Yaz Geldi Kene Kabusu Başladı: Gözüne Kene Yapışan Kadın Cımbızla Müdahale Ettiği Anları Paylaştı
Yaz mevsimi geldi, kene sezonu da açıldı. Hatta tatsız haberler de gelmeye başladı. Doğanın içinde vakit geçirmeyi, yeşilliklerin arasında yürüyüş yapmayı hepimiz çok seviyoruz. Ancak doğanın kendi düzeni içinde barındırdığı minik canlılar bazen en beklenmedik ve en hassas yerlerimize kadar sızabiliyor. Özellikle açık alanlarda, ormanlık veya çalılık bölgelerde korumasız şekilde zaman geçirmek, parazitlerin hedefi olmamıza yol açabiliyor. Vücudumuzun açıkta kalan yerleri bir yana, bazen en hassas organlarımız bile bu davetsiz misafirlerin istilasına uğrayabiliyor.Sosyal medyada paylaşılan bir video, izleyenlerin tüylerini diken diken etmeye yetti. Bir kadın, göz kapağının iç kısmında hissettiği rahatsızlık üzerine aynaya baktığında gözünün içine yerleşmiş canlı bir kene olduğunu fark etti. Yaşadığı şaşkınlık ve korku dolu anları kayda alan kadın, bir cımbız yardımıyla kene parazitini gözünden çıkarmaya çalıştı.
Uzay Fotoğrafçısı Dong Shuchang, Tibet'te Nadir Görülen 'Red Sprites’ İsimli Doğa Olayını Görüntüledi
Gökyüzüne bakmak her birimize huzur veriyor. Sadece maviyken bile büyüleyici olan gökyüzü bazen öyle bir gösteri hazırlıyor ki, kendinizi bir bilimkurgu filminin ya da başka bir gezegenin tam ortasında hissedebiliyorsunuz. Bulutların kilometrelerce üzerinde, insan gözünün yakalamakta zorlandığı öyle anlar yaşanıyor ki, bir fotoğrafçının sabrı ve teknolojisiyle birleştiğinde ortaya muazzam görüntüler çıkıyor. 'Kırmızı Cin' (Red Sprite) adı verilen nadir hava olayı da tam olarak böyle bir etki yarattı. Uzay fotoğrafçısı Dong Shuchang, Tibet'in o uçsuz bucaksız ve temiz gökyüzünde, fırtına bulutlarının hemen üzerinde beliren bu devasa kızıl ışık patlamalarını yakalamayı başardı. Sosyal medyada yayılan bu büyüleyici anlar, kısa sürede büyük beğeni topladı. Kaynak
İtalya'da Erasmus İçin Başvuruda Bulunan Öğrenci Vizesinin Reddedildiğini Öğrenince Hayal Kırıklığı Yaşadı
Erasmus, pek çok üniversite öğrencisinin en büyük hayallerinden biri. Farklı bir ülkede eğitim görmek, yeni kültürler tanımak ve vizyonunu genişletmek için aylar süren bir hazırlık sürecine girilir. Ancak tüm bu emekler, vize başvurusunda konsolosluktan gelen tek bir ret cevabıyla bir anda altüst olabilir.'pnarkslr' kullanıcı isimli bir diş hekimliği öğrencisinin başına tam olarak böyle bir durum geldi. İtalya için yaptığı Erasmus vize başvurusu reddedilen öğrenci, kağıdı görünce büyük bir şok yaşadı. O videoya benzer bir durum yaşayan pek çok öğrenciden de yanıt geldi.
Dünya Kupası Albümünü Tulum Yapan Kadın Sosyal Medyada Olay Oldu
Futbol sevgisi bazen sınır tanımıyor ve yeşil sahalara olan tutku hayatın en beklenmedik alanlarında, hatta modada bile karşımıza çıkabiliyor. Dünyanın dört bir yanındaki milyonlarca insanı peşinden sürükleyen futbol turnuvaları, sadece tribünlerdeki coşkuyla değil, günlük hayata kattığı kültürel ögelerle de hafızalara kazınıyor. Hayat tarzını, giyim kuşamı ve dijital dünyadaki estetik algısını doğrudan etkileyen bu spor dalı, yaratıcı zihinlerin elinde bambaşka bir görsel şölene dönüşüyor. Turnuva dönemlerinin o tatlı heyecanı, her yaştan insanın koleksiyon tutkusunu tetiklerken dijital trendlerin de bir numaralı malzemesi haline geliyor.Brezilyalı bir içerik üreticisi, Panini Dünya Kupası çıkartma albümünün ikonik sayfalarını tulum haline getirerek futbolseverlerin karşısına çıktı. Üzerindeki yüzlerce futbolcu çıkartmasıyla kamera karşısına geçen genç kadın, takipçilerine bu sıra dışı albüm kıyafetinde kaç tane oyuncuyu ilk bakışta tanıyabileceklerini sordu. Sosyal medyada hızla yayılan bu eğlenceli meydan okuma, kısa sürede binlerce futbol tutkununu yorumlarda buluşturdu.Kaynak
Hayır Dağıtımında "Bir Tane Alın" Uyarısı Havada Kaldı: İnsanlar Sepetteki Simitleri Saniyeler İçinde Kapıştı
Kültürümüzün en güzel, en köklü parçalarından biri hiç şüphesiz zor zamanlarda bir araya gelebilmek, acıyı paylaşıp hafifletmektir. Bir insanı kaybetmenin bıraktığı derin boşluk, geride kalanların onun adına yaptığı hayırlarla ve dualarla sarmalanmaya çalışılır. Dayanışmanın ve vefanın en somut örneklerinden biri olan bu gelenek, hem gidenin ruhuna bir selam göndermek hem de geride kalanların acısına ortak olmak için sokakları birleştirir. Aziz Mahmud Hüdayi Efendi Hazretleri Camii'nin önünde de bir vatandaş hayır için simit dağıtmak istedi. Vatandaşın tek bir simit almalarını defalarca söylemesine rağmen insanların birkaç simidi aynı anda alma çabası kameralara yansıdı. Sosyal medyada viral olan o anlar tartışma başlattı.
Doğum Kilolarına Veda Ederek 110 Kilodan 87 Kiloya Düşen Annenin Muazzam Değişimi
Doğum sonrası süreç, bir kadının hayatındaki en mucizevi ama aynı zamanda en zorlu dönemlerden biridir. Yeni bir hayata adapte olmaya çalışırken, vücutta meydana gelen fiziksel değişimler ve hamilelik döneminden kalan kilolar anneleri estetik açıdan arayışlara itebilir. Ancak bu dönemde zayıflama arzusuyla acele etmek ve kulaktan dolma diyetleri uygulamak, hem annenin sağlığını hem de bebeğin gelişimini doğrudan etkiler. Emzirme döneminde kilo vermenin temel kuralı, panikle hareket etmek yerine sabırlı ve bilinçli adımlar atmaktır.Doğum sonrası formuna kavuşmak isteyen bir içerik üreticisinin 110 kilodan 87 kiloya düştüğü süreçteki azmini ve yaşadığı fiziksel değişimi paylaştığı video sosyal medyada büyük ilgi gördü. Paylaşılan görüntülerde, annenin doğru beslenme ve kararlılıkla eski formuna adım adım nasıl kavuştuğu görüldü. Kadının değişimi pek çok kişiye ilham ve motivasyon verdi.Kaynak
Reklam
Alman İçerik Üreticisi Türkiye'deki Bisiklet Dostu Tünel Altyapısını Deneyimledi
Türkiye'de bisikletle seyahat etmek her geçen gün daha popüler bir macera haline geliyor. Ancak şehirlerarası yollarda karşımıza çıkan dev tüneller, iki teker üzerinde giden gezginler için her zaman büyük bir soru işareti ve heyecan unsuru olmuştur. Dar alanlar, yüksek motor sesleri ve hızla yanınızdan geçen araçlar tünel geçişlerini bisikletçiler adına zorlu bir teste dönüştürür. İşte tam bu noktada, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen akıllı ve hayat kurtaran bir güvenlik sistemi devreye giriyor.Alman bir içerik üreticisi, Türkiye turları sırasında denk geldiği bu altyapıyı takipçileriyle paylaştı. Yolculuğu esnasında tünel girişinde durarak sistemi deneyimleyen içerik üreticisi, Türkiye yollarındaki bu bisiklet dostu uygulamanın ne kadar büyük bir kolaylık ve rahatlık sağladığını samimi bir dille anlattı.Kaynak
Bir Doktor Bilimsel Olarak Açıkladı: Kızıl Saçlılar Genel Anesteziden Daha mı Zor Uyanıyor?
İnternette dolaşan bazı bilgilerin şehir efsanesi mi yoksa bilimsel bir gerçek mi olduğunu ayırt etmek her zaman kolay olmuyor. Özellikle insan vücudu ve genetik söz konusu olduğunda, kulaktan kulağa yayılan iddiaların arkasında şaşırtıcı tıbbi fenomenler çıkabiliyor. Sosyal medyada sıkça karşılaşılan 'Kızıl saçlı insanlara narkoz etki etmiyor' iddiası da uzun süre bir mit olarak görülse de, modern tıp bu durumun arkasında yatan ciddi bir genetik gerçeği gözler önüne seriyor. Ameliyat masasına yatacak bir hastanın dış görünüşü, aslında operasyonun tüm seyrini değiştirebilecek farmakolojik bir veri barındırıyor.Dr. Furkan Ümit Bal, kızıl saçlı hastaların anestezi yönetimindeki özel durumunu bilimsel detaylarıyla paylaştı. Deneyimli hekim, kızıl saç rengine sahip bireylerin ameliyathanede bir stil tercihiyle değil, doğrudan operasyon yönetimini etkileyen genetik bir kodla değerlendirildiğini aktardı. Paylaşım, özellikle sağlık çalışanları ve operasyon geçirmeyi düşünen kızıl saçlı sosyal medya kullanıcılarının ilgisini çekti.
Reklam
Bir İçerik Üreticisi İstanbul'da 2. Dünya Savaşı Zamanında Nazi Almanya'sına Karşı Yapılan Sığınağa Girdi
Büyük küresel krizler ve savaş dönemleri, geride sadece askeri belgeler ve diplomatik yazışmalar bırakmıyor. Şehirlerin dokusuna, hatta bazen yerin metrelerce altına kazınan somut hatıralar da bırakıyor. Türkiye, İkinci Dünya Savaşı'na fiilen girmemiş olsa da o dönemin yıkıcı atmosferini, olası işgal ve bombardıman tehditlerini çok yakından hissetti. Özellikle stratejik konumu nedeniyle her an namluların hedefi olabilecek İstanbul'da, sivil halkı ve orduyu korumak adına olağanüstü savunma önlemleri alındı.'ran4away' isimli sosyal medya kullanıcısı İstanbul'da Nazi tehdidine karşı hazırlanan tünele girdi. İkinci Dünya Savaşı sırasında İstanbul'u olası askeri saldırılardan korumak amacıyla inşa edilen gizli yeraltı tünellerinden birine yapılan gizli giriş, sosyal medyada büyük bir merak uyandırdı. Nazi Almanyası'nın Balkanlar'a kadar ilerlediği ve Türkiye sınırına dayandığı o gerilimli yıllarda, şehrin stratejik noktalarına kazılan bu savunma hatları, tarihin en gizemli sayfalarından biri olarak yeraltında varlığını sürdürüyor.
İzlerken Bile Gerildik: Dünyanın Dört Bir Yanından Şiddetli Yıldırım Düşmesi Anları Bir Araya Getirildi
Doğanın gücü karşısında insanın ne kadar çaresiz kaldığını gösteren anlar, her zaman hem ürpertiyor hem de bizi derin bir şaşkınlığa sürüklüyor. Günlük hayatın sıradan akışında, aniden patlayan bir fırtınanın ortasında kalmak her an herkesin başına gelebilecek bir durum. Gökyüzünün bir anda kararması ve ardından gelen o devasa enerji patlamaları, yeryüzündeki her şeyi saniyeler içinde tehdit edebiliyor. Özellikle açık alanlarda yakalanılan fırtınalar, insanı hayatta kalma dürtüsüyle baş başa bırakıyor.Sosyal medyada paylaşılan ve milyonlarca izlenme rekoru kıran yıldırım çarpması anları derlemesi, doğanın şakası olmadığını bir kez daha gözler önüne serdi. Farklı yerlerde ve tamamen hazırlıksız yakalanan insanların kamerasına yansıyan bu görüntüler, izleyenlerin tüylerini diken diken etti. Havuzda yüzerken birkaç metre uzağa düşen yıldırımdan son anda kurtulan kadının çığlıkları ve devasa ağaçların birer kibrit çöpü gibi tutuştuğu anlar fırtınanın boyutunu gösterdi.
Resmen Poz Verdiler: Bir Kedi Fotoğrafçısının Objektifinden Tarihi Yarımada'nın Tüylü Sakinleri
İstanbul’un o meşhur, sokakları adeta kendi mülkü gibi yöneten tüylü sakinlerini bilirsiniz. Onlar sadece birer sokak hayvanı değil; şehrin ruhu, her köşe başında karşınıza çıkan kadim dostlarıdır. İşte bu dostların dünyasını bambaşka bir gözle, profesyonel bir kadrajla görmek İstanbul’un tüm büyüsünü ikiye katlıyor. Kedilerin hüküm sürdüğü bu sokaklar, bir fotoğraf sanatçısı için adeta açık hava stüdyosuna dönüşüyor.Dünyaca ünlü bir kedi fotoğrafçısının İstanbul ziyareti sırasında çektiği rengarenk ve samimi kedi kareleri sosyal medyada büyük ilgi gördü. Sanatçının tüylü dostlarımızla kurduğu bağ ve ortaya çıkan muazzam portreler izleyenleri adeta büyüledi.Kaynak
Reklam
Ortodonti Tedavisi Dişleri Nasıl Değiştiriyor? Bir Kadın Aylar İçinde Yaşadığı Değişimi Paylaştı
Gülüşümüz, dış dünyayla kurduğumuz iletişimde ilk ve en önemli köprülerden biridir. Diş yapısındaki çapraşıklıklar ya da çene hizasındaki problemler, sadece estetik kaygılara yol açmakla kalmıyor, aynı zamanda kişinin öz güvenini, sosyal ilişkilerini ve hatta konuşma tarzını bile doğrudan etkiliyor. Aynaya her bakışta ya da her fotoğrafta kendini hatırlatan bu durum, modern dünyada ortodonti tedavisini bir lüksten ziyade ihtiyaç haline getiriyor. Sosyal medyadaki kusursuz güzellik algısının da etkisiyle, diş teli tedavisine olan yönelim her geçen gün hızla artıyor.Bir genç kadının diş teli tedavisi boyunca yaşadığı şaşırtıcı değişimi aylara bölerek paylaştığı video sosyal medyada viral oldu. Tedavinin ilk gününden tellerin çıktığı ana kadar geçen tüm sancılı ve sabırlı süreci paylaşan genç kadının yüz ifadesindeki, çene yapısındaki ve gülüşündeki köklü değişim izleyenlerden tam not aldı.
Yılmaz Morgül Sinan Akçıl'ın Yaptığı Yeni Milli Takım Marşı'nı Yerden Yere Vurdu: "Haddini Bil"
Sosyal medya dünyasında ve televizyon ekranlarında dönem dönem belirli akımların patlak verdiğine hepimiz şahit oluyoruz. Son zamanlarda ise futbol coşkusuyla birleşen yeni bir moda dalgası gündemi meşgul etmeye başladı. Sanat dünyasından isimlerin ardı ardına Milli Takım için özel şarkılar bestelemesi, dijital platformlarda yepyeni bir rekabet alanı oluşturdu. Ancak üretilen bu eserlerin ne kadarının gerçek birer marş niteliği taşıdığı, dinleyiciler ve müzik otoriteleri arasında büyük bir soru işareti yaratıyor.İbrahim Tatlıses'in oğlu İdo Tatlıses'in eğlence programı İdo Show'da çok konuşulacak bir tartışmanın fitili ateşlendi. Programın konuk koltuğuna oturan ünlü Yılmaz Morgül, müzik dünyasında son dönemde iyice popüler hale gelen Milli Takım marşları modasını masaya yatırdı ve ünlü besteci Sinan Akçıl'ın imzasını taşıyan çalışmayı çok sert sözlerle eleştirdi.
Kurban Kelimesi Nereden Geliyor? Akraba ve Kurban Kelimesi Arasındaki Gizli Köken Bağı
Kurban ve akraba kelimelerinin aynı kökten geldiğini ve aslında ikisinin de hayatımızda çok daha derin, birleştirici bir anlam taşıdığını biliyor muydunuz? Bayram vesilesiyle yaptığımız o sıcak aile ziyaretleri, sadece bir geleneği yaşatmakla kalmıyor, aynı zamanda dilin ve kültürün en eski bağlarını gün yüzüne çıkarıyor. Her bayramda içimizi ısıtan o kavuşma anları, aslında kelimelerin arkasındaki saklı manalarla çok daha anlamlı bir boyuta ulaşıyor.Kelime kökenlerinin izini süren 'NerdenGeliyo', Kurban Bayramı'na özel hazırladığı etimoloji videosuyla sosyal medyada yine ufuk açan bir bilgi paylaştı. Birbirinden tamamen farklı olduğunu düşündüğümüz iki kelimenin aslında aynı kökten geliyor olması pek çok kişiyi şaşırtırken bayramda akraba ziyaretinde satılacak bu bilgi beğeni topladı.
Reklam
Tarihi Avrupa Şehirlerinin Gizemli Mimarisi: Avrupa Sokaklarında Yürümek Neden Bizi Hiç Yormuyor?
Avrupa seyahatlerinde sabah evden bir çıkıp gece yarısına kadar kilometrelerce yürüdüğü halde gıkı çıkmayan ama kendi şehrine döndüğünde bakkala bile arabayla gitmek isteyen o kitleyi buraya alalım. Hepimizin yaşadığı bu absürt çelişkinin arkasında aslında tamamen şehir planlamasının psikolojimiz üzerindeki gizli oyunu yatıyor. Günlük hayatın koşturmacası içinde fark etmesek de adımlarımızın ne kadar neşeli atılacağını ya da enerjimizin ne zaman tükeneceğini sokakların mimari dili belirliyor. Kentlerin kimler için ve hangi hız değerlerine göre tasarlandığı, bizim o sokaklarda yürürken ne kadar güvende ve mutlu hissettiğimizi doğrudan ilan ediyor. İnsan ölçeğinden tamamen uzaklaşan modern yapılar, yürümeyi keyifli bir keşif aktivitesi olmaktan çıkarıp bir an önce bitmesi gereken bir işkenceye dönüştürüyor.Gezgin içerik üreticisi Nalan Tutoğlu, kentlerin insan psikolojisi üzerindeki etkilerini, ünlü Danimarkalı mimar Jan Gehl'in kaleme aldığı 'Cities for People' (İnsanlar İçin Şehirler) kitabı üzerinden anlattı. Avrupa şehirlerinin yürüme eylemine olan etkisinin mercek altına alındığı bu kitap pek çok kişinin kafasındaki soru işaretini de giderdi.
Nörodilbilimci Ecem Kopuz Anlattı: Çevremizdeki İnsanlar Farkında Olmadan Beynimizi Nasıl Etkiliyor?
Hayatımızı yönlendiren kararları tamamen kendi özgür irademizle aldığımızı düşünüyoruz. Ancak modern nörobilim, zihnimizin arka planında çok daha farklı ve dinamik bir sürecin işlediğini kanıtlıyor. Gün içinde aldığımız kararlar, hayata bakış açımız, hatta kendimizi nasıl konumlandırdığımız bile aslında sandığımız kadar bağımsız değil. İnsan beyni, sosyal bir varlık olmanın ötesinde, adeta çevresindeki enerjiyi ve düşünce kalıplarını sünger gibi emen biyolojik bir yapıya sahip.Nörodilbilimci Ecem Kopuz, sosyal medyada büyük ilgi gören analizinde beynimizin en sık vakit geçirdiğimiz insanlara benzemeye programlı olduğunu paylaştı. Çevremizdeki insanların, biz hiç farkında dahi olmadan düşünce yapımızı nasıl baştan aşağı şekillendirdiğini bilimsel bir temelle gözler önüne serdi.
Reklam
Bir Yüzme Hocası Uygulamalı Olarak Anlattı: Yorulmadan Su Üstünde Kalmak İçin Bunu Yapmanız Yeterli!
Yaz mevsimi geldi. Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrili olmasına rağmen ülkemizdeki pek çok kişide deniz korkusu var. Denizin ortasında, ayağınızın yere basmadığı o derin mavilikte saatlerce hiç yorulmadan kalabilmek birçoğumuz için adeta bir mucize gibi görünür. Genellikle derin su korkusuyla birleşen bu durum, kontrolü kaybetme hissiyle panik yapmamıza ve çok hızlı yorularak batmamıza neden olur. Oysa suyun üzerinde kalmanın mantığı göründüğünden çok daha basittir ve doğru kas hafızasını geliştirmekle ilgilidir. Sadece birkaç küçük mekanik kuralı çözerek akıntıya karşı direnç göstermeden saatlerce suyun keyfini çıkarmak aslında herkes için mümkündür.Sosyal medyada yüzme teknikleri ve su güvenliği üzerine paylaştığı faydalı videolarla tanınan @yuzmehoocam, derin suların ortasında yorulmadan kalabilmenin altın kurallarını uygulamalı olarak gösterdi. Yaz mevsiminde adeta rehber niteliğindeki paylaşım beğeni topladı.
İlk Kez Erik Deneyen Kanadalı Bir İçerik Üreticisi Eriği Bala Batırarak İzleyenleri Şoke Etti
Türkiye'ye gelen yabancıların yerel lezzetlerle ve özellikle de başka ülkelerde pek eşi benzeri olmayan yeme alışkanlıklarımızla imtihanı her zaman sosyal medyanın en sevdiği içeriklerin başında geliyor. Bizim çocukluğumuzdan beri aşina olduğumuz, bahar aylarının gelişiyle manavlarda gözümüzün aradığı o ekşi mi ekşi lezzet, bu kez bir yabancı içerik üreticisinin radarına takıldı. İstanbul'daki meyve pazarlarında ve televizyon reklamlarında sürekli karşısına çıkan bu gizemli yeşil meyveyi merak eden fenomen, sonunda bir kase dolusu can erik alarak kamera karşısına geçti.Kanadalı bir içerik üreticisi, Türk kültürünün ikonik meyvelerinden yeşil eriği ilk kez denediği eğlenceli bir video paylaştı. Meyvenin ne olduğunu tam olarak çözemeyen ama her yerde karşısına çıkmasından dolayı merakına yenik düşen fenomen, takipçilerinden aldığı tavsiyelerle eriği farklı kombinasyonlarla denediği anları kaydetti. İlk ısırıkta ekşi tadıyla neye uğradığını şaşıran içerik üreticisinin asıl şovu ise videonun ilerleyen dakikalarında, kendi erik yeme metoduna geçmesiyle başladı.Kaynak
Psikolog Nurgül Canatan Açıkladı: Bir Sıcak Bir Soğuk Davranan Partnerin Sinir Sistemine Etkisi Nedir?
'Bana zarar verdiğini biliyorum ama bir türlü bırakamıyorum' cümlesi, modern ilişkilerin en büyük paradokslarından biri. İnsan, rasyonel bir varlık olduğunu iddia etse de iş duygusal bağlara geldiğinde mantık tamamen devre dışı kalabiliyor. Kendimize sürekli 'Neden hâlâ buradayım?' sorusunu sorup cevabını bulamadığımızda, suçluluk ve çaresizlik hissi katlanarak büyüyor. Oysa bu durum sadece kalbimizle ilgili değil; tamamen beynimizin ve sinir sistemimizin işleyiş mekanizmasıyla doğrudan bağlantılı.Psikolog Nurgül Canatan, sosyal medyada büyük ilgi gören videosunda tam olarak bu çaresizlik hissinin arkasındaki bilimsel gerçekleri masaya yatırdı. İlişkilere bakış açınızı kökten değiştirecek bu paylaşımında Canatan, psikoloji dünyasının en önemli isimlerinden B.F. Skinner’ın ikonik bir deneyinden yola çıkıyor. 'Skinner’ın Kutusu' adı verilen bu ünlü deney, toksik ve tutarsız ilişkilerden neden kopamadığımızı farelerin davranış örüntüleri üzerinden gözler önüne serdi.
Güney Kore'de Hava Neden Kirli? Koreli Bir İçerik Üreticisi Türkiye ve Güney Kore'nin Havasını Karşılaştırdı
Kendi ülkenizin rutinleri, bir başkasının en büyük özlemi haline gelebilir. Çoğu zaman sıradan kabul ettiğimiz ve üzerine hiç düşünmediğimiz detaylar, aslında yaşam kalitemizin en değerli parçalarıdır. Her gün kafamızı kaldırdığımızda gördüğümüz o sonsuz boşluk, dünyanın başka bir ucunda hasretle anılan bir lükse dönüşebilir. İnsan, elindekinin kıymetini genellikle ondan mahrum kaldığında ya da farklı bir coğrafyanın gerçekleriyle yüzleştiğinde anlıyor.Bir süre Türkiye’de yaşayan Koreli içerik üreticisi, ülkesine döndükten sonra Türkiye’ye dair en çok neyi özlediğini samimi bir dille paylaştı. Kendi sosyal medya hesabında paylaştığı bu içten videoda Güney Kore ve Türkiye'nin hava kalitesini de karşılaştırdı. Kaynak
Reklam