Görüş Bildir
onedio.com, UNICEF Türkiye Milli Komitesi ve Make a Wish Türkiye resmi destekçilerindendir. Bu projenin tüm geliri Make a Wish ve UNICEF Türkiye Milli Komitesi'ne bağışlanmaktadır.
Sesil Aktürk Profil Resmi

Sesil Aktürk

Müzik Kutusu

icon

Tüm İçerikler

görsel

Aşk, Amor, Amour, Liebe, Love…

Sana koşuyorum bir vapurun içindeÖlmemek, delirmemek içinYaşamak; bütün adetlerden uzakYaşamak…Sait Faik
9 Aralık 2021
görsel

Dance Dance Dance

Sevginin gücü, güce olan sevgiyi yendiğinde dünya barışı tanıyacak.-Jimi HendrixHani bazı unutulmaz anlar vardır, hayatınızda bir şeyle ilk kez karşılaştığınız an, bir şekilde hatırınızda kalır. Belki e=mc2 ya da “F”in m1-m2 üzerindeki etkisi devam ettiğinden aklımızdaki yerini, “anın” kodlarında korur. Benim de böyle birkaç anım var hayatımda. Bunlardan biri “disco müzik” ve “disco dansla” ilk karşılaşmam.Sanırım ilkbahar aylarıydı ya da aklımda öyle kalmış; evde kendi odamda oyun oynuyordum. Dört beş yaşlarındaydım. Salondan müzik sesleri geliyordu. Oyunumu bırakıp neler olup bittiğini öğrenmek için salona gittim. Annemin itina ile derleyip topladığı salonda eşyalar kenara çekilmiş, yastıklar oraya buraya fırlamış, tam ortada ise ablam ve abim dans ediyorlardı. Aramızdaki yaş farkı sebebi ile ablamın yazıp yönettiği “askerler geliyor” oyunundaki “taş” rolüm haricinde hiçbir oyunda yer alamıyordum bunu neredeyse kanıksamıştım ama bu sefer her zamankinden daha fazla içerlemiştim. Salonun ortasında hoplayıp zıplayıp değişik figürleri peş peşe sıralıyorlardı.Heyecanla “Ben de ben deee” diyerek onların yanına gittim. Her zamanki “çekil kenara sen daha küçüksün” karşılığımı alarak sandalye ve masaların yanındaki yerimi aldım. Onlara olan tüm kızgınlığıma rağmen beni orada tutan bir şey vardı. Kollarımı kavuşturdum, alt dudağımı sarkıtım ama yine de yanlarında kalıp onları büyük bir dikkatle izledim. Bu arada bütün bu provaların okulun çay partisi için olduğunu öğrendim. Partinin de ne olduğunu bilmiyordum ama iyi bir şeydi mutlaka, çünkü insanın kanını kaynatan enfes bir müzik ve dans vardı. Karar verdim dans etmesini mutlaka öğrenecek, her ne olursa olsun en sevdiğim elbisemle bir metreye yaklaşmış boyumu “partide” mutlaka gösterecektim.
19 Kasım 2021
görsel

Alone

Dili çözülüyor gecelerin…Gölgeler kaçışıyor derineAlıp sihrini bilmecelerin:Gün doğuyor şehrin üzerine.Orhan Veli Kanık 1937
26 Ekim 2021
görsel

Jay Kay

“Delilik aynı şeyi tekrar tekrar yapıp farklı bir sonuç beklemektir.” Anonim Her insan biriciktir, dolayısıyla onun hayata katacağı değer de benzersizdir. Peki o halde neden karşılaştığımız insanların karakteristik özelliklerini pasivize edip, kendi isteklerimize göre biçimlendirmeye çalışırız? Bu anlamsız çabaların sonucunda, istediğimiz ya da sevdiğimiz şeyden geriye ne kalır? Neden sevdiğimiz şeylerin hep bir sıralaması vardır? Neden her şeyi sınırsızca ve hak ettiği önemi vererek sevmeyi başaramayız? Böyle yaşamak ne kadar tatmin eder?
12 Ekim 2021
görsel

Notre Dame de Paris

Hiçbir ordu, vakti gelmiş bir fikir kadar güçlü değildir.Victor Hugo
22 Haziran 2021
görsel

Ses Üretim Teknolojileri

“Eğer evrenin sırlarını anlamak isterseniz her şeyi enerji, frekans ve titreşim olarak düşünün.”Nikola TeslaDuygular gücünü nereden alır? Örneğin bir film izlediğinizde beyaz perdeye yansıyan güzelliğin eşsizliğine mi bağlıdır? Filmdeki esas karakterin “dumanlı gri gözlerinin ruhumuzu” delip geçmesi mi yön verir ? Ya göz göze geldiğimizde kalbimiz rüzgara kapılmaya hazırken, beklediğimiz o çok önemli birkaç kelime, kedi miyavlamasını andıran bir sesten çıktığında… Yelkenler mayna olmaz mı ? Sinema sadece görüntünün değil aynı zamanda sesi de temel alan bir anlatım aracı. Bir hikayeyi anlatırken, aynı ya da benzer mekanlarda ama her defasında farklı hislerin yaratılmasında “ses”in sihri büyük etken.
21 Haziran 2021
görsel

Gerçekçi Ol, İmkansızı İste: Ernesto “Che” Guevara

14 Haziran, Arjantinli sosyalist devrimci, Küba ve Enternasyonalist Gerilla’ların lideri Ernesto “Che” Guevara’nın doğum günü. İspanyol ve İrlanda asıllı bir ailenin beş çocuğunun en büyükleriydi. Guevara çocukluğunda da dinamik kişiliği ve siyasi görüşleriyle bilinirdi.Astım hastası olmasına rağmen mükemmel bir atlet, hevesli bir rugby oyuncusuydu. Babasından Satranç öğrendi ve 12 yaşından itibaren turnuvalara katıldı. Şiire meraklıydı, özellikle Pablo Neruda’nın ayrı bir yeri vardı. Kendi sınıfının doğal bir sonucu olarak o da şiirler yazıyordu. Meraklı ve hevesliydi, Jack Londan ve Jules Verne’in maceralarından, Sigmund Freud ve Bertrard Russell’a kadar her şeyi okuyordu. Fotoğrafçılığa meraklıydı ve gittiği yerlerdeki arkeolojik alanları çekiyordu. 1948 yılında tıp eğitimi almak için Buenos Aires Üniversitesine gitti. Marksist-Leninist ideolojiye yakınlık duymaya bu yıllardaki Latin Amerika gezileri ile başladı. Bölgeyi baştan sona dolaşan Ernesto Guevara, yolculuğu sırasında halklarınyaşadığı yoksulluk ve yoksunluklara bizzat şahit oldu. Onun inancına göre tüm Latin Amerika'daki ekonomik eşitsizlikleri kaldırmak için devrim şarttı.
14 Haziran 2021
görsel

Mario Frangoulis

Müzik kelimesi eski Yunan dilindeki “Mousikétekhné” kelimesinden türemiş. Anlamı “Musaların Sanatı”. Musalar,  yaradılışı müzikli şiirlerle anlatan Zeus’un kızları. Bu tanrıçalara ve sanatlarına inananlar her dört yılda bir şenlikler düzenleyerek onları yaşatırlarmış, Antik Yunan’da müzik toplumsal yaşantının vazgeçilemez bir parçasıymış. O dönemler, müziğin tanrılar tarafından yaratıldığını düşünülüyormuş, diğer bir inanış ise müziğin büyü nedeniyle ortaya çıktığı. Bana göre her ikisi de doğru, iyi bir müzik duyduğumuz anda büyülenmiş gibi onun yarattığı “yeni” dünyaya, düşünceye doğru çekildiğimizi hissetmiyor muyuz?
1 Haziran 2021
görsel

Oh Evet Caz Söyleyip Swing Yapıyorum!

Ne tür müzik seversiniz? Konum ve koşullara göre değişir mi? Örneğin üzgün ya da öfkeli olduğunuzda acılı arabesk mi yoksa “trash” mi tercih edersiniz?  Peki ya caz? Örneğin isyan etmek istediğinizde, âşık olduğunuzda, oturup ağlamak ya da dans etmek istediğinizde aklınıza gelir mi? Hayatınızın her köşesinde, her türlü duyguya cevap verebilecek kadar zengin bir forma sahip olan cazın ikna edici özellikleri tarihine dayanır. Müzik tarihçilerine göre caz kelimesinin kökeni dönemin argosundan geliyor. Tahminen “enerjik ve ruhani titreşimleri dile getiren” anlamında olan “jazz” kelimesi ilk kez 1913’te bir yayında kullanılıyor. 1880’lerin sonlarına doğru Louisiana’da ardından ABD’nin diğer güney eyaletlerinde duyulmaya başlayan cazın önce Louisiana’da duyulmasının sebebi eyaletin sosyo-ekonomik alt yapısı.  1718 -19 yılında Louisiana’ya 147 köle ile yerleşen Fransızlar, 27 yıl sonra geri alana kadar, Louisiana’yı İspanyollara hediye ederler. İspanyolların topraklar üzerinde iyileştirici etkisi olur. Çok sayıda kölenin özgür bırakılmasıyla, özgür siyahların nüfusu artar. Farklı etnik gruplardan insanların birbirleriyle evlenmeleri serbest olur. 1800’lerin ortalarına doğru, siyah ve beyazların bir araya gelmesi ve bu birliktelikten doğan biraz Afrikalı, biraz Fransız “Creole” toplumu; bir liman şehri ve gelişmekte olan ticaret yolunun merkezi olması sebebi ile dünyanın birçok yerinden insanların gelmesi, Louisiana’yı kozmopolit bir yerleşim yerine dönüştürür. Tüm bu gelişmelerin doğal sonucu olarak da New Orleans’ın eğlence hayatı renklenir. Birçok bar açılır ve sık sık dans partileri yapılır ve tüm bu gelişmeler müzisyenlere birçok iş imkânı doğurur.  Elbette bu istek ve ihtiyaçlar müzisyenlerin yeni stiller yaratmasına neden oldu. Müzisyenler bütün farklı stilleri bir araya getirip harmanladılar ve yeniden düzenlediler ki bu gelişmeler cazın ortaya çıkışı için gereken zemini hazırladı.
12 Mayıs 2021
görsel

Anna Karenina

Dünya edebiyatında çok özel bir yere sahip olan ve ona başyapıtlarını kazandıran Modern Rus Edebiyatı ile erken yaşlarda karşılaştım.
28 Nisan 2021
görsel

Yeryüzü Günlüğü

Bugün 22 Nisan 2021, “Dünya Günü”. İlk olarak 1969’da John McConnell tarafından Unesco Dünya Konferansı’nda; dünyamızı korumak ve karşı karşıya kaldığı tehditlere dikkat çekmek amacıyla ortaya atıldı. 20 milyon kişinin katıldığı ilk güçlü kamuoyu tepkisi, Wisconsin Senatörü Gaylard Nelson’un desteği ve Dennis Hayes’in organizatörlüğünde 22 Nisan 1970 yılında geldi ve Amerika Birleşik Devletleri ilk kez “Temiz Hava” ve “Temiz Su” yasalarını hazırladı. Dünya etkinlikleri çerçevesinde bu yıl da “Yaşam İçin Su” teması işlense de dünyanın acilen çözmesi gereken beş temel sorunu var. Pek farkında olmadığımız ya da farkındalığımızı hayat hareketlerimize yansıtmadığımız bu sorunlar aslında hayatta kalmak için yaptığımız günlük aktivitelerden bile önce geliyor. Peki dünyamızın ne gibi sorunları var ve bu sorunları çözmek için neler yapabiliriz?
23 Nisan 2021
görsel

Solfej Frekansları

Ut queant laxis, resonāre fibris, Mira gestorum, famuli tuorum,, Solve polluti, labii reatum,, Sancte Iohannes ..!Gevşek tellerde yankı bulsun o halde mucizelerin, hizmetkârlarının kirli dudaklarındaki, lekeyi temizle, ey Aziz John..!
15 Nisan 2021
görsel

Dmitry Hvorostovsky

Dört süitin kartları içinde en zalim olanı, kartların Nazgul’u, gizemli uğursuzluğun belirtisi “Maça Kızı” çapkın çapkın Herman’a gülümseyene kadar, akıllı uslu biriydi. Çevresindeki herkes kumar masasında kazanıp kaybederken, o sadece izlemekle yetiniyordu. Ta ki “Dişi Aslan”ın yani “Kontes”in sıra dışı hikâyesine kulak misafiri olana dek.Kontes bir zamanlar Paris’te bütün servetini “Faro” adlı bir oyunda kaybetmişti. Uzak bir akrabası olan kocasına durumu anlatıp bu borcu ödemesini istemişti. Elbette bir prens ve bir arabacı arasında farklılıklar olacaktı. Prens meblağın yüksekliği sebebi ile itiraz etti ve geceyi Kontes’ten uzakta geçirmek zorunda kaldı. Ertesi gün tekrar bir araya geldiklerinde, Kontes hiçbir şart altında kocasını bu borcu ödemeyeceğini anlamış bulunmaktaydı.  Borcunu ödemek zorundaydı ve tanıdığı varlıklı Kont St Germain’ den borç istedi.Kont’un bu kadar parası yoktu ama ona tekrar parasını geri kazandıracak çok önemli bir sırrı paylaşacağını söyledi tabi bir aşk gecesi karşılığında. Bir süre sonra Kontes bütün servetini geri almıştı. Elbette bu gizemli üç kart sayesinde.Herman’ın hayatını yeni baştan yazan bu sihirli üç karttı…
11 Nisan 2021
görsel

Sen Yine İyisi mi Çal Söyle!

“Alice Harikalar Diyarında” başucu kitaplarımdan biriydi. Severek okuduğum kitaptaki en önemli karakterlerden biri olan ve onu görmek, peşinden gitmek için hala fırsat kolladığım “Beyaz Tavşan”a saygı ve sevgim büyüktür. Aynı sörf yapmak için dalgaları bekleyen deniz çocukları gibi, ben de tavşanın yolunu gözlüyorum. Yeni başlangıçlar… Daha biçimini almamış beni bekleyen olasılıklar ve yeni yaşam hareketleri. Bilmediklerimi öğrenerek yaşamak, onun benim için hazırladığı yeni sorgunun algoritmasını tanımlamak – en azından hedeflemek - oldukça heyecan verici.
3 Nisan 2021
görsel

"Q"

Kuzey Amerika ve Avrupa’da merkezlenip tüm dünyayı etkisi altına alan “Büyük Depresyon” zamanlarıydı. Buhran en çok sanayileşmiş şehirleri vurmuş, kentlerde işsizler ve evsizler ordusu meydana getirmişti.
25 Mart 2021
görsel

“Van Morrison” ve Dillerden Düşmeyen 5 Şarkısı

Baharın ilk günleri, gri kokulu kış geride kaldı. Bulutlar güneşi saklamaya çalışsa da o bir yolunu buluyor ve kıyıdan köşeden yüzünü gösterip dudaklarıma bir gülücük konduruyor. Aklım bir karış havada, öyle ya mevsimlerden bahar. Her bitenin yerine, hiç dokunulmamış taze başlangıçların zamanı… Titrek adımların umuda ve sevinçlere karıştığı, yaşam coşkusunun hayatları yenilediği bir dönem.  Aşk, bir adım öne lütfen! Yârim İstanbul’un mis kokulu sahilindeki yürüyüşüme eşlik eden radyoda Van Morrison’ın  “Someone Like You” adlı şarkısı çalıyor. Birçok sanatçı tarafından söylenen şarkı, “Bridget Jones’un Günlüğü” gibi romantik-komedi filmlerin aracılığıyla günümüzde de popülerliğini koruyor. Vizyona girdiği yıllarda çok sevilen ve herkesin kendi hayatından bir şeyler bulduğu filmde, onlarca yıldır saklanan çeyizlere dönmüş olan Brigitte Jones, günlüğüne artık yalnız kalmak istemediğini yazıyordu. Ama istediği neydi?
11 Mart 2021
görsel

Dim Zach

Dim Zach’le birkaç yıl önce yine çok iyi ve başarılı bir DJ-Prodüktör olan “Güven Pakgüç” aracılığı ile tanıştım. Zach sanki kalbimi çalıp onu notalara bölmüş gibiydi ya da onun aklındaki zamanı, ritmin sakinliğini, yaşama coşkusunu çok sevdim. Müzik dinlerken genelde, ritim hep bir şeyi anımsatır, bekletir, özletir ama Dim Zach en hüzünlü şarkıda bile gülümseten yaşamak, deneyimlemek, var olmak ne güzel dedirten ve insanın hevesini kırmayan, bitter-sweet bir ritim algısına sahip.’80 lerin ritimlerini günümüze taşıyan Dim Zach; Alison MacCallum, Bee Gees, Michael Sembello, Kathy Barnes, Hi-Gloss gibi önemli isim ve grupların şarkılarını “atlamadan” hepsine yeni bir soluk kazandırmış.
16 Ocak 2021
görsel

Wolfgang Amadeus Mozart

“Ne üstün zekâ ne hayal gücü ne de ikisi bir dahi yapmaya yeter. Sevgi sevgi sevgi… İşte bu dehanın kendisidir.” Ocak ayı… Hava çok soğuk değil İstanbul’da ama gökyüzünün gri hali öyleymiş gibi hissettiriyor. Pencere kenarında kahvemi yudumlarken parkta sanki aceleleri varmış gibi oradan oraya koşuşturan kedileri izliyorum. Aniden durup etrafı dikkatle izleyen ve geldikleri gibi hızlıca uzaklaşan doğanın başyapıtları bilgisayarımdan yükselen Mozart’ın Herbert von Karajan ve Berlin Filarmonik Orkestrası eşliğinde çalınan “Requiem” ile uyum içinde. Kalben hayatın sihrine ve her şeyin birbirine kusursuzca oturduğuna koşulsuzca inanan, aklı ise 1.33’lük farka takılı ben, ağaç, kedi bir an için biriz.
7 Ocak 2021
görsel

Marco Mengoni

Bundan bir süre önce internette müzik araştırırken bir videoya rastladım. Dünyaca ünlü ve benim de çok sevdiğim sanatçı Adriano Celentano’yu görünce videonun devamını izlemek için bekledim. Orkestra başladı; beyaz t-shirt üzerinde çizgili gömlek, altına rahat bir pantolon giymiş bir başka sanatçı şarkı söyleyerek merdivenlerden iniyordu; sahnede Celentano’nun yanına geldiğinde ise artık şarkıyı birlikte söylüyorlardı. İnsanı coşturan, kıpır kıpır; sanki başkalarının görmediğini görebilen, yaşamla arasında kimsenin bilmediği bir sırrı varmış gibi bir ritmi vardı. Videonun altında “Marco Mengoni - La Casa Azul” yazıyordu. Şarkıcı öyle büyük keyifle söylüyordu ki izlerken gülümsememek, onun coşkusuna katılmamak imkansız gibi bir şeydi, tabi Adriano Celentano’nun da keyfi pek yerindeydi. Ardından ikinci şarkı geldi. Adriano Celentano’nun 1962 de yayımladığı - diğer yüzünde “La Mezza Luna” olan - ’45 liği “Si é Spento Il Sole”yi söylemeye başladığında bu enfes gülüşlü İtalyanın kim olduğunu araştırma ihtiyacı hissettim.
18 Aralık 2020
görsel

Beyaz Tavşanı İzle

Geçen gün tavşanlar üzerinde yapılan “Müzik Zenginleştirmesi” deneyini anlatan bir yazı okudum. Indiana Üniversitesi “Yeni Zelanda Beyaz Tavşanları” -ve diğer tavuk gibi kümes hayvanları, kemirgenler- üzerinde yaptığı deneyi ve uyguladıkları yöntemi anlatıyordu. Yazıda ayrıca hayvanların işitme yetenekleri ve algıların türler arasında büyük ölçüde farklılık gösterse de, müziğe “maruz kalmanın” yararlı etkilerinin köpekler, kediler, domuzlar, sıçanlar, fareler, tavuklar, balıklar ve filler, inekler ve insanlar dahil hepsinde kendisini gösterdiğinden bahsediliyordu. Klasik veya benzer (şekilde modüle edilmiş) müziklerin, birçok türde anksiyete etkilerini önemli ölçüde azalttığını; “hoş” müziğin, insanların hipotalamuslarındaki (talamusun -koku hariç tüm uyaranlar için istasyon- altında bulunan ve 3. kalp karıncığı tabanını oluşturan vücut sıcaklığı, hipofiz bezi ve sempatik sinirlerin yönetildiği ön beyin bölgesi) kalp atışı veya solunum gibi tepkilerinin yanı sıra, aslında yaşanan an içinde bir ödül olmasa da beyindeki ödül devrelerini harekete geçirdiğini gözlemlediklerini yazıyordu. Demek Platon 2500 sene önce müziğin “sadece eğlence yaratmak için kullanır” fikrini boşuna küçümsememişti.
7 Aralık 2020
görsel

Bossa Nova

Kadim öğretilerde Antik Yunan’a bilgeliği Pisagor ve Platon’dan önce getirmiş en büyük inisiye olarak kabul edilen, Trakya Kralı ve Apollon Rahibesi’nin oğlu Orfeo, bir ağaç perisine aşık olur. İsmi Öridis olan bu güzeller güzeli periyle sadece masallarda rastlanan bir aşk yaşamaktadır.  Ama bir gün… Apollon’un Cyrene’den olan yarı tanrı oğlu Aristaneus’tan kaçarken ayaklarına bir yılan dolanır ve onu yeraltı alemine götürür.   Biricik sevgilisinin yeraltına götürüldüğünü öğrenen Orfeo çok kederlenir. Tanrılardan yardım istemek amacıyla lirini çalmaya başlar. Lirinden dökülen notalar o kadar aşk doludur ki yeraltının bütün katlarını aşıp ölüm ve ölümsüzlüğün tanrısı Hades’e ulaşır.  Hades bu içten aşk dolu armonye dayanamaz ve Orfeo’nin isteğini kabul eder. Orfeo mutludur. Aşkını kanıtlamış ve tanrıların onayını almıştır çok yakında sevgilisine kavuşacaktır. Ancak bekleneceği üzere, tanrının bir şartı vardır; Öridis yeraltı aleminin karanlıklarından ışığa çıkana kadar, Orfeo’nin onun yüzüne bakmaması gerekmektedir. Böylece kudretli tanrı Hades’in de yardımıyla sevgilisi aether katlarından yükselmeye başlar Orfeo sabırla beklemektedir ama bir süre sonra merakına yenik düşer ve ardından gelen sevgilisini görmek için dönüp geriye bakar… Orfeo Öridis’i sonsuza dek yitirmiştir...
2 Aralık 2020
görsel

Phantom of the Opera

“Operadaki Hayalet” gerçekten vardı. Uzun bir zaman için onun oyuncuların yarattığı, batıl inançların uzantısı olan bir hayal yaratığı olduğuna inanıldı ama hayır Eric gerçek bir hayaletin tüm özelliklerini taşıyordu ve basbayağı da etten kemikten oluşuyordu. Ben onu gerçekten tanıdım ve ancak yaşayan bir hayalet olduğunu söyleyebilirim…'                                                          Gaston Leroux / 1909 Fransa
28 Ekim 2020
görsel

Cremona Kaplanı! Mina Mazzini

Müzik hayatınızda ne kadar güçlüdür? Bir şarkı size aşkı veya acıyı ne kadar hissettirebilir? Çaresizliği ya da adanmışlığı? Dünyayı değiştirebilir mi? Bir şarkı insanı değiştirebilir mi? Her şeyi silip yeni baştan başlatabilir mi?
18 Ekim 2020
görsel

Farinelli- Il Castrato

'”Harmony”aynı zamanda insan ruhu ve evrenin uyumunu kapsar”                                                                                                           Platon
8 Ekim 2020
görsel

Sanat ve Ekonomi

Sanat ve ekonomi kelimelerini aklımızda yan yana koymayız, düşünmeyiz bile. Oysa talihsizlik dolu şarkılar, daha iyi ve güzel olana övgü, aşkın olana hasret, aslında daha iyi bir hayat arayışının yani pesimist, aldatıcı bir ekonominin sonucu mu?
28 Eylül 2020
görsel

Emilio Santiago

İstanbul'da gün batımı...
16 Eylül 2020