Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

X Kuşağından Y Kuşağına Bakış: Türkiye’nin Patronları Y Kuşağını Nasıl Görüyor?

-

Millenials, Y kuşağı. Bugünün iş dünyasının en büyük ikilemlerinden biri. Y kuşağı ve onların değişen bakış açıları, günümüzde birçok sektörü adaptasyon sağlamaya yöneltti. Peki deneyimliler Y kuşağını nasıl görüyor?  Eksiklikleri ve fırsatları nasıl algılıyorlar?

Bu konuda Türkiye’nin çok büyük patronlarıyla çeşitli sohbetler ederek fikirlerini alma şansım oldu. İşte X kuşağı patronların bizlere, yani Y kuşağına bakışı.

1. Enrique Jimenez (Philip Morris CEO’su)

Jimenez, “Y kuşağının fazla sabırsız olması ve şirket içerisinde hızlı yükselme hayallerini” nasıl algıladığı sorusuna şu şekilde cevap veriyor: 

“Daha hızlı, daha iyi ve daha hazırlıklıysanız bizim yerimizi almanızdan daha doğal ne olabilir. Eğer yeni bir jenerasyona ihtiyaç varsa, yerleri değiştirelim, bu iyi olacaktır.” 

Jimenez jenerasyon farklılıkları konusunda, kendi kuşağını daha aileye düşkün olarak nitelendiriyor.

Y kuşağını daha materyalist bulduğunu söylüyor; fakat bunun iyi bir şey olduğunu ve fazla duygusal yaklaşmamak gerektiğini vurguluyor. Son olarak, “alçak gönüllü ol, fazla konuş ve fazla dinle” öğüdünü bizlere, yani Y kuşağına veriyor.

2. Güler Sabancı (Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı)

Güler Sabancı ise kendisinden örnekler vererek şunları anlatıyor: Güler Hanım ilk olarak, “Yeni bir işe başlamak ve orada büyümek istiyorum” diyerek Lassa’nın başına geçmiş, bu davranışını Y kuşağının özellikleri ile karşılaştırdığımızda sabır farkı öne çıkıyor.

Güler Hanım “Güç” kelimesinin görece bir kavram olduğunun, bunu sevmediğinin ve hep başarıyı aradığının üstünde duruyor.

Değişimin iş yaşantısındaki önemini ise şu şekilde vurguluyor, 

“Seviye değiştiğinde, rüzgar da değişir.” Y kuşağının adaptasyon süreci yeni platformlarda çok dinamik, rüzgarı yakalamak lazım."

3. Joachim Hensch (Hugo Boss Genel Müdürü)

Hensch tam bir hayallerin peşinden gitme taraftarı. Kızına 19 yaşında olmasına rağmen “Hayallerinin adamını bulursan evlenebilirsin” demiş fakat saygının temel prensip edinilmesi gerektiğini düşünüyor. Genç ve yaşlı insanların beraber vakit geçirmesinin önemini vurguluyor.

Hensch’e göre, Y kuşağı yaşamında denge istiyor.

İş ve sosyal yaşamı dengelemeye vakit buluyorlar, bu yaklaşım genç taraf, yani sadece bir taraf için doğru. 

“Ben zamanı aile gibi başka şeylerle geçirme taraftarıyım ve bu realite de farklılık yaratıyor.” 

Kendisi jenerasyonlar hakkında birçok kitap okuduğunu söylüyor ve okuduğu bir makalede geçen bir sözü paylaşıyor,

“Artık jenerasyon olmayacak.” Kendisi de buna inanıyor fakat temelde arzulanan şeylerin farklılığından çatışma yaşandığını düşünüyor. Ortak yanları korumayı ve ortaya çıkarmayı destekliyor.

4. Sanlı Güler (PETKİM İnsan Kaynakları Direktörü) ve Hicran Asenaoktar (PETKİM MAS Direktörü)

Güler ve Asenaoktar kendi kuşaklarını şu şekilde tanımlıyorlar:

“Bizim kuşağın size yaklaşımı daha demokratik. Bizden eski kuşak, daha baskın ve söz geçirilmesi daha zor bir kuşaktı, onlar ile çalışmak daha zordu ama Y kuşağının çeşitliliğini koruyacağını düşünüyoruz.”

Y kuşağının teknolojiyi iyi kullandığının altını çiziyorlar ve sosyal dengelerini korudukları, sadece iş odaklı olmadıkları için avantajlı olduklarını düşünüyorlar.

Her ikisi de profesyonel hayatlarında gençler ile çalışmayı çok seviyorlar.

Çünkü kendi yaşıtları ile çalıştıklarında hep aynı konuların konuşulduğunu görmüşler; fakat işe gençler dahil olunca çeşitlilik artmış. 

“Herkesin aynı pencereden bakması iyi değil, yeni jenerasyon çok aktif ve fikirlerini söylemekten çekinmiyor. Bu durum gıpta ile bakılacak bir şey” sözlerini ekleyerek Y kuşağı ile çalışmaya ne kadar açık olduklarını gösteriyorlar.

5. Seda Domaniç (Vogue Türkiye Editörü)

Seda Domaniç, birçok değişik iş yaşantısından geçmiş biri. Avrupa çalışmaları ve uluslararası ekonomi eğitimleri alan Domaniç kariyerine CNN’de gazeteci olarak başlıyor ve kendini hemen depremde saha gazetecisi olarak buluyor. Sahalarda görev yaparken kendisini yeni vefat etmiş yakınları bulunan aileler ile konuşurken rahatsız hissetmiş ve başka alanlara yönelmiş. 

Seda Hanım her zaman kalbinin sesini dinlediğini, ve işleri zamana bıraktığını söylüyor.

Yeniliklere son derece açık olduğu için yeni nesil ile çalışmanın daha avantajlı olduğunu düşünüyor.

Ve kendi alanları nedeniyle sürekli değişiklik gerektiren bir işte çalıştıklarından bunun önemli olduğunu ekliyor. Artı yönlerden bahsederken aynı zamanda hemen yönetici olacağım diye bir işe girmenin doğru olmadığını ve ahlaklı çalışmanın gerektiğini söylüyor.

Görüşmemizde en çok üstüne düşünmemi sağladığı sözü ise şu oldu: “Ben işimi doğru yaparsam patronun sevineceğini düşünüyordum, öyle değilmiş”.

Tercihler ve doğru kararların ne kadar  önemli olduğunu bir kez daha belirtmiş oldu bu sözüyle.

----------------

Çok deneyimli kişilerin bu sözlerinden çıkarımda bulunursak, değişimin ve ölçülü açık sözlülüğün avantaj getirdiği açık.

Fakat saygı kilit bir unsur. Çoğunlukla akılcı düşünülmesi beklense de duyguları göz ardı etmeden, işleri zamana bırakmak başarı basamaklarını tırmandıracaktır.

Ece Nur Göktaş

Harvard Business Review Türkiye

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

Başlıklar

CEOKitap
Görüş Bildir