Faşizmin 14 Karakteristik Özelliği

 > -
4 dakikada okuyabilirsiniz

Yeni Başlayanlar İçin 14 Derste Faşizm

Yeni Başlayanlar İçin 14 Derste Faşizm

Siyaset bilimci Dr. Lawrence Britt, 20. yüzyılın gördüğü en tipik faşist rejimleri (Hitler’in Almanya’sı, Mussolini’nin İtalya’sı, Franco’nun İspanya’sı, Suharto’nun Endonezya’sı, Pinochet’nin Şili’si) inceleyerek faşizmin 14 karakteristik özelliğini tespit etmiş.
Britt’in çok tartışılan, hatta Umberto Eco’nun bir yazısından fazlaca esinlendiği söylenen ünlü makalesi, ‘yeni başlayanlar için 14 derste faşizm’i anlatıyor; Biz de bianet'in çevirisini Pawel Kuczynsk'in müthiş illustrasyonları ile birleştirdik

* Bu yazı siyaset bilimci Dr. Lawrence Britt’in Free Inquiry dergisinin bahar 2003 tarihli 23/2 sayısında yayınlanan makalesinden kısaltılarak çevrildi. (bianet)

İnsan haklarının aşağılanması ve hor görülmesi

Düşmandan korku ve güvenlik ihtiyacı nedeniyle, faşist rejim altındaki insanlar, ‘ihtiyaç’ gereği belirli durumlarda insan haklarının göz ardı edilebileceğine ikna edilirler. İnsanlar işkence, yargısız infaz, siyasal suikast, uzun süreli gözaltı gibi uygulamalara karşı başını başka tarafa çevirme, hatta bunları onaylama eğilimindedir.

Düşmanların/günah keçilerinin birleştirici bir neden olarak tanımlanması

Ülkenin güvenliğini ve bütünlüğünü tehdit eden düşmanın ortadan kaldırılması için insanlar histerik kalabalıklara katılıp sokaklara dökülür; Bu düşman tanımının içinde ırksal, etnik ya da dinsel azınlıklar, liberaller, komünistler, sosyalistler, teroristler, vs. vardır.

Ordunun ve militarizmin yüceltilmesi

Yaygın yerel sorunlar olduğunda bile, orduya hükümet bütçesinden aşırı miktarda pay verilir ve yerel gündemler göz ardı edilir. Askerler ve ordu hizmetleri alabildiğini yüceltilir.

Kitle iletişim araçlarının kontrol altına alınması

Kimi zaman medya hükümet tarafından doğrudan kontrol edilirken, diğer durumlarda dolaylı olarak diğer genelgeler, mevzuatlar, sempatik medya temsilcileri ya da yöneticileri tarafından kontrol edilir. Sansür, özellikle savaş dönemlerinde oldukça yaygındır.

Ulusal güvenlik takıntısı

“Korku” hükümet tarafından, kitleler üzerinde harekete geçirici bir araç olarak kullanılır.

Din ve yönetimin içiçe geçmesi

Faşist ulus hükümetleri, ulus içindeki en yaygın dini, kamuoyunu manipüle etmek için bir araç olarak kullanır. Dini retorik ve terminoloji, dinin ana doktrinlerinin hükümet politikalarına veya eylemlerine tamamen karşıt olduğu durumlarda dahi, hükümet liderleri tarafından yaygın olarak kullanılır.

Cinsel ayrımcılığın şahlanışı

Faşist ulusların hükümetleri, neredeyse tamamen erkek-egemen olma eğilimindedir. Faşist rejimlerde, geleneksel cinsiyet rolleri daha katı hale getirilmiştir. Kürtaj karşıtlığı ve homofobi had safhadadır. Bir diktatör erkek lider gelir, yerine başkası gelir

Özel sermayenin gücünün korunması

Faşist uluslardaki sanayi ve iş aristokrasisi, sıklıkla hükümet liderlerini iktidara getirenlerdir. Bunu hükümetle iş dünyası arasında karşılıklı çıkara dayalı bir ilişki tesis ederek ve belli bir iktidar eliti yaratarak yapar.

Emek gücünün baskı altına alınması

Faşist hükümete karşı tek gerçek tehdit emeğin örgütlü gücü olduğundan, işçi sendikaları ya tamamen saf dışı edilir ya da şiddetle baskı altına alınır.

Suç ve cezalandırma ile baskı altına alma

Faşist rejimlerde, polislere kanunları zorla uygulamaları için neredeyse sınırsız bir yetki verilir. İnsanlar genellikle, polisin suistimallerine göz yummaya ve hatta vatanseverlik adına sivil özgürlüklerden feragat etmeye razı olur. Faşist uluslarda, sınırsız güce sahip ulusal bir polis kuvveti vardır.

Aydınların ve sanatın küçümsenmesi

Faşist uluslar, yüksek öğrenim ve akademiye karşı açık bir düşmanlığı körükler ve teşvik eder. Profesörlerin ve diğer akademisyenlerin sansüre uğraması, hatta tutuklanması yaygındır. Sanatta ifade özgürlüğü açıkça saldırı altındadır ve hükümetler genellikle sanata bütçe ayırmayı reddeder.

Adam kayırma ve yozlaşmada sınır tanımama

Faşist rejimler neredeyse her zaman, yönetim kadrolarına birbirini atayarak hükümetin güç ve otoritesini onları hesap vermekten korumak için kullanan bir grup ahbap ile müttefikleri tarafından yönetilir. Ulusal kaynakların ve hatta hazinenin tahsisi ya da bunların hükümet liderleri tarafından açık bir şekilde gaspı, faşist rejimlerde rastlanmayan bir olgu değildir.

Hileli seçimler

Faşist uluslardaki seçimler bazen tamamen göz boyama amaçlı yapılır. Diğer zamanlarda ise seçimler, çamur atma kampanyaları, hatta muhalefet adaylarının öldürülmesi, seçmen oylarının ve seçim bölgelerinin kontrolü için yasama kurumlarının alet edilmesi ve medya manipülasyonu gölgesinde yapılır. Faşist uluslar, tipik olarak kendi yargı sistemini seçimleri manipüle ya da kontrol etmek için kullanır.

Güçlü ve sürekli milliyetçilik: Faşist rejimler, sürekli olarak vatansever şiarlar, sloganlar, semboller, marşlar ve diğer şeyleri kullanma eğilimindedir.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
mevlut-erhan-altin

Yaşasın Faşizm Yaşasın Nasyonal Sosyalizm

vladimir

nerede beyin yoksa orada faşizm vardır!

selim-sunal

tabi yahudilerin komünizme neden dokunmadığını düşünebilirsiniz zaten bunu düşündüğünüz andan düğüm çözülmüştür.!.dünyanın dinsizleşmesi en çok yahudilerin işine yarıyacaktır üstelik tevratta böyle bi ayette zaten vardır.şimdi bulup önünüze koyamam siz bulun:)karl marx yahudi biliyosunuz.yahudiler neden bu adamın izinden gitmiyo o halde? çünkü yahudiler biliyoki o yem kendileri için değil:)yahudiler çok zekilerdir.peşine bol bol solcu takarlar onlarda özgürlükçü diye ortada koşarlar işte:)mesela pkk.ne kadar özgürler dimi:D

selim-sunal

aslında komünizmle üç çizgi ayırır faşizmi.ortak noktalar daha fazladır.kapitalizm ve emperyalizm ikisininde düşmanıdır.ikiside halkçıdır.lakin komünizm tamamen yahudi bandrollü karl marxın azı açlık kokan hiçbir ülkede tutmayan eşitliğin bir zırva açlığın gerçek,dinsizliğin baki olduğu zavallı bi uşaklıktır ama faşizm kimseye uşaklık etmez.tarihte tek hizmeti yoktur sermayeye.bu yüzden dikkatinizi çekerse yahudiler faşistlere karşı çok büyük bir karalama kanpanyası başlatmışlardır dünyada.örneğin tayyibe faşist denmesi bile bu karalamayı doğrulayabilir

selim-sunal

faşizm senin açından bakmazsak halkın refah içinde özelliklede emperyalizm köleliğinden uzak yaşadığı işçinin çok kazandığı.yüksek sınıf bi kiteleyle devlet yönetildiği (okumamış diplomasız cahillerden uzak),ekonomi üzerinde sıkı bi takip politikası uygulandığı (çalma çırpmadan uzak) bir millet önderliğinde gayet başarılı bi sistemdir.e tabi bu refahın sağlanması için demokrasi maskeli avrupa uşaklarının susturulduğu.günümüzde akp için faşist denilmekte ama bunu bilmeyenler söylüyo tabi.gerçek faşizm tamamen atatürkün getirdiği sonradan chp zihniyetindeki puşt inönünün gayreti ve kılıçdaroğlunun son öpücüğüyle tamamen solculuğa dönüştürülmüş bi kısır döngü olmuştur ülkemizde.atatürkün tüm reformları hitlerle aynıdır.sümerbank ve köy enstütülerini hatırlarsak mithiş aydın bir anadolu insanı yetişiyoken durum artık imam hatiplerde devam ediyo.ülküdaşlarım kabul etmekte çekingen olsada sağcı partiler faşist parti grubuna girmektedir

Başlıklar

AlmanyaDiyetEndonezyaİspanyaİtalyaPolisSavaş
Görüş Bildir