Yılbaşında Eğlenmek Günah Mı?

 > -

Yılbaşında Eğlenmek Günah Mı?

Yılbaşında Eğlenmek Günah Mı?

Fatih Altaylı'nın sunduğu Teke Tek'te yılbaşı kutlamaları, çam ağacı süslenmesi, hindi tüketimi, eğlence kültürü ve dinde modernleşme konuları masaya yatırıldı.

Programda İlahiyatçı Prof. Dr. Ali Murat Daryal ile Prof. Dr. Zekeriya Beyaz ve Gazete Habertürk Gazetesi yazarı ve yayın danışmanı Murat Bardakçı katıldı.

Teke Tek'te öne çıkan görüşler şöyle:

Murat Bardakçı 24 Aralık kutlamaları Sümerler zamanından gelen bir gelenek. Sümer Tanrısı Dimuzi'den geliyor. Gün değişebiliyor, Nevruz da oradan geliyor. Bir dönemin, yılın, takvimin değişmesi Dumuzi efsanelerinden geliyor. Hz. İsa'nın doğum gününün 24 Aralık olduğu kesin değil. Ren geyiği, Noel baba figürleri İskandinavya'nın pagan döneminden kalma bir gelenektir.

Prof. Dr. Ali Murat Daryal Çam ağacının dalları açılır. Resimlerde üçgen üçgen açılır. Bu da teslisi sembolize ettiği için hristiyanlar evlerinde yılbaşında donatırlar. Müslümanlıkta selvi ağacı önemlidir. Çünkü tektir. İsa peygamber doğarken Hz. Meryem'den kırmızı kan aktı ya, çam ağacındaki kırmızı mimozalar bunu sembolize eder.

Murat Bardakçı Papa Ayasofya'ya geldiğinde üç parmağını göğsüne koydu, bu da teslisi ifade ediyordu.

Ali Murat Daryal Freud şuuraltında hiçbir şey kaybolmaz diyor. Pagan kültürde zaman içerisinde hristiyanlaşıyor, şekil değiştirerek devam ediyor. Ren geyiğinin 3 tane çatallı boynuzu vardır mesela. Bu üç boynuz da hristiyanlıkta teslisi ifade ediyor. Selvinin yaprakları diktir. Dik olduğu için ne kadar kar yağarsa yağsın üzerinde kar durmaz. Selvi kışın da tek renklidir, yazın da. Çınar ağacın üzeri eğimlidir. Selvi vahdettir, Elife benzer ve Allah yazısına benzer. Kültürler zamanla bunu benimser ve dönüştürür. Yine Noel kızağını 3 geyik çeker. Mesela günümüzdeki dereceler ilk üçe ayrılır. Yağlı güreşlerde eskiden sadece birinci kişiye ödül verilirdi. O da teklikten gelir. Tek Allah'tır.

YORUM VE HURAFELER DİNİN YERİNİ ALDI

Prof. Zekeriya Beyaz Bu türlü hurafeler, aşırı yorumlar birikir esasın zorlar ve yerini alır. Bunlar din olur ve bu türlü sembollerle iş götürülür. Hristiyanlık ne olmuştur? Nasıl deforme olmuştur. Nasıl bozulmuştur, teslise nasıl geçmiştir? Hep bu türlü uyduruk şeylerle geçilmiştir. Önce Hz. İsa büyütülmüştür, yavaş yavaş Allah'ın oğlu olmuştur. Allah'ın oğlu olduğuna göre o da Allah'tır denmiştir. Tek Allah inancı kaybolmuş ve bu hurafe gelip oturmuştur. Nüansın üzerine yüklenmeler esasın yerine geçmiştir. Bizim mevlidin Kur'an-ı Kerim'in yerine geçmesi gibi. Mevlidin güzelliği ayrı konudur, ama bugün Kur'an okumak, hatim yapmak nedir? Kur'an'ı okumaktan kasıt Arapçı kelimeleri tekrarlamak mıdır, yoksa onu anlamak mıdır?

Murat Bardakçı Mevlit edebiyat şaheseredir.

Zekeriya Beyaz Mevlidi bizim. Severek okuruz, aynı konu.

Ali Murat Daryal: Hristiyanlarla içiçe yaşamamızdan gelen etkiler vardır. 'Allah'ın hakkı üçtür' sözü gibi. Kur'anı üç kez öpüp başımıza koymak gibi. Biz müslümanlar 3'e karşı değiliz, yeri gelirse üçü de, dördü de kullanırız. Bütün olan biteni 3'e tesis etmek için hadiseleri zorlamanın bir anlamı yoktur. Biz müslümanlar elimizi üç kez yıkarız. Kültür affetmez. Bir dizi 12 tanedir. Niye onun yarısı 6 onur yarısı 6'dır. Bu da üçlü sistemdir. Üç devamlı kendi kendini büyütüyor. Düzine de 12 havariden geliyor.

EĞLENCE AKLIN EN AZ ÇALIŞTIĞI EVREDİR

Ali Murat Daryal Bu mesele dini mesele değil. Bu mesele sosyal antropolijinin alanıdır. Eğlence kültürü camiden giremez, milli bayramlardan da giremez. İmam 'veladdalin amin' derken arka cebinden kanyak çıkarıp içemez. Türkiye'ye giren bütün milli, gayrimilli figürlerin hepsi eğlence yoluyla girmiştir. Düğünler, balolardan giriyor. Eğlence aklın en az çalıştığı devredir. Akıl fazla çalışırsa insan gülmez. Batı eğlencelerini akşama almıştır. Türkiye'de mizahla eğlence karıştırılır. Mizahta zeka kıvılcımı olmazsa zeka değildir. Yoksa galiz küfürler etmek mizah değil.

SOFTALAR GÜLMEYİ DAHİ GÜNAH SAYDILAR!

Zekeriya Beyaz Bütün canlılar yüce Allah tarafından iki özellikle yaratılmıştır. Birisi üzülmek birisi de sevinmek. İnsanlar ve diğer canlılar, hayvanların birçoğu dahil üzülürler ve ağlarlar, gözlerinden yaş gelir yavrusunu kaybettiği zaman. Sevindiği zaman sevincini dışa vururlar. Hatta merkeplerin güldüğünü görmüşsünüzdür, dudaklarını yukarıya kaldırır, keyiflenir ve dişlerini gösterir. Dolayısıyla bu yüce Allah'ın insanlara has kıldığı iki özelliktir. Bunları yok saymak, günah haline getirmek ilahi fıtrata aykırıdır. Biz maalesef sofulardan tokadı yemişizdir, onlara göre gülmek dahi günahtır. Benim babam ehl-i tarikattı, melek gibi bir insandı. Cemaat ne derse ona göre yaşardı, ama ömür boyu gülmeden öldü. Niye 'güldüğün zaman kalbin ölürmüş' diye inanırdı. Siz bırakınız oynamayı, eğlenmeyi, gülmeyi dahi yasaklamışlardır. Saz çalmayı, musikiyi yok etmişlerdir. Oynamak ayıptır, günahtır. Anamın babamın köylerinden çocukluğumuzda bize gelen şeylerden birisi şudur, 'düğünlerde sağ elini kaldırırsan Allah, sol elini kaldırırsan peygamber yok' demekmiş. Bunların tamamı safsatadır, hurafedir. İslama da, insanlığa da zarar vermiştir.

EĞLENMEK VE NEŞELENMEK BİR İHTİYAÇTIR

Eğlenmek ve neşelenmek sağlık ihtiyacıdır. İyi gülmek, neşelenmek ciddi gıdalanmak gibi vücuda faydalıdır. Tıp bunu söyler. Sayın Ali Murat Daryal benim Farsça hocamdır. Kendisine minnettarım. Ben dekanken gençler bize gelirlerdi. Bir gün 5-6 öğrenci randevu alıp geldiler. Sohbet ettik. Latife olsun diye 'Maşallah hepiniz mezun olursunuz, burada güzel kızlarımız var onlarla evlenirsiniz' dedim. İçlerinden birisi 'yok hocam tövbe' dedi ve ekledi "Hocam bunlarla evlenilmez, bunlar gülmezler" dedi. Gülmek, eğlenmek insanların hakkıdır. Mizah yapmak, tiyatrolarda benzeri insanları güldürücü birtakım programların uygulanması güzeldir. Şu bilmem nereden gelmiş, şu ülkeden gelmiş...

ZEKERİYA BEYAZ OYNAMADAN BU YAŞA GELDİ

Bu bizim dinimizi yaşamamıza mani ise tamam. Onun haricinde bir başka yerden gelen insanların yararına olan örf ve adetler güzel şeydir. Mesela şapkayı aldık, benimsedik. Artık o bizimdir. Yılbaşı da kutlanır, doğum günü de kutlanır. Günah olan lar bellidir, sarhoş olmak, kumar oynamak günahtır. İnsanların eğlenmesi, oynaması günah değildir. Babam gülmeden öldü, Zekeriya Beyaz da bu yaşa kadar oynamadan yaşadı. İşte çocukluğumuzdan beri aldığımız kültürün üzerimizdeki baskısını gösteriyor. Bir defa Savaş Ay'ın programında Nazlı Ilıcak'la birlikte halay çekmiştik. Yoksa hiç olmayacaktı. Oynamak müthiş bir şey. Elin, kolun, ayakların ahenkli bir şekilde hareketi önemlidir.

Murat Bardakçı Hocam İslam'a göre oynamak günah değil miydi?

Zekeriya Beyaz Ben oynadım, günal olmadı. İslama göre bizzat Kur'an'ı Kerim tarafından yasaklanması lazım. Onun dışında haramlar Ahmet'in, Mehmet'in, sofuların yasaklarıyla geliyor. Mezhep imamların ortaya koydukları şeyler yorumdur. O yorumlar onlara aittir. Eğer yüzde yüz doğru ise öbür imam da kabul eder. İmamlar birbirini kabul etmezler. Bir defa şu dini zorlaştırmayı kaldırmamız lazım. Zorlaştırmanın altında insanlar ezilmiştir. Yılbaşını kutlamak günah değildir, sarhoş olmak günahdır, kumar oynamak günahtır.

TEBESSÜM ETTİĞİMDE KAYINVALİDEM KIZARDI!

Ali Murat Daryal Zekeriya Bey'in dediklerinde katılıyorum. Ben Çarşamba'da 9 yıl evli kaldım. Kayınvalidemin yüzünün güldüğünü görmedim. Biraz tebessüm etsem kayınvalidem bana 'Cennetten haber mi geldi sana, ne gülüyorsun durup dururken!' derdi. Bu gülmemek beşeri ilişkilere de yansıyor. Kızı güldüğü zaman kavga çıkarıyor. Bir cemiyet gülmeyi eğlenmeyi redderse oradan ruh hastaları çıkar. Günün 24 saati vardır ve birer kalıptır. Bunun içini kültürler doldurdurlar. Kültürler o saatleri kendi değerlerine göre doldururlar. Cumartesi günü nelerin yapılıp, yapılmayacağını Yahudi kültürü benimsemiştir. Pazar günü ne yapılır ne yapılmaz hristiyan kültürü bu kalıpların içini doldurmuştur. Hristiyan Pazar günü ne yapıp, ne yapmayacağını bilir. Biz Cumartesi, Pazar günü tatil yaptığımızda elimizde liste olmadı. İnsanlar tatil günlerinde boşaldılar, ne yapacaklarını ve yapmayacaklarını bilemediler. Halbuki Cuma günü tatil olsa, sabah kalkacak, güsul abdesti alacak, Cuma namazına gidecek. Yani bozulmak için, kötü alışkanlıklar için vakit bulamıyor.

Türkiye'de keşke laiklik olsaydı. Cumartesi günü tatil yapıyorsunuz, yahudilerin bayramı laiklik bozulmuyor. Aynı şekilde Pazar günü. Ama Cuma günü tatil yapsaydınız laiklik bozulacak denilecekti. Benim teklifim, Cumartesi Pazar hiçbir gün tatil yapılmasın. Haftanın bir gün insanlar tatil yapsın. Cumartesi Pazar günü ekonomi tatil yapıyor, paranın sirkülasyonu dumura uğruyor. Hafta sonu hayat ölüyor. Yaşıyor muyuz, bitkisel hayat mı yaşıyoruz belli değil.

FUTBOL İNSANLARI BÖLÜYORSA YASAKLANSIN!

Ali Murat Daryal Hocalarımız biz öğrenciyken 'biz Hicri takvim kullandık geri kaldık' derlerdi. Ben Beyazıt'ta bir kitap bakmaya gitmiştim, orada bir Japon profesörü vardı. Kendisine 'sizde takvim başı hangi gündür?' dedim. Bana 'Her imparatorumuz tahta oturuşunda takvim sıfırlanır ve sıfırdan başlar' dedi. Ben gayriihtiyari gülmüşüm. Bana 'niye gülüyorsunuz' dedi. Ben de işi şakaya vurdum. Bana da 'Sizde hicri, miladi, rumi takvimler yok mu?' dedi. Her kültür hangi gün ne yapılacağını, ne yapılmayacağını kendi mensuplarına dikte eder. Müslüman kişi cuma günü ne yapılır, ne yapılmaz bilir. Kimse eğlenmesin diyen yok. Nasıl eğlenecek mesele bu. Eğlenirken değerlerinden kopacak mı? Ramazan bayramında bir gün oruç tutmak yasaktır. Kurban Bayramı'nda üç gün oruç tutmak yasaktır. Çünkü neşelenmeniz gerekiyor. Neşenin de milli bütünlükte önemli bir yeri var. Futbol iki insanı birbirine düşman ediyorsa yasaklanmalıdır. Biz 40'lı yıllarda futbol maçlarına giderdik. Orada herkes kolkola oturuyordu. Maçlarda insanlar ölüyor, ağıza alınmayacak küfürler ediliyor. Millet küfüre alışıyor. Türk-İslam medeniyeti eğlenceyi sabaha almıştır. Eğlenceyi akşama bırakmaz. Çünkü insanların telkine en açık olduğu an gecedir. Zihnin en az çalıştığı devredir.

İNSANLAR OYNAYIP KURTLARINI DÖKMELİDİR

Zekeriya Beyaz Dinlerde kurallar vardır. Ancak kurallar dinin esasını oluşturan farzlar bir de üçüncü, beşinci derecede birtakım örflerden oluşan yaşantı biçimleri vardır. Bunlarda aşırıya gitmemek lazım, aşırıya gidildiğinde dinin yerine geçer. İnsanlar robotlaşır, dini kendi elleriyle zorlaştırılmış olurlar. İslam kolay bir dindir. İslamiyeti aşırı derecede şekillere bağlamak İslamiyeti zorlaştırma olur. Hristiyan ve yahudilerin tatil günlerinde nasıl hareket edeceğini kurallara bağlanması onlar için doğru olabilir. Ama bizim kendi açımızdan bakıldığında örflerin dinileşmesine şikayetlerimiz vardır. Dinin rahat olması lazım. Tatil günleri insanların dinlenmesidir. Tatilin manası işi durdurma ve dinlenmedir. İnsanlar çalışmış, kazanmış hafta sonunda bir veya birbuçuk gün dinlenecekler. İnsanlar tatil yoluyla aynı zamanda sosyalleşirler. Bir düğüne gider oynarsınız, gülersiniz, kurdunuzu dökersiniz. Eskiler ne güzel söylemiş 'kurdunu dökmek' diye. Oynarsınız şifa bulursunuz. Yılbaşına gelince. Türkiye'de bazı çevrelerde Cumhuriyet'le gelen herşey tu kakadır, Osmanlı'da herşey evliyalıktır. Cumhuriyet öncesi yanlışlar mübarekleşiyor, Cumhuriyet dönemindeki güzel şeyler çirkinleşiyor.

İSLAMDA TAKVİM VARDI YIL SAYIMI YOKTU

İslamın doğduğu Mekke'de kameri takvim vardı ama yıl başlangıcı yoktu. Kameri takvim 355 gündür. Yıl sayımı yoktu. Dolayısıyla Hz. peygamber dünyadan göçtükten sonra bu defa birtakım alışverişler, borçlanmalar başladı. Onları yazmak icap etti. Ama senesi belli değildi. Takvim vardı ama yıl sayımı yoktu. Hz. Muhammed'in Mekke'den Medine'ye hicretini yılbaşı olarak aldılar. Çünkü halkın arasında 'Hicretten önce', 'Hicretten sonra' diye bir örf gelişmişti. Sonuçta birisi ay hesabına göre 355 gün, öbürü güneş hesabına göre 365 gün. Cumhuriyet döneminde neden malidi takvimi aldık? Bunun sebepleri vardı. 355 günlük takvimde her sene 10 gün beriye gelir. Güneşin normal dönüşü 365 gün. Hicri takvimde Ramazan ayı sürekli dolaşır. Memurlara maaş verme, bütçe yapma olaylarında her sene 10 gün öne gelince problemler çıkarıyordu. Osmanlı döneminde hicri takvimin üzerine miladi hesap yaptılar. Bunun adına da rumi takvim denildi. Böylece takvimin altyapısı hicri, üzerinde devam eden miladi takvim oldu. Cumhuriyet bu ikili takvime bir son verdi. Bunun yerine miladi takvimi aldı ve normal hayata bunu uyguladı, doğru oldu. Öbürleri kalkmadı tabi, onlara da saygı duyuyoruz.

HİNDİ KESMEK HRİSTİYAN ADETİ DEĞİLDİR

Murat Bardakçı Bazı ülkeler kendi tarihlerinden takvimi başlatırlar. İran'da hala Şemsi takvimidir. Museviler'de takvim ayrıdır. Ama bunun yanında miladi takvim vardır. Osmanlı döneminde resmi yılbaşı vardı. 1 Muharrem günü resmi yılbaşıydı. Tanzimat'tan sonra hesap kolaylığı olsun diye Rumi takvim kondu. Orada da miladiye çevirmek için bazı eklemeler yapılıyordu. 17 Şubat 1917 günü 1 Mart kabul edilmiştir, 13 günlük ilave yapılmıştır. Bizim tarihimiz 13 gün atlamıştır. Osmanlı'da 1 Muharrem hem resmi hem de sosyal yılbaşıdır. Resmi törenlerde Muharremiye denilen şiirler yazılırdı, bahşiş müessesesi vardır ve bahşişler dağıtılır. Hindi kesilmesi geleneği Amerika'dan gelmiştir. Hollandalılar'ın 'şükran günü' dedikleri kestane, yaban mersimi soslu hindi yapma adeti vardır. Hiçbir şekilde dini değildir. Yaygın hayvan hindidir. Sonra hindi Avrupa'ya göçüyor ve Avrupa hindi kesmeye başlıyor. Bir parça farkında olmadan Amerikan taklididir.

DİN ANLAYIŞIMIZ KIL ÜZERİNE KURULMUŞ

Zekeriya Beyaz Bazı gençler bana 'hocam sakal bırakmak caiz mi?' diyor. Şimdi insanları bir kıl cennete götürüyor. Erkekler sakal bırakınca kadın ise saçını göstermeyince cennete gidiyor. Din böyle bir kıl üzerine kurulmuş. İnsanları biraz rahat bırakalım ve dini zorlaştırmayalım.

İLK KUMARLA YILBAŞI AKŞAMI TANIŞTIM

Ali Murat Daryal İlk defa kumara, yahutta kumar teşebbüsüne ben ilk defa ilkokul birinci sınıfta başladım. Yılbaşında tombala oynadık. İlk defa çinko, tombala tariflerini orada duydum. Yılbaşında insanlar sepet donatırlar. Bu sepeti Karamürsel sepetinden seçemezsiniz, ölçüleri batıdan gelecek çünkü. Yılbaşı sepetinin içine rakı değil viski veya şampanya koyarsınız. Kültür böyle gelir. Şapka çıkarmanın Türk İslam medeniyetinde saygı ifadesi olmadığını bilirim. Çünkü bizde bu duruma 'başıbozuk' derlerdi. Bir şeyi bilmeniz de ifade etmiyordu. Ben kasket giyerdim, karşımdakinin elini sıkarken kasketimi çıkarırdım. Bana kimse şaphka çıkar demedi, ama o kültürün ağırlığı böyle bir şey. Kültür bir günde gelmez. Hindi kesersiniz, batılı ona göre tencere yapmıştır. Faşingler vardır, içki içersiniz. Tabirler vardır mesela.

Zekeriya Beyaz Kendi zaruretlerimizi, geçmişimizi bilmemiz lazım. Osmanlı döneminde Türk milli kültürü oluşmadı. Topluma baktığınızda çeşit çeşit kıyafetler vardı. Siz ulus devlet olmaya, millet olmaya yönelmiş durumdasınız, bölünmemek için. Bu defa başındaki serpuşu ile 'ben filan milletim' diye bağırıyor. Bunaları birleştirmek ve milli birliğimizi sağlamak için şapka geliyor. Ama şapkada ısrar edilmiyor. Maksat hasıl olmuştur, farklılıklar ortadan kalkmıştır. Altta yatan zaruretler bunlardır. Milli kültürü korumak son derece gereklidir.

BİZ İKİ KÜLTÜRÜ DE BİLMEK ZORUNDAYIZ

Murat Bardakçı Biz kendi kültürümüzü unuttuk. Ya batıdan alacağız dedik. Son 30 yıldır Arap kültürünü benimseme yoluna gitti. İkisini de bilmek zorundayız halbuki.

Ali Murat Daryal Batı kültürü diye bir şey yok. Batı kültürü, içki içmek, şarabı, kadehi yumurta gibi yapacaksınız. Kadehi tokuşturacaksınız. Bu ritüeller İsa peygambere göre ayarlanmıştır. Batı'da kumar kültürü, işkence kültürü vardır. Avrupa'da işkence müzesi vardır. Bir müslüman oraya gidip, bayılmış. Avrupalılar yalvarırlarmış, 'ne olur bize işkence etmeyin de kafamı kesin' demiş. Batı'da felsefe vardır, ama felsefe bir kültür değildir. Felsefede emir cümlesi yoktur. Cesaret nedir, doğruluk nedir, erdem nedir? Bunun cevabını veren doktorlar da var. Hala sigara içiyorlar. İnsanlara saadet getiren, zenciye, kızıldereliye, öksüze saadet getiren Batı'nın bir tek değerini söyleyebilir misiniz bana? İslam kültürü değerler üretmiştir. Kur'an vahyolmasıydı, Hz. Peygamber dünyaya gelmeseydi dünya hiçbir şey üretemeyecekti. Türk-İslam medeniyeti dünya kadar değer getirmiştir. Bizim kültürümüzde 'göz hakkı' vardır. Tercüme etseniz kimse anlamaz. Bahçenizde meyve var, onu birisi görünce 'göz hakkı' vereceksiniz. Zengin tarlayı biçince geriye kalanları 'başak' yaptırır.

Zekeriya Beyaz Her ülkenin, her milletin kendine göre bir kültürü vardır. Batı'da kültür yoktur diyemeyiz. Batıda yardımlaşma yok mu. İslam kültürü yücedir diyelim ama Batı'da kültür demek yanlış olur.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AyasofyaFatih AltaylıİranJaponyaKitapKurban BayramıNazlı IlıcakSavaşdizifutbolmeyvetatilyumurta
Görüş Bildir