Akil İnsanlar Uludere'de

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Yılmaz Erdoğan: Savaşın Son Kurbanları Olsunlar

Uludere katliamında ölenlerin ailelerini ziyaret eden akil insanlar mezarlıkta dua ettiler. Aileler çözüm sürecini desteklediklerini ancak adalet beklediklerini söyledi.

ULUDERE - Akil İnsanlar Heyeti'nin Güneydoğu Anadolu grubu, kaçaktan dönen Uludere (Roboski) köylülerinin hava operasyona uğraması sonucu ölen 34 kişinin, ailelerinin yaşadığı Gülyazı köyünü ziyaret etti. Köy camisinde kadınları ve köylüleri dinleyen heyet üyeleri daha sonra mezarlığı ziyaret ederek 34 kişi için dua etti. Heyet üyesi sanatçı Yılmaz Erdoğan, “İnşallah bu 34 kişi savaşın son kurbanı ve barışın kahramanları olur" dedi. Köylüler ise, kendilerinin acı yaşadığını ancak başkalarının yaşamaması için barış sürecini tam desteklediklerini söylediler.

Şırnak’ta bulunan Akil İnsanlar heyeti sabah, 28 Aralık 2011 tarihinde savaş uçaklarının bombalaması sonucu hayatını kaybeden 34 kişinin aileleri ile görüşmek için Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Gülyazı köyünü ziyaret ettiler. Heyet üyelerini taşıyan minibüs ve basın araçları köye giderken askerlerin her zamanki rutin mayın kontrol çalışması yaptıkları görüldü.

Köye giden heyet üyeleri köy camisi yanında olayda hayatını kaybeden kişilerin aileleri tarafından karşılandı. Heyet üyelerini kaybettikleri çocuklarının fotoğrafları ile karşılayan kadınlar daha sonra köy camisinde heyet üyeleri ile bir araya geldi.

Burada heyet adına konuşan Mazlum-Der Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal, bugüne kadar bölge insanın çatışma ve savaşın getirdiği büyük acıları yaşadığını belirterek, “Başka Roboskiler olmasın diye barış süreci başlatıldı. Barışa büyük destek var. 34 kişinin yaşamını yitirdiği bu olaydan büyük bir acı ve üzüntü duyuyoruz. İnşallah barış olur ve adalet yerini bulur ve insanlar geçmişte yaşananları unutur. İnşallah adalet ile ilgili talepleriniz karşılanır" dedi.

"OLAY İLE İLGİLİ ÖZÜR VE ADALET BEKLİYORUZ"

Olayda oğlu Erkan Encü’yü kaybeden Felek Encü adlı kadın, barış sürecini desteklediklerini ancak adalet arayışlarının da devam edeceğini ifade ederek, "Başbakan’dan vicdanlı davranıp failleri tespit etmesini ve yargılanmalarını sağlamasını bekliyoruz. Biz çok yorulduk, acıyı taşıyacak gücümüz kalmadı. Bombardıman gençlerimizi ve bizim hayatımızı yıktı" dedi.

Mercan Encü adlı kadın ise, Başbakan’dan koruculuk sistemini kaldırmasını istediklerini ifade ederek, “Biz Türk-Kürt, birlikte ve eşit bir şekilde haklarımızı alarak yaşamak istiyoruz. Bizim akıtacak gözyaşımız artık kalmadı. Biz olay ile ilgili özür ve adalet bekliyoruz" dedi. Medine Ürek adlı kadın da, öncelikle barış sürecini desteklediklerini ve böyle bir olayın bir daha yaşanmaması için büyük destek vereceklerini belirterek, “Adaletin sağlanmasını istiyoruz. Faillerin bulunup yargılanmasını bekliyoruz. 100 yıldır bu bayrak altında yaşıyoruz, Türkiye Cumhuriyeti bize TC kimlik numarası vermiş, bize adaleti de versinler" dedi.

"KORUCU KADROLARI YERİNE ORMAN BEKÇİLİĞİ KADROSU VERSİNLER"

Zeki Tosun ise, aileler olarak gözyaşlarının bir türlü dinmediğini, hep adalet istediklerini ancak bugüne kadar bulamadıklarını kaydederek, “Tüm yaşananlara rağmen barış sürecini destekliyoruz. Bütün devlet kapılarını çaldık, sesimizi herkesi duyurduk ama bu olay için kurulan Meclis komisyonunun başkanı bizim sesimizi duymamış. Katliamda ölenler kendi çocukları olsa idi böyle mi davranırlardı? Biz tehdit ve baskılar altıda yaşıyoruz. Madem ki herkesin desteklediği bir barış süreci var, PKK’dan silahlarını bırakmasını ve silahlarını gömmesi isteniyor, neden korucu kadroları verilir. Koruculuk sisteminden nefret ediyoruz. Korucu kadroları vereceklerine orman bekçisi kadroları versinler" diye konuştu.

Heyetin Başkan Yardımcısı Kezban Hatemi de, acı karşısında susan dilin şeytan olduğunu ifade ederek, “Sistem hukuk devleti olmadığı için, vatandaşını insanlık onuruna uygun yaşatmıyor. Uzun süredir yapanın yanına kar kalan bir ülke olduk. Barış süreci için faillerin hasıraltı edilmeden bir an önce ortaya çıkarılması gerekir. Başsağlığı dilemekle yetmiyor. Ateş düştüğü yeri yakıyor diyorlar ama ateşin düştüğü yerde vicdan olmadıkça bu ülkede barışı sağlayamayız" diye konuştu.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

BaşbakanSavaşŞırnakYılmaz Erdoğanakil insanlarkadınlarolay
Görüş Bildir