Görüş Bildir
onedio.com, UNICEF Türkiye Milli Komitesi ve Make a Wish Türkiye resmi destekçilerindendir. Bu projenin tüm geliri Make a Wish ve UNICEF Türkiye Milli Komitesi'ne bağışlanmaktadır.
Umut Nur Sungur Profil Resmi

Umut Nur Sungur

Hassaslıklar ve Sanat

icon

Hakkında

ODTÜ İşletme mezunu. Yüksek lisansını Hacettepe Üniversitesinde yaptı. 15 yıl uluslararası şirketlerde kurumsal hayatta çalıştıktan sonra sanatın insan hayatlarına sözcüklerden daha anlamlı şekilde dokunduğuna inanan sanat yolcusu. Uluslararası All Women Online Sanat Yarışması Özel Takdir Ödülü sahibi. Uluslararası İş ve Meslek Sahibi Kadınlar Derneği Kız Kulesi Uluslararası İlişkiler Komitesi Başkanı.
icon

Tüm İçerikler

görsel

Sanatta Konu ve Tema

Sanat denince, çoğumuzun aklına uzun yıllar önce yapılmış sanat eserleri gelir. Dünya gelişip değiştikçe, sanat da gelişmeye, değişmeye ve dünyayı yansıtmaya devam etmektedir.
6 Haziran, 08:56
görsel

Grinin Elli Tonu… Renkler

Dünyada rengin, sessin olmadığını hayal edin. Yiyeceklerin tadının veya çiçeklerin kokusunun olmadığını? Işığın olmadığını düşünün. Hepimiz okulda, ışığın bir elektromanyetik dalga olduğunu ve bu dalganın dalga boyunun, eğer görünür spektrumdaysa, yani algılayabildiğimiz dalgaboyu aralığındaysa, ışığın rengini belirleyeceğimizi öğrendik. Bu bağlamda, ışık olmadığı zaman renkleri ayırd etmeniz mümkün değildir.
13 Nisan, 21:48
görsel

Sanata Ambargo Uygulanabilir mi?

Rus sanatçıların eserlerinin sergilenmesi, izlenmesi, dinlenmesinin önüne engel konulması neye hizmet eder?
21 Mart, 20:58
görsel

Onur Anıtı

Kamusal alandaki, şehirlerdeki heykeller, anıtlar kentin dokusunda ve yaşayanların hafızalarında yer eder. Şehrin kültürünün, tarihinin bir parçasıdır bu eserler. Sanat ve sanat eseri, özgürlüğün, farklı bakış açılarının simgesidir. Sonraki kuşaklara bırakacağımız mirastır.
12 Şubat, 19:34
görsel

Hayat Amacımız Ne? Peki ya Sanatın Buradaki Rolü?

Pencerenin önünde oturmuş gelip geçen insanları izliyordum. Herkes bir yerlere koşuşturuyor, bir şeyleri yetiştirmeye çalışıyordu. Herkesin bir amacı bir hedefi var gibiydi. Aklıma bu soru takıldı. Hayat amacınız ne? Siz hiç düşündünüz mü? Pek çok insan hayattaki amacını tanımlamakta zorlanabilir. Çok geniş kapsamlı bir soru sanki. Kimilerinizin aklına muhtemelen aile, mutluluk, ilham olmak, dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek… gibi şeyler gelmiştir. Size hayatın anlamını veya neyin önemli olduğunu sorarsam, muhtemelen yine benzer bir liste verirsiniz. Doğrusu değerleri, amacı, anlamı, hedefi eşanlamlılarmış gibi kullanıyoruz çoğu zaman.
3 Şubat, 19:48
görsel

Çıplaklık-Nü: Sanatta Çıplaklığın Amacı Nedir?

İlk insanların ne zaman çıplak dolaşmaya son verip, hayvan postu ile vücutlarını örttüklerini tam olarak bilemesek de günümüzde hala yaşamlarını çıplak olarak sürdüren kabileler olduğunu biliyoruz. Hepimizin bir bedeni var ve hepimiz çıplak doğuyoruz. Kendimizi doğaya karşı koruyabilmek için de giyiniyoruz. Zaman ilerledikçe giyinmek, statüyü, bir kültürü, ideolojiyi veya bir gücü sembolize etmeye başlamış ve çıplaklık, dini, toplumsal ve kültürel olarak utanılası bir durum konumuna gelmiş. Rahatsız edici ve üzücü durumlardan biri ortaçağda ve daha sonra da 2. Dünya Savaşı Almanya’sında toplama kamplarında insanların bedenlerinin yok edilmeden önce zorla teşhir edilmesidir. Çıplaklık bir cezalandırma, aşağılama, utandırma, işkence yöntemi olarak kullanılmıştır.
20 Ekim 2021
görsel

Sanat Paylaşmak İçindir

Başınıza bir şey geldiğinde ilk yaptığınız şey nedir? Hemen eşinizi, anne/babanızı, kardeşinizi, kendinizi yakın hissettiğiniz kişiyi arayıp, durumu anlatır, paylaşır mısınız? Eğer ben pek paylaşmam diyenlerdenseniz o zaman şunu sormak isterim; mutluluk veya başarı paylaşılmazsa, nasıl çoğalır, duygu ve düşünceler dile getirilmezse, nasıl anlaşırız, yeni fikirler paylaşılmazsa, nasıl fayda yaratabiliriz, anılar, yaşanmışlıklar anlatılmazsa, gelecek nesile ne aktarabiliriz, sorumluluklar, sorunlar, üzüntüler paylaşılmazsa, o yükü nasıl taşıyabiliriz?
3 Eylül 2021
görsel

Yetenek mi Beceri mi? Herkes Resim Yapabilir mi?

Kimilerinizin “ama ben resim yapamam” dediğini duyar gibiyim. Peki, sizin “ama ben resim çizemem” derken ki kaygınız, önünüzdeki şeyi gerçekte olduğu gibi çizememekten mi kaynaklanıyor acaba? Peki başka bir soru daha. Çizim yapmaktan ve resim yapmaktan hoşlanıyor, keyif alıyorsanız, bunu ne kadar 'iyi' veya “gerçekçi” yaptığınızın önemi var mı? Ne yazık ki çoğumuz sadece zevk için bir şeyler yapmanın verdiği hazzı unuttuk; mükemmel bir sonuç olması gerektiğini düşünmeye meyilliyiz hep. Acaba, bir şeyler üretmenin verdiği hazdan ve sanattan zevk almak yerine, başkaları tarafından yargılanmaktan endişe duyduğumuz için mi sanatla ilgilenmekten, resim yapmayı denemekten kaçınıyoruz? Bir konuda iyi ve başarılı olmanın formülünün %90’ının sıkı çalışma, %10’unun da yetenek olduğuna dair sık kullanılan söylemi sanırım hepimiz duymuşuzdur. Bu fikre katılıyor musunuz? Bu yüzdelerin nasıl belirlendiğine veya doğruluğu/geçerliliğine dair herhangi bir kanıta dayalı araştırma/çalışma bulamadım açıkçası. Ancak kimi insanların bazı konulara yatkınlığı olduğuna inanmıyor değilim.
13 Ağustos 2021
görsel

Sanat Yalnızlaştırır mı?

Telgraftan telefona, cep telefonundan internete, sosyal medyaya, mektup-kartpostallardan elektronik postaya, karayollarından havayollarına, hepsi bizi birbirimize yakınlaştırmak, bağlamak, birleştirmek için icat edilmiş büyük buluşlar. Bir düğmeye basarak okyanusları aşabilir, sevdiklerimizle her an her yerde konuşabiliriz. Biz insanlar hep bağ kurmak, sosyalleşmek isteriz. Aslında bakarsanız günümüzde en yüksek bağlantı hızına erişmiş durumdayız. Belki de hiç bu kadar bağlı olmamıştık… Ancak yapılan istatistikler, kendimizi hiç bu kadar yalnız hissetmediğimizi gösteriyor. Hatta İngiltere’de Yalnızlık Bakanlığı bile kurulmuş,  Avustralya’da yalnızlığa son verebilmek adına güç birliği yapılmış ve bu konuda bir koalisyon kurulmuş.
27 Temmuz 2021
görsel

Sanat ve Anlam Arayışı Yolculuğumuz

Yaşamak için neden; mutlu ve anlamlı bir yaşam için ise değerlerimizle uyumlu hedefler gerekir.Hayatın anlamı; düşlerimizin peşinden koşmak, kendimizin en iyi hali olmak, mutluluğu aramak, gelişmek, bilgelik ve bilgi aramak, aldığımızdan çok vermek, yardım etmek, doğru olanı yapmak, sevmek, hissetmek, güç sahibi olmak mıdır ya da hayatın bir anlamı yoktur ve onu bu kadar özel yapan da tam olarak bu mudur? California San Diego Üniversitesi'nde yapılan yeni bir araştırma, “anlam”ın ne olduğunu bulmanın zihinsel ve fiziksel sağlığınızı iyileştireceğini ve bilişsel işleyişinizi de artıracağını öne sürüyor.Çağlar boyunca sanatçılar, ilahiyatçılar ve filozoflar hayatı anlamlı kılanın ne olduğunu anlamaya çalışmışlardır. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra, bazı etkili filozoflar hayatın doğası gereği anlamsız olduğunu iddia etmişler. Bununla birlikte, insanlar hayatın gerçekte ne olduğuna dair fikirlerini savunmak için büyük çaba sarf etmişlerdir. Başka bir deyişle, birçok insan, çelişkili görüşler veya inançlar karşısında belirli dini, ahlaki veya bilimsel inançları savunmaya çalışmışlardır. Bu gözlemden yola çıkarak, bazı psikologlar, insanların yaşamlarında anlam bulmak için motive olmaları gerektiğini öne sürmüşlerdir. Alfred Adler, insanların, özellikle sosyal faaliyetlere katılım yoluyla, yaşamlarının amacını gerçekleştirmek için doğuştan çaba gösterdiklerini söylemiş, Eric Fromm, insan yaşamında anlamın önemini vurgulayarak, başkalarına yabancılaşmanın, günlük ve iş aktiviteleri sırasında farkındalıksız olarak hareket etmenin, düşünmenin hayatı anlamlı bulma yeteneğimizi azalttığını öne sürmüştür. Abraham Maslow, anlamın, kişinin kendini gerçekleştirmesinden veya tam potansiyeline ulaşmasından kaynaklanacağını düşünmüştür.
18 Haziran 2021
görsel

Soyut Sanatı Anlamak Mümkün mü?

Çoğumuz bir müzeye veya sanat galerisine gittiğimizde kaygıya kapılabiliyoruz. Özellikle sanat galerilerinin kapısından içeri grime konusunda tereddüt edebiliyoruz. Gördüğümüz eserleri, sanatçıları, akımları tanımamız, eserin aktarmak istediğini anlamamız gerektiğini düşünüyoruz. “Ya bir şey anlamazsam, ya etrafımdakiler bunu fark ederse, yanlış bir şey sorup, söyler, kendimi rezil edersem…” gibi kaygılar yaşayabiliyoruz. Bu düşünceler, sanatın sadece entelektüel birikimi olan belli bir kesime hitap ettiği hissini oluşturup, toplumu sanattan, müzelere ve galerilere gitme fikrinden uzaklaştırabiliyor.
2 Haziran 2021
görsel

Sanatçı Olmak için Istırap Çekmek Gerekli midir?

Büyük sanat eserleri üretebilmek için ıstırap çekmenin gerekli olduğu yanıltıcı bir efsanedir. Ancak bu, sanatın, acı veren deneyimleri ifade etmeye yardımcı olamayacağı anlamına gelmez.
15 Mayıs 2021
görsel

İşte Sanatın İyileştirici Gücü

Fiziksel, duygusal, sosyal ve zihinsel olarak iyi, sağlıklı, mutlu, zinde olma ve aktif olarak bunu bir yaşam tarzı olarak seçmenin bütününe “iyi olma (well-being)” hali ya da bütünsel sağlık olarak tanımlayalım. Bu durum da mutluluk gibi hepimizin istediği ve peşinde olduğu bir durum, öyle değil mi? Ancak kaçımız iyilik halimiz için aktif olarak bir şeyler yapıyoruz? Tahmin edebileceğiniz gibi konuyu yine sanata bağlayacağım.     Sanatın, sağlıklı beslenmek, spor yapmak, yürüyüşe çıkmak kadar yaşam kalitesini artırdığı ve sanatsal aktivitelerden alınan zevkin tıbbi tedavilere bütünleyici kullanıldığında sağlığın korunmasında, hastalıkların tedavisinde, önlenmesinde ve tedavi yan etkileri ile başa çıkmada olumlu etkisi olduğunu biliyor muydunuz?
5 Mayıs 2021
görsel

Moda Bir Sanat mıdır?

Moda nedir? Moda, sadece giyim tercihleri ve eğilimleri anlamına mı gelir sizce? Bu kavram; sanat, müzik, tiyatro, edebiyat, yemek, mimari, televizyon, sinema gibi alanları da içine almaz mı? Ya da moda bir sanat mıdır? Kimilerinizin evet olabilir dediğini, kimilerinizin ise net bir şekilde modanın sanat olmadığını söylediğini duyar gibiyim. Bu da aslında sık sık tartışılan ancak üzerinde fikir birliğine varılamayan konulardan biridir. Peki bir şeyin sanat eseri olup olmadığına kim karar verir? Eleştirmenler mi? Sanatçılar mı? Yoksa izleyiciler mi? Bazen bir şeyin sanat olarak kabul edilmesi epey zaman alabilir. Örneğin Banksy’nin eserlerini düşünün. Sokakta karşımıza çıkan tüm grafitiler sanat kabul ediliyor mu veya değerli sayılıyor mu? Hayır, peki o zaman Banksy'nin eserlerini farklı kılan nedir? Başka bir soru daha; sanat nedir? Oxford sözlük tanımına göre; 'Sanat, insanın yaratıcı becerisinin ve hayal gücünün ifadesi veya uygulamasıdır'.Karl Lagerfeld “Sanat sanattır. Moda modadır. Ancak Andy Warhol, birlikte var olabileceklerini kanıtladı.'Sanat, iki kişi arasındaki diyalogdur, iletişimdir, aktarımdır. İzleyicinin dahil olması gerekir. Sanat yorumlanabilir; yani farklı insanlar için farklı şeyler ifade edebilir hatta belki sanatçı için tamamen farklı bir anlam bile ifade ediyor olabilir. Peki sanat sadece müzede ya da tuval üzerinde olmak zorunda mıdır? Sanırım hayır, çünkü sanat aslında her yerdedir. Söylediğimiz-dinlediğimiz müzikte, yazdığımız-okuduğumuz kelimelerde veya yaptığımız kıyafetlerde…
1 Mayıs 2021
görsel

Belirsizliği Yaratıcılık Oyununa Dönüştürelim mi?

Ülkemizde geçtiğimiz Mart ayında tanıştığımız ve yaşamımızı bir anda değiştiren Covid salgını, son zamanlarda maalesef hepimizi yeniden evlerimize kapanmaya, sosyal ilişkilerimize mesafe koymaya mecbur bıraktı. Aslında yaşadığımız şey bize hayatın bir anda değişebileceğini hatırlattı. Yaşam her zaman beklenmedik olaylar ve sürprizlerle dolu. Biz ne kadar plan yaparsak yapalım, ne kadar hazırlıklı olmaya çalışırsak çalışalım yaşam bizi her zaman şaşırtmanın bir yolunu bulur. Belki de hayat biraz da bilemiyor olmakla, değişime izin vermekle ve ne olacağını bilmeden elimizdekinin en iyisini yapmaya çalışmakla ilgilidir. Ne dersiniz?
25 Nisan 2021
görsel

Sanat mı Bilim mi?

Sizce sanat mı daha önemlidir yoksa bilim mi? İkisi birbirinden ayrı düşünülebilirler mi? Ortak noktaları var mıdır? Sanat olmasa da olur mu? Aslında hayatta her ikisi de lazım değil mi? Peki bilimdeki bir gelişme sanatta bir gelişime neden olur mu? Ya da yaratıcı ifade bilimsel deneylere yol açabilir mi?  Çoğu zaman, bilimdeki ve sanattaki gelişimler eşzamanlıdır.  Geçmişe baktığımızda büyük aydınlanma dönemlerinde, bilimsel devrimlere sanatsal gelişimlerin eşlik ettiğini görebiliriz. Örneğin uzun, karanlık ve verimsiz bir dönemin ardından Avrupa Rönesans ile yeniden doğmuştur. Aslında ekonomik refah, özgürlük, kültürel alışveriş ve beceri gelişimi, sanatın ve bilimin gelişimine yardımcı olur.
7 Nisan 2021
görsel

Sanat Gerçek midir Yoksa Gerçekle mi İlgilidir?

Günümüzde çoğumuz sosyal medya aracılığıyla çevrimiçi kalarak zamanımızı geçiriyor, ilişki kuruyor ve aslında çoğu şeyi sanal dünyada yapıyor ve yaşıyoruz. Kim bilir belki de sanata, gerçeğe dönebilmek, gerçekle bağ kurabilmek için ihtiyacımız vardır, ne dersiniz?
20 Mart 2021
görsel

Sanat, Özgürlüğün Simgesel İfadesi midir?

Özgürlük… Ne kadar güçlü bir kelime öyle değil mi? Birçok şey ifade eden bir kelime. Kimileri için bağımsızlık, kimileri için istediğini yapabilmek, söyleyebilmek ya da istediği yere gidebilmek, kimileri için oy verme fırsatına sahip olabilmek, kimileri için gökyüzünü görebilmek, kimileri için ibadet edebilmek, kimileri için evlenebilmek...
13 Mart 2021
görsel

Aşk, Sevgi ve Sanat

Aşk kelimesini düşündüğümüzde çoğumuzun aklına masallardaki, filmlerdeki o göz alıcı, saf, romantik, hiç de karmaşık olmayan, içimizde kelebekler uçurtan, başımızı döndüren, bizi gülümseten sahneler gelmiyor mu?  Aşk, insanlığın varoluşundan itibaren her alanda; sanat, psikoloji, biyoloji, sosyoloji, antropoloji ve  kültürde incelenen, üzerine yazılan, tanımlanmaya çalışılan ve en çok merak edilen konulardan biri. Aşkın Yunan mitolojisinde önemli bir yeri vardır ve birçok tanrı sevgi duygusuyla ilgilenir. Örneğin; - Agape, etimolojik anlamı 'kardeşçe sevgi' olan bu tanrının görevi, ideal aşkı sağlamaktır. Skolastik felsefede Tanrı için duyulan sevgiyi anlatmada kullanılmıştır. - Hepimizin bildiği okçu tanrı Eros aşk ve şehvet tanrısıdır. - Philia, genellikle 'arkadaşlık' veya kardeşçe sevgiyi ifade eder. - Storge, anaç sevgiyle ilgilenir. - Xenia, insanlar arasındaki kini ve düşmanlığı aşka dönüştürür. - Afrodit, aşk ve güzellik tanrıçasıdır. - Philautia kendini sevmekle ilgilidir. Erich Fromm’da psikolojide sevgiyi 5 türde sınıflandırmıştır: Tanrı sevgisi, cinsel sevgi, kardeşçe sevgi, anaç sevgi ve öz sevgi.
14 Şubat 2021
görsel

Güzeli Konuştuk. Peki ya Estetik?

Herkese merhaba. Bir önceki yazımda güzellik kavramından bahsetmiştim. Bu sefer konuya “estetik” ile devam edeceğim. Güzellik ve estetik kavramları bazen birbiri yerine kullanılsalar da aslında farklıdırlar. Güzellik, algıladığımız ve tepki verdiğimiz bir şeydir. Bir gün batımını veya bir dağın tepesinden alabildiğine uzanan manzarayı seyrederken yaşadığımız deneyimler bu tepkiye örnek olabilir. Felsefede estetik, güzelin teorisini ve bu deneyimi incelerken, psikolojide estetik, algı fizyolojisi ve psikolojisi ile ilişkili olarak incelenir. Burada hemen psikolojide estetik tepkinin bir dış uyarana veya bir hatıraya ilişkin duygusal, bilişsel ve ilgi bileşenlerini içeren karmaşık bir tepki olduğunu belirtmek isterim. Aristoteles, sanatın, olumsuz duyguları güvenli ve sosyal olarak kabul edilebilir bir yol ile deneyimleme fırsatı sunduğunu söylemiştir. Bu bağlamda aslında sanki sanat başkalarının deneyimlerinden öğrenme fırsatı sunmaktadır bize, öyle değil mi? Örneğin, duygusal bileşen, bir korku filminin ya da Goya’nın “3 Mayıs 1808” isimli eserinin hissettirdiği olumsuz duyguyu, gerçekte orada olsak yaşayacağımız duygu kadar güçlü olmasa da güvenli bir yol ile deneyimleyebilmemizdir. Bilişsel bileşen daha çok çağdaş eserlerde ortaya çıkabilir. Örneğin, Picasso veya Braque’ın bazı eserlerinin çözümlemesi epey güç olabilir. Yani eser çözülmesi gereken bir sorun gibi aktarılmıştır ve izleyici eseri analiz edebilmek için adeta bir dedektif gibi uzun bir süre çözüm ve anlam bulmaya çalışabilir. Ya da resmin en sevdiğiniz kişi ile olan benzerlikleri bizim (yani gözlemci) için eseri çok ilginç kılabilir.
13 Şubat 2021
görsel

Güzellik Görende mi, Görünende mi, Yoksa Her İkisinde midir?

Hayatın tüm alanlarında insanın güzeli arama çabası yok mudur sizce de? Örneğin mimaride... Her ne kadar temel amaç ve işlev, barınma olsa da süslemeye yönelik çeşit çeşit mimari tarz ve stiller görürüz etrafımızda. Peki, ama neden? Güzellik bizi saniyeler içinde zamanın durduğu ve dünya ile bir olduğumuz bir yere götürür. Yaşadığımızı hissettirir. Bize ilham verir ve bizi daha iyi olmaya, daha iyisini yapmaya iter. Bir gül, gün batımı, gökyüzündeki yıldızlar, dalgaların kıyıya vuran sesi, yeni kesilmiş çimen kokusu ne kadar güzeldir. Sağlıklı, gür, yeşil bir ağaç güzeldir. Peki, bükülmüş, eğri büğrü gövdesi olan bir ağaç güzel midir? Bu gövdede de belirlibir güzellik ve bu güzellikle birlikte bir yaşanmışlık yok mudur sizce? Ya da resim sanatından yola çıkarsak Rönesans dönemindeki güzellik anlayışına baktığımızda soluk tenli, küçük göğüslü kadınlar “güzel”dir.
26 Ocak 2021
görsel

Barış için Sanat

2020 yılını geride bırakırken tahmin ediyorum ki hepimiz yeni gelen yılın sağlık, huzur ve barış getirmesini umuyoruz. Çoğumuz genellikle bir yenilik söz konusu olduğu zaman kendimiz ve sevdiklerimiz için bu yeniliğin sağlık ve huzur/barış getirmesini dilemez miyiz? Her zaman barış için dua etmez miyiz?  Gandhi şöyle demiş: 'Bu dünyada gerçek barışı öğreteceksek ve savaşa karşı gerçek bir savaş yürüteceksek, çocuklardan başlamalıyız.' Peki, çocukların yaşamlarının ilk 3 yılında, içinde bulundukları ortamın ve deneyimlerin, onların barışçıl mı yoksa şiddet eğilimli mi olacaklarını belirleyebileceğini biliyor muydunuz?
2 Ocak 2021
görsel

Sanatın Karar Verme Sürecine Katkısı

Seçim yaparken zorlanan, bir türlü karar veremeyenlerden misiniz? Ya yanlış karar verirsem şeklinde korkularınız mı var? Karar verme sürecinin size strese soktuğunu mu düşünüyorsunuz? Peki, karar vermemenin ve bu süreci sürekli ertelemenin sizi daha çok strese soktuğunu biliyor muydunuz? O halde karar nasıl verilir? Karar, tercih ve değerlerinize göre alternatifleri belirleyip, onlar arasından seçim yapılarak verilir. Karar verme, tatmin edici bir çözümle sonuçlanan bir sorun çözme işlemi olarak da görülebilir.  Şimdi karar verme sürecini sanat ile nasıl bağdaştırdığımı sorduğunuzu duyar gibiyim. Şöyle yanıtlamak istiyorum: Sanat diğer şeylerden farklı olarak bizlere kullanacağımız renk, materyal, konu, obje yani her şeye, kendimizin karar verebildiği alanlardan biridir. Bu özelliğinden dolayı sanat bence, karar alabilmeyi, aldığımız kararların sonuçlarından öğrenip, yolumuza devam edebilmeyi öğrenebileceğimiz en keyifli ve renkli yolculuktur.
24 Aralık 2020
görsel

Mutluluğun Resmi

Nazım Hikmet'in “Saman Sarısı” isimli şiirinde “Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?” hepimize aşina olduğu mısrasıdır. Ünlü şair bu şiirinde mutluluk kavramını ve nasıl görselleştirilebileceğini sorgular. Bu şiirin yazıldığı tarihten 60 yıl sonra hala mutluluk kavramını sorguluyor ve hepimiz onun peşinden koşuyoruz.
19 Aralık 2020
görsel

Sanat Umudun Zirvesidir

Sanıyorum şimdi içinde olduğumuz gibi kriz zamanlarında her zamankinden daha fazla “umut”a ihtiyacımız oluyor. Umut koşullar ne kadar kötü görünürse görünsün, hayat ne kadar şaşırtıcı ve belirsiz olura olsun devam etmemizi sağlayan motivasyon kaynağımızdır. Ve insanlar zor zamanlarda, daha iyiyi ümit etmekte ısrar ederek genellikle umuda sarılırlar. Çünkü bence umut hayatın ve insan olmanın doğal bir parçasıdır. Umut sadece kendimizi iyi hissettiren bir duygu değildir. Umut geleceğimizde ne istediğimizi belirlememize yardımcı olurken bu beklentiye doğru adım adım ilerleme ve mevcut zor durumu kabul edebilme gücünü verir bize. Yarınımızın daha iyi olacağına inanmak, bugün karşılaştığımız sorunlara çözüm üretmeyi ve sabretmeyi öğretebilir hepimize. Umut tökezleyip, düştüğümüz zaman tekrar ayağa kalkmamıza yardım eder. Yaşam kalitemiz için gereklidir. Ancak geleceğe umutla bakarken, hayallerimizin içinde kaybolmamalı, etrafımızda şu an olup bitenlerin farkında olmalıyız.
13 Aralık 2020
görsel

“Ekmek Bulamıyorlarsa Pasta Yesinler!”

Marie Antoinette tarafından söylendiğine dair kanıt olmamasına rağmen ona mâl edilen “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler!' sözü birbirimizle empati kurma konusunda son iki yüzyılda ne kadar yol aldığımızı düşündürdü bana.Sizce günlük hayatımızda birbirimizi ne kadar iyi anlıyoruz ya da karşımızdakinin ne hissettiğini fark ediyoruz? Birbirimize ne kadar açılıyoruz? Karşımızdaki kişinin ne hissettiğini ancak bize gösterdiği kadarıyla biliyoruz. Ama bir kitap okurken romandaki karakterleri net olarak anlayabiliriz çünkü yazar karakterlerin hem iç hem de dış dünyalarını açıkça gözlerimizin önüne serebiliyor.
6 Aralık 2020
görsel

Gözleri Tamamen Kapalı: Bakmak ya da Görmek İşte Bütün Mesele…

Bu haftaki yazımın adını yönetmenliğini Stanley Kubrick'in yaptığı 1999 yapımı “Gözleri Tamamen Kapalı (Eyes Wide Shut)” filmi ile aynı koymamın nedeni dikkatinizi çevrenize ne kadar farkındalıkla baktığınıza çekmek içindi. Maruz kaldığımız sayısız görsel uyaran arasında bile günümüzü uyurgezer gibi mi geçiriyoruz yoksa dünyanın bize sunduğu ayrıntlarda gizlenmiş o küçük güzellikleri görüyor, fark ediyor muyuz? İnsanların müzede gezerken bir sanat eserine bakmak için 17 saniye ayırdıklarını biliyor muydunuz? Peki ya insanların gözlerine çarpan bir imajı tanımlamalarının bundan daha az zaman aldığını?  Mevlana’nın “Hiçbir şey göründüğü gibi değildir.” sözü bu bağlamda düşündüğümde bana baktığım şeyleri gerçekten görmek için yavaşlamam, detayları görmek için zaman ayırmam gerektiğini çünkü bazı şeylerin her zaman ilk bakışta göründüğü gibi olmadığını anlamama yardımcı oluyor. Yani görme sanatının aslında dikkatlice bakma ve daha derin bir düzeyde keşfetme sürecinin bir parçası olduğunu söyleyebilirim.
28 Kasım 2020
görsel

Yaratıcılığı İlham Perileri mi Getirir?

Antik Yunanlılar, yaratıcılığın Tanrılardan, özellikle de ilham perilerinden geldiğine inanıyorlardı. Peki siz ilham perilerine inanıyor musunuz?  Yaratıcılık deyince sizin aklınıza kimler geliyor? Beethoven, Mozart, Leonardo Da Vinci, Van Gogh, Ernest Hemingway, Virginia Wolf, Albert Einstein, Thomas Edison. Yaratıcılık kelimesi acaba bize daha çok görsel sanatçıların, bestecilerin, şairlerin, yazarların imgelerini mi çağrıştırıyor? Einstein gibi bilim insanları veya Thomas Edison gibi mucitlerin ortaya çıkardıkları yaratıcılık ürünü değil midir? Yani aslında bence, ister resim yapın, ister uzay mekiği yapın her şey özünde aynı yaratıcı kapasiteden kaynaklanıyor. Bu ünlü isimlerin üstün yaratıcılıklarına ek olarak, ortak bir yanlarının daha olduğu iddia edilmiş. Sizce bu ortak yan ne olabilir? Hepsinin psikolojik sıkıntı ve rahatsızlıklardan muzdarip olmaları. Yaratıcılık ve psikolojik sıkıntılar arasında bir ilişki olduğuna dair varsayımı araştırmak için bilimsel çalışmalar yapılmış ancak bulunan sonuçlar bu hipotezi destekler nitelikte çıkmamış. Hatta psikolojik rahatsızlığı olan sanatçıların rahatsızlandıkları dönemlerde en iyi işlerini çıkaramadıkları gözlenmiş. Aristoteles 'Hiçbir büyük dahi, bir delilik gerilimi olmadan var olmamıştır' demiş. Onlarca yıl yaratıcılık ve deha arasındaki ilişki de deneysel araştırmalara konu olmuş ancak bununla birlikte, bu yapıların nasıl ilişkili olduğu konusunda da henüz bir fikir birliği oluşmamış. 1921 yılında Psikolog Lewis Terman tarafından başlatılan uzun soluklu bir deney, dehanın yaratıcılık için ön koşul olmadığını açık bir biçimde ortaya koymuştur. Şu bir gerçek ki yaratıcılık aynı düzeyde olmasa da hepimizde var olan bir yeti. Yaratıcılık yalnızca çocuklara veya yaratıcılığı kariyere dönüştüren kişilere özgü bir yeti de değil. Günlük yaşamımızdan örnek verecek olursam akşam yemeği için sofra/yemek sunumu hazırlamak da bir yaratıcılık, buzdolabında hiç malzeme yokken çocukların öğle yemeği için doğaçlama nefis bir şey bir araya getirmek de yaratıcılık.
25 Ekim 2020
görsel

Kendimizle Dost Olabilme Sanatı

Şiddetin, nefretin ve vahşetin olduğu bu dünyada, şefkat kelimesi daha da fazla anlam ve önem taşıyor, öyle değil mi? Peki, şefkat nedir sizce?  Şefkat, acı çekenlere empati, sevgi ve ilgi gösterme becerisi olarak tanımlanabilir. Dünyamızda şefkatin iyileştirici gücünün etkisinin hissedilebilmesi için hepimizin öncelikle kendimize sevgi ve şefkat beslemesi gerekir mi sizce? O zaman şimdi bir de günümüzde sık sık duyduğumuz özşefkat kavramına değineyim. Özşefkat, kendimize karşı anlayışlı olmak, kendimizi olduğumuz gibi kabul edebilmektir. Kişinin kendisine sevdiği birine davrandığı şekilde destekleyici ve anlayışlı davranmasıdır. Başka bir deyişle, kişinin kendisiyle dost olma becerisidir.   Özşefkatli Farkındalık eğitiminin kurucusu Prof. Kristin Neff’e göre “Kendine şefkat göstermek, acıyı azaltmaz ama onu narin bir battaniyeyle sarar.”  Ancak kendimize şefkat göstermek her zaman kolaylıkla yapabileceğimiz bir şey değildir.  Çünkü başkalarına söylemediğimiz şeyleri kendimize çok kolaylıkla söyler, hatta çoğu zaman kendimize karşı daha acımasız davranırız. Örneğin, piyano çalmayı öğrenmeye başladığımızı ve öğrendiğimiz ilk piyano eserini çalmaya çalıştığımızı düşünelim. Bazılarımız daha ilk denemede iyi yapamadığımızı, beceriksiz olduğumuzu söyleyerek kendimizi eleştirebiliriz. Ne kadar da acıtır canımızı bu eleştiriler aslında, özellikle tekrar tekrar duyduklarımız. Bu eleştirilerin bize hissettirdiği acı bizi motive edip yaratıcılığımızı ortaya çıkarabileceği gibi, harekete geçmemizi engelleyebilir hatta içimize kapanmamıza neden olabilir. Şimdi bir de arkadaşınızı öğrendiği ilk piyano eserini çalmaya çalışırken hayal edin. Onu mükemmel çalamadığı için eleştirir misiniz yoksa çok iyi bir iş çıkardığını söyleyerek ona cesaret mi verirsiniz? Belki, kendimize de arkadaşımıza davrandığımız gibi şefkatle yaklaşırsak, o zaman önümüze koyduğumuz engelleri aşıp, yeteneğimizin gelişmesine izin verebiliriz.
15 Ekim 2020
görsel

Kendinizle Bağ Kurma Sanatı

Hepimizin hoşuna giden, gitmeyen, hatta bazen sahip olduğumuzun bile farkında olmadığımız duygularımız vardır. Hiçbir duygu iyi/kötü ya da doğru/yanlış değildir. Ancak çoğunun üzerinde kontrolümüz yoktur. Bazen bizi rahatsız eden bir duygu içinde hapsolabiliriz. Böyle bir deneyim yaşadığınızda bir müzik parçasına dikkatinizi odaklamayı deneyin. Zihniniz, andan kopup, serseri mayın gibi gezinti yapmaya başladığı anda dikkatinizi yeniden müziğe geri getirin ve sonra kendinize sorun, odağınızı müziğe kaydırarak rahatsız edici duygularla oturabilme konusunda neler öğrenebileceğinize bakın.
4 Ekim 2020
görsel

Kadın ve Şiddet Bağlamında Sanatın Duyarlılığıyla Farkındalıkla Yaşamak

Dünyada her yıl bir milyondan fazla kişinin şiddet nedeniyle yaşamını yitirdiğini biliyor muydunuz? Bir o kadar insan şiddet nedeniyle sakatlanmakta, daha fazlası ise ruhsal olarak onarılması güç yaralar almakta.  DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü) tarafından yayınlanan küresel tahminler dünya genelinde;Kadınların yaklaşık 3'te 1'inin (%35) yaşamları boyunca ya fiziksel ve/veya cinsel şiddet maruz kaldığını,18 yaşından önce evlenmiş yaklaşık 650 milyon genç kız çocuğu olduğunu,15-49 yaşları arasındaki en az 200 milyon kadın ve kız çocuğunun “sünnet”edildiğini,Yaklaşık 15 milyon ergen kızın (15 ila 19 yaşları arasında) hayatlarının bir aşamasında cinsel şiddete maruz kaldığını bildirmektedir.Bizler günlük yaşamımızda şiddet olduğunun bile farkında olmadığımız birçok tutum ve davranışla karşılaşıyoruz. O zaman neyin şiddet olduğunu çok iyi tanımlamalıyız. Şiddet; bireyin fiziksel, cinsel, duygusal veya ekonomik yönden zarar görmesiyle ya da acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da temel özgürlüklerin engellenmesini ya da ihlal edilmesini de içeren, fiziksel, cinsel, duygusal, sözel veya ekonomik her türlü tutum ve davranıştır.
22 Eylül 2020
görsel

Sanat Bir Araç mı, İhtiyaç mı, Değer mi?

Hadi gelin birlikte resim yapalım, ne dersiniz? Hemen “Ben çöp adam bile çizemem” diye içinizden geçirdiğinizi duyar gibiyim. Vincent Van Gogh'da 'İçinizden 'sen resim çizemezsin' diyen bir ses duyarsanız, her şeye rağmen çizin. O ses susacaktır' demişti.
9 Eylül 2020