Zenit: 'Hrant Dink Cinayetinin İşleneceğini 10 Ay Öncesinden Devlete Bildirdim'

-

Dink cinayetiyle ilgili kamu görevlilerin yargılandığı davanın üçüncü duruşması, dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü memuru Muhittin Zenit’in savunmasıyla başladı. Zenit, Erhan Tuncel’den aldıkları bilgileri istihbarat raporlarına yazdığını belirtti ve sordu: 'Ben Hrant Dink'in öldürüleceğini daha açık hangi ifadelerle yazabilirdim?'

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesi olayında ihmâli olduğu iddiasıyla kamu görevlileri hakkında açılan davanın üçüncü duruşması görülüyor.

Tutuklu sanıklardan Ali Fuat Yılmazer, Ramazan Akyürek ve Ercan Demir hazır bulundu. Başka suçlardan tutuklu bulunan Tamer Bülent Demirel, Osman Gülbel, Ali Poyraz, Hamdi Egebatan görüntülü olarak bulundukları cezaevlerinden duruşmaya katıldı. Ogün Samast da duruşmaya cezaevinden görüntülü olarak katıldı.

Duruşmaya tutuksuz sanıklardan Faruk Sarı, Muhittin Zenit, Onur Karakaya, Sabri Uzun, Celalettin Cerrah ve geçtiğimiz duruşma savunmasını veren Reşat Altay katıldı.

HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan ve CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da duruşmayı takip etti.

Davaya tutuksuz sanık Muhittin Zenit’in ifadesi ile başlandı.

‘Öldürüleceğini daha açık hangi ifadelerle yazabilirdim?’

Dink’in öldürüleceğine ilişkin hazırlanan F4 raporunda yazan tüm bilgileri Erhan Tuncel'den aldığını belirten Zenit, "Tuncel sürekli para istiyordu. Hatta, 'Sizi şikayet ederim' diyerek tehdit eden bir insandır. Ben Erhan Tuncel'e kendi cebimden de çok para verdim. Hatta bir gün cebimde 20 lira vardı. Yine para istedi. Ben de çocuğuma süt alacağım parayı ona verdim. Ona da bunu söyledim. ‘Al bu parayı ne olur bana bilgi getir’ dedim" dedi.

Hazırladığı F4 raporlarının ortada olduğunu söyleyen Zenit, "Ben Hrant Dink'in öldürüleceğini daha açık hangi ifadelerle yazabilirdim?" diye sordu.

İddianamedeki örgüt üyeliği suçlamasına itiraz eden Muhittin Zenit,"Benim ne böyle bir örgütün varlığından haberim var, ne de bu örgüte üyeliğim var. Benim böyle bir örgüte üye olmam için planın bir parçası olmam lazım. Ama ben bu planı 10 ay öncesinden devlete bildiriyorum" şeklinde savunma yaptı.

‘Tuncel’i konuşturmaya çalışıyordum’

İşleniş şekli 'önceden belli' olan cinayetle açık bir mesaj veriliyordu. 

Nitekim Trabzon Emniyetinde görevli polis Muhittin Zenit'in cinayetten hemen sonra muhbir Erhan Tuncel'le yaptığı konuşmada; “Ne oğlum, direkt kafaya sıkmışlar... Tek farklılık, kaçmayacaktı ama bu kaçtı” dediği tespit edilmişti.

Cinayetten 1 saat 45 dakika sonra Erhan Tuncel ile yaptığı telefon konuşmasının basına sızdırıldığını anlatan Zenit, “Cinayetin ayrıntılarını televizyonlardan öğrendikten sonra Tuncel'i bilgi almak için aradım. Ben o görüşmede karşımdaki adamı konuşturmaya çalışıyorum. Zarflama yapıyorum. Asıl cinayeti önlemeyen bu telefon görüşmesini basına verenlerdir. Bu kişiler F3 ve F4 raporlarını da biliyorlardı” dedi.

Zenit şöyle devam etti: 'Kayıtla ilgili tek bir özür borcum var, vicdanen rahatlamak için Rakel Dink’ten özür diliyorum. Taktik gereği bunları yaptım.'

Dava Zenit’in ifadesi ile devam ediyor.

'Araç suç'

Yasin Hayal, Ogün Samast, Erhan Tuncel (soldan sağa)

İddianamede, "Bu anlamda amaç suçun gerçekleştirilmesi için Hrant Dink cinayetinin araç suç niteliğinde olduğu, bu örgüt tarafından Hrant Dink'in mutlak suretle öldürüleceği, bunun için hazırlıklar yapan suç örgütü yönetici ve üyeleri ile cinayeti işleyecek tetikçi 'Ogün' ismine kadar her şey önceden bilinmesine rağmen, amaç suçun gerçekleşmesi için araç suç niteliğinde olan Hrant Dink cinayetinin gerçekleşmesinin beklendiği tespit edilmiştir" ifadeleri kullanılmıştı.

Agos ve Al Jazeera

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Cumhuriyet Halk PartisiHDPİstanbulPolis
Görüş Bildir