Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Verginin Yüz Akları Ve Yüz Karaları

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Verginin Yüz Akları Ve Yüz Karaları

Verginin Yüz Akları Ve Yüz Karaları

12 EylüVürı olağanüstü şartlarında başlatılan gelir vergisi şampiyonlarının açıklanması uygulamasının yürürlükten kaldırılmasının zamanı geldi de geçti bile…

GEÇTtGİMİZ haftanın başında bir konu kısa bir süre gündemi işgal etti ve hemen unutulup, ortadan kayboldu gitti. Konu, gelir vergisi şampiyonları listesiydi. Basında, Türkiye’nin ilk 100’e giren gelir vergisi mükelleflerinin isimleri yer aldı. Bilindiği gibi, 30 yılı aşkın süreden beri her yıl, hemen aynı günlerde gelir vergisi şampiyonları ilan ediliyor.

Peki, bu düzenlemenin kaynağı ve amacı neydi?

Düzenlemenin kaynağı Vergi Usul Kanunu’nun 5. Maddesinde yer alıyor. Vergi mahremiyeti ile ilgili maddede yapılan düzenleme ile gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin isimleri her yıl ilan ediliyor. Bu durum, vergi mahremiyetini ihlal sayılmıyor. Amaç ise, bir anlamda toplumsal bilinç yaratarak dolaylı bir şekilde mükellefler nezdinde baskı yaratmak. Yani, toplumsal baskı ile mükellefleri doğru beyana yöneltmek.

Aslında bu düzenleme son yıllara kadar oldukça önemsendi. Özellikle ilk yıllarda yayımlanan mükellef listeleri, uzun süre değerlendirme ve kimi zaman da eleştiri konusu yapılırdı. Şimdilerde ise bu tepkiden ve dolayısıyla baskıdan eser yok. Bu tavır, son yıllarda daha da belirgin bir hal aldı. Hatta öyle ki vergi verenler yadırganır hale geldi. Şark kurnazlığı egemen olmaya başladı. Maliye çevreleri, iş dünyası, siyaset, akademi, vatandaş çevrelerinden çıt yok.

2013 YILI ŞAMPİYONLARI HAKKINDA…

Öncelikle Koç Ailesini kutlamak gerekir. Koç Ailesi, bu yıl da ilk beşe yerleşti. Yani, Türkiye’nin en çok gelir vergisi ödeyen ilk beş ismi bu aileden geliyor.

Sanat ve eğlence dünyasının isimleri sevgili hemşerim Acun Ilıcalı ile stand up sanatının sembolü ve ince espri anlayışının temsilcisi Cem Yılmaz’a şapka çıkarmak gerekiyor. Yıllardan beri listelerde onurlu bir şekilde yerlerini alıyor ve sıralamalarını istikrarlı bir şekilde yükseltiyorlar. Onların yılda kazandığını neredeyse bir günde kazananlar, milyonlarına milyon ekleyenler utansın!..

Dikkat edilecek olursa, şampiyonlar listesinin ağırlığı aynı aile veya şirket gruplarına ait. Yani listede çok fazla bir değişim yok. Uzun yıllardan beri hemen aynı isimleri görüyoruz.

Oysa her yıl ortaya çıkan ve adları basında yer alan milyar dolar varlık sahibi aileler ve isimler var. Bunların sayısı yıldan yıla arttığı gibi, aralarına her yıl yeni isimler de giriyor. Öyle ki, geçmişi 10 yılı bile bulmayan kişi ve aileler, şimdi milyar dolar üzerinde varlıklara hükmediyor. Bu “yeni yetme” konjonktür zenginlerinden ilk lOO’de ismi olan yok. Eğer isimlerini gizleyenler bunlar değilse… Aslında olmaması gerekiyor; zira gizleme gereğini duysalar, varlıklarını gizlerler ve basında boy boy yer almazlar. Nitekim böyle kişi veya ailelerin olduğunu biliyoruz. Peki bu durum dikkat çekmiyor mu? Toplum bunu algılamıyor mu?

Malum, son yıllarda yapılan ihaleler toplumun gözü önünde cereyan ediyor. Kimi otoyol ya da enerji ihalesi, kimi de havaalanı ihalesi ya da “yap-işlet-devret” projesi… Bu işlerde boy gösteren ve ekranlar önünde çok rahat bir şekilde milyar dolarları telaffuz ve taahhüt eden firma sahiplerinden kaç kişi vergi şampiyonları listesinde yer alıyor? Bu soruyu da sormak gerekmez mi?

Gelelim bir başka çarpıklığa veya garipliğe… Türkiye’nin ilk 100’üne giren vergi şampiyonlarının 35 kişisi isimlerini gizleme gereği duyuyor. Oysa vergi veren kişinin onurla ve gururla ismini açıklaması gerekmiyor mu? Eğer, mükelleflerin üçte biri isimlerini saklıyorsa bu işte bir gariplik var demektir. Üstelik ismini gizleyenlerin sayısı yıldan yıla artıyor. Bu utangaçlık niye? İsimlerini gizleyenleri bu davranışa iten faktörler neler?

Her şeyden önce bu mükellefler, vergi idaresinden veya vergiciden korkuyor. Anadolu’nun herhangi bir ilinde hata yapıp (!) vergi şampiyonu olan birisini düşünün. Artık kesinlikle “ilk görüldüğünde incelenecek ve araştırılacak kişi” konumundadır. Yılların değişmeyen inceleme refleksi işlemeye başlar hemen. Bu arada tevazu ile ismini gizleyenlere de haksızlık etmeyelim?

VERGİLERİN İLANI ARTIK GEREKSİZ

Bu 12 Eylül dönemine ait bir düzenleme. Dönemin ilk vergi düzenlemeleri arasında yer alan bir konu. Belki de olağanüstü koşulların olağandışı durumu ortadan kalkmış durumda. Dolayısıyla kimsenin böyle bir derdi yok.

Siyasi platformda iktidarlar bu gibi hallerde sessiz kalır. Oysa muhalefetin başkaldırması ve konuyu gündemde tutması gerekir ama böyle bir durum da yok.

İsim gizlenecekse ilanın zaten bir anlamı kalmıyor. Düşünün bir liste ilan ediliyor. Yarısının ismi yok. Kaldı ki mevcut gelir vergisi mevzuatı da bunu zorluyor. Şöyle ki, vergi mevzuatımıza göre belli kazançlar, belli tutarlara kadar beyan dışı kalıyor, hatta beyan edilemiyor. Dolayısıyla mevzuatın azizliğini de hesaba katalım. Bu düzenlemeyi kaldıralım gitsin.

http://www.orencik.net/verginin-yuz-aklari-ve-yuz-karalari

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Acun IlıcalıCem Yılmazvergi
Görüş Bildir