlıklar da nasibini aldı; mağazada etiket okuyanların isyanı bu hafta sonu da dinmedi. Alışveriş demişken, taksit seçeneklerine bakarken âşık olanlar da var, yeni aldığı süpürgeyi gururla paylaşıp bambaşka bir benzetmeyle karşılaşanlar da.Flört muhabbetinin ortasında akla gelen o malum soru, kalabalık bir mekândan geriye kalan tek izlenim ve 'stres nedir bilmediğim zamanlar' diye paylaşılan fotoğraf da listede. TikTok'ta bir videonun altına yazılan yorum ve ona gelen cevap da kısa sürede X'e taşınıp elden ele dolaştı. Haftaya başlamadan önce son 24 saatte X'te en çok konuşulan paylaşımları derledik.
Havaların Aniden Soğumasına İki Çift Lafı Olan Mizahşörler
Eylülün son haftasında hava birçok şehirde neredeyse bir gecede değişti. Birkaç gün öncesine kadar tişörtle dolaşanlar sabah evden çıkarken hırkasını, akşam dönüşünde ise dolabın en dibindeki şişme montu aramaya başladı. Meteoroloji sıcaklıkların düşmeye devam edeceğini açıklayınca kombiyi yakıp yakmama tartışması da erkenden evlere döndü; kimi pikeyi yorganla değiştirdi, kimi elektrikli ısıtıcıyı çoktan prize taktı. Bütün yaz 'kış gelsin' diye tutturanlar ise şimdi sesini çıkaramıyor.X kullanıcıları bu ani geçişi mizah malzemesine çevirmekte hiç gecikmedi. Sabah üşüyüp öğlen terleyenlerden şortun üstüne sweatshirt giyenlere, bir derecelik düşüşte donanlardan soğuğa rağmen pes etmeyen sivrisineklere kadar sonbaharın ani gelişini en iyi anlatan paylaşımları sizin için derledik.
Reklam
Otobüsten Dolmuşa: Toplu Taşımada Başlarına Gelen Komik Anları Anlatan Kullanıcılar
Toplu taşıma, ülkenin dört bir yanında yaşayan hemen herkesin ortak paydası: kimi zaman tanımadığınız biriyle en tuhaf sohbeti otobüste yaparsınız, kimi zaman da dolmuşun kaptanıyla polemiğe girersiniz. X'te toplu taşımada başlarına gelenleri anlatan kullanıcılar da bu ortak deneyimi bir kez daha hatırlattı. Minibüsten metrobüse, dolmuştan tramvaya uzanan bu anılardan en komik olanlarını sizin için bir araya getirdik.
Hayata Dair Tespitlerini Mizah Sosuyla Paylaşan Kişiler
Bazı paylaşımlar görsele, videoya ya da özenle hazırlanmış bir edite ihtiyaç duymuyor. İki cümle yetiyor. Okur okumaz 'Gerçekten de öyle' dedirten, gündelik hayatın en sıradan anını yakalayıp kelimelere döken o kısa tespitler X'te her hafta yeniden akışa düşüyor.Bu hafta da liste kabarık. Kimi dondurmacıların kışın nasıl geçindiğine kafa yoruyor, kimi Türk kahvesi pişerken geçen beş dakikanın ağırlığını anlatıyor. Eve geç gelene hesap soran misafirlerden İstanbul'a yeni gelen öğrencilerin temposuna, herkesin cebinde milyonlar varmış gibi gelen o histen yetişkinlik yorgunluğuna kadar pek çok tanıdık durum var.Hepimizin yaşadığı ama adını koymadığı anları bir araya getirdik.
Reklam
İlk Yetişkinlik Şoklarını Anlatarak Farkındalık Yaşayan Kişiler
Sosyal medyada dolaşan basit bir soru, bu hafta binlerce kişiyi aynı anda geçmişine döndürdü: İlk kez 'artık yetişkinim' dediğiniz an neydi? Gelen cevaplar tahmin edilenden çok daha çeşitli çıktı. Kimi devlet dairesinde tek başına iş takip etmenin, kimi hastaneye yalnız gitmenin, kimi de en yakınındaki insanların bile çıkarsız davranmadığını fark etmenin yarattığı hayal kırıklığını anlattı. Bazı yanıtlar gülümsetti; kasiyerin artık 'beyefendi' diye hitap etmesinden bulaşık yıkamanın zorluğuna kadar. Bazıları ise gerçek bir itirafa dönüştü: sosyal ilişkileri sürdürmek için sürekli rol yapmak zorunda kalmak, ya da yetişkinliğin sanıldığı gibi bir olgunluk değil sadece belli bir yaşı geçmiş olmak anlamına geldiğini fark etmek. Ortaya, yetişkinliğin herkese farklı bir anda ve farklı bir şekilde çarptığını gösteren geniş bir liste çıktı.
Ne Kadar Yaşlı Olduklarını Fiyatlar Üzerinden Anlatan Kullanıcılar
etiket
Bir X kullanıcısının attığı tek cümlelik soru, timeline'da yaşını ele veren bir nesil hafızası yarışmasına dönüştü. Çağatay Akat, küçükken döner ekmeğe 5,5 lira verdiğini söyleyip takipçilerine 'ne kadar yaşlısınız' diye sorunca, binlerce kullanıcı kendi çocukluk fiyatlarını ve dönemin ayrıntılarını paylaşarak yanıt verdi. Kimi döner-ayran menüsünün kaç kuruşa geldiğini hatırladı, kimi ilk e-posta adresinin hotmail olduğunu itiraf etti, kimi akbile bastığı tek lirayı ya da biriktirdiği taso koleksiyonunu anlattı, kimi de babasından beş lira yüzünden yediği dayağı unutmadığını yazdı. Fiyat etiketleriyle başlayan tartışma kısa sürede sms'le tweet atılan, körüklü otobüslere binilen bir döneme; yani bambaşka bir Türkiye'ye açılan bir kapıya dönüştü.
Bir Hafta Boyunca Ünlüleri Mizahına Alet Ederek Güldüren X Kullanıcıları!
Her adımları olay, her söyledikleri her paylaştıkları gündem oluyor. Kendileri bu kadar göz önünde olunca sosyal medyada haklarında şakalar yapılması da gayet doğal. Evet, ünlü isimlerden bahsediyoruz.     Ünlüleri mizahımızın mezesi haline getirmekten bir an olsun vazgeçmiyoruz. Bakalım geçtiğimiz hafta kimler ünlüleri mizahlarına alet ederek etkileşimini taştan çıkarmış?
Reklam