Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Yargıtay Başkanı Cirit: 'Hukukun İhtiraslara Feda Edilmesinin Mazereti Olamaz'

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Adli Yıl açılış töreninde yaptığı konuşmada "Hakim ve cumhuriyet savcılarının tutuklanması, adli ve idari soruşturmalara uğraması, görevden el çektirilmesi veya başkaca disiplin tedbirlerine muhatap olması, bir hukuk devleti için iftihar tablosu olamaz. Ancak her türlü cemaat-cemiyet çıkarının toplum çıkarının yerine ikame edilmesinin, hukukun bireysel veya grupsal ihtiraslara feda edilmesinin de hiçbir mazereti, açıklaması olamaz" dedi. Cirit, ayrıca 6216 sayılı kanunla getirilen bazı hükümlerin meslek mensupları arasında rahatsızlık yarattığına da dikkat çekerek, "Yüce Divan görevinin Yargıtay'a verilmesi gerekmektedir" dedi.

Adli yılın açılışı dolayısıyla Yargıtay Birinci Başkanlığınca Rixos Otel'de tören düzenlendi. 

Törene, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı İsmet Yılmaz, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Başbakan Yardımcıları Yalçın Akdoğan, Tuğrul Türkeş, Numan Kurtulmuş, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, bazı bakanlar, Sayıştay Başkanı Recai Akyel, yüksek yargı organları mensupları katıldı.

Yargıtay Başkanı Cirit, törende yaptığı konuşmada, demokrasinin önündeki en büyük tehditlerden birinin terör olduğunu, terör ve şiddetin her türünün, fikrin sükut ettiği yerde başlayacağını ifade etti.

Türkiye'nin, yeni bir terör dalgasının hedefi olduğunu belirten Cirit, "Terörün kanlı ve kirli yöntemleriyle milletimizin ve devletimizin istiklali ve istikbalini kıskaca almaya, biçimlendirmeye, değiştirmeye veya dönüştürmeye yeltenenler geçmişte başarıya ulaşamamıştır, gelecekte de başarıya ulaşamayacaktır. Kaynağı, etiketi, türü ve özel amacı ne olursa olsun, terörle mücadelemiz hukukla ve hukukun sınırları içinde kararlılıkla devam edecektir" dedi.

Hakim ve savcıların tutuklanması 

"Hukuk devletinin, yargı da dahil her üç egemenlik erkinin de hesap verebildiği, hukuk içinde herkesten hesap sorulabildiği bir düzenin" adı olduğunu vurgulayan Cirit, şöyle devam etti:

"Elbette hakim ve cumhuriyet savcılarının tutuklanması, adli ve idari soruşturmalara uğraması, görevden el çektirilmesi veya başkaca disiplin tedbirlerine muhatap olması, bir hukuk devleti için iftihar tablosu olamaz. Ancak her türlü cemaat-cemiyet çıkarının toplum çıkarının yerine ikame edilmesinin, hukukun bireysel veya grupsal ihtiraslara feda edilmesinin de hiçbir mazereti, açıklaması olamaz. Bazı üzücü gelişmelerin, bu çerçevede bir sebep olmaktan çok, sonuç olduğunu unutmamak gerekmektedir.

Adil bir yargılamayla gerçeklerin aydınlatılması en tabii ve en büyük beklentimizdir. Her devlet gibi Türkiye Cumhuriyeti'nin de bağımsız ve egemen bir devlet olarak varlığını sürdürmesi için kendisine yönelen tehditlere karşı mücadele etme hakkı vardır. Hiç şüphe yok ki yürütülen mücadelenin hem iç hukuka hem de hukukun genel ilkeleri ile insan haklarına uygun olması gerekir.

Son yıllarda, gündemin ön sıralarında yer alan davalarda temel kurallara aykırı şekilde yapılan adli işlemler, Türk kamuoyunu ciddi şekilde meşgul etmiş ve uluslararası alanda da bunun yansımaları olmuştur. Hukuka aykırı işlemlerin hedefi olan gazetecilerin, siyasetçilerin, hakim ve cumhuriyet savcılarının, bürokratların ve kritik noktalardaki silahlı kuvvetler mensupları ile emniyet görevlilerinin toplum ve devlet hayatı açısından taşıdıkları önem dikkate alındığında, söz konusu ihlallerin adalet sisteminin rutin işleyişinden kaynaklanan münferit hatalardan ayrı bir şekilde değerlendirilmesi gerekir. Tespitlerimiz, bazı uluslararası kuruluşların saygıdeğer yetkililerinin görüşleri ile örtüşmeyebilir. Ancak, hakim ve cumhuriyet savcılarına ilişkin açıklama yapma hakkını kendinde görenlerin, bir hukukçuya yakışır şekilde olayları kuşkuyla süzmesi, ön yargısız olması, delillere odaklanması ve tarafsız davranması gerekir."

Cirit'in diğer açıklamaları şöyle:

'Yüce Divan görevinin Yargıtay'a verilmesi gerekmektedir'

"Bizim ülkemizde birden fazla yüksek mahkeme vardır ve üstünlük sıralaması da yoktur diyen" Cirit, 6216 sayılı kanunla getirilen bazı hükümlerin meslek mensupları arasında rahatsızlık yarattığına da dikkat çekerek, "Yüce Divan görevinin Yargıtay'a verilmesi gerekmektedir" dedi.

Yargının iş yükünün giderek arttığına da dikkat çeken Cirit, "Yargıtay'ın ağır iş gücü; yargının geleceğinin iyi planlanmaması nedeniyle gerçekleşmektedir. Yargıdaki pek çok sorunun temelinde planlama ve vizyon eksiklikleri vardır" dedi.

'Hakim ve savcılar yetersiz'

Adli yargıda görevli 13 bin hakim ve savcı olduğuna dikkat çeken Cirit, "İhtilafları çözme konusunda hakim ve savcı konusunda ne kadar yetersiz olduğu ortadadır" mesajı verdi.  Yargıtay'daki daire ve üye sayısının arttırılması, iş yükünün azaltılmasına yol açmadığına dikkat çeken Cirit, daha etkin yöntemler alınması gerektiğini söyledi.

AA

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Ahmet DavutoğluBaşbakanCumhuriyet Halk PartisiDanıştayGenelkurmay BaşkanıHulusi AkarKemal KılıçdaroğluNuman KurtulmuşRecep Tayyip ErdoğanTerörTürkiye Büyük Millet MeclisiYargıtay
Görüş Bildir