Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Yaratıcı Beyin – Daha Üretken ve Yenilikçi Bir Beyin İçin 6 Adım

6PAYLAŞIM
Yazio Banner

Bazı insanlar yaratıcılığın bir armağan olduğunu düşünür; dünyada sadece belirli sayıda insana verilen bir armağan… Vincent Van Gogh, Ludwig Van Beethowen, Toni Morrison ve Annie Leibovitze gibi isimlere verilen bir armağan…  

Ama gerçek şu ki; yaratıcılık bir hediye değil, bir yeti, öğrenilebilecek ve geliştirilebilecek bir yeti. Yeter ki doğru öğreti ve deneyim yolları bulunsun, çaba ve çalışma ile bir araya gelsin. Peki bu doğru öğreti ve deneyim yolları nedir, nasıl daha yaratıcı olabiliriz, yaratıcılığımızı nasıl geliştirebiliriz?  

Araştırmalar gösteriyor ki, beynimizde yaratıcılıktan sorumlu üç ağ var: Odak ve dikkatten sorumlu olan yönetici dikkat ağı, hayâ ve hayal kurmaktan sorumlu olan hayal ağı, ki adından da tahmin edilebilir, ve beynimizde saklanan bilgiler ile çevremiz arasında bağlantı kurmaktan sorumlu olan çıkıntı ağı. Daha yaratıcı hâle gelmek istiyorsak eğer, bu üç ağı da meşgul etmenin yollarını bulmak gerekiyor. Peki bunun yolları tam olarak neye benziyor? Daha yaratıcı olmak için yapabileceğimiz bazı somut şeyler neler?

1- İlk adım olarak, son derece kolay bir şekilde süreklilik sağlayabileceğiniz (eğer uygularsanız tabii) bir metot önerelim

Takviminizde yaratıcılık pratiği yapmak için yer ayırın. Tıpkı diğer önemli planlarınız gibi, yaratıcılığı ajandanıza ekleyin. Ekleyin derken, gerçekten ekleyin demek istiyoruz. Mesela her salı saat 14.00-15.00 arası. Bu saat geldiğinde yaratıcı bir projeyi takip edin ve üzerinde çalışın. Bir kitap için beyin fırtınası yapmak, yazmak, çizmek, basit bir boyama bir proje haline gelebilir. Bunu uyguladığınızda, diğer işlerinizi de daha efektif ve kolayca yapabileceğinizi de göreceksiniz.

2- Sıkılın. Evet evet sıkılın

Çok kolay görünüyor değil mi, ama aslında değil çünkü çoğu insan meşguliyeti, bir şeref rozeti haline getirmiş durumda ve hep takıyor. Günün her saniyesi programlı, veya programlıymış gibi gösteriliyor, programlanmamışsa da o süre programlama yapmaya ayrılıyor. Evet bazen boş zaman yaratmak elimizde değil gibi, ancak herkes bu boş zaman işine saygı duyup bunun önemini kavrayabilse, o zaman gelişme ve ilerleme çok daha mümkün olacak. İşler yetişsin acelesi içerisinde boğulan insanlar, işleri daha da uzattıklarının ve standart hale getirdiklerinin farkında değiller. Sürekli meşgul olduğunuzda beyninize dolaşması için yer bırakmıyorsunuz çünkü.

3- Üçüncü yöntem olarak, takıldığınız ve ilerleyemediğiniz projeye, alışılmışın dışında olan bir zaman diliminde yaklaşmayı deneyin

Zihniniz duraksadığında, yeni bağlantılar kurmanız ve projeye farklı açılardan bakabilmeniz için, bir farklılığa ihtiyaç duyarsınız. Beklenmedik bir zamanda çalışmak, sizi bu ihtiyaç duyduğunuz farklı düşünceye itebilir. Bu, beyninizin çıkıntı ağını etkinleştirerek bilgi bankalarınız ve çevre arasında yeni, beklenmedik bağlantılar kurmanızı kolaylaştırır. Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre, daha az dikkatli ve uyanık olduğunuzda “içgörü problemlerini” (yaratıcılık gerektiren problemler için psikoloji-konuşma) çözme olasılığınız çok daha yüksek. Bu anlamda, geceleri yaratıcı problemleri çözmede daha etkili olabilir. Bunun nedeni, yaratıcı düşünmenin beynin farklı alanlarını gerektirmesidir, dikkatli ve odaklanmışken problemlerle uğraşmak isteseniz de, daha yaratıcı problemler aslında daha rahat bir zihinden faydalanabilir. Kısacası, bir projeye takılı kalırsanız, beklenmedik bir zamanda üzerinde çalışmayı deneyin. Bu basit zamanlama geçişi, farklı düşünmenize yardımcı olabilir, bu da projeyle başa çıkmak için gereken yaratıcı çözüme yol açabilir.

4- Dördüncü olarak basit bir yürüyüş önerebiliriz

Bir sorun hakkında farklı düşünmenizi mümkün kılan şey bir alan değişikliği olabilir, aynı zaman değişikliği gibi. Kolay ama etkili. Yürüyüşe çıkmak, yaratıcılığınızı artırmak ve yeni düşünme yollarını teşvik etmek için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biridir. Araştırmalar, basit bir yürüyüşün yaratıcı çıktıyı % 60'a kadar artırdığı gösterilmiştir. Büyük olasılıkla dışarıda zaman geçirmek beynin yaratıcılık ağlarının üçünü de etkinleştirebilir; nereye gideceğinize odaklanmanız gerektiğinden yönetici dikkat ağına girersiniz; hayal ağını aktive eden hayal kurmakta özgür olacaksınız ve ortamınızdaki tüm yeni uyaranlar çıkıntı ağını aktive edecek. Yürüyüş sırasında mutlu bir müzik de, istediğiniz yaratıcılık etkisini güçlendirecektir.

5- Beşinci ve en zor olan

Konfor alanınızın dışına çıkın, yaratıcılığı burada deneyimleyin. Örneğin resim yapmaktan hoşlanıyorsunuz, belki de ressamsınız; o hâlde şiir yazmayı deneyin ya da yeni bir enstrüman çalmayı. Yeni bir şey denediğinizde, beyninizin yeni bağlantılar yaratmasına ve yeni bir yaratıcılığa ilham vermesine neden olabilirsiniz. Bu yeni deneyim, asıl alanınızdaki yaratıcılığını arttıracaktır.

6- Ne yaparsanız yapın asla vazgeçmeyin ve yaratıcığınızı bulup geliştirdikten sonra bunu garanti sanmayın!

Bulduğunuz yeni yeti, kolayca kaybedilebilir de. Sizin bir gün bıraktığınız yaratıcı düşünce, sizi bir hafta bırakır. Bu süreç uzarsa, sizden sonsuza kadar ayrılabilir de. Çalışın, çalışın, çalışın ve yeniden çalışın. Yaratıcılığı sadece bir hobi olarak da düşünmeyin! Yaratıcı yeti, yaşamınızın her alanına katkı sağlayacaktır.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Görüş Bildir