Bize Yanlış mı Öğrettiler Acaba? Organik Gıdalarla Alakalı Şok Eden Bir İddia Ortaya Atıldı!

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Organik tarımın esas amacı, popülasyonda bulunan her üye için iyi bir hayat sağlamak. Organik gıda tüketim popülerliği hızla artıyorken;

'Organik gıda gerçekte nedir?

Delicesine tüketmemizin bir anlamı var mı?

Gerçekten insan için faydalı mıdır?' gibi kafanızda deli sorular varsa buyrun...

Çevreye daha az zarar veren organik gıdalar bizler için gerçekten o kadar iyi mi?

Birçok kişi, sağlıklı hissetmek ve çevre üzerinde kötü etkisi daha az olduğu için organik gıda satın alıyor.

Ancak, ''doğal'' olan her zaman ''en iyidir'' anlamına gelmiyor.

Bitkiler için kullanılan 'organik' terimi, sentetik hiçbir madde kullanılmadan yetiştirilen bitki anlamına geliyor. Yani bu ürünleri yetiştirirken, sentetik gübre ya da böcek ilaçları kullanılmaması gerek.

Organik tarımda yalnızca doğal hayvan gübreleri kullanılabilir, bu da sentetik gübrelere göre daha pahalı.

Fakat, kullanılan sentetik ürünler insan ve çevre sağlığını tehdit ediyor. Bu nedenle organik tarım sırasında yalnızca izin verilen pestisitler (yani bitki zararlısı organizmalara karşı geliştirilmiş kimyasal ilaçlar) ya da gübreler kullanılabilir.

Organik tarım yaparken, kullandığınız toprağın bile kimyasal pestisitlerden tamamen arınmış olması gerek.

Kullanılan bazı pestistlerin yarılanma ömrü uzun olduğundan, toprakta uzun yıllar kalabiliyor.

Kullanılan toprakta, izin verilen dışında bir pestisit hala varsa, maalesef organik beslenmiyorsunuz.

Siz organik beslendiğinizi sanıyorken, pestisitli topraktan yetişen ürünleri tükettiğiniz için, vücudunuzda toksisite (zehir etkisi) yaparak, karaciğer ve böbrek rahatsızlıkları gibi sağlık sorunlarına da sebep olabiliyor. Hatta plasentadan fetüse geçerek, kromozom anomalilerine de sebep olabiliyor.

Peki ya market ürünleri?

Alacağınız üründe sadece 'organik' yazıyorsa, %95 oranında, 'Organik maddelerle yapılmıştır.' yazıyorsa %70 oranında,'Organik maddeler içerir.' yazıyorsa %50 oranında organik madde içerdiği anlamına gelir.

Eğer ürünün üzerinde, ''%100 organik'' yazıyorsa, tamamen organik maddeler içerdiği anlamına gelir.

Hatta alacağınız bu ürün tavuksa, serbest gezen tavuk olması gerekiyor. Yani günlük minimum 5 dakika açık hava alması gerek. Sizce, günlük 5 dakika geziyor olması organik olmasına yeter mi? Bu da ayrı bir tartışma konusu.

2012'de yapılan bir çalışmaya göre, organik ürünün veriminin, geleneksel ürün verimine göre daha düşük olduğu görülmüş.

Örneğin organik sebzelerin verimlerinin %33 daha düşük olduğu saptanmış. Baklagil veriminin ise organik üretime göre %5 daha düşük olduğu bulunmuş. Organik tarım için daha fazla arazi gerekiyor. Bu nedenle düşük verimler alınıyor. Daha fazla arazi kullanılması da çevrenin üzerine bir yük daha koymak anlamına geliyor. Bu nedenle karışık tarım yapılmasının daha verimli olacağı düşünülüyor.

Yapılan birçok araştırmaya göre organik olarak üretilen besinlerin, diğer besinlere göre besleyiciliği daha fazla değil.

Uzun soluklu yapılan çalışmalara göre, tamamen organik beslenmenin mümkün olmadığı, mutlaka bir süre sonra karışık beslenmenin gerçekleştiği belirtiliyor.

Bunun yanı sıra, organik gıdaların olumlu etkileri elbette var.

C ve E vitamini katkısı sağlamanın yanında, immün sistemi kuvvetlendiren, sperm kalitesini arttıran bir etkisi de var. Fakat bu değişiklikler klinik olarak o kadar da önemsenmiyor. Çocuklar üzerinde yapılan bir çalışmaya göre; çocuklar 10 gün boyunca organik diyetle beslenmiş. Bu beslenme sonucunda idrarlarında organofosfat seviyesi düşük çıkmış.

İdrardaki organofosfat düşüklüğü ne anlama geliyor?

Organofosfatlar toksik kimyasal maddelerdir. Daha çok pestisitlerde bulunuyorlar. Organik tarımda kullanmadıkları için, organik diyetle beslenildiğinde vücutta toksik etkileri görülmüyor. Ancak geleneksel tarımda kullanıldığı için tarım işçileri ve çocuklarda organofosfat zehirlenmeleri görülüyor. Bu zehirlenme çeşitli nörolojik problemlere yol açıyor. Yani idrarda ne kadar azsa, zehirden o kadar uzağız.

Organik tarımın en ilginç yanı ise, mikroorganizmal tehlikelere karşı çok açık olması.

Escherichia coli gibi mikroorganizmaların organik gıdalara yerleşme yüzdesi, geleneksel tarım ürünlerine yerleşme yüzdesine göre daha fazla bulunmuş. E.coli genellikle ishalli hastalıklara sebep oluyor. Aynı zamanda menenjit ve pnömoni gibi rahatsızlıkların da sebebi. Bu mikroorganimza hızla da evrimleşmeye devam ediyor.

Her iki tarım türünün de çevreye etkisi farklıdır.

Organik ve konvansiyonel gıdalar için üretim yöntemleri büyük ölçüde değişkenlik gösterir. Biri fabrika çiftliklerinde diğeri yerel çiftlikler de üretilir. Geleneksel tarımda çevreye kimyasal bir yük binerken, organik tarımda da fazla arazi kullanım yükü biniyor.

Organik ve konvansiyonel gıdalar bir arada da var olabilir.

Tek yönlü beslenmektense, her iki gıda türünü de tüketebiliriz. Sağlığınızı sadece diyetiniz değil, egzersiz, yaşam biçiminiz ve genetiğiniz hep birlikte belirliyor.

Onedio IQ'yu Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
the_war

Tohum ne olursa olsun, bahçede kendin yetiştirdiğin sürece tadından yenmiyor. Diğer yetiştiricilerin ürünleri yetiştirirken neler kullandığını düşünmek bile istemiyorum. Ayrıca, her meyveyi kendi mevsiminde tüketmek lazım. Örneğin kışın satılan domatesler hem çok lezzetsiz ve tahta gibi hem de hem de çok pahalı oluyor.

koala-neco

Neyseki 80'li yılları gördük de amk organik falan gibi zırvalara inanmıyoruz, ben hatırlıyorum bir domates yerdik eskiden damağımız çatlardı, şimdi organik diye sattıkları zırvaların hepsi hikaye, çünkü olay tohumda bitiyor, nüfus korkunç şekilde arttı dünyada ve artmaya da devam ediyor, bu kadar insana gıda yetiştirebilmen için tohumun genetiğiyle oynaman lazım, oynayınca da o şey artık organik olmuyor malesef o yüzden yemeyin bizi ;)

koala-neco

tavuğun yumurtasına azcık bok bulaştır organik köy yumurtası diye sat güzel numara ;) köy yumurtası yemsek inanacaz yani :)

faruk-cebinel

organik ürün zaten genetiği ile oynanmamış üründür ey gerizekalı insan

koala-neco

birincisi : başa "eyyy" vurgusu ekleyip sonuna da hakaret ekleyince (halka hitap eden politikacılar gibi ) haklı oluyorsun değil mi ;) ne yazık ki etrafım senin gibi zihni boş ağzı dolu insanlarla dolu :) ikincisi : ben toplumda yaratılan algıdan bahsediyorum eyyyy boşbeleş insan, (organik = sağlıklı , organik = doğal) hayır doğal değil zaten yukarıda tohumların genetiğiyle oynandığı için doğal olmadığını belirttim a benim okumadan ahkam kesen zavallı arkadaşım ;)

secil0707

O zaman ölelim biz.Yemek yemeyekte ölek o zaman. Her şeyin içinde bir şey var bu nedir gardaş ya :))

ersan-varol1

organik tarım yapmak artık nerdeyse imkansız. Sanyi ve byük kentleşme bölgelerinde organik tarım olamaz. Anca anadolunun el değmemiş bölgelerinde bu anca başarılabilir. Ben marmara bölgesinde yaptığım araşdırmlarda toprağımızı nekadar zenginleştirsekte max 15 gün içinde toprak kirleniyor. Mecburen kimyasal takviye yapılıyor.

baleneya

bayer ve monsanto şirketlerinin birleşmesi haberinden sonra iyi geldi !?

Başlıklar

Facebookonedio
Görüş Bildir