Batı Avustralya'da bir plajda Ocak 2018'de bulunan şişenin içinden, 12 Haziran 1886 tarihli bir mesaj çıktı. Mesaj, Alman yelkenli gemisi Paula'dan okyanusa bırakılmış ve yaklaşık 132 yıl sonra kıyıya vurmuştu. Şişe, bilinen en eski şişe mesajı olarak kayıtlara geçti.Detaylar 👇Kaynak: 1, 2, 3, 4, 5
Almanya'da bir ormanın zemininin sadece birkaç santim altında Roma döneminden kalma bir tapınak bulundu.Arkeologlara göre tapınak, Romalıların savaş tanrısı Mars'a adanmıştı. Kazılarda bir zafer tanrıçası heykelciği de gün ışığına çıktı!Kaynak
Kuzey Makedonya'da Ohrid Gölü çevresindeki Rasnica nekropolünde yürütülen kazılarda, MÖ 6. yüzyıla ait zengin bir savaşçı mezarı bulundu. Ölen kişi bronz miğfer, kılıç, kalkan ve ince altın levhadan yapılmış bir yüz örtüsüyle gömülmüştü. Arkeologlar mezarı olağanüstü zengin bir Arkaik dönem buluntusu olarak tanımlıyor.Detaylar 👇Kaynak
Çanakkale Savaşı'ndan kalan 100'den fazla Osmanlı ve müttefik gemisi Gelibolu Yarımadası çevresinde deniz dibinde yatıyor. Zamanla korozyon nedeniyle yok olma riskiyle karşı karşıya olan batıklar için hükümet 'Derin Miras' adlı bir koruma projesi yürütüyor. Proje ile sekiz yıl içinde 17 alanın korunması hedefleniyor.Detaylar 👇Kaynak
Sicilya'nın doğusundaki Grammichele, 1693'te yaşanan büyük depremin ardından altıgen bir plana göre yeniden inşa edildi. Altı mahalleden oluşan kentin merkezinde geniş bir meydan yer alıyor. Planın arkasındaki en önemli gerekçelerden biri ise olası bir depremde şehrin hızla tahliye edilebilmesiydi.Detaylar 👇Kaynak
27 Ağustos 1896'da İngiltere ile Zanzibar Sultanlığı arasında patlak veren çatışma, kayıtlara geçen en kısa savaş olarak biliniyor. Yaklaşık 40 dakika süren savaşta İngiliz donanması sultanın sarayını bombaladı. Çatışmanın çıkış nedeni ise yeni sultanın İngiltere'nin onayı olmadan tahta geçmesiydi.Detaylar 👇Kaynak
Fransa'nın Vosges bölgesindeki yaklaşık 300 nüfuslu Grand köyünün altında yürütülen arkeolojik kazılarda, Milattan sonra ilk yüzyıllara tarihlenen bin taneden fazla kemik zar bulundu. Buluntu, Fransa'da bugüne kadar ortaya çıkarılan en büyük antik zar koleksiyonu olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, zarların bu kadar çok sayıda neden toplandığını araştırıyor.Detaylar 👇Kaynak
Bir dönem Amerikan sokaklarının, garajlarının ve filmlerinin vazgeçilmeziydi bu markalar. Kimi yanlış zamanlanmış bir birleşmenin, kimi petrol krizinin, kimi de yönetim odalarında alınan kararların kurbanı oldu. 1950'lerin sonundan 2010'lara uzanan süreçte onlarca köklü otomobil markası yollardan çekildi. Bugün çoğunun izine ancak klasik otomobil fuarlarında ve müzelerde rastlamak mümkün. İşte kapanış sırasına göre tarihe karışan 10 efsane marka.Kaynak: The Mirror
ABD'nin Pennsylvania eyaletindeki Centralia kasabasının altında 1962'den beri yanan bir kömür damarı yangını, kasabanın neredeyse tamamının boşalmasına yol açtı. Yangının 64 yıldır söndürülemediği, bin kişiden fazlasının evini terk ettiği ve kasabanın posta kodunun bile silindiği belirtiliyor.Detaylar 👇Kaynak: 1, 2, 3
Kuzey Sudan'ın Mahas bölgesindeki Miseeda'da, granit bir tepeye oyulmuş insan boyutunda bir figür, arkeologların dikkatini çekti. Varşova Üniversitesi'nden araştırmacılar, oymanın Antik Çağ'da bu topraklara hükmeden Kush Krallığı'ndan bir hükümdarı gösteriyor olabileceğini belirtiyor. Figürün kimliği ve yaşı ise hâlâ kesinleşmiş değil.Detaylar 👇Kaynak: 1, 2, 3
Romanya'nın başkenti Bükreş'teki bir bit pazarında, sıradan görünen eski bir makine yalnızca 100 euroya (yaklaşık 5.500 TL) el değiştirdi. Makinenin, Nazi Almanya'sının İkinci Dünya Savaşı'nda kullandığı Enigma şifre cihazlarından biri olduğu ortaya çıktı. Temmuz 2017'de açık artırmaya çıkarılan cihaz, 45 bin euroya alıcı buldu.İşte detaylar...Kaynak 1 | Kaynak 2
Telefonunu kulaklığa ya da bilgisayara kablosuz bağlayan milyarlarca kişi, farkında olmadan bin yıl önce yaşamış bir Viking kralının lakabını anıyor. Danimarka'yı 10. yüzyılda yöneten Harald Gormsson'un çürük olduğu düşünülen dişine gönderme yapan lakabı, bugün dünyanın en yaygın teknolojilerinden birinin adı oldu.Detaylar 👇Kaynak: 1, 2
atv'nin sevilen yarışması Kim Milyoner Olmak İster'in son bölümünde ekran başındakileri bile tarih kitaplarına yönelten bir an yaşandı. Baraj sorularını rahatça geçen Alisa Erişen, 100 bin TL'lik soruda Osmanlı padişahlarının hayatını nerede kaybettiğiyle sınandı. Elinde çift cevap jokeri vardı ama hikâye hiç beklediği gibi bitmedi.
Kuzey Etiyopya'daki Yeha antik kentinde bulunan yaklaşık 2 bin 800 yıllık saray kalıntıları, modern mühendislik analizleriyle incelendi. Araştırmacılar, ahşap takviyeli taş duvarların teorik olarak en az 16 katın yükünü taşıyabilecek güçte olduğunu belirledi.Detaylar 👇Kaynak: 1, 2
Fotoğrafın henüz yaygınlaşmadığı dönemlerde insanlar, uzak şehirleri ve anıtsal yapıları gözlerinin önüne getirebilmek için kağıttan yararlanılarak yapılan oldukça yaratıcı yöntemler geliştirilmişti. 'Tünel kitap' ya da 'peepshow' olarak bilinen bu eserlerde birbirinin ardına yerleştirilen ve kenarlarından körük gibi katlanan kağıt katmanları, kapaktaki küçük bir delikten bakıldığında güçlü bir derinlik yanılsaması yaratıyor. Haliyle aradan yüzyıllar geçse bile kapağı açılıp bakıldığı anda izleyeni şaşırtmayı başarıyor.1830'lardan kalma bir tünel kitabı yakından gösteren görüntüler, kapak açıldığında kağıt katmanlarının arasından nasıl bir dünyanın çıktığını gözler önüne serdi. Anıtsal bir kemerli yapı, yeşil yapraklarla örülmüş bir geçit ve bu manzarada gezinen kadın ve erkek figürleri sırayla belirirken, kapaktaki küçük delikten bakıldığında tüm bu katmanların tek bir sahnede birleşerek avuç içi kadar bir alana sığan, derinliği gerçek gibi hissettiren minyatür bir dünyaya dönüştüğü görüldü. Görüntüler izleyenleri hayran bıraktı.Kaynak
Osmanlı'nın kuruluş döneminde Orhan Gazi'nin Bursa'da bastırdığı gümüş sikkelerin ilk örneklerinden biri, Londra'da satışa sunuldu. Osmanlı Beyliği'nin devletleşme sürecinin izlerini taşıyan para, 1.500 sterlin fiyatla alıcısını bekliyor.Detaylar 👇Kaynak: İHA
Avustralya'nın Bass Boğazı'ndaki Three Hummock Adası'na 1951'de yerleşen bir İngiliz aile, iskelesi ve elektriği olmayan bu 7 bin 400 hektarlık arazide 55 yıl yaşadı. Koyun ve sığır yetiştiriciliğiyle geçen yılların ardından ada, bugün büyük ölçüde koruma altında.Detaylar 👇Kaynak
Bir kuşatma Viyana’nın surlarını ve yüzyıllar sonra Ringstrasse’ye dönüşecek şehir dokusunu nasıl biçimlendirdi?Ringstrasse’de görünmeyen bir Osmanlı iziViyana’da bazı sabahlar Ringstrasse boyunca yürürüm. Opera’nın önünden geçer, Parlamento’ya, Rathaus’a ve üniversiteye doğru ilerlerim. Bir tarafta müzeler, diğer tarafta saraylar, parklar ve kahvehaneler uzanır.Bugün bu geniş bulvar Viyana’nın kendine güvenen, görkemli yüzüdür.Bu sonbaharda konu yalnızca geçmişe ait değil. Wiener Stadt- und Landesarchiv, 30 Eylül 2026’da “Tore, Türme und Basteien” başlıklı yeni sergisini açtı. 26 Şubat 2027’ye kadar sürecek sergi, Viyana’nın artık büyük ölçüde görünmeyen kapılarını, kulelerini ve burçlarını özgün belgeler üzerinden yeniden hatırlatıyor.Fakat Ringstrasse’ye yalnızca 19. yüzyılın büyük şehircilik projesi olarak bakmak eksik kalır.Çünkü bu bulvarın altında, artık görünmeyen başka bir Viyana vardır:Surlar…Burçlar…Hendekler…Ve şehri çevreleyen geniş bir savunma alanı…Peki Kanuni Sultan Süleyman’ın Viyana’da bıraktığı en büyük iz bir top güllesi değil, şehrin biçimi olabilir mi?Bu sorunun cevabı basit bir “evet” değildir.Kanuni Ringstrasse’yi elbette kurmadı. 1529 kuşatması ile 1857’de başlayan surların yıkımı arasında üç yüzyıldan fazla zaman vardır.Ancak tarih bazen tek bir kararın değil, birbirini izleyen korkuların, yatırımların ve dönüşümlerin hikâyesidir.1529, Viyana’ya ortaçağ surlarının artık yeterli olmadığını gösterdi. Ardından modern tahkimatlar yükseldi. Yüzyıllar sonra bu savunma kuşağı işlevini kaybedince Ringstrasse’nin kurulacağı büyük alan ortaya çıktı.Yani Kanuni Viyana’ya giremedi; fakat onun gelişi, şehrin kendi bedenini yeniden kuracağı uzun bir zincirin ilk büyük halkalarından biri oldu.
İsveç'te geç Viking Çağı ve ortaçağdan kalma mezarlarda aynı yerde yatan yetişkinler ile çocukların uzun süre aile olduğu varsayıldı. Stockholm Üniversitesi'nin 142 kişilik DNA analizi ise bu varsayımı sarstı: Ortak mezarlarda yakın akrabalar beklenenden çok daha az çıktı. Aralarında 60'tan fazla çocuk ve ergenin bulunduğu örneklerde erkek ve kız çocukların da mezarlıkta yetişkin erkeklerle kadınlarla aynı düzene göre yerleştirildiği görüldü. Yanında deniz tarağı kabuğuyla gömülen 'Lady 56' ise anne babası, erkek kardeşi ve iki kızıyla aynı mezarlıkta, ama mezarlığın farklı yerlerinde yatıyordu. Çalışma Science Advances dergisinde yayımlandı.Detaylar 👇Kaynak
Milli İstihbarat Teşkilatı, arşivinden 1943 tarihli bir belgeyi kamuoyuyla paylaştı. Belge, savaşın ortasında yapılan bir görüşmenin Almanlar tarafında nasıl karşılandığını anlatıyor.