Yaşar Kemal'i Son Yolculuğuna Binler Uğurladı

 > -

Ünlü yazar Yaşar Kemal, edebiyat, siyaset, sanat ve spor dünyasından birçok kişinin katıldığı törenle son yolculuğuna uğurlandı.  Vatandaşların “Yaşar Kemal onurumuzdur” sloganlarıyla veda ettiği ünlü yazar, 50 yıllık hayat arkadaşının yanında toprağa verildi.

Bülent Kılıç / AFP

Bir süredir tedavi gördüğü İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi'nde 92 yaşında hayatını kaybeden Türk edebiyatının koca çınarı yazar Yaşar Kemal, son yolculuğuna uğurlandı.

Yaşar Kemal için Teşvikiye Camisi'nde cenaze töreni düzenlendi.

Teşvikiye'yi binler doldurdu

Yazar için düzenlenen cenaze törenine, sanatçılar, gazeteciler, siyasiler, büyük yazarın okurları, sevenleri ve hemşerileri katıldı. Teşvikiye Camisi'nin avlusu binlerce kişiyle doldu taştı.

Cenaze namazı öncesinde Yaşar Kemal'in eşi Ayşe Semiha Baban, yeğeni Sadık Gökçeli, manevi oğlu Ahmet Güneştekin, yakın dostu Zülfü Livaneli ile diğer yakınları taziyeleri kabul etti.

'Güle güle usta'

Musalla taşının önüne, "Güle güle usta" yazılı Yaşar Kemal fotoğrafları konuldu.

'Ayşe' yazan çelenk

Caminin avlusuna girişte cenaze için gelenlerin yakasına Yaşar Kemal'in fotoğrafı takılırken, dileyenler oluşturulan anı defterine de düşüncelerini yazdı.

Tabutunun üzerine “Ayşe” yazan bir çelengin yerleştirilmesi dikkat çekti.

Herkesi buluşturdu

Teşvikiye Camisi'nde kılınan cenaze namazına, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, İstanbul Valisi Vasip Şahin ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın da aralarında yer aldığı siyasetçiler ve devlet adamları katıldı.

Türkiye Ermenileri Patrikvekili Başepiskopos Aram Ateşyan ve Süryani Katolik Patrik Vekili Yusuf Sağ, Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk, sanatçılar Zülfü Livaneli, Orhan Gencebay, Türkan Şoray, Kadir İnanır, Tarık Akan, Rutkay Aziz, Mustafa Erdoğan, Berhan Şimşek, Suavi, Mustafa Alabora, Eşber Yağmurdereli, Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, gazeteciler Can Dündar, Muhsin Kızılkaya, Hasan Cemal, Tuncay Özkan, Ali Kırca, Cengiz Çandar, Prof. Dr. İlber Ortaylı, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan, FİBA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin de törende yer aldı.

Cenaze töreni için caminin önündeki Teşvikiye Caddesi trafiğe kapatıldı. Cadde boyunca Şişli Belediyesi’nin astığı “Güle Güle Usta” pankartları yer aldı. Cenazeye katılanlar, “İnce Memedler ölümsüzdür”, “Yarım kalan destanı halk yazacak”, “O iyi insanlar o güzel atlara binip çekip gittiler” yazılı dövizler taşıdı. Bazı vatandaşlar da Yaşar Kemal’in kitaplarıyla törene katıldı.

Karanfillerle uğurlandı

Fotoğraf: @KILICASLAN 

Cenaze namazını İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran kıldırdı. Namazın ardından Yaşar Kemal'in cenazesi sevenleri ve yakınları tarafından omuzlara alınarak, alkışlar eşliğinde cenaze aracına taşındı.

Bu sırada Kemal'in tabutuna vatandaşlar tarafından karanfil atıldı.

Fotoğraf: @ozdemirsaniye

Zincirlikuyu'ya yürüdüler

Fotoğraf: @damlagokdel

Teşvikiye Camisi'ndeki cenaze namazının ardından Yaşar Kemal'in cenazesi, çok sayıda kişini katılımıyla Zincirlikuyu Mezarlığı’na getirildi.

Tilda Kemal'in yanına defnedildi

Fotoğraf: @dilrike

Yazarın eşi Ayşe Semiha Baban, Yaşar Kemal'in yakın dostu Zülfü Livaneli ile mezarlığa geldi.

Buradaki törene CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, sanatçılar Kadir İnanır, Suavi, Tarık Akan da katıldı. Sanatçı Zülfü Livaneli burada bir konuşma yaptı.

Kemal'in naaşı, 50 yıl evli kaldığı ve 2001 yılında hayatını kaybeden Tilda Kemal'in kabrinin yanına defnedildi.

Memleketinden toprak getirildi

Yaşar Kemal'in doğum yeri olan eski adı Hemite olan Gökçedam köyünden toprak atıldı.

Türkçe ve Kürtçe dua edildi

Yazarın tabutunun başında bazı vatandaşlar Türkçe ve Kürtçe dua ederken bazıları ise Kur'an-ı Kerim okudu.

Hamite Köyü'nde yas

Öte yandan, Yaşar Kemal'in memleketi Osmaniye’nin Hamite köyünde de gıyabi cenaze kıldı.

Namazdan sonra köylüler ve sevenlerinden helallik alınarak, Yaşar Kemal için dua edildi.

Yaşar Kemal'i anlattılar

CNN TÜRK Muhabiri Göksel Göksu, cenaze törenine katılanlara Yaşar Kemal'i sordu. İşte o yanıtlar...

Tarık Akan: Yaşar Kemal benim için başka bir şeydi. Hepimizin başı sağolsun.

Rutkay Aziz: Kahkahasında da güzeldi. Çok özleyeceğiz. Güzel bir ata bindi gitti.

Can Dündar: Yaşar Kemal'den Anadolu'yu öğrendik. Dik durmayı öğrendik. Büyük bir kayıp. Yeri kolay doldurulmayacak.

Son televizyon röportajını biz yaptık. Belgeseli önümüzdeki haftalarda CNN'de yayınlanacak. Nebil, Coşkun ve ben üçümüz bir belgesel için görüştük. Sonrasında da bir yemek yemiştik hep beraber. Orada bize bir ağıt okumuştu, o ağıt zannediyorum okuduğu son ağıt oldu. Herhalde yakında izleyince sizler de Türkiye'nin neyi kaybettiğini daha iyi anlayacaksınız

Arif Keskiner: "Köye heykelini yapacağız" dedik, yaptırmadı. İnce Memed heykeli oldu.

Mustafa Alabora: 1966 yılında Atıf Yılmaz'ın çektiği "Ölüm Tarlası" filmi ile tanıştık. Dostluğumuz hep sürdü. Dünya çapında bir yazar olduğu zaten belli. Yaşar ağabey gerçek devrimciler gibi saf, tertemiz, inançlı bir insandı. Bütün hayatı boyunca o inançla yaşadı ve mücadele etti. Ona buradan saygılar ve sevgiler yollayalım.

Ercan Karakaş: Edebiyatımız büyük ustasıydı. Hep mağdurlardan yana oldu. Çok yönlü bir insandı. Yol gösteren bir insandı. Türkiye'nin vicdanıydı. Siyasetle ilgili nasihatler vermişti.

Süleyman Çelebi: Bu ülkede barış denince akla Yaşar Kemal gelir. Keşke bu ülkede barışı yaşayabilseydi. Bütün toplumsal davalarda onu yanımızda hissederdik. Kürt kimliğini kimsenin dile getirmediği dönemde bunu ağız dolusu söyleyebilen bir insandı. Türkiye'ye kimlik kazandırdı bana göre.

Coşkun Aral: Yerel, ulusal ve uluslararası açıdan büyük bir kayıp.

Menderes Sabancılar: Bizim için büyük bir fenerdi. Manevi olarak bizi hala aydınlatıyor.

Ahmet Ümit: İri cüssesine rağmen çocuk kalbi yaşayan bir yazardı. Gazetecilikle başladı, halkı yakından tanıdı.

Doğan Hızlan: Yaşar Kemal, Anadolu'nun kültürünü yeniden modern bir formda yazan bir yazardı. Doğrudan doğruya oranın sosyolojisini yazmış.

Aydın Doğan: Doğan yazar Yaşar Kemal'in vefatına ilişkin, "Hepimizin başı sağ olsun. Çünkü biz de iyi bir gazeteciyi kaybettik. Hep kendisi, 'Haberlere önem verdiğiniz kadar, biraz da röportaja yer verin. Röportaj mesleği daha ileri götürür' der dururdu. Aynı meslekte olduk ama beraber çalışma imkanı bulamadık, ondan üzülüyorum.

Mustafa Denizli: Teknik Direktör Mustafa Denizli de, Kemal'i tanımaktan son derece gururlu olduğunu ifade ederek, "Ülkemizin 100 yıla yakın bir süre böyle bir insana sahip olmasından dolayı gururluyum. Fikirlerinin bütün dünya tarafından benimsenmiş, okunmuş, bir döneme ışık olmuş bir insan olarak, hem benim hem de bu ülkede ve dünyada yaşayan herkesin istifade ettiği bir büyük düşünür, bir düşünce, fikir ve devrim insanı" dedi.

Orhan Gencebay: "Ülkenin, insanlığın başı sağ olsun" diyen sanatçı Orhan Gencebay da Yaşar Kemal'i "İnce Memed" romanıyla lise yıllarında tanıdığını anlattı.

Gencebay, "O zamandan beri hayranlığımız herkes gibi devam ediyor. Bize çok şey öğretti. Öyle tanıştım babamızla. Harikalar yaratan bir insandı. Gururumuzdu. Ülkemizin, vatanımızın ve insanlığın gururuydu. Mağdurun yanındaydı, daima haklının yanındaydı. Doğruyu, iyiyi, güzeli anlatırdı. Çok şey öğretti bize. Çok büyük bir insandı. Allah hepimize sabır versin" diye konuştu.

Prof. Dr. İlber Ortaylı: Ortaylı da Kemal'in bir söz ustası ve geleneğin devamı olduğunu dile getirerek, sözlü destanı modern yazı diline uyguladığını söyledi.

Ortaylı, Kemal'in her zaman heyecanlı olduğunu aktararak, "Şimdi genç kuşaktan bunu takip edecek adamlar varsa sorun yok. İnsanlar doğar, yaşar ve ölür. Yazarlar da istisnasız. Ancak bu gelenek kesildiyse, bana öyle görünüyor, o çok büyük bir çukur açacak edebiyatımızda" dedi.

Gazeteci Halit Kıvanç: Yaşar Kemal ile yaşadığı anılarını basın mensuplarına anlatan gazeteci ve sunucu Halit Kıvanç da "Çok yabancı büyük insanlarla tanıştım. Ama çok kişi Türkiye'yi bana sorduğu zaman isim söylerlerdi ve çoğunda Yaşar Kemal adı geçerdi. Türkiye'yi, ülke insanını bu kadar güzel temsil etti, nur içinde yatsın" diye konuştu.

Yazar Eşber Yağmurdereli: Yaşar Kemal'in 20. Yüzyıl Türkiyesi'nin en önemli insanlarından biri olduğunu söyleyen yazar Eşber Yağmurdereli de şunları kaydetti:

"Gerek sanatsal üretimi gerek toplumsal olarak duyarlılığıyla her zaman hatırlanacak. Benim için çok önemli bir özelliği vardı. Frankfurt Kitap Fuarı'nda onur konuğu iken yaptığı konuşmada hayattaki en büyük mutluluğunun beni tanımak olduğunu söylemişti. Şimdi aynı ben de ifade ediyorum. Benim de hayattaki en büyük mutluluğum Yaşar ağabeyi tanımış olmaktır."

Son tören Lütfi Kırdar'da

Yaşar Kemal için Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde anma töreni düzenlendi.

Yaşar Kemal'e veda töreni saygı duruşuyla başladı.

Gazeteci yazar Zeynep Oral'ın sunumuyla gerçekleşen törende Nebil Özgentürk'ün hazırladığı "Yaşar Kemal Belgeseli" gösterildi. Belgesel gösterimi sırasında Yaşar Kemal'in konuştuğu, türkü ve ağıt söylediği bölümler büyük alkış aldı.

Törende ünlü isimler Meltem Cumbul, Selçuk Yöntem, Cihan Ünal ve Tilbe Saran ile Zeynep Oral ünlü yazarın eserlerinden bölümler okudu. 

Sahnede yazarın kitaplarının sergilendiği törende ünlü piyanist İdil Biret de Yaşar Kemal'in anısına piyano çaldı.

Törene yazarın eşi Ayşe Semiha Baban ve yakınlarının yanı sıra CHP Genel Başkan Yardımcısı Ercan Karakaş, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk, Ağrı Belediye Başkanı Sırrı Sakık, HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü ile aralarında Tarık Akan'ın da bulunduğu çok sayıda televizyon, sinema ve tiyatro oyuncusu, siyasetçiler, yazarlar ve edebiyatçılar katıldı.

Yaşar Kemal kimdir?

Yaşar Kemal, 1923 yılında Osmaniye'nin Gökçedam köyünde doğdu.

Türk edebiyatının en önde gelen yazarlarından biridir. İlk öykü kitabı Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü ile ilk romanı İnce Memed, Cumhuriyet'te tefrika edildi. İnce Memed, yaklaşık kırk dile çevrilerek yayımlandı ve kitaplarının yurtdışındaki baskısı yüz kırktan fazladır.

 Yaşar Kemal pek çok yapıtında Anadolu'nun efsane ve masallarından yararlanmıştır. PEN Yazarlar Derneği üyesidir. Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen ilk Türk yazardır.

Çocukluğu

Yaşar Kemal, Nigâr Hanım ile çiftçi Sadık Efendi'nin oğlu olarak aslen Van-Erciş yolu üzerinde ve Van Gölü'ne yakın Muradiye ilçesine bağlı Ernis (bugün Ünseli) köyünden olan bir aileden dünyaya geldi.Kendi anlatımına göre bir Türkmen köyünde tek Kürt ailenin çocuğu olarak doğup büyüyen Yaşar Kemal, evde Kürtçe, köyde ise Türkçe konuşurdu. Ailesi, Birinci Dünya Savaşı'ndan dolayı Adana'nın Osmaniye ilçesine bağlı Hemite (bugün Gökçedam) köyüne yerleşti. Beş yaşındayken, babasının camide öldürülüşüne tanık oldu. Ortaokul döneminde çeşitli işlerde çalıştı. Kuzucuoğlu Pamuk Üretme Çiftliği'nde ırgat kâtipliği (1941), Adana Halkevi Ramazanoğlu kitaplığında memurluk (1942), Zirai Mücadele'de ırgatbaşlığı, daha sonra Kadirli'nin Bahçe köyünde öğretmen vekilliği (1941-42), pamuk tarlalarında, batozlarda ırgatlık, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük yaptı.

Sanat hayatı

1978 yılında yaptığı bir söyleşide sanat çalışmalarına ilkokula başlamadan önce şiirle işe koyulduğunu ve okula başladığında "yaşlı halk şairleriyle çakıştığını" anımsadığını belirtti.İlkokulun son sınıfındayken arkadaşı Aşık Mecit, çok iyi saz çalarken kendisi annesinden ötürü sazı "berbat" çalmaktaydı. Bunun nedenini şu sözlerle dile getirdi:

"Benim saz çalamamamın sebebi var, anam aşık olacağım da diyar diyar dolaşacağım diye saza, aşıklığa düşman olmuştu. Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni. Okulda, düğünlerde bayramlarda beni hep Aşık Mecitle çakıştırırlardı. Aşık Mecitle Kadirlide bir kahvede bir gece sabaha kadar çakıştığımı şimdi iyice anımsıyorum."

Ortaokuldan ayrıldıktan sonra folklor derlemelerine başladı ve 1940-1941 yılları arasında Çukurovadan ile Toroslardan derlediği ağıtları içeren ilk kitabı olan Ağıtlar, Adana Halkevi tarafından 1943 yılında yayınladı. 1944 yılında ilk hikâyesi Pis Hikâye'yi yayınladı. Bunu, Kayseri'de askerlik yaparken yazmıştı. Bebek, Dükkâncı, Memet ile Memet öyküleri 1950'lerde yayımlandı.

Kemal Sadık Göğceli adı ile çeşitli yayımlarda yazarken Yaşar Kemal adını Cumhuriyet gazetesine girince kullanmaya başladı. 1952 yılında yayımlanan ilk öykü kitabı olan Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü burada tefrika edildi.

1947'de İnce Memed'i yazdı fakat yarım bıraktı ve 1953-54’te bitirdi.Romanı yazma nedeni eşkiya olan ve dağda vurulan amcasının oğlunun vurulması olduğunu 1987 yılındaki bir söyleşisinde belirtti. Ayrıca aynı söyleşide, çocukluğunun eşkiyalığın içinde geçtiğini, dayısının "en büyük" eşkiyalardan biri olduğunu, o çevrede 1936'lara kadar beş yüze yakın eşkiya bulunduğunu ve bunlardan birinin de Kurtuluş Savaşı'nda Kadirli'yi ilk örgütleyenlerden olan Karamüftüoğlu ailesinden ünlü Remzi Bey olduğunu söyledi. Remzi Bey'in kendisine, ilk İnce Memed hikayesinde "Çakırdikeni" diye yer alan diken hikâyesini anlattı ve Yaşar Kemal'le "eşkıyalığın felsefesini" yaptı.

Yaşar Kemal'in dünyada ilk kez yayımlanan eseri, Bebek öyküsüdür ve önce Fransızcaya, sonra İngilizceye, İtalyancaya, Rusçaya, Romenceye ve diğer dillere çevrildi.

Siyaset

17 yaşından bu yana sosyalist politikanın içindedir.1961 Anayasası'ndan sonra kurulan Türkiye İşçi Partisi'ne 1962'de katıldı.Emekçi sınıfının tamamen yönetime gelmesini isteyen Kemal,TİP'te sekiz yıl çalıştı ve yöneticilerden biriydi.

1987'deki bir söyleşisinde Türkiye'de bir Marksist partiye ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. Aynı söyleşideki "Nasıl bir sol modelden yanasınız?" sorusuna, şu cevabı vermiştir:

"Her ülke sosyalist modelini kendisi kurar. Sovyetlerin 70 yıldır yaşama geçmiş modelini kabul edemeyiz. Yüzde yüz bağımsızlıktır sosyalizm. Kişi bağımsızlığı, ülke bağımsızlığı, politik bağımsızlık, ekonomik bağımsızlık, özellikle de kültürel bağımsızlık... Sosyalizmin başka bir anlamı yok benim için. Bu çağa gelinceye kadar kültürler birbirlerini beslemişlerdir, yok etmemişlerdir. Oysa çağımızda, kültürler kültürleri yok etmek için, bilinçli olarak kullanılmışlardır, emperyalistler tarafından. Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir; bir çiçeğin bile yok olmasını, dünya için büyük bir kayıp sayarım."

TİP'ten ayrılan yazar, nedenini partinin niteliğini yitirmesine, bürokratların eline geçmesine ve emekçilerden kopmasına bağladı.Sovyetler Birliği çökmesinin, sosyalizmin de çökmesi değil, tam tersine dünya sosyalizminin zaferi olduğunu 1993'teki bir söyleşisinde dile getirmiştir.

  • Kaynak: Ajanslar, CNN Türk, Bianet, Sendika.org

  • Fotoğraflar: Ajanslar, Bülent Kılıç/AFP, İlker Taş/Al Jazeera, Bianet ve Sendika.org

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah GülAdanaAli KırcaAydın DoğanCemil ÇiçekCumhuriyet Halk PartisiFatih TerimFigen YüksekdağHalkların Demokratik PartisiİstanbulKadir TopbaşKayseriKemal KılıçdaroğluKitapMardinNobelÖğretmenÖmer ÇelikOsmaniyeSSCBSelahattin DemirtaşSinemaTarık AkanTiyatroTürkiye Büyük Millet MeclisiVanVasip ŞahinYaşar Kemalfutbol
Görüş Bildir