Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Unutulmuş Hayaletler

 > -
2 dakikada okuyabilirsiniz

Unutulmuş Hayaletler

Unutulmuş Hayaletler

Yeraltı edebiyatının tekinsiz, karanlık ve hiçbir şeyin aslında göründüğü gibi olmadığını içten içe fısıldayan atmosferine adım attığınızda, sizi karşı kıyıya geçiren bir kayığa bindiğinizi hissedersiniz. Sisler, puslar içinde yol alırken, gerçeği giderek bulanıklaşan bir manzara olarak ardınızda bırakırsınız, önünüzü tam göremeseniz de, artık yoldasınızdır. Tıpkı Unutulmuş Ada’nın Kararsız Seçmeni ’nin başkahramanı Uli gibi. Öykünün başında, kim olduğunu bilmeden, bir yerlerden tanıdık gelen ama aslında yabancı olduğu bir şehirde uyanır Uli. Bir zamanlar yaşadığı hayat uzaklarda kalmıştır. Ona dair hiçbir şey hatırlamaz. Kendisini buralara getiren kayıksa, çoktan gözden kaybolup gitmiştir.

Zihninde dolanıp duran bir suikast mantrası dışında bir şeyi hatırladığı yoktur. “Sutphin’e yürü, Fulton Caddesi’ne giden Q28 nolu otobüsü yakala, B17 numaralı otobüse aktarma yap ve Manhattan’daki East Village’a git. Cooper Union binasının dışında bekle Dropt gelene dek, kafasına bir kez sık…”

Birini öldürmeye programlandığı açık olan Uli’nin karşısına çıkan ilk kişi, çantasında bir yavru kanguru taşıyan tuhaf bir kadın olur: Mallory.

Mallory, şehirdeki seçim kampanyasında çalışmaktadır. Kendisi şehri yönetmeye talip partilerden Çöpçüler’e üyedir. Onun beklediği otobüs başka olsa da diğerinin gelmesine daha bir saat olduğundan, mecburen ilk gelene binerler. Bu, mantradaki otobüstür. Ama yolculuk başlayınca Uli anlar ki burası onun bildiği New York değil, sadece onun kötü bir kopyasıdır. Rockefeller binası Rock & Filler olmuştur, Union Square ise Onion Square. Anlaşılan o ki Nixon hiç istifa etmemiş, Watergate skandalı hiç olmamış, New York ardı ardına yaşanan saldırılar sonucunda boşaltılmış, zararlı görülen kim varsa Nevada Çölü’nün ortasındaki bu boşluğa atılmıştır. Atılanların arasında Vietnam savaşına karşı çıkanlar, yazarlar ve şairler olduğu kadar yanlışlıkla araya karışan teröristler de vardır. Hiçliğin ortasında bir grup insan. Herkes geri dönmek ister, ama geri dönüş yolunu bilen yoktur.

Köprüler kalmalı

Yazarın biyografisi, Uli’nin Arthur Nersesian’ın kitaba düşen gölgesinden, onun hafızasında çıktığı yolculuğu simgeleyen bir suretinden ibaret olduğunu düşündürüyor. Çocukluğu New York’un çeşitli mahallerinde geçen, yıllar sonra merak edip geri döndüğünde doğup büyüdüğü evin yerinde ofis katlarından oluşan bir gökdelen bulan yazarın, ilkgençliğinde sokaklarda sık sık karşılaştığı Allen Ginsberg de kitapta Unutulmuş Ada’ya atılmış istenmeyenlerden biri olmuş örneğin. Mekân ve hafıza ilişkisi üzerine sürekli düşünen, şimdi ile yetinemeyen, geçmişle köprüleri yakmak istemeyen bir yazarla karşı karşıyayız. Tek sorun, bu süreçte algıya çarpanların değişme hızındaki baş döndürücülük.

Metin içinde, güneş enerjisi ile çalışan otobüsümüze binip, kafalardaki soru işaretlerini takip ederek yönümüzü bulmaya çalışıyoruz fakat, Nersesian’ın öyküsü de aynı karakterleri gibi birden şekil değiştiriyor. Tam bir distopya içinde yol alıyor derken beklenmedik bir şekilde ütopyaya varıp bir süre soluklanıyor, hazır duraklamışken doğu mistisizmine meylediyor. Sonra, Philip K. Dick’e selam ederek zaman mefhumu içinde zıplamaya başlıyor…

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir