Deprem Haberleri

Deprem, yer kabuğunda beklenmedik bir zamanda ortaya çıkan sismik dalgalanmalardır. Bu dalgalar yeryüzünü sarsarak kendisini göstermektedir. Depremin büyüklüğü, türü ve frekansı değişebilmektedir.

Deprem

Yer sarsıntısı veya zelzele olarak da bilinen deprem, sismik dalgaların yeryüzünü sarsması olayıdır. Fay hatlarının çatlamasıyla oluşur. Sismik dalgalar veya sismik aktivite olarak belirtilen durum; depremin frekansı, türü ve büyüklüğüdür. Deprem ölçümü sismograf ile yapılır, büyüklüğü ise Moment magnitüd ölçeği ile belirlenir. Deprem şiddeti 3 ve altı olduğunda hissedilmezken 7 ve daha üstü büyük depremler yıkıcı sonuçlara neden olabilir. Yıkıcı olmasının etkenlerinden biri depremin derinliğidir. Yeryüzüne yakın noktalarda gerçekleşen depremler kendisini daha çok hissettirerek, yıkımlar oluşturmaktadır. Çok güçlü depremler bazen tsunamiye bile sebep olabilmektedir.  Depremin kaynağı olan fay hatları üç çeşittir; normal faylar, ters faylar, doğrultu atımlı faylar. Deprem türleri ise; artçı deprem ve öncü depremler, çöküntü deprem ve volkanik deprem olmak üzere çeşitlenir.

trend-arrow

Popüler İçerikler

3 – 9 Ağustos 2026: Dünya Yeni Bir Dengenin Eşiğinde! Gökyüzü Kartları Yeniden Dağıtıyor
3–9 Ağustos 2026 haftası gökyüzü, bireysel gelişmeler kadar küresel sistemleri de etkileyecek önemli geçişlere sahne oluyor. Haftanın en güçlü teması; eski düzenlerin sorgulanması, adalet arayışı, ekonomik dengelerin yeniden kurulması ve diplomatik ilişkilerin farklı bir boyuta taşınması olacak. Chiron'un Boğa burcunda retro hareketine başlaması, Satürn ve Neptün'ün Koç burcundaki retrosu ile Plüton'un Kova burcundaki geri hareketi, uzun süredir ertelenen sorunların artık görmezden gelinemeyeceğini gösteriyor. Dünyada ekonomik güven, finans sistemleri, tarım, gıda, doğal kaynaklar ve para politikaları yeniden tartışılmaya başlanırken, ülkeler kendi ekonomik dayanıklılıklarını artırmaya yönelik yeni kararlar almak zorunda kalabilir. Merkez bankaları, enflasyon, faiz politikaları, altın ve değerli madenler, enerji maliyetleri ve üretim zincirleri yeniden küresel gündemin merkezine yerleşebilir.
Emekliye ÖTV’siz Araç İddialarında Son Durum: Kimler ÖTV'siz Araba Alabilir? ÖTV'siz Araba Modelleri Hangisi?
Sosyal medyada ve kamuoyunda büyük heyecan yaratan emeklilere vergisiz araç satışı söylentilerine ilişkin detaylar şekilleniyor. Meclis’ten geçmiş resmi bir kanun bulunmasa da ekonomi yönetiminin masasında kısıtlı bir kitleyi kapsayan özel bir çalışma olduğu konuşuluyor. İşte kulislerde öne çıkan araç modelleri, düzenlemenin sınırları ve merak edilen tüm ayrıntılar.
Altında Gizli Deprem: Kaçak Altın Girişleri Rekora Koşuyor
Dünya altın piyasasının en büyük lokomotiflerinden biri Hindistan. Hindistan hükümeti, cari açığı dizginlemek ve yerel para birimi rupi üzerindeki baskıyı azaltmak amacıyla altın ithalat vergisini yüzde 15’e yükseltme kararı aldı. Dünya Altın Konseyi, yüksek vergiler nedeniyle Hindistan'da kaçak altın girişlerinin rekora koştuğunu duyurdu. Öte yandan Dünya Altın Konseyi'nin tahminin göre bu eğilim devam ederse yasa dışı yollarla ülkeye sokulan altın miktarı 2026 sonuna kadar 100 tonu aşacak.
Eda Ece'nin İfadesi Ortaya Çıktı! Şevval Sam Detayı Dikkat Çekti
Mustafa Kadir Mercan'ın özel haberine göre, Ahbap soruşturması kapsamında 'bilgi sahibi' sıfatıyla savcılığa ifade veren Eda Ece'nin ifadesine ilişkin yeni detaylar ortaya çıktı. Deprem dönemindeki yardım faaliyetleri ve yıllar önce yaptığı ödül töreni konuşması nedeniyle bilgisine başvurulan oyuncunun, savcılıkta verdiği ifadede Şevval Sam'la ilgili anlattıkları dikkat çekti. Haluk Levent'le hiçbir bağlantısının bulunmadığını söyleyen Eda Ece, deprem sürecinde neden Ahbap'la çalışmadıklarını da ilk kez ayrıntılarıyla anlattı. Ayrıca geçmişte büyük tartışma yaratan sözleri için bir kez daha pişmanlığını dile getiren oyuncunun ifadeleri kısa sürede gündem oldu.Kaynak: Mustafa Kadir Mercan
2013 Yılına Damga Vuran Olaylar
2013'e damga vuran Haziran ayı Taksim Gezi Parkı protestolarının kitleselleştiği, polis şiddeti ve protestoların dozunun arttığı bir ay oldu 2013 yılında Türkiye ve dünyada birçok önemli gelişmeler ve olaylar yaşandı. Türkiye için yıla damgasını vuran gelişme ise Taksim Gezi Parkı olaylarıyla başlayan süreçti. Parktaki ağaçların sökülmesini protesto amacıyla Mayıs ayının son gününde başlayan gösteri yurt geneline yayıldı. Türkiye dışında da ses getiren olaylar, bütün bir yılı etkisi altına aldı. İşte Milliyet'in derlediği 2013 almanağından, Türkiye ve dünyada yılın olayları   Ocak: Ustalara veda Türkiye ocak ayında basın, sanat ve edebiyat dünyasının önemli isimlerini sonsuzluğa uğurladı. Şarkıcı Şenay Yüzbaşıoğlu, edebiyatçı Metin Kaçan, dünyaca ünlü Türk ressam Burhan Doğançay, usta gazeteci Mehmet Ali Birand, 'Deprem dede' lakaplı Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, yazar İsmet Kür ve sanatçı Ferdi Özbeğen'in ölüm haberleri ocak ayında peş peşe geldi. Yine ocak ayı içinde avukatlar için başörtüsü yasağı kalktı. Çözüm süreci kapsamında BDP Heyeti ilk kez İmralı'da Abdullah Öcalan'la görüştü.  Şubat: Amerikalı Sierra cinayeti Ankara'da ABD Konsolosluğu'ndaki canlı bomba saldırısı Şubat ayına damga vurdu. İstanbul Zeytinburnu'nda bulunan ABD'li Sarai Sierra cinayeti Türkiye gündeminden uzun süre düşmedi. Cumartesi annelerinin simgeleşen ismi Berfo Ana'yı (105) da yine bu ay kaybettik. Ay içerisinde Milliyet'te Namık Durukan imzası ve 'İmralı tutanakları' başlığıyla yayınlanan haber Türkiye'nin gündemini belirledi.  Mart: Öcalan'ın 'çekilin' çağrısı Mart ayına damga vuran en önemli olay Diyarbakır'da yapılan Nevruz Şenliği'nde Abdullah Öcalan'ın mesajının Türkçe ve Kürtçe olarak okunması ve Öcalan'ın PKK'ya yaptığı 'çekilin' çağrısı oldu. Bu çerçevede PKK'nın kaçırdığı 8 kamu görevlisi Kuzey Irak'a giden bir heyet tarafından Türkiye'ye getirildi. Geçirdiği kalp ameliyatının ardından uzun süre yoğun bakımda kalan Müslüm Gürses'in ölümü hayranlarını üzüntüye boğdu. Tiyatrocu Metin Serezli de Mart ayında yaşamını yitirdi.  Nisan: Akil insanlar Nisan ayının birinci gündem maddesi 63 kişilik Akil İnsanlar Heyeti'nin açıklanması ve 9'ar kişilik grupların 7 bölgede ziyaretlere başlaması oldu. İsrail, Mavi Marmara saldırısıyla ilgili Türkiye'den özür diledi ve tazminat görüşmeleri başlatıldı. Susurluk davasından hükümlü eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, denetimli serbestlik çerçevesinde 1 yıl tutuklu bulunduğu cezaevinden tahliye edildi. Piyanist ve besteci Fazıl Say hakkında dini değerleri aşağıladığı iddiasıyla açılan davada 10 ay hapis ile cezalandırılması kararı çıktı. Hüküm 5 yıllık denetimli serbestlik şartıyla geri bırakıldı.  Mayıs: Reyhanlı ve Gezi Mayısta Türkiye tarihinin en kanlı terör eylemlerinden biri gerçeklişti. Hatay Reyhanlı'da belediye önünde patlatılan bomba yüklü iki araç nedeniyle 52 kişi yaşamını yitirdi. Mayıs ayının son günü ise Taksim Gezi Parkı'nda ağaçların sökülmesini protesto ile başlayan Türkiye geneline yayılan kitlesel olayların fitili ateşlendi. Çevik Kuvvet'in 30 Mayıs'ta Gezi Parkı'nda eylem yapan protestoculara müdahalesiyle başlayan olaylar yaz sonuna kadar sürdü.  Haziran: Gezi Parkı olayları Haziran ayı Taksim Gezi Parkı protestolarının kitleselleştiği, polis şiddeti ve protestoların dozunun arttığı bir ay oldu. Eylemcilerden 27 yaşındaki kaynak işçisi Ethem Sarısülük, Kızılay Güvenpark'taki gösteriler sırasında polisin açtığı ateş sonucu kafasından kurşunla vurularak yaşamını yitirdi. Ataşehir'de ise bir sürücünün otomobiliyle protestocuların arasına dalması sonucu Mehmet Ayvalıtaş yaşamını yitirdi. Eskişehir'de de 19 yaşındaki Ali İsmail Korkmaz, sopalı saldırıya uğradı. Kafasına aldığı darbeler nedeniyle 38 gün komada kaldıktan sonra yaşamını yitiren Korkmaz'ın dövüldüğü ana ilişkin güvenlik kameraları görüntüleri ülke genelinde tepkilerin artmasına neden oldu. Hatay'daki protestolar sırasında da Abdullah Cömert, kafasına aldığı darbe sonucu hayatını kaybetti. Adli Tıp Kurumu, Cömert'in, gaz fişeğinin kafasına isabet etmesi sonucu beyin kanaması nedeniyle hayatını kaybettiğini belirledi. İstanbul 6. İdare Mahkemesi, Taksim Gezi Parkı Koruma ve Güzelleştirme Derneğinin açtığı davada, belediyenin projesinin yürütmesini durdurduğunu açıkladı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da Gezi Parkı'nda AVM projesinden vazgeçildiğini ve buraya bir kent müzesi yapılmasının düşünüldüğünü açıkladı. Protestolar devam ederken, Okmeydanı'nda evinden ekmek almaya çıkan 16 yaşındakiBerkin Elvan, gaz bombasının kafasına isabet etmesi sonucu ağır yaralandı. Diyarbakır'ın Lice ilçesinde karakol yapımına tepki gösteren çevre köylerden BDP'li grup ile güvenlik güçleri arasında çıkan arbedede Medeni Yıldırım öldü.  Temmuz: 5. yüz nakli Gezi Parkı eylemlerinin etkisi devam etti, birçok ilde eylemlere katılan kişilerle ilgili kimlik tespitleri ve gözaltılar yapılmaya başlandı. Türkiye'nin 5'inci yüz nakli ameliyatı, Akdeniz Üniversitesi'nde yapıldı. Muğla'da beyin ölümü gerçekleşen Polonyalı turist Andrzej Kucza'nın yüzü ve çenesi, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan başkanlığındaki ekip tarafından, 1 yıldır nakil bekleyen 26 yaşındaki Recep Sert'e nakledildi.  Ağustos: Ergenekon davası Başbakan Erdoğan Başkanlığı'nda toplanan Yüksek Askeri Şura'da, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yeni komuta kademesi belirlendi. Öcalan'ın avukatlarının, 'yeniden yargılanma' ve 'cezasının infazının durdurulması' talebiyle yaptıkları başvuru Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nce reddedildi. Yıllarca süren Ergenekon davasında karar açıklandı. Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ müebbet hapis cezasına mahkum edilirken CHP milletvekili Mustafa Ali Balbay toplam 34 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. CHP Milletvekili Mehmet Haberal ise cezası açıklandıktan sonra tahliye edildi.  Eylül: Suriye ile helikopter krizi   Eylül ayına damga vuran olay Türkiye'nin sınır ihlali yapan bir Suriye helikopterini düşürmesi oldu. M-17 tipi Suriye helikopteri TSK tarafından düşürüldü. Hükümet Eylül ayı sonunda Demokratikleşme Paketi'ni açıkladı. Bingöl M Tipi Ceza İnfaz Kurumundan aralarında terör örgütü mensuplarının da bulunduğu 18 tutuklu ve hükümlü tünel kazarak firar etti. Firariler ertesi gün kırsalda yakalandı. Alkollü içkilerin 22.00 - 06.00 saatleri arasında perakende satışını yasaklayan düzenleme yürürlüğe girdi. Sinema ve tiyatro sanatçısı Tuncel Kurtiz vefat etti. Kurtiz'in ölümü büyük bir üzüntü yarattı. 'Şu Çılgın Türkler' kitabının yazarı Turgut Özakman da hayatını kaybetti.  Ekim: Maramaray açıldı Ekim ayında kamuda başörtüsü yasağı ve okullarda Andımız uygulaması kalktı. İstanbul'da iki kıtayı denizin altından birleştiren Marmaray projesi 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda açıldı. Kamuoyunu uzun süre meşgul eden Münevver Karabulut cinayetiyle ilgili davada rekor tazminat kararı çıktı. Garipoğlu ailesinin 37 bin 500 lira maddi, 1 milyon 250 bin lira manevi tazminat ödemesine karar verildi. Gölcük'te bayram tatilinde Hatay'a giden annesi tarafından evde bırakılan bebek öldü. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü Ahmet Kaya'ya verildi.  Kasım: Kızlı - Erkekli evlere denetim tartışması   Kamuda başörtüsü yasağının kalkmasıyla AKP milletvekilleri Meclis'e başörtüleriyle geldi. Meclis'te grubu bulunan partilerin kadın milletvekillerinin yaptığı konuşmalar güne damgasını vurdu. Öğrenci evleriyle ilgili 'kızlı - erkekli' tartışması başladı. 10 Kasım'da Anıtkabir'i 1 milyon 89 bin 615 kişi ziyaret etti ve bir rekor kırıldı. Uzun süredir gırtlak kanseriyle mücadele eden gazeteci Savaş Ay ile tiyatrocu Nejat Uygur hayatını kaybetti.  Aralık: Yolsuzluk ve rüşvet operasyonu Aralık ayına 17 Aralık'ta başlayan yolsuzluk ve rüşvet operasyonu damgasını vurdu. Soruşturma kapsamında AKP hükümetinin bakanlarının adı yolsuzluğa karıştı. Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ve eski İçişleri Bakanı Muammer Güler'in çocukları gözaltına alındı. Gözaltına alınan isimlerden Güler ve Çağlayan'ın oğlu tutuklandı, Bayraktar'ın oğlu serbest bırakıldı. işadamları, bürokratlar ve devlet memurları hakkında da kara para aklama, rüşvet ve altın kaçakçılığı suçlaması getirildi. Soruşturmayla ilintili olarak 3 bakan istifa ederken Bakanlar Kurulu'nda da büyük revizyon gerçekleşti ve 10 yeni isim girdi. CHP Milletvekili Mustafa Balbay tahliye edildi. İzmir'deki askeri tersanede bakımı yapılan römorkör suya indirildiği sırada alabora olarak yan yattı ve 8'i asker 10 personel yaşamını yitirdi.  Sanat dünyasında yaşananlar Picasso'nun 'Le Reve' isimli tablosu 155 milyon dolara satılarak, bugüne kadar ABD'li bir koleksiyonerin satın aldığı en pahalı eser unvanını aldı. Fahrelnissa Zeid'ın 'Atom Patlaması ve Bitkisel Hayat' isimli tablosu 2 milyon 741 bin dolara satıldı. Zeid, Ortadoğu'nun en yüksek fiyatla satılan eserini resmeden kadın sanatçı unvanını kazandı. Dan Brown'ın 'Cehennem'i, ilk haftasında 369 bin kopya satarak bir rekora imza attı. 4 yıl süren protestolara rağmen tarihi Emek Sineması, kamuya ait olmasına rağmen yerine AVM yapılmak için özel inşaat firması Kamer tarafından yıkıldı.  2013'te dünyada yaşananlar   Haiyan Tayfunu: Filipinler'i 8 Kasım'da vuran tayfun 10 bin kişinin ölümüne neden oldu. Bangladeş'te fabrika faciası: Başkent Daka'daki fabrika çöktü, 1100 işçi öldü. NSA sızıntısı: ABD'li Edward Snowden, Amerikan Ulusal Güvenlik Dairesi'nin (NSA) tüm dünyayı gizlice nasıl izlediğini kanıtlayan belgeleri sızdırdı. Mısır'da askeri darbe: Mısır'ın Genelkurmay Başkanı el Sisi komutasındaki Mısır Silahlı Kuvvetleri yönetime müdahale etti. İran'ın nükleer anlaşması: İsviçre'nin Cenevre kentinde İran'la yürütülen nükleer müzakerelerde 24 Kasım'da anlaşma sağlandı. Mavi Marmara için özür: İsrail Başbakanı Netanyahu 22 Mart'ta, Mavi Marmara baskını nedeniyle Türkiye'den özür dilediğini açıkladı. Rusya'ya meteor düştü: Saatte 60 bin kilometre hızla hareket eden meteor Çelyabinsk'te patladı. İngiltere kraliyet bebeği: İngiltere Prensi William ve eşi Düşes Kate'in oğulları George 22 Temmuz'da doğdu. Curiosity Mars'ta su buldu: Mars'a gönderilen keşif robotu Curiosity su izine rastladı. Tarihi değiştiren kemik bulundu: Bilim insanları 400 bin yıllık bir insan iskeletinde DNA buldu. Yapay et: Hollanda'da üretilen yapay et 'tatsız' bulundu. Kansere mucize tedavi: Bilim insanları, kanserle mücadele için 'immünoterapi'yi seçti. Papa istifa etti: Papa 16. Benediktus, ilerleyen yaşını gerekçe göstererek istifa etti. 'Selfie' sözlüğe girdi: 'Telefonla kendi fotoğrafını çekmek' anlamına gelen 'Selfie' kelimesi Oxford sözlüğüne girdi. Rusya'da Greenpeace krizi: Eylül ayında, Kuzey Buz Denizi'nde Rus Gazprom firmasına ait petrol platformunu protesto ettikten sonra tutuklanan Türk aktivist Gizem Akhan ve 29 Greenpeace aktivisti yıla damga vurdu. 63 gün tutuklu kalan Akhan Türkiye'ye döndü. Boston maratonu saldırısı: Saldırıyı Çeçen Çarnayev kardeşler gerçekleştirdi. Pistorius sevgilisini öldürdü: Güney Afrikalı paralimpik atlet Sevgililer Günü'nde sevgilisi Reeva'yı öldürdü. İspanya'da tren kazası: 80 kişinin öldüğü olay ülkede son 40 yıldaki en büyük kaza oldu. Kenya'da AVM baskını: Başkent Nairobi'deki alışveriş merkezinde meydana gelen silahlı saldırıda 67 kişi hayatını kaybetti.  2013'te en çok konuşulan isimler Yıl boyunca dünya çapında en çok konuşulan magazinel isim ABD'li şarkıcı Miley Cyrus oldu. Ilımlı tavırlarıyla birçok farklı dinden insanın sempatisini kazanan Papa Francesco ve İran'ın yeni cumhurbaşkanı Hasan Ruhani en çok konuşulan liderler arasında...  2013'ün en çok ses getiren ünlü isimleri Miley Cyrus: ABD'li şarkıcı Cyrus, yılın en çok konuşulan ismi oldu. Time dergisinin 'Yılın Kişisi' listesinde zirveyi zorlayan Cyrus, MTV Müzik Ödülleri'nde yaptığı dansla tarihe geçti. Papa Francesco: Arjantinli Jorge Bergoglio 13 Mart tarihinde yeni Papa olduğunu ilan etti. Papa Francesco göreve geldiğinden bu yana eşcinsellere ve ateistlere karşı ılımlı yaklaşımıyla takdir topladı. Time dergisi de Papa Francesco'yu yılın kişisi seçti. Malala Yusufzay: Pakistanlı insan hakları aktivisti 16 yaşındaki Malala ülkesindeki kızların okula gitmesi için sürdürdüğü mücadele nedeniyle Taliban tarafından başından vuruldu. İyileşen Malala yıl boyunca yaptığı konuşmalarla kendisinden söz ettirdi. Hasan Ruhani: İran'ın yedinci Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani göreve geldiği 8 Ağustos tarihinden bu yana ılımlı yaklaşımlarıyla konuşuluyor. Ruhani, ABD Başkanı Barack Obama ile de telefonda konuştu. Jennifer Lawrence: ABD'li aktris Lawrence Hollywood'a farklı bir ses getirmesiyle konuşuldu. Lawrence, 'Silver Linings Playbook' (Umut Işığım) filmiyle En İyi Kadın Oyuncu Oscar'ını kazandı.  2013'te hayata veda eden dünyaca ünlü isimler 2013 yılında birbirinden önemli isimler birer birer yaşama veda etti. Güney Afrika'nın efsanevi lideri Nelson Mandela ve Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez bunlardan sadece ikisi... Nelson Mandela: Güney Afrika'da Apartheid rejimine son veren ülkenin ilk siyasi lideri, 5 Aralık'ta 95 yaşında öldü. Hugo Chavez: Venezuela Devlet Başkanı 5 Mart'ta kansere yenik düştü. Chavez, 58 yaşındaydı. Margaret Thatcher: İngiltere tarihinin tek kadın başbakanı Margaret Thatcher 8 Nisan tarihinde 87 yaşındayken meydana gelen felç sonrasında hayata veda etti. James Gandolfini: 'Sopranos' dizisi ile yıldızlaşan Amerikalı aktör, 19 Haziran'da Roma tatili sırasında hayatını kaybetti. Kalp krizi geçiren aktör 51 yaşındaydı. Doris Lessing: 2007'de Nobel Ödülü alan İngiliz yazar, 17 Kasım'da 94 yaşında hayatını kaybetti. Paul Walker: 30 Kasım'da 'Hızlı ve Öfkeli' filminin yıldızı, 40 yaşında araba kazası sonucu öldü. Mikhail Kalaşnikof: Rus silah tasarımcısı 94 yaşında hayatını kaybetti. T24
Sorunlar ve Çözümler
Sorunlar ve Çözümler      Hayatımızda pek uzak olmadığımız iki kavram. Biz onlardan kaçmaya çalışsakta onlar bizi istediği yerde buluyor. Bir gölge gibi bizi takip edip, bir fısıltı gibi sürekli beynimizi kavururlar. Kiminin sorunlara vereceği güzel bir cevabı var, kimisinin çözümü muğlâktır. Soruna çözüm veya sorunların farkında olmak büyük bir erdemliktir. Bunun yanında yaşantısında hiçbir sorun olmadığı düşünende az değil. Böyle insanlar aslında sorunun kendisi olduğunun farkındadır. Ama düşünmek onlara zor gelmektedir. Bu tür insanlara genelde dilediği ne varsa yerine getirilmiştir. Bazen de tamamen vurdumduymaz bir şekilde etrafından olan bitene karşı duyarsızca yaşarlar. Bunlar için olayların bir anlamı yok, kendini geliştirme gibi bir amaçları da hiç yoktur.        Tarihte yer edinmiş insanlar olaylara karşı duyarları olup, sorunlara çözüm yaratan kişilerdir.Sorun, geniş bir kavramdır. Bu kavramı küçültüp kendi yaşantımızla sınırladığımızda daha kaliteli yaşantıya adım atmamıza vesile olur. Sorunlarımızı zamanı geldiğinde çözmeliyiz. Onları üst üste yığdığımızda, daha sonra altından çıkamayabiliriz! Sorun; yaşantımızda bizi rahatsız eden ve çözülünce mutlu olmamızı sağlayan bir süreçtir. Çözüm; bir problemin ihtiyaca cevap verebilecek bir şekilde analiz edilmesidir. Sorunlar genelde kişiden kişiye, yaşa, sosyal statüye, yaşanılan bölge, eğitim durumu vb. Etkenlere göre değişiklik göstermektedir. Öğrencilerle yaptığım gözlemlerde genelde aşağıda sıralı sorunları onları rahatsız etmektedir. Öğrencilerin yaşları küçüldükçe hayal güçleri daha geniş oldukları için yaratıcı ve hayalperest olurlar. Sorunlar Çözümler Çanta taşıma zorluğu, Hava kirliliği, Trafik kazaları, Okulda kantin sırasında yaşanan kargaşalar, Yatakların çok yer kaplaması ve yatak düzenleme zorluğu, Yürürken yorulma, Ranzadan düşme, Evlerin sabit olması, Okulda kalemliklerden kalem çalınması, Engellilerin okulda yaşayabileceği sıkıntılar, Yoldaki kazı ve çukurlar, Deprem, Ağaçların kesilmesi, Kızların okula gönderilmemesi, Elbise katlama, Yerlere atılan çöpler vb. Uyuya kalma sorunu Otobüste ayakta gitme Kendi kendini temizleyen tahta Uçan araba Her yönden mermi atan tank Katlanır ve her ihtiyaca cevap veren şemsiye. Klavyeli tahta. Kendi kendine yazan kalem Konuşan kitap Bilgisayarlı sıralar Karşındakinin ne düşündüğünü okuma Uçan insan Isınan ayakkabı ve mont         Daha neler neler...   Burada önemli sorunu düşünmek! Maalesef günümüzde bazı insanlar düşünmeyi bilmiyorlar.Her zaman hazıra kondukları için ki bu onların hatası değil tabi. Toplumca hep tüketmeyi öğrenmişiz.Üretim olmayınca düşünme ihtiyacı da duymuyorlar. Aileden başlayıp okul hayatına kadar ve daha sonrası için hep birileri onlar için düşünmüştür. Ne yazık ki bu yüzden de kesinlikle düşünmeyi bilmiyorlar. Bu nedenle de sorunlar karşısında hep tepkisizler nasıl, neden, niçin, kim için v.s soruları sormuyorlar. Hani ilkokulda başlarız (5N 1K )Neden, Niçin, Nasıl, Nerede, Ne Zaman ve Kim için bunlar hep havada kalmış sanırım. Ki bizim insanlarımızda düşünemiyorlar. Bu nedenle de ilk önce nasıl düşünmeleri gerektiğini anlatmakla işe başlamalıyız. Bunu başardığımızda potansiyeli harekete geçirmiş oluruz ki oda kendiliğinden başarıyı ortaya çıkaracaktır.           Sorun ve çözüm ikilemi yıllardır yaşantımızda hep vardır. Hayat devam ettikçe hep var olacaktır. Onlar var oldukça insanlar yeni buluşlara yelken açacak.  Sorunlara çözüm buldukça, daha mutlu bir yaşam sağlayacaktır. Sorunlarınızın çözümsüz kalmaması dileğiyle… Saygılarımla.... Yahya KARAKURT Teknoloji ve Tasarım Öğretmeni** Gelişen Beyin / Teknoloji Tasarım, Teknoloji ve Tasarım **Gelişimin adresi...
Zonguldak'ın Altından Sesler Geliyor!
Zonguldak’ın Bahçelievler Mahallesi’nin Site mevkii ve pek çok farklı noktada yer altından gelen sesler vatandaşları korkuttu. 155 polis hattına gelen ihbarlar üzerine harekete geçen AFAD ve polis ekipleri, yer üzerinde herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığını belirtti. Grizu patlaması şüphesiyle TTK yetkilileriyle görüşen ekipler, kömür galerilerinde bir patlama olmadığını bildirdi. Patlama sesini duyduğunda evde yemek yediklerini ve çok tedirgin olduklarını söyleyen Şenol Çelikkartal, “Dün akşam saat 7 buçuk-8 civarları yer altından titreşimle beraber bir ses geldi. İlk duyduğumuzda deprem oluyor diye düşündük. Sonra öğrendiğimiz kadarıyla deprem olmamış. Acaba göçük mü oldu diye düşündüm. Sonra öğrendik ki göçük de olmamış.” dedi. Bir enerji patlaması yaşanmış olabileceğini söyleyen Okan Kılıçoğlu da, “Ben evimdeydim o an. Yerden bir güç çıktı sanki dışarı. Biz, kazan dairesi gibi bir şey patladı sandık. Daha önce buralarda çalışma yapmışlardı. Buranın altının boş olduğunu duymuştuk.” diye konuştu. Hasan Güneş adında bir esnaf ise şunları söyledi: “Patlama olduğunda dükkânda çalışıyordum. Sesi duyunca dışarı çıktım. Sorduğumda bir patlama şeklinde ses olduğunu söylediler. Grizu patlaması diye düşündüm.” Öte yandan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Mühendislik Fakültesi yetkilileri, bir süre önce Zonguldak’ın karstik yapısıyla ilgili  araştırma yaparak, raporlarını Zonguldak Valiliği’ne teslim etmişti. Zaman | Milliyet
Bilim İnsanları Uyardı: 'Ya Kanal ya İstanbul...'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘çılgın proje’ olarak lanse ettiği Kanal İstanbul Projesi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Dolapdere kampüsünde konunun uzmanlarınca masaya yatırıldı. Uzmanlar ekolojik dengenin bozulacağını belirterek, ''Ya kanaldan ya İstanbul'dan vazgeçeceğiz'' dedi.Prof. Dr. Naci Görür, olası İstanbul depreminde Kanal İstanbul’da yaşanacak yıkıma karşı uyardı: 'Kanal nerede yapılırsa yapılsın Marmara’ya girdiği yerde en az 10 şiddetinde etkilenecek. Daha fazla olabilir.' EKOLOJİK DENGE BOZULACAK, DEPREMİN RİSKİ ARTACAK İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Turgut Tarhanlı’nın moderatörlüğünü yaptığı ‘Hukuki, Kentsel ve Ekolojik yönleriyle Kanal İstanbul’ isimli panele Prof. Dr. Emin Özsoy, Prof. Dr. Fikret Adaman, Prof.Dr. Naci Görür, Doç. Dr. Hürriyet Öğül, Yrd. Doç. Dr. Dolunay Özbek, Dr. Nilüfer Oral, Dr. Sedat Kalem katıldı. Bilim insanları, Erdoğan’ın 2011 yılında genel seçimleri öncesinde kamuoyuna duyurduğu Kanal İstanbul projesinin ekolojik dengeleri bozacağı, İstanbul’da deprem riskini arttıracağı, maliyeti dahi hesaplanamayacak bir risk oluşturacağının altını çizdi. ''ÇATLAK PROJE DİYORUM'' Panelde konuşan Orta Doğu Teknik Üniversitesi Deniz Bilimleri Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Emin Özsoy projenin olmayacağını varsaydığını söyleyerek 'İstanbul mega kent ama aynı zamanda haritadan baktığınızda kanserli bir akciğere benziyor. Yeşil alanlar çok az. Yeşil alanlar kuzey ormanları ve biz şu an onları tehdit ediyoruz. İnsanın etkisiyle oluşan bir diğer afet Kanal İstanbul’dur, eğer olursa. Ben olamayacağını varsayıyorum. Benim kanımca olamaz' dedi. Çanakkale ve İstanbul boğazlarını uydudan görünümünü iki çatlağa benzeten Özsoy, 'İstanbul ve Çanakkale Boğazı haritada çok ince iki tane kılcal çatlak şeklinde. Onun için Kanal İstanbul için uzaydan görünen yeni bir çatlak açıyoruz. Onun için ben çatlak proje diyorum' diye konuştu. Özsoy, kanal hakkında değerlendirme yapabilmek için yeterli bilgiye sahibi olmadıklarının altının çizdi ve 'Şu anda kanalın ne yeri, ne ölçüsü, ne altyapısı belli' diye konuştu. ''YA KANAL’DAN VAZGEÇECEĞİZ YA İSTANBUL’DAN'' Doğa Koruma Direktörü (WWF) Dr. Sedat Kalem ise Kanal İstabul’la kaybedilecek içme suyu havzalarına dikkat çekti: 'İstanbul’un iklimini, suyunu biz bu ormanlara, bu doğal alanlara borçluyuz. Bunların başında içme suyu geliyor. Böyle bir proje, içme suyu rezervlerinden vazgeçmek anlamına gelir. Bugünkü nüfus 13 milyon. 25 milyona ulaştığında azalacak su kaynakları nereden telafi edilecek. Bugün Melen’den Istranca’lardan telafi ediyoruz, yarın Tuna’dan Fırat’tan mı getireceğiz suları?' Kanal İstanbul’un İstanbul doğasının bugüne kadar karşılaşmış olduğu en büyük mühendislik operasyonu olduğunu iddia eden Kalem, 'Sadece Kanal İstanbul değil, 3. Köprü, Kuzey Marmara Otoyolu, havalimanı, limanlar, Yenişehir… Bütün bunları yan yana koyduğumuzda İstanbul’un yarısının bir şantiye alanına dönüşeceğini öngörmek yanlış olmaz' ifadelerini kullandı. Gelecek kuşaklara karşı sorumluluklarımızın olduğunu belirten Kalem, 'Kazanacağımızı umduğumuz şeyler karşısında kaybedeceğimiz değerler bedava değil. Bunları sadece ulusal ihtiyaçlarımız için değil, aynı zamanda uluslararası sorumluluklarımız ve gelecek kuşaklara karşıda bunları korumaktan sorumluyuz' dedi. Kalem sözlerine şöyle devam etti: 'Bu konuda bilime kulak verilmesi, sürecin mümkün olduğunca kamuoyuna açık olması. Çünkü bu konu sadece inşaat projesi bağlamında, ekonomik ölçülerde tartışılıyor. Dolayısıyla hem Kanal hem İstanbul bir arada mümkün değil, ya kanaldan vazgeçeğiz, ya İstanbul’dan.' ''KANAL NEREDE YAPILIRSA YAPILSIN DEPREMDE EN AZ 10 ŞİDDETİNDE ETKİLENECEK'' İstanbul Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci Görür de İstanbul’da yaşanacak deprem riskine değindi. Böyle bir projenin İstanbul’u yaşanmaz hale getireceğini savunan Prof. Dr. Naci Görür, 'İnanılmayacak boyutta kazı, dolgu, dinamit ve iş makinesi kullanımı, gürültü, egzoz, yapacağınız güzergah boyunca oluşabilecek kayma, göçük oluşacak. Doğu Trakya’nın drenaj sistemini tümüyle etkileyecek, sadece yer altı suyu kaybı bile İstanbul’u yaşanmaz hale getirebilir' dedi. Görür olası İstanbul depreminde Kanal İstanbul’da yaşanacak yıkıma karşı uyardı: 'Kanal nerede yapılırsa yapılsın Marmara’ya girdiği yerde en az 10 şiddetinde etkilenecek. Daha fazla olabilir.' ''KANAL İSTANBUL 3.HAVALİMANI KARDEŞ PROJELER'' Mimar Sinan Üniversitesi Şehir Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hürriyet Öğdül, Kanal İstanbul’un kardeş projesinin 3’üncü havalimanı olduğunu belirterek aradaki bağıntıyı hafriyat aktarımı ile açıkladı. Öğdül, havaalanını yapmak için doldurulacak sulak alanların, Kanal İstanbul projesi nedeniyle çıkacak tarım toprağı ile doldurulacağını savundu. ''BUNU YAPARKEN KOMŞUMUZA ZARAR VERİR MİYİZ?'' Panelde projenin hukuki boyutu ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmalarla uygunluğu da ele alındı. Kanal İstanbul projesinin 1992 yılında imzalanan Bükreş Sözleşmesi ve 2011 yılında yürürlüğe giren ‘Karadeniz Biyolojik Çeşitlilik ve Peyzajın Korunmasına ilişkin Protokol’ başta olmak üzere Türkiye’nin imzaladığı pek çok anlaşmayla ters düştüğünü ifade eden Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Dr. Nilüfer Oral projenin sadece İstanbul’u değil, Karadeniz’e kıyısı olan ülkeleri de ilgilendirdiğini savundu. Oral, komşularımıza karşı sorumluluklarımız olduğunu savunarak 'Biz bunu yaparken komşumuza zarar verir miyiz? Verirsek de bunun bir sorumluluğu var. Her şeyi tek taraflı yapmaya çalışıyoruz. Hiç mi bu ülkelere danışmayacağız? Bükreş sözleşmesinin hedeflediği, Karadeniz’i balıklarından tutun da doğal hayatı, sadece deniz değil kıyı, bunları korumak iyileştirmek' diye konuştu. Ezgi ÇAPA/İSTANBUL (DHA)