Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Veggistanbul ile "Etsiz ve Yeşil Bir Dünyanın İzinde!"

 > -

Bu Pazar 2 hayvansever dostumuzla sohbet ettik. Bunu da özellikle Pazar günü yapalım istedik, kim bilir, belki yarın "Etsiz Pazartesi" için biz de birkaç gönüllü ile onları buluşturabiliriz.

Onlar Veggistanbul oluşumunun mimarları: Merve Çardak ve Yaprak Ataman!

Veggistanbul'u aranızda belki daha önce keşfedenler vardır, biz yine de bu oluşumdan kısaca bahsedelim. 2 vejetaryenin kafa kafaya vermesi ile ortaya çıkmış. İki kadın, sosyoloji eğitimi almış ve ayrı zamanlarda vejetaryen olmaya karar vermişler. Etsiz Pazartesi'lerle birlikte, birbirlerine olan destekleri onları bu yolda buluşturmuş.

Vejetaryen/vegan yemekleri ve şehirdeki alternatif menüleri paylaşma fikri ile başlamış yolculukları.

Veggistanbul'un çıkışını onlara sorduğumuzda da "İlk önce bir Instagram hesabı açarak kendi yediklerimizi, pişirdiklerimizi paylaşıp bizim gibi vejetaryen kişilerle iletişime geçmek ve karar alma aşamasında olan insanlara alternatif bir beslenme şeklinin sandıkları kadar zor olmadığını göstermek istedik. Ardından da kendi kurduğumuz web sitesi geldi," yanıtını alıyoruz.

"Etsiz ve yeşil dünyanın izinde!"

Evet, bu sloganla yola düşmüşler ve 2 yıldır yaptıkları her şeyin ardında tek bir şey var: Önemli olan et tüketen insanın kafasına bir soru işareti düşürmek ve tükettikleri hakkında düşünmesini sağlamak. Veggistanbul ile birlikte et tüketilen bir yaşama alternatif bir yaşam ve mutfak kültürünün olduğunu insanlara gösterebilmeyi amaçlıyorlar.

Veggistanbul'u görüp de yalnızca İstanbul'da menüleri delik deşik ediyorlar sanmayın!

Onlar gidebildikleri her yere, görmek istedikleri şehirlere, tırmanmak istedikleri dağlara gidiyor, alternatif bir yaşamı herkese sunabilmek için uğraşıyorlar. En çok keyif aldıkları mekanları da bizlerle paylaşmalarını istediğimizde, "Tight Aggressive şu an en sevdiğimiz mekanlardan biri. Bunun dışında Parsifal ve Bi Nevi de gitmekten keyif aldığımız restoranlardan," cevabını alıyoruz.

İstanbul'dan çıkıp, dağlara taşlara yolları düşüyor evet, ama Türkiye'nin de sınırlarını aşıyorlar.

Geçmiş günlerde Portekiz ve İrlanda’daki vejetaryen yemekler hakkında paylaşım yaptıklarını görünce, yeni bir proje var mı diye merak edip sorduğumuzda ise "Vejetaryen başkenti seçilen Berlin’e de oldukça yakın zamanda bir gezi planlıyoruz," diyorlar. Instagram hesapları üzerinden de gittikleri yerleri ve keşfettikleri lezzetleri paylaşıyorlar, bizden söylemesi.

Takip için böyle buyurun: Veggistanbul (@veggistanbul) 

Yalnızca, gidilecek yerleri anlatmıyor, sadece menüleri paylaşmıyorlar. Bir de tarifler veriyorlar.

Vegan ve vejetaryen kültürün en anlaşılmaz gelen kısmı neler tükettikleri oluyor. Onlar da bu soruya bıkmadan, usanmadan cevap veriyorlar. Hatta cevap vermekle kalmıyor, tarifler paylaşıyorlar.

Tarifleri görünce "anne eli" kesin var bu işte diye düşünüyor insan.

Haksız da değiliz... Onlara bu süreçte en çok anneleri destekçi olmuş: "Evde yemek yapmaya çalıştığımızda annelerimiz en büyük destekçimiz oldu. Dondurucular sebze köftesiyle dolmaya başlayınca tarif paylaşma fikri de kendiliğinden çıkmış oldu aslında."

Veggistanbul olarak etkinlikler de düzenliyorlar. Mesela daha önce bir bahar pikniği düzenlemişler ve takipçileri ile bir araya gelmişler.

Ben kendi adıma bir sonraki etkinliklerini merakla beklediğim için, sizlere de bir tüyo vermiş olayım. Tarih henüz kesinleşmemiş ama: "Malum kış geliyor, yakın zamanda sokakta yaşayan kedi ve köpekler için ev yapımı üzerine bir atölye çalışmamız olacak."

Facebook sayfalarını takip ederek haberdar olabilirsiniz: Veggistanbul

Doğaya ve hayvana bu denli düşkün iki kadının bir diğer ortak özelliği de bisiklet!

Birlikte bisiklete biniyor, hatta bisikletle özel etkinliklere katılıyor, herkesi de o İstanbul'un kalabalığından ve trafiğinden kaçıp bisiklete binmeye davet ediyorlar.

Biraz sohbet etmekle beni kendilerine bağladılar diyebilirim. Yarın, Etsiz Pazartesi için var mısınız?

Ben varım!
Ben et yemeden dayanamam...
Ben zaten yemiyorum :)

ONEDİO YEMEK SUNAR!

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Yummy

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
arbeloa

vücudun kendi üretemediği ve dışardan alması gereken esansiyel aminoasitlerin bazıları hayvansal kaynaklıdır ve hiçbir bitkisel üründe bulunmaz. Dolayısıyla et tüketilmesi şart sağlık için. Ayrıca o fotoğraflardaki peynirler de neyin nesi??? Madem vegansınız bütün hayvansal ürünlerden vazgeçin!! ;) öperim

hulker

Ne şimdi? Şöyle güzelim yağı lavaşa geçen adana yemiyor mu bunlar?

uzunlafinkisasi

et giren yere dert girmez

core_i

Duvara "hayvan yeme" yazarak çok bilimsel yaklaşmışsınız konuya. Tabi yeterli besin alamadığınız için beyin cücük kadar kalmış.

1913

insanın otobur olduğuna dair 3 deney; 1)Bir çocugun önüne bir elma bir tavşan koyun.hangisini yiyor hangisiyle oynuyor izleyin. 2)Etobur ve otobur diş yapısını inceleyin.mahallenizde bulunan karabaşın ağzını açıp bakın.kurbanda da ineklerinkine bakın. 3)Buna bakamazsınız ben anlatayım.etçillerin bağırsakları yedikleri çiğ et vucutta çabuk bozulacağı için kısadır lakin otoburların bağırsakları uzundur çünkü ottan bitkiden ne koparırsa kardır :) ateşin bulunması bu sebepten de önemlidir.eti pişirebilmişiz.neyse uzar gider.google yapıştırmadım güzelce yazdım.bunları bilin cahil kalmayın :)

sevimsiz-kedi-yavrusu

bizim bağırsaklar karma tür. hem et hem de ot yiyenlerde bulunanlardan. bu yüzden bu kısmı kabul etmiyorum. diğer kısımlara da cevabım var ama üşendim şimdi yazmaya :D

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

FacebookInstagramİrlandaİstanbulPortekizanneetweb
Görüş Bildir