Zeki Demirkubuz kendine meydan okuyor

-

Zeki Demirkubuz kendine meydan okuyor

Zeki Demirkubuz kendine meydan okuyor

BirGün gazetesi yazarı Zahit Atam'ın Zeki Demirkubuz'un son filmi "YERALTI" ile ilgili yazısından, filmin çıkış noktasına dair ilgili bölümü yayınlıyoruz.
İşte Zahit Atam'ı konuyla ilgili yazısı:
"Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar kitabı da çıkış noktasını bir kitabın okunmasına borçludur: Çernişevski’nin Nasıl Yapmalı kitabına. Rasyonel bir varlık olarak insanın ele alınması özellikle 19. yüzyılın alâmetifarikalarından birisidir, Çernişevski’de bunu yapmıştır. Gelin görün ki Dostoyevski insanı çelişkili bir varlık olarak kavrıyordu, bunu ispatlamak için bireyin tüyler ürpertici iç dünyasına dalınca, bir monolog halinde tek bir kişinin dilinden kendi düşüncesini çağının eleştirisi formatında yazınca Yeraltından Notlar ortaya çıktı.
Mesela: “Niçin iyilik üstüne, güzel, yüce şeyler üstüne anlayışım derinleştikçe, batağa daha çok saplanıyorum, neredeyse boğulmama ramak kalıyor?”
Dostoyevski insanın cahil olduğu için ya da iyiyi bilemediği için değil de, varlığından gelen çelişik karakteri ile rasyonel bir formata dönüştürülemeyeceğini söylüyordu, kısaca insan için: “yazılımı bozuk” diyordu. Ne kadar akıl verirseniz, o günü gelir aklın dediğini değil de akıldışına meyledecek bir isteğe kapılabilir, insanı böyle kabul etmek daha gerçekçidir.
Yakın geçmişte dünyaca ünlü bir havayollarının pilotu emekliye ayrılmak istemiş ve tedavi olmuş, bin bir eziyet çekmişti: niye mi? Havadayken uçağı düşürmek için çok güçlü bir istek duyuyordu, uçağı düşürmedi ama havadayken çektikleri için tazminat davası açtı, normali denemiş, doktora gitmiş, isteğini anlatmış ve rapor bile almıştı.
Ona biçilen tüm rollerin dışında ve ötesinde insan kendi varoluşu üzerinde sonsuz kontrolü kurmaya çalıştıkça ya bundan başarısız olacak ya da ne kadar başarılı olursa, özgür ve iradeli niteliklerini yitireceği için insanlıktan çıkacak.
Dostoyevski bu nedenle yeryüzü cennetlerine inanmaz, kuracağınız cennet insan gerçekliği ile çelişeceği için, kaçınılmaz biçimde yeryüzü zorbasına dönüştürecektir, açmaz işte.
Pek çok insan Yeraltından Notlar’ı okurken bir gerilim duyar, itirafların ardı arkası kesilmez, insan bir anda çıplak suretiyle karşılaşır, anlatılan her durumun bir karşılığını kendi zihninin derinliklerinde yaşamının bastırılmış bir andaki durumuyla özdeşleştirir.
Hakkımızdaki bilgimiz arttıkça, kendimiz üzerine yoğunlaştıkça, hayatımızın diyalektik biçimde nasıl çelişkilerle dolu olduğunu da görürüz, insan büyümez, daha çok oluşur ve üstelik bu oluşum sürekli bir yıkım ve yapım pratiğini içerir. Ne zamanı tek çizgili yaşarız, ne duygularımız ambivalant olmaktan kurtulabilir. Zıt duyguları eş anlı duyarız, kişilere ilişkin duygularımız, onlarla ilişkilerimiz kesintiye uğrasa bile, zaman içinde içimizde yaşar ve duygusal dünyamızdaki keskin salınımlar devam eder.
Zeki Demirkubuz için Yeraltından Notlar kendisine bir meydan okuma alanıydı, düşüncelerini anlatabilmek bu curcunaya hayran bakabilen birisi olarak. Yeraltından Notlar, insanın ancak kendisiyle yüzleşerek yakınlaşabileceği ve karşınızdaki konuşurken bilincinizde sizin kendi benliğiniz üzerine itiraflar yaparak karşılık verdiğinizde, yani okuyucunun seyircinin tam ve aktif katılımıyla okunabilir, seyredilebilir ve anlaşılabilir. Yalnızca Zeki Demirkubuz bir itiraf sahnesi kurmuyor, izleyici de kendi benliğiyle saf bir ilişkiye girerek filmi idrak edebilir, hatta nahoş bir portre karşımıza çıkardığı için yönetmene, gerçekliğe ve hayata kızgınlık duyabilir."

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir