Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Zeliha Sunal İle Sanat Üzerine

-

Zeliha Sunal İle Sanat Üzerine

Zeliha Sunal İle Sanat Üzerine

Hayatımda tanıdığım en neşeli, en sıcakkanlı, en zarif insanlardan birisi. Sanatçı ve müzisyen kimliği onu diğer insanlardan biraz ayırıyor. Her zaman, her dakika gülen yüzü ile etrafındaki herkesin mutluluk kaynağı olan bir müzisyen. Zeliha Sunal ....

Yakın dostum olarak nitelendirmek istiyorum çünkü artık ailemden biri sayılır kendisi. Özellikle sanat hakkında konuştuk. Ben sordum, sevgili Zeliha Sunal’da çok samimi cevaplar verdi sorularıma sade ve nazik kişiliği ile ....

Hayatınızın müzik olduğunu biliyorum. Peki müzikle tanıştığınız ilk andan itibaren neler değişti hayatınızda ?

Çok şey değişti diyebilirim. Zaten doğuştan gelen bir yeteneğim var müziğe karşı. Üç yaşında evdeki piyanonun tuşlarına basmaya başlamışım inanabiliyor musun ? Üç yaşındaki bir çocuğun nota bilgisi tabi ki yok ama piyanonun sesleri ile birlikte ahenk oluşturabiliyordum ve bu benim çok hoşuma gidiyordu. Yetenekli oluşum benim çok işime yaradı, müziği sevdiğim için de başka bir yaşam seçemezdim herhalde.

Yönlendirme miydi yoksa kendi seçiminiz miydi müzik ?

Müziğe yönlendirme ile değil de kendi isteğimle başladım ve ilerledim diyebilirim. Çeşitli gruplarda gitar çaldım, şarkı söyledim gençken. Bir çok anım var bununla ilgili. Ben bir subay kızıyım malum, tayin olup şehir şehir gezince konservatuara gidemedim sonuç olarak. Sonrasında solist oldum, mesleğimi seviyorum açıkçası.

Müzik tarzınızın daha çok ‘’Caz’’ olduğunu söylesem, eklemek istediğiniz bir şey olur mu ?

Zaten bütün müziklerin çıkış noktası ‘’Caz’’ değil midir ? Aslında daha çok ‘’Popüler Müzik’’ kategorisine koyabilirim kendimi şu anda. Tabi ki Caz müzik ile de uğraştım, hala da severim, severek söylerim.

Ya ülkemizde ‘’Caz Müzik’’ ?

Sadece Türkiye’de değil dünyada Caz Müzik pek ilgi görmüyor diyebilirim. Amerika’da da bulundum ben. Örnek vermek gerekirse; bir Rap konserinde 50 dolara satılıyor ve içerisi tıklım tıklım oluyorken, bir Caz Müzik konserinin biletleri 10 dolar olmasına rağmen içerisi bomboş. Gayet tabi bu berbat bir durum. Hakkını alamıyorsun böyle olunca. Ben geçliğimde düğünlerde de çaldım, evet. Çok iyi bir gitaristimdir. Bu yüzden insanların ne zaman eğlenebildiklerini, yani eğlence moduna giriş anlarını iyi biliyorum, hissediyorum. Zaten düğün müzikleri kültürümüzün bir parçası. Bu kariyerimin geri kalan kısmında büyük bir avantaj sağladı.

Müzisyen kimliğinizin yanında oyuncu kimliğiniz de var. Oyunculuk deneyimi size neler kattı ?

Kesinlikle çok büyük katkısı oldu. Jestler olsun, mimikler olsun sahne duruşum olsun fazlaca getirisi oldu bunun. Ama oyunculuk mu, müzisyenlik mi diye sorarsan müzisyenlik diye cevaplarım. Oyunculuktan pek zevk alamadım açıkçası. Getirisini inkar edemem tabi ki ... (Gülüyor)

Sahne showlarınızın eşsiz ve büyüleyici olduğunu düşünüyorum açıkçası. Seyirci ve dinleyicilerin geri dönüşü nasıl oluyor size ?

Muazzam güzel ve olumlu oluyor seyircimin bana geri dönüşü. Çok memnunlar. Ben nasıl sahnedeyken yaptığım işimden zevk alıyorsam, onlar da beni izlerken ve dinlerken zevk alıyorlar. Son olarak sevgili Geveze ile birlikte ‘’Neşeli Maşrapa’’ adlı sahne showları gerçekleştirdik. Biraz mizah, biraz eleştiri, biraz müzik dolu ve bir o kadar da neşeli oldu adından da anlaşılacağı gibi.

Twitter ve Facebook kullanıcısısınız aynı zamanda aktif olarak.

Evet, genellikle geri dönüşler bu sosyal ağlardan oluyor zaten. Aktif olarak bir şeyler yazıyorum, resimler ve fotoğraflar paylaşıyorum. Bunlarla alakalı olarak güzel geri dönüşler, güzel yorumlar geliyor bana.

Gerek hayranlarınızla, gerekse dost ve sevenlerinizle elinizden geldiğince ilgilendiğinizi gördüm sosyal platformda

Kesinlikle. Zaten onlar benim her şeyim. Olumlu yorumlara da açığım, olumsuz eleştirilere de. Mümkün olduğunca ilgilenmeye, yanıt vermeye çalışıyorum herkese.

Müzikaller insanları her zaman heyecanlandırmıştır. Broadway’de bir müzikal sahnesinde olduğunuzu düşünün, Hangi eserle bütünleşmek isterdiniz ?

Çok can alıcı ve etkileyici bir soru oldu bu. (Gülüyor) Biraz düşünmek istiyorum izin verirsen. O kadar çok sevdiğim müzikal var ki. Mamma Mia olsun ya da diğerleri çok çok seviyorum. Ama ben ‘’My Fair Lady’’ diyeceğim. Oradaki ‘’Eliza Doolittle’’ karakteri yani çiçekçi kız. Sahnede en çok onunla bütünleşmek isterdim sanırım. Büyüleyici bir müzikal, ki karakterler de öyle.

Otuz ayrı dilde şarkı. Neden her dilde müzik ?

Şarkı söylemeyi seviyorum. Bunu her dilde yapmak istedim. Otuz dildi, şimdi kırk kadar oldu bu. Hani insanlar başka ülkelere gittiklerinde bir yerde veya bir mekanda kendi dillerinde bir şarkı duyduklarında mutlu olurlar ya, sürpriz olur onlar için. İşte ben bunu gerçekleştirmek istedim ve sanırım başarabildim de. Özel davetlerde ve devlet organizasyonlarda sahne aldım. Örneğin bir İngilize de kendi dilinde hitap etmek istedim, bir İspanyola da. Bu benim açımdan çok güzel bir duygu.

‘’Kurbağa Prens’’ dört ayrı tarzda yorumlanmış bir şarkı ve birleşiminden doğmuş bir albüm. Böyle olmasının özel bir sebebi var mı ?

Evet çünkü benim için özel bir şarkı bu. Doyamadım şarkıma, bu nedenden dolayı da birden fazla tarzda yorumlayıp albüm haline getirdim. Pop, Rock, Karaoke ve Akustik ... Her tarzda yorumlanabilecek bir şarkı olduğundan dolayı da böyle bir şeye karar verdim. Şarkıma haksızlık etmek istemedim. Herkese, her müzik tarzından her insana hitabetmeliydi.

Kitaplarla ve Tiyatroyla aranız nasıl ?

Fazlaca iyi, kitap okumayı çok severim. Evde her odada, başucumda, hatta lavabo kısmında bile kitabım vardır. Hatta okuduğum kitapları ve dergileri özellikle okuduğum yerlerde, masada, koltukta, mutfakta bırakıyorum ki gelen giden herkes görsün de alıp eline okusun diye. (Gülüyor) Düzenli bir kütüphaneye sahip değilimdir. Okuduğum kitapları sevdiğim insanlarla, dostlarımla paylaşmayı severim. İzmir Dikili’de bir kitap arkadaşım bile var. Sevimli bir amcamız. Okuduğum kitapları ona gönderiyorum o da okuyor.

Ya en son ne okudunuz ?

En son Robin Cook’un bir kitabını okudum. Selçuk Alagöz’ü de beğenerek okuyorum. Malum, Selçuk Alagöz muhteşem de bir müzisyendir. Seksen dilde şarkı söyleyerek tarihe geçti, bu yüzden onu ayrı bir seviyorum. Şimdi de senin hediye ettiğin kitabı okuyacağım. (Gülüyor) Leyla Erbil’i de çok çok beğenerek okuyorum. [Tuhaf Bir Kadın - Leyla Erbil]

Tiyatro ?

Tiyatroya da bayılırım. İzlemekten zevk alıyorum. Hatta en son ‘’Yatak Odası Diyalogları’’ diye bir oyuna gittim. Çok başarılı buldum. Levent Ülgen ve Sedef Avcı gerçekten çok iyi iki oyuncu. Etkileyici oyuncular, etkileyici oyun...

İstanbul sizin ve müziğiniz için ne ifade ediyor ?

İstanbul’u seviyorum. Eskiden değildi belki ama şimdi evet. Ankara’da yaşarken doğruyu söylemek gerekirse gerçek bir stardım. Bir albüm yapmak için İstanbul’a geldim. Büyük bir müzik şirketiyle anlaştım. İstediğim gibi yolunda gitmedi çoğu şey. Müzik şirketi emeklerimi heba etti. Şarkılarıma, bestelerime el koydular ve başkalarına dağıttılar. Üzgünüm bu konuda ama böyle oldu, işin asıl yüzü bu. Bir nevi emek hırsızlığı.

İstanbul’a gelmek için bir çok şeyden feragat ettiğinizi, bir çok fedakarlıkta bulunduğunuzu duymuştum.

Kesinlikle öyle oldu. O zamanlar yapayalnızdım İstanbul’da. Pek destekçim yoktu, çevrem geniş değildi. Ben de bu yüzden yapılan haksızlıklara karşı sustum. Elimden bir şey gelmedi ki ... Şimdi bu şehrin bana çok şey kattığını anlıyorum. Tecrübe ... Bu aralar her şey yolunda. İnsanlar beni benimsedi, sevdi keza ben de onları. Başta kırgın başladık İstanbul’la birbirimize ama şimdi her şey daha güzel (Gülümsüyor)

Son olarak ...

Sevgili dostum, güzel ve değerli insan Zeliha Sunal’a bu güzel ‘’Söyleşi&Röportaj’’ için çok çok teşekkür ettiğimi belirtmek isterim. Ben çok keyif aldım, sanırım o da çok eğlendi ... Gelecek planları arasında sürpriz bir cover ve özel bir marş var Zeliha Sunal’ın. Nasıl bir marş diye sorarsanız eğer, bir Türk takımı için bestelenmiş. Şayet sevgili Sunal’ın hangi takımlı olduğunu biliyorsanız cevabını bulmanız zor olamayacaktır ...

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AnkaraFacebookİstanbulİzmirKitapTiyatroTwittermüzikoyun
Görüş Bildir