Mehmet Ali Aydınlar'ı Ağlattılar

 > -

Ve Konuşma Sırası Aydınlar'da

Ve Konuşma Sırası Aydınlar'da

Futbol Federasyonu eski Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, suskunluğunu bugün bozuyor.

Haberin Tamamı İçin:

'Fenerbahçe'yi şike sürecinde aldığım kararlarla ben kurtardım'

'Fenerbahçe'yi şike sürecinde aldığım kararlarla ben kurtardım'

Aydınlar: Fırsat 1 kere değil, tam 3 kere Fenerbahçe yöneticilerinin eline geçti. Ama onlar elinin tersiyle itti

Fenerbahçe ile ilgili 3 Temmuz sürecinden bu yana eleştirilerin odağında kalan Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Mehmet Ali Aydınlar , başkan olduğu döneme ait yaşadıklarını basın mensuplarıyla paylaşıyor.

Aydınlar'ın konuşmalarının satırbaşları şöyle:

"Süreç içerisinde en çok zarar gören insanlardan biri olarak gerçekleri kamuoyuyla paylaşmaya karar verdim. Şimdi Fenerbahçe Spor Kulübü'yle ilgili çok kritik bir sürece girildi. İsmim sürekli gündeme geliyor ve spekülasyonlar yapılıyor. Bugün en doğru zaman olduğuna karar verdim.

Kişiler ve isimlerden fazla bahsetmeyeceğim. Bazı bölümlerde zorunlu olarak isim vermem gerekebilir. Artık kişilerle ilgili konuşmanın doğru olmadığını düşünüyorum.

Henüz dört günlük başkanken kucağımda bomba buldum. Mehmet Ali Aydınlar'ın başkan olmasının bu süreci nasıl etkilediğini düşünmenizi istiyorum. Bir Federasyon Başkanı olarak 'Durum gerçekten vahim' demekten doğal bir şey olamaz. O gün bütün medya organlarında anlatmaya çalıştım. Masumiyet karinesine özen gösterdim. "Türk futbol tarihinin en ağır davasını çözebilmek için çabalamaya karar verdim. Bugün bir kez daha söylemek istiyorum. Yaşadığım yedi aylık süreci bu hassasiyetin üzerine kurdum. Bu çaba ve gayretlerimizin karşılığı ise hain ilan edilmek ve hedef gösterilmek oldu. Bu yaşananları hak etmek adına gerçekten ben ne yaptım?"

"Fırsat 1 kere değil, tam 3 kere Fenerbahçe yöneticilerinin eline geçti. Ama onlar elinin tersiyle itti. Her ne kadar UEFA yetkilileri, 'Soruşturmada adı geçenler Avrupa'ya gidebilir' dese de üstü kapalı tehdit etti. Fenerbahçe yöneticilerine 'Bu sene Şampiyonlar Ligi'ne gitmeyin' dedim. Uyardım. Basın toplantısı yapıp, 'Kendinden şüphesi olanlar Avrupa'ya gitmesin' dedim."

"BEN BUNLARI HAK EDECEK NE YAPTIM?"

Aydınlar, "Fenerbahçe ile ilgili çok kritik bir sürece girildi. Ortada çok büyük zarar görmekte olan kurumlar var. O gün TFF Başkanı koltuğunda Mehmet Ali Aydınlar olmasaydı ne olurdu? Fenerbahçe'nin yaşayacaklarını öngörüp 'durum vahim' demem kadar doğal bir şey olamazdı. O gün bütün medya organlarında anlatmaya çalıştım. Masumiyet karinesine özen gösterdim. Türk spor tarihinin en büyük davasını çözümlemek için çalışmaya karar verdim. 7 ay boyunca kulüplerimizin en az hasarla kurtulması için çaba gösterdim. Karşılığı ne oldu? Bütün yaptıklarıma rağmen hain olarak gösterildim. Hakaret ve tehdit mesajları aldım. Yaşamımın 25 yılını verdiğim kulübe karşı itibarsızlaştırıldım. Ben bunları hak edecek ne yaptım?" diye konuştu.

"BEN GÖNDERSEYDİM BİLE UEFA FENERBAHÇE'Yİ AVRUPA'YA ALMAYACAKTI"

"Fenerbahçeli yöneticiler kararı bizim vermemizi istedi" diyen Aydınlar, "Biz de zaman darlığı nedeniyle kararı verdik. Fenerbahçe, 'Şampiyonlar Ligi'ne katılmıyoruz' deseydi, 1 yılla kurtulabilirdi. Herkes biliyor ki, ben gönderseydim bile UEFA, o sene Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'ne almayacaktı. Fenerbahçe gitseydi, Milli Takım 3-5 yıl, Fenerbahçe ise 8 yıl ceza alacaktı. Türkiye'yi riske atamazdım" dedi.

"BENİ HAİN OLARAK GÖSTERMEYE ÇALIŞTILAR"

Aydınlar, "Fenerbahçe yöneticileri, tribüne oynadı. Beni hain olarak göstermeye çalıştılar. O gün UEFA'nın söylediklerinin birer birer gerçekleştiğini görüyoruz. Net bir şekilde söylemişlerdi. Sürecin en başından beri Fenerbahçe taraftarı yanıltılmaya çalışılıyor. Fenerbahçe yöneticileri, "CAS'ın kararı ne olursa olsun, bu sezon Avrupa'dayız" dedi. Ne oldu? Men kararı geldi" diye konuştu.
reklam

"PUAN SİLME CEZASIYLA DOSYA TAMAMEN KAPANACAKTI"

Platini'yle görüşüp ve ikna ettiğini belirten Aydınlar, "Ligleri oynatacağımızı ve ligler oynanırken karar vermeyeceğimizi söyledim. Biz bu pazarlıkalrı Türk futbolu adına yaptık, Fenerbahçe adına değil. Başarılı da olduk. İsviçre'de UEFA'yla yaptığımız büyük pazarlıklar sonuç verdi. Puan silme cezasıyla dosya tamamen kapanacaktı. UEFA bunu kabul etmişti. Fenerbahçe 1 seneyle kurtulacaktı" şeklinde konuştu.

"UEFA'YA 58. MADDENİN ÇOK AĞIR OLDUĞUNU SÖYLEDİM"

Aydınlar, "Ceza alan kulüplerden ödülleri geri alıp en az 12 puan silip 10 milyon TL'den az ceza verelim dedik. Ayrıca 2011-2012 sezonunda ceza alan kulüpleri Avrupa'ya göndermemeyi önerdik. UEFA bunu teyit etti. Hepinize soruyorum; Fenerbahçe yönetimi kişileri kurtarmak yerine bu yaptırımları kabul etseydi, ne durumda olurduk? UEFA yetkililerine 58. maddenin çok ağır olduğunu ve değiştirilmesi gerektiğini söyledim. UEFA yetkilileri bana soruşturma sürerken 58. Madde'nin değiştirilemeyeceğini ama askıya alınabileceğini söyledi. Fenerbahçe yönetimi 58. Madde'nin değişmesini istemediklerini söyledi ama gerçek öyle değildi. Nihat Özdemir, '58. Madde değişmezse Türk sporu batar' demişti" şeklinde konuştu.

"FENERBAHÇE FIRSATLARI KULLANSAYDI BU DAMGAYI YEMEYECEKTİ"

"106 yıllık kulübün menfaatleri için değil, kulübü bu hâle getirenlerin menfaatleri için hareket ettiler" diyen Aydınlar" Platini, 2006'da UEFA Başkanı oldu, 2007'de 'şikeye sıfır tolerans' kuralını getirdi. Porto, Juventus örnekleri yanlış. Bahsettiğim fırsatlardan herhangi birini kullansalar Fenerbahçe bu damgayı yemeyecekti" dedi.

"HABERİM OLSAYDI BURSASPOR'U GÖNDEREBİLİRDİM"

Aydınlar, "İçeride farklı, dışarıda farklı konuşup tribüne oynayanlar yüzünden 'yeter' deyip, istifa ettim. Trabzonspor'u Şampiyonlar Ligi'ne ben göndermedim. Haberim olsaydı, Bursaspor'u gönderebilirdim" diye konuştu.

"PAZARLIĞIN BENİM DÖNEMİMDE YAPILMADIĞI YALAN"

"O dönem söylemiştim. Haklı çıkmanın üzüntüsünü yaşıyorum" diyen Aydınlar, "Tablo çok netti ve iyi niyetle konuyu çözecektik. CAS davası namus davamız' diyenler, bana 'Çaremiz yok, davayı çekmek zorundayız' dediler. UEFA'dan randevu istediler, alamadılar. Benden rica ettiler, ben aldım. Gidip görüştüler. Fenerbahçe yöneticilerinden habersiz bir pazarlık yoktur. Pazarlığı Fenerbahçe yöneticisi ve 1 avukat yaptı. Fenerbahçe için UEFA'dan randevuyu bizzat ben almıştım. Pazarlığın benim dönemimde yapılmadığı yalan" ifadelerini kullandı.

"YAŞANAN MANEVİ ZARARI HİÇBİR ŞEY TANZİM EDEMEZ"

Aydınlar, "Fenerbahçe Yönetim Kurulu bu zararı tazmin etmek zorundadır. Bu zararı nasıl tanzim edeceklerini açıklamalılar. Bir Fenerbahçe Kongre Üyesi olarak süreci başlatıyorum. Fenerbahçe, 45 milyon euro zarar etti. Bu hesabı onlar yaptı. Fenerbahçe yönetiminde çok önemli işadamları var. Bu paralar onlar için çok mühim olmasa gerek. Tanzim etmeliler. Fenerbahçe'ye bu lekeyi sürenler, kişiler için kulübü ateşe atanlar maddi zararım tanzim etmek zorundadır. Yaşanan manevi zararı hiçbir şey tanzim edemez" dedi.

"FENERBAHÇE'NİN ANA SORUNU ZİHNİYET SORUNUDUR"

Aydınlar, "Şimdi olağanüstü seçim yapılacak. 2 ay sonra olağanüstü seçim olur mu? İnanıyorum ki, Fenerbahçe'ye çok ciddi başkan adayları çıkacaktır. Fenerbahçe, kimsenin vesayetinde değildir. Kimse Fenerbahçe'nin sahibi değildir. Herkes haddini bilmelidir. Fenerbahçe'nin ana sorunu seçim değildir. Sorun, zihniyet sorunudur" diye konuştu.

"YETER ARTIK, FENERBAHÇE YENİLENMEK ZORUNDA"

"25 milyon taraftarı olan ve yıllık cirosu 200 milyon dolarla ifade edilen ama böyle yönetilen başka kurum var mı?" diyen Aydınlar, "Bu kurum bakkal gibi yönetilmeyi hak etmiyor. Böyle mi dünya kulübü olacağız? Rakip diyebileceğimiz Avrupa kulüpleri dünyada başka pazarlara açılırken biz neler konuşuyoruz. Aranızda olanları Fenerbahçe'ye yakıştıran var mı? Fenerbahçe bunları hak ediyor mu? Fenerbahçe'de değişim yaşanmalıdır. Bunun vakti geldi. Çağrı yapıyorum. Fenerbahçe gibi müthiş bir gücün enerjisinin kişilerin egolarıyla eritiyoruz. Yeter artık! Fenerbahçe yenilenmek zorunda. Her unsuruyla şeffaf ve hesap verilebilir olmalı. Fenerbahçeliler, artık betonu ve inşaatı değil; tüm sporlarda sportif başarıyı konuşmak istiyor" şeklinde konuştu.

"ZİHNİYET DEĞİŞMEZSE ADAY OLABİLİRİM"

2 Kasım'daki Fenerbahçe Genel kurulu'nda aday olup olmayacağı konusunda da ilginç açıklamalar yapan Aydınlar, "2 Kasım'da yapılacak kongrede başkanlığa aday değilim" diye girdi söze. Ancak Aydınlar bu konuda da şartını ortaya koydu: "Birçok aday çıkacağına inanıyorum. Şayet Fenerbahçe'nin içine düştüğü bu zor durumun tek sorumlusu olan bu zihniyet, yönetim konusundaki ısrarını sürdürmeye kalkarsa, emanetçi bir aday aracılığıyla bu büyük kulüp üzerindeki vesayetini sürdürmeye kalkışırsa, kararımı gözden geçireceğimi buradan ifade etmek istiyorum"

"TRABZONSPOR TARAFTARININ TEPKİ GÖSTERMESİ İLGİNÇ"

Takımların neden küme düşürülmediğini ise kendisinden sonra gelen TFF yöneticilerine sorulması gerektiğini belirten Aydınlar, "Ben istifa etmiştim. En başta karar vermememin sebebi, masumiyet karinesine duyduğum saygıydı. Kararı play-off öncesinde verme kararı almıştık. Bunu da Platini'ye zor da olsa kabul ettirdik. Trabzonspor da bu soruşturmanın kapsamındaydı. 8 kulüp vardı. Trabzonspor taraftarlarının tepki göstermesi ilginç. UEFA Fenerbahçe ve Trabzonspor'dan bahsediyordu. O dönemde bize sorulsaydı Trabzonspor'u da Avrupa'ya göndermezdik" diye konuştu.

"HERKES İYİ NİYETLİ OLSAYDI BU SORUNU ÇÖZERDİK"

Aydınlar, "Herkes iyi niyetli olsaydı, bu sorunu el birliğiyle çok rahat çözerdik. Kişilerin menfaati savunulacak diye sıkıntı yaşadık. Bize ayrı medyaya ayrı konuştular. Bazı kişiler bu süreci, küçük çıkarları için sabote etti. 50'nin üzerinde sporla ilgili kişi gözaltına alınmıştı, basında çıkan haberler ortadaydı. 'Durum vahim' değil miydi? Benim etik, ahlak anlayışıma göre Allah korusun 1 gün bile hapis yatmak vahim bir durumdur. Nasıl olmuşsa olmuş, sonuç bu" ifadelerini kullandı.

"ERZİK UEFA'DA GERÇEKTEN ÇOK ÖNEMLİ BİR İSİM, ÇOK YARDIMCI OLDU"

Aydınlar, "Durum vahimdir arkadaşlar. CAS kararı ortadadır. Türkiye'nin son 10 yıldaki gelişimine bakın. Ekonomik olarak ne kadar çok geliştik. Sportif olaraksa geride kaldık. Başka ülkelerde ekonomiyle spor da büyüyor. Bizde ise bu fırsat kaçırıldı. Şenes Erzik, UEFA'da gerçekten çok önemli bir isim. Bu süreçte bize çok yardımcı oldu. Hiçbir yanlışını görmedim" diye konuştu.

Haberin Tamamı İçin:

''Başkanlığa Aday Değilim Ama...''

Türkiye Futbol Federasyonu’nun eski başkanı Mehmet Ali Aydınlar, 3 Temmuz 2011 tarihinde başlayan şike süreciyle ilgili suskunluğunu nihayet bozdu. Yaklaşık bir yıllık bir aradan sonra konuşma kararı alan Aydınlar, geçtiğimiz hafta gazetecilerle yediği yemekte kendisini şike sürecini iyi yönetememekle suçlayan F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım ve yönetim kuruluna elindeki belgelerle cevap verdi.

Aydınlar'ın açıklamalarından önemli satır başları şöyle

"Süreç içerisinde en çok zarar gören insanlardan biri olarak gerçekleri kamuoyuyla paylaşmaya karar verdim"

"Şimdi Fenerbahçe Spor Kulübü'yle ilgili çok kritik bir sürece girildi. İsmim sürekli gündeme geliyor ve spekülasyonlar yapılıyor. Bugün en doğru zaman olduğuna karar verdim."

"Kişiler ve isimlerden fazla bahsetmeyeceğim. Bazı bölümlerde zorunlu olarak isim vermem gerekebilir. Artık kişilerle ilgili konuşmanın doğru olmadığını düşünüyorum."

Mehmet Ali Aydınlar konuşmasının başında futbol camiasında Fenerbahçe ve Türkiye Futbol Federasyonu'nda aldığı görevlerden bahsetti.

"Henüz dört günlük başkanken kucağımda bomba buldum. Mehmet Ali Aydınlar'ın başkan olmasının bu süreci nasıl etkilediğini düşünmenizi istiyorum"

"Bir Federasyon Başkanı olarak 'Durum gerçekten vahim' demekten doğal bir şey olamaz"

"O gün bütün medya organlarında anlatmaya çalıştım. Masumiyet karinesine özen gösterdim."

"Türk futbol tarihinin en ağır davasını çözebilmek için çabalamaya karar verdim. Bugün bir kez daha söylemek istiyorum. Yaşadığım yedi aylık süreci bu hassasiyetin üzerine kurdum."

"Bu çaba ve gayretlerimizin karşılığı ise hain ilan edilmek ve hedef gösterilmek oldu. Binlerce tehdit aldım. Bu yaşananları haketmek adına gerçekten ben ne yaptım?"

Aydınlar'ın basın toplantısında UEFA'nın 3 Temmuz sürecinde TFF'ye gönderdiği mektup okundu...

"Fırsat 1 kere değil, tam 3 kere Fenerbahçe yöneticilerinin eline geçti. Ama onlar elinin tersiyle itti."

"Her ne kadar UEFA yetkilileri, 'Soruşturmada adı geçenler Avrupa'ya gidebilir' dese de üstü kapalı tehdit ettiler."

"Fenerbahçe yöneticilerine 'Bu sene Şampiyonlar Ligi'ne gitmeyin' dedim. Uyardım. Basın toplantısı yapıp, 'Kendinden şüphesi olanlar Avrupa'ya gitmesin' dedim."

Aydınlar'ın bu sözlerinin ardından UEFA'nın 3 Temmuz sürecinde TFF'ye gönderdiği başka bir mektup okundu...

"Fenerbahçeli yöneticilerle bu mektubu paylaştım. Bu hususta acilen karar vermeleri gerektiğini söyledim."

"UEFA bize 'Fenerbahçe gelmesin, gelirse de siz göndermeyin yoksa Türkiye'yi cezalandırırz' dedi. Riske atamazdım."

"Ertesi gün bize 'Kararı siz verin' dediler. Biz de durumun aciliyetinden dolayı kararımızı verdik."

"Fenerbahçe, 'Şampiyonlar Ligi'ne katılmıyoruz' deseydi, 1 yıl cezayla kurtulabilirdi."

"Herkes biliyor ki, ben gönderseydim bile UEFA, o sene Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'ne almayacaktı."

"UEFA'nın mesajı netti ve 'F.Bahçe Şampiyonlar Ligi'ne gelmesin' diyordu."

"Fenerbahçe gitseydi, Milli Takım 3-5 yıl, Fenerbahçe ise 8 yıl ceza alacaktı. Türkiye'yi riske atamazdım."

"UEFA yetkilisine Trabzonspor'un da durumunu anlattım. Bize kalsa Bursaspor'u gönderebilirdik"

"Fenerbahçe yöneticileri, 'CAS'ın kararı ne olursa olsun, bu sezon Avrupa'dayız' dedi. Ne oldu? Men kararı geldi."

"Platini'yle görüştüm ve ikna ettim. Ligler oynanırken karar vermeyeceğimizi söyledik ve bu pazarlıkta başarılı olduk"

"İsviçre'de UEFA'yla yaptığımız büyük pazarlıklar sonuç verdi. UEFA ile bu pazarlıkları Fenerbahçe adına değil Türk futbolu adına yaptık."

"UEFA ile yapılan pazarlılar sonunda puan silme, para cezaları ve 1 yıl men üzerine anlaşmıştık. Puan silme cezasıyla dosya tamamen kapanacaktı. UEFA bunu kabul etmişti. Fenerbahçe 1 seneyle kurtulacaktı."

Aydınlar açıklamalarına tekrar ara verdi ve TFF'nin UEFA'ya gönderdiği yapılan anlaşma ile ilgili bir mektup okundu...

"UEFA'yla yaptığımız anlaşma sadece Fenerbahçe için geçerli değildi. Ceza alacak tüm kulüpler içindi."

"UEFA'ya, 'Ceza alan kulüplerden ödülleri geri alıp en az 12 puan silip 10 milyon TL'den az ceza verelim' dedik."

"Ayrıca 2011/2012 sezonunda ceza alan kulüpleri Avrupa'ya göndermemeyi önerdik. UEFA bunu teyit etti."

UEFA'nın anlaşmayı teğit ettiğini ve bunla ilgili TFF'ye bir yazı gönderdiğini belirten Aydınlar, barkovizyonda bu belgeyi gösterdi.

"Hepinize soruyorum; Fenerbahçe yönetimi kişileri kurtarmak yerine bu yaptırımları kabul etseydi, ne durumda olurduk?"

"Sürecin sağlıklı ilerlemesi için tek engel olarak 58. madde görülüyordu."

"Kulüpler Birliği 14 imza ile 58.madde değişsin diye TFF'ye başvurdu."

"UEFA yetkilileri bana soruşturma sürerken 58. Madde'nin değiştirilemeyeceğini ama askıya alınabileceğini söyledi."

"Fenerbahçe yönetimi 58. Madde'nin değişmesini istemediklerini söyledi; ama gerçek öyle değildi. Nihat Özdemir, '58. Madde değişmezse Türk sporu batar' demişti."

"UEFA 'Şikeye sıfır tolerans' kuralını 2007'de getirdi. Porto, Juventus örnekleri yanlış."

"106 yıllık kulübün menfaatleri için değil, kulübü bu hâle getirenlerin menfaatleri için hareket ettiler. Fenerbahçe yöneticileri, fırsatları tepmeseydi, kulüp bu damgayı yemezdi."

"Bu yaşananların ardından bırakma kararı aldım. İçeride farklı, dışarıda farklı konuşup tribüne oynayanlar yüzünden 'Yeter' deyip; istifa ettim."

Basın toplantısında Aydınlar'ın bu açıklamalarının ardından 9 Şubat 2012 tarihli 32. Gün programının görüntüleri gösterildi.

"Bugün haklı çıkmanın üzüntüsünü yaşıyorum. Keşke bunlar yaşanmasaydı."

"'CAS davası namus davamız' diyenler, bana 'Çaremiz yok, davayı çekmek zorundayız' dediler."

"UEFA'dan randevu istediler, alamadılar. Benden rica ettiler, ben aldım. Gidip görüştüler."

"Fenerbahçe yöneticilerinden habersiz bir pazarlık yoktur. Pazarlığı Fenerbahçe yöneticisi ve 1 avukat yaptı. Ben yoktum. Hiçbir TFF mensubu yoktu."

Aydınlar'ın tekrar 32. Gün programındaki açıklamaları görüntülendi. Fenerbahçe'nin göreceği zarar kendisinden kaynaklanırsa tanzim edeceğini belirttiği konuşması aktarıldı.

"Fenerbahçe yönetim kurulu bu zararı tazmin etmek zorunda. Genel Kurul'a bu zararı nasıl tazmin edeceklerini, bir ödeme planıyla sunmak zorundalar."

"Bir Fenerbahçe Kongre Üyesi olarak süreci başlatıyorum. Fenerbahçe, onların hesabıyla 45x3'ten 135 milyon euro zarar etti."

"Fenerbahçe yönetiminde çok önemli işadamları var. Bu paralar onlar için çok mühim olmasa gerek. Tanzim etmeliler."

"Fenerbahçe iki ay sonraya olağanüstü kongre kararı alarak rekor kırmıştır. Olağanüstü kongre 30 günde olur 2 ay sonra yapılır mı?"

"Kimse F.Bahçe'nin sahibi değildir. Herkes haddini bilmelidir. Fenerbahçe'nin ana sorunu seçim değildir. Sorun, zihniyet sorunudur."

"İnanıyorum ki F.Bahçe, 2 aylık seçim sürecine kadar çok ciddi başkan adayları çıkaracaktır."

"25 milyon taraftarı olan ve yıllık cirosu 200 milyon dolarla ifade edilen ama bakkal gibi yönetilen başka kurum var mı?"

"F.Bahçe'de değişim ve yeniden yapılanma hamlesi başlamak zorundadır. Buradan çağrı yapıyorum."

"F.Bahçe Spor Kulübü başkanlığı için bana telkinde bulunan, destek olan kongre üyelerine teşekkür ediyorum. 2 Kasım tarihinde yapılacak kongrede başkanlığa aday değilim."

"Fenerbahçe'yi ileriye taşıyacak başkan adayları çıkacağından eminim. Eğer Fenerbahçe'deki zihniyet değişiminin yaşanması için gerekli aday çıkmazsa kararımı gözden geçireceğim."

"Şayet mevcut yönetim emanetçi bir aday ile vesayetini sürdürürse adaylığımı açıklarım."

"Benim etik ve ahlak anlayışıma göre Allah korusun 1 gün bile hapis yatmak vahim bir durumdur."

"50'nin üzerinde sporla ilgili kişi gözaltına alınmıştı, basında çıkan haberler ortadaydı. 'Durum vahim' değil miydi?"

Aydınlar'a toplantının karşılıklı soru-cevap kısmında Galatasaray'ın dün akşam aldığı 6-1'lik yenilgi de soruldu. Aydınlar Türkiye'ye spor kulüplerinin amatörce yönetildiğini ve sporun gelişmekten ziyade geriye gittiğini söyledi.

"Aziz Yıldırım aday olursa bende aday olurum"

"TFF Başkanlığı görevimden kendi isteğimle ayrıldım. Bu konuda kimseyle görüşmedim. Lutfi Arıboğan, Göksel Gümüşdağ ve ben, hep birlikte istifa ettik."

"Birçok ünlü spor hukukçusu ortaya çıktı. Televizyon televizyon gezdiler. Saçmasapan konuştular."

"Bazı insanlar koltuklarından kalkamıyorlar, yapışmışlar bırakamıyorlar. Ben anında bıraktım."

"Lütfen herkes samimi olsun. İkiyüzlülük yapılmasın. Gerçekler ortada arkadaşlar. Tarih bunları yazacak."

"Bana 30 Ağustos Cumhurbaşkanlığı Resepsiyonu'nda gelip 'Siz olmasaydınız F.Bahçe Bank Asya'daydı' dediler. Herkesin içinde oldu bu. Sonra başka şeyler söylenmeye başlandı."

Fenerbahçe'nin bir yöneticisine "Neden benimle uğraşıyorsunuz?" diye sordum, "Tek ciddi rakip sizsiniz" dediler.

"Nelerle mücadele ediyoruz. Bu iş bitmiş. Yargıtay süreci şahısları ilgilendiriyor, kulüpleri ilgilendirmiyor. Kulüpleri ingilendiren kısım sonlanmıştır. Artık bunları konuşmayalım. Bu konular hepimize zarar veriyor."

"Başarıların geri alınması, kupaların geri alınmasıdır. Bizim hedefimiz o seneyi yok saymaktı. Hem Türkiye Kupası hem de Türkiye Ligi'nde sorunlar vardı. Şike tespit edilen maçlar hangileriyse o maçların naklen yayın gelirlerinin şike yaptığı iddia edilen takımdan alınıp karşı takıma verilmesiydi."

"Sayın Bakan'ı aradım. 'Ben süreci bilmiyordum. Siz bilip de beni getirdeyseniz bilmiyorum' dedim. Bakan sonra 'Ben lafın gelişi öyle söyledim. Kesinlikle öyle bir şey yok' dedi. Daha sonra açıklamalarını yaptı, düzeltti. Benim aptal olmam lazım, bu süreci bilerek TFF'ye başkan olayım."

"'Sahaya yansıdı, yansımadı' denildi. Infantino'yla yaptığım bir görüşmede bunu sordum. Sahaya yansıyıp yansımaması söz konusu olamaz. Ceza almak için girişimde bulunmak yeterlidir"

"Siyasi dava, cemaat, operasyon, Ergenekon deniliyor. Belki de öyledir, gerçekten bilmiyorum. Benim hiçbir ilgim alakam yok. Varsaylım öyle bile olsa sonuç belli sportif açıdan. Bu bahsedilen şey operasyonsa ve o şahıslar için operasyon yapılıyorsa, hani 'Darağacında olsak da son sözümüz Fenerbahçe'ydi' O zaman Fenerbahçe'nin yolunu açmaları gerekmez mi? Eğer gerçekten böyle bir şey olduğu ortaya çıkarsa Aziz Yıldırım'a iadei itibarın baş savunucusu ben olacağım."

"Kulüpler Birliği'nin 14 imzalı '58'i değiştirin küme düşmeyi kaldırın' talebi vardı. Biz de bunu UEFA'ya ilettik. 'Bunu değiştiremezsiniz' dediler. 'Genel Kurul bir seferlik 58. maddeyi uygulamama kararı alırsa saygı duyarız' dediler."

"UEFA ülkelerin iç işlerine karışmaz ancak bir şartla karışmaz. UEFA normlarına uygunsa karışmaz. Siz her talimat değişikliğini aslında UEFA'ya gönderiyoruz. Hatta daha önceden uygun olup olmadığını soruyoruz."

"Fenerbahçe açısından UEFA nezdinde bu süreç tamamlanmıştır. Umarım bu süreç tamamen kapanmıştır. Ama kapanmamış da olabilir."

"Ben, 2010/11 sezonunda Fenerbahçe'nin maçlarından zevk aldığımı söyledim. Zevk alan biri şike yapıldığını düşünmez. Ama benim ne düşündüğüm önemli değil. Sonuç bu."

"Sürecin başında, UEFA'ya çok ciddi e-postalar, fakslar gitti. Ben Platini ile Viyana'da buluştum. Platini, 'Bana 45 bin, Infantino'ya da 70 bin şikâyet geldi. Bana sen Fenerbahçelisin. Fenerbahçe'yi koruyorsun diyorlar. Bizim müdahele etmemiz isteniyor' dedi."

Mehmet Ali Aydınlar isim vermeden Ali Koç'u ima ederek şunları söyledi: "Ben bu arkadaşa F.Bahçe küme düşmeyecek dedim. Bu arkadaş çıktı televizyonlarda sonra 'Bizi küme düşürün. Her gün ölmektense bir gün ölelim' dedi. 'Yazı gönderin işlem yapalım' dedik. Yazı gelmeden ben nasıl işlem yapacağım."

Konuşmasının son bölümünde Fenerbahçe'ye verdiği hizmetlerden bahsederken duygulanan Aydınlar, gözyaşlarına hakim olamadı ve toplantıyı bu sözlerle bitirdi:

Haberin Tamamı İçin:

Suskunluğunu Bozdu, Meydan Okudu!

TFF Eski Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, 3 Temmuz süreci sonrası ilk kez basın toplantısı düzenledi. Aydınlar, o gün yaşanılanları, UEFA ile olan yazışmaları tüm belgeleriyle basın toplantısında açıkladı.

Aydınlar, 2 Kasım'daki genel kurul için de Aziz Yıldırım'a rest çekti! Aydınlar, 'Aday değilim ama aday olursan ya da birini işaret edersen karşına çıkabilirim' mesajını verdi.

"BEN BUNLARI HAK EDECEK NE YAPTIM?"

Aydınlar, "Fenerbahçe ile ilgili çok kritik bir sürece girildi. Ortada çok büyük zarar görmekte olan kurumlar var. O gün TFF Başkanı koltuğunda Mehmet Ali Aydınlar olmasaydı ne olurdu? Fenerbahçe'nin yaşayacaklarını öngörüp 'durum vahim' demem kadar doğal bir şey olamazdı. O gün bütün medya organlarında anlatmaya çalıştım. Masumiyet karinesine özen gösterdim. Türk spor tarihinin en büyük davasını çözümlemek için çalışmaya karar verdim. 7 ay boyunca kulüplerimizin en az hasarla kurtulması için çaba gösterdim. Karşılığı ne oldu? Bütün yaptıklarıma rağmen hain olarak gösterildim. Hakaret ve tehdit mesajları aldım. Yaşamımın 25 yılını verdiğim kulübe karşı itibarsızlaştırıldım. Ben bunları hak edecek ne yaptım?" diye konuştu.

"BEN GÖNDERSEYDİM BİLE UEFA FENERBAHÇE'Yİ AVRUPA'YA ALMAYACAKTI"

"Fenerbahçeli yöneticiler kararı bizim vermemizi istedi" diyen Aydınlar, "Biz de zaman darlığı nedeniyle kararı verdik. Fenerbahçe, 'Şampiyonlar Ligi'ne katılmıyoruz' deseydi, 1 yılla kurtulabilirdi. Herkes biliyor ki, ben gönderseydim bile UEFA, o sene Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'ne almayacaktı. Fenerbahçe gitseydi, Milli Takım 3-5 yıl, Fenerbahçe ise 8 yıl ceza alacaktı. Türkiye'yi riske atamazdım" dedi.

"BENİ HAİN OLARAK GÖSTERMEYE ÇALIŞTILAR"

Aydınlar, "Fenerbahçe yöneticileri, tribüne oynadı. Beni hain olarak göstermeye çalıştılar. O gün UEFA'nın söylediklerinin birer birer gerçekleştiğini görüyoruz. Net bir şekilde söylemişlerdi. Sürecin en başından beri Fenerbahçe taraftarı yanıltılmaya çalışılıyor. Fenerbahçe yöneticileri, "CAS'ın kararı ne olursa olsun, bu sezon Avrupa'dayız" dedi. Ne oldu? Men kararı geldi" diye konuştu.

"PUAN SİLME CEZASIYLA DOSYA TAMAMEN KAPANACAKTI"

Platini'yle görüşüp ve ikna ettiğini belirten Aydınlar, "Ligleri oynatacağımızı ve ligler oynanırken karar vermeyeceğimizi söyledim. Biz bu pazarlıkalrı Türk futbolu adına yaptık, Fenerbahçe adına değil. Başarılı da olduk. İsviçre'de UEFA'yla yaptığımız büyük pazarlıklar sonuç verdi. Puan silme cezasıyla dosya tamamen kapanacaktı. UEFA bunu kabul etmişti. Fenerbahçe 1 seneyle kurtulacaktı" şeklinde konuştu.

"UEFA'YA 58. MADDENİN ÇOK AĞIR OLDUĞUNU SÖYLEDİM"

Aydınlar, "Ceza alan kulüplerden ödülleri geri alıp en az 12 puan silip 10 milyon TL'den az ceza verelim dedik. Ayrıca 2011-2012 sezonunda ceza alan kulüpleri Avrupa'ya göndermemeyi önerdik. UEFA bunu teyit etti. Hepinize soruyorum; Fenerbahçe yönetimi kişileri kurtarmak yerine bu yaptırımları kabul etseydi, ne durumda olurduk? UEFA yetkililerine 58. maddenin çok ağır olduğunu ve değiştirilmesi gerektiğini söyledim. UEFA yetkilileri bana soruşturma sürerken 58. Madde'nin değiştirilemeyeceğini ama askıya alınabileceğini söyledi. Fenerbahçe yönetimi 58. Madde'nin değişmesini istemediklerini söyledi ama gerçek öyle değildi. Nihat Özdemir, '58. Madde değişmezse Türk sporu batar' demişti" şeklinde konuştu.

"FENERBAHÇE FIRSATLARI KULLANSAYDI BU DAMGAYI YEMEYECEKTİ"

"106 yıllık kulübün menfaatleri için değil, kulübü bu hâle getirenlerin menfaatleri için hareket ettiler" diyen Aydınlar" Platini, 2006'da UEFA Başkanı oldu, 2007'de 'şikeye sıfır tolerans' kuralını getirdi. Porto, Juventus örnekleri yanlış. Bahsettiğim fırsatlardan herhangi birini kullansalar Fenerbahçe bu damgayı yemeyecekti" dedi.

"HABERİM OLSAYDI BURSASPOR'U GÖNDEREBİLİRDİM"

Aydınlar, "İçeride farklı, dışarıda farklı konuşup tribüne oynayanlar yüzünden 'yeter' deyip, istifa ettim. Trabzonspor'u Şampiyonlar Ligi'ne ben göndermedim. Haberim olsaydı, Bursaspor'u gönderebilirdim" diye konuştu.

"PAZARLIĞIN BENİM DÖNEMİMDE YAPILMADIĞI YALAN"

"O dönem söylemiştim. Haklı çıkmanın üzüntüsünü yaşıyorum" diyen Aydınlar, "Tablo çok netti ve iyi niyetle konuyu çözecektik. CAS davası namus davamız' diyenler, bana 'Çaremiz yok, davayı çekmek zorundayız' dediler. UEFA'dan randevu istediler, alamadılar. Benden rica ettiler, ben aldım. Gidip görüştüler. Fenerbahçe yöneticilerinden habersiz bir pazarlık yoktur. Pazarlığı Fenerbahçe yöneticisi ve 1 avukat yaptı. Fenerbahçe için UEFA'dan randevuyu bizzat ben almıştım. Pazarlığın benim dönemimde yapılmadığı yalan" ifadelerini kullandı.

"YAŞANAN MANEVİ ZARARI HİÇBİR ŞEY TANZİM EDEMEZ"

Aydınlar, "Fenerbahçe Yönetim Kurulu bu zararı tazmin etmek zorundadır. Bu zararı nasıl tanzim edeceklerini açıklamalılar. Bir Fenerbahçe Kongre Üyesi olarak süreci başlatıyorum. Fenerbahçe, 45 milyon euro zarar etti. Bu hesabı onlar yaptı. Fenerbahçe yönetiminde çok önemli işadamları var. Bu paralar onlar için çok mühim olmasa gerek. Tanzim etmeliler. Fenerbahçe'ye bu lekeyi sürenler, kişiler için kulübü ateşe atanlar maddi zararım tanzim etmek zorundadır. Yaşanan manevi zararı hiçbir şey tanzim edemez" dedi.

"FENERBAHÇE'NİN ANA SORUNU ZİHNİYET SORUNUDUR"

Aydınlar, "Şimdi olağanüstü seçim yapılacak. 2 ay sonra olağanüstü seçim olur mu? İnanıyorum ki, Fenerbahçe'ye çok ciddi başkan adayları çıkacaktır. Fenerbahçe, kimsenin vesayetinde değildir. Kimse Fenerbahçe'nin sahibi değildir. Herkes haddini bilmelidir. Fenerbahçe'nin ana sorunu seçim değildir. Sorun, zihniyet sorunudur" diye konuştu.

"YETER ARTIK, FENERBAHÇE YENİLENMEK ZORUNDA"

"25 milyon taraftarı olan ve yıllık cirosu 200 milyon dolarla ifade edilen ama böyle yönetilen başka kurum var mı?" diyen Aydınlar, "Bu kurum bakkal gibi yönetilmeyi hak etmiyor. Böyle mi dünya kulübü olacağız? Rakip diyebileceğimiz Avrupa kulüpleri dünyada başka pazarlara açılırken biz neler konuşuyoruz. Aranızda olanları Fenerbahçe'ye yakıştıran var mı? Fenerbahçe bunları hak ediyor mu? Fenerbahçe'de değişim yaşanmalıdır. Bunun vakti geldi. Çağrı yapıyorum. Fenerbahçe gibi müthiş bir gücün enerjisinin kişilerin egolarıyla eritiyoruz. Yeter artık! Fenerbahçe yenilenmek zorunda. Her unsuruyla şeffaf ve hesap verilebilir olmalı. Fenerbahçeliler, artık betonu ve inşaatı değil; tüm sporlarda sportif başarıyı konuşmak istiyor" şeklinde konuştu.

"ZİHNİYET DEĞİŞMEZSE ADAY OLABİLİRİM"

2 Kasım'daki Fenerbahçe Genel kurulu'nda aday olup olmayacağı konusunda da ilginç açıklamalar yapan Aydınlar, "2 Kasım'da yapılacak kongrede başkanlığa aday değilim" diye girdi söze. Ancak Aydınlar bu konuda da şartını ortaya koydu: "Birçok aday çıkacağına inanıyorum. Şayet Fenerbahçe'nin içine düştüğü bu zor durumun tek sorumlusu olan bu zihniyet, yönetim konusundaki ısrarını sürdürmeye kalkarsa, emanetçi bir aday aracılığıyla bu büyük kulüp üzerindeki vesayetini sürdürmeye kalkışırsa, kararımı gözden geçireceğimi buradan ifade etmek istiyorum"

"TRABZONSPOR TARAFTARININ TEPKİ GÖSTERMESİ İLGİNÇ"

Takımların neden küme düşürülmediğini ise kendisinden sonra gelen TFF yöneticilerine sorulması gerektiğini belirten Aydınlar, "Ben istifa etmiştim. En başta karar vermememin sebebi, masumiyet karinesine duyduğum saygıydı. Kararı play-off öncesinde verme kararı almıştık. Bunu da Platini'ye zor da olsa kabul ettirdik. Trabzonspor da bu soruşturmanın kapsamındaydı. 8 kulüp vardı. Trabzonspor taraftarlarının tepki göstermesi ilginç. UEFA Fenerbahçe ve Trabzonspor'dan bahsediyordu. O dönemde bize sorulsaydı Trabzonspor'u da Avrupa'ya göndermezdik" diye konuştu.

"HERKES İYİ NİYETLİ OLSAYDI BU SORUNU ÇÖZERDİK"

Aydınlar, "Herkes iyi niyetli olsaydı, bu sorunu el birliğiyle çok rahat çözerdik. Kişilerin menfaati savunulacak diye sıkıntı yaşadık. Bize ayrı medyaya ayrı konuştular. Bazı kişiler bu süreci, küçük çıkarları için sabote etti. 50'nin üzerinde sporla ilgili kişi gözaltına alınmıştı, basında çıkan haberler ortadaydı. 'Durum vahim' değil miydi? Benim etik, ahlak anlayışıma göre Allah korusun 1 gün bile hapis yatmak vahim bir durumdur. Nasıl olmuşsa olmuş, sonuç bu" ifadelerini kullandı.

"ERZİK UEFA'DA GERÇEKTEN ÇOK ÖNEMLİ BİR İSİM, ÇOK YARDIMCI OLDU"

Aydınlar, "Durum vahimdir arkadaşlar. CAS kararı ortadadır. Türkiye'nin son 10 yıldaki gelişimine bakın. Ekonomik olarak ne kadar çok geliştik. Sportif olaraksa geride kaldık. Başka ülkelerde ekonomiyle spor da büyüyor. Bizde ise bu fırsat kaçırıldı. Şenes Erzik, UEFA'da gerçekten çok önemli bir isim. Bu süreçte bize çok yardımcı oldu. Hiçbir yanlışını görmedim" diye konuştu.

NTV Spor

Haberin Tamamı İçin:

Mehmet Ali Aydınlar'ı Ağlattılar

TFF Eski Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, düzenlediği basın toplantısına kendisine oğlu ile ilgili sorulan bir soru sonrasında gözyaşlarına hakim olamadı...

Türkiye Futbol Federasyonu Eski Başkanı Aydınlar'ın, düzenlediği basın toplantısında çok ilginç anlar yaşandı...

Bir basın mensubunun "Aziz Yıldırım'ın sizin için söylediği 'Yaşadığı acıyı unutması için voleybol şubesini verdik' sözleri hakkında neler düşünüyorsunuz" sorusu sonrasında şunları söyledi ve gözyaşlarına hakim olamadı: "Herkesin manevi değerleri vardır. Ben 2007 yılında voleybol şubesine sponsor oldum ve başına geçtim. Benim oğlum ise 2008 yılında...."

Mehmet Ali Aydınlar, cümlesini tamamlayamadan gözyaşları içinde kaldı. Aydınlar'ın ağlamasından sonra soruyu soran gazeteciye salonda büyük tepki oluştu...

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Arda TuranAziz YıldırımBursasporErgenekonFenerbahçeFenerbahçe Spor KulübüİsviçreJuventusMilli TakımPortoŞampiyonlar LigiTFFTrabzonspor KulübüTürkiye KupasıUEFAYargıtayfutbol
Görüş Bildir