Unutulmaz Güldürü Ustamız Kemal Sunal Hakkında Daha Önce Hiçbir Yerde Duymadığınız 15 Bilgi

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Kemal Sunal, Türk sinema ve televizyonlarının vazgeçilmez komedi ve mizah ustalarından birisidir. Türk sinemasına yaptığı katkılar saymakla bitmez. Halkın her sınıfının sevgisini kazanması, filmlerinin bugün bile sıkılmadan defalarca izlenebilmesi, bugün halen Kemal Sunal mizahının içimizde devam ettiğinin bir işaretidir. Biz burada bir Kemal Sunal biyografisi vermeyeceğiz. Bunun yerine Kemal Sunal'ın bilinmeyen yönlerine değineceğiz.

1. Gençliğinde Çok Sessiz Birisiydi

Annesinin anlatımıyla Kemal Sunal, gençliğinde daima buruk tavırları olan bir çocuktu. Sanki her zaman bir derdi varmış ve üzgünmüş gibi gözükürdü. Fakat derdi olsa bile bunu hiç kimseyle paylaşmazdı.

2. Liseyi 11 Yılda Bitirdi

Kemal Sunal, Müjdat Gezen ve Uğur Dündar ile okul arkadaşlığı da yaptığı Vefa Lisesini tam 11 yılda bitirdi. Kemal Sunal sonraları bu uzun eğitimi hakkında kendisi de espriler yapmış ve 'ne yapayım okumayı çok seviyorum' demiştir.

3. Eşi Gül Sunal İle Bir Tesadüf Eseri Tanıştılar

Kemal Sunal 1973 yılında Devekuşu Kabare Tiyatrosunun turnesiyle Ankara'ya gelmişti. O sırada seyirciler arasında oyunu izleyen Gül ile göz göze geldiler. Oyundan sonra ortak bir arkadaşlarının evindeki toplantıda birbirlerini yeniden gördüler. Sohbet edip pastanede  buluşmak için sözleştiler. Kemal Sunal, ertesi gün, zaten İstanbul'a geri dönecekleri için buluşmaya gitmek istemedi. Münir Özkul'un ve diğer arkadaşlarının ısrarları sonucu zorla pastaneye gönderildi. Bu, iki ebedi hayat arkadaşının ilk buluşmasıydı.

4. Ergin Orbey Ve Dinçer Çekmez İle Çok Yakın Arkadaşlardı

Çoğumuzun Hababam Sınıfı filmindeki müfettiş olarak tanıdığımız Ergin Orbey ve İnek Şaban filmindeki mafya babası karakteriyle hafızalarımıza kazınan Dinçer Çekmez, sadece Kemal Sunal filmlerinde oynayan yardımcı oyuncular değillerdi. Aynı zamanda Kemal Sunal'ın en yakın arkadaşlarıydılar.

5. Tiyatrodaki İdolü Ulvi Uraz'dı

Ulvi Uraz, Kemal Sunal'ın tiyatroda ustası ve idolüydü.

6. En Sevdiği Şarkı 'Gökyüzünde Yalnız Gezen Yıldızlar'

Bu şarkı her gittiği müzikli programlarda Kemal Sunal'ın istek şarkısıdı. Kemal Sunal'ın eşi Gül Sunal, 'bu şarkıyı neden bu kadar çok sevdiğini onu kaybettikten sonra çok iyi anladım' diyor.

7. Siyaset Konuşmayı Sevmezdi

Bir dönem Kemal Sunal'a İstanbul Belediye Başkanlığı için adaylık teklifi götürüldü. Fakat Kemal Sunal, bu işi yapamayacağını belirterek teklifi reddetti. Siyasete girerse sadece bir kesimin görüşlerine hitap edecekti. O, herkese eşit mesafede bulunmak istiyordu. Aynı zamanda hiçbir zaman hararetli siyasi tartışmalardan hoşlanmazdı. Hatta birkaç kez arkadaşlarıyla buluşmalarından erken dönmüş, Gül Sunal bunun sebebini sorunca, 'sohbet istemediğim bir yöne gidiyordu' demişti.

8. İbrahim Tatlıses Hayranıydı

Kemal Sunal, İbrahim Tatlıses'in türkülerine ve müziğine ayrı bir saygı duyuyordu.

9. Bazen Ciguli Taklidi Yapardı

Kemal Sunal'ın bazı sabahlar çok neşeli bir şekilde sofraya gelirken Ciguli taklidi yaparak bütün aileyi neşelendirdiğini, yine Gül Sunal'dan öğreniyoruz.

10. Hiçbir Zaman Kızmadı

Ne çocuklarına, ne de çevresindeki herhangi birisine hiçbir zaman bağırıp kızmadı. Her isteğini bir rica gibi belirtirdi.

11. Kostümleriyle Dolaşırdı

Kemal Sunal, oynadığı filmlerdeki karaktere tam anlamıyla alışabilmek için, evde bile sürekli kostümleriyle dolaşırdı. Hatta birkaç davete, o sıralar çektiği filmlerdeki karakterin kostümüyle gitmiş ve dostlarını şaşırtmıştı.

12. Marmara Üniversitesini Bitirdi

Kemal Sunal, 11 yıllık uzun lise eğitiminin ardından Marmara Üniversitesi- İletişim Fakültesine girmiş, fakat oyunculuğu dolayısıyla eğitimini yarım bırakmak zorunda kalmıştı. Daha sonraki yıllarda çıkan üniversite affıyla okuluna geri dönen Kemal Sunal, 1995 yılında Lisans, 1998 yılında ise Radyo Ve Televizyonda Kemal Sunal Güldürüsü adlı teziyle Yüksek Lisans diplomasını kazandı.

Kemal Sunal'ın Yüksek Lisans Tezinden Alıntılarla İnek Şaban Değil Anarşist Şaban - onedio.com
Kemal Sunal'ın Yüksek Lisans Tezinden Alıntılarla İnek Şaban Değil Anarşist Şaban - onedio.com

13. Akademisyen Olmak İstiyordu

Kemal Sunal, başta kendi çocukları olmak üzere bütün gençlere örnek olmak için yarım bıraktığı okulunu bitirdi. Aynı zamanda Yüksek Lisans diplomasını aldıktan sonra doktora eğitimini de tamamlayarak, üniversitede öğretim üyesi olmak istiyordu.

14. Kendisine Ayrıcalık Yapılmasını İstemezdi

Ne bir tiyatro-sinema gösterisine gittiğinde ne de başka bir yerde kendisine hiçbir zaman ayrıcalık yapılmasını istemezdi. Mesela arkadaşlarının tiyatro oyununa bilet kalmamışsa kendisini gişe memuruna tanıtmaz, 'bilet kalmadıysa demek ki iyi iş yapıyorlar, yeter ki para kazansınlar da biz izlemesek de olur' diye düşünürdü. Aynı zamanda üniversite eğitimi sırasında da kendisine hiçbir ayrıcalık yapılmasını istemedi. 'Ben okula adım attıktan sonra artık bir öğrenci olurum. Kimse Kemal Sunal'ı fark edemez' derdi.

15. Kitaplara Ayrı Bir Önem Verirdi

Kemal Sunal, evinde bütün kitaplarını özenle muhafaza ederdi. Kütüphanesinde bir kitabının yeri değişse hemen farkına varırdı. Kitaplarının yerini neredeyse ezbere bilirdi. Bir arkadaşı ödünç kitap istediğinde, kendi kütüphanesinden vermek istemezdi. Fakat  o kitabın yenisini alıp arkadaşına hediye eder, istekleri kırmazdı.

YARARLANILAN ESERLER

KİTAPLAR

  • Kemal Sunal-Radyo Ve Sinemada Kemal Sunal Güldürüsü, Om Yayınevi, İstanbul 2001

  • Ferhan Şensoy-Başkaldıran Kurşun Kalem, Ortaoyuncular Yayınları, İstanbul 2012

  • Gül Sunal-Kemal (Hadi gel, bi kahve içelim), Doğan Kitap, İstanbul 2014

İNTERNET KAYNAKLARI

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
bulentt

Efsanedir net

mmurat

Allah rahmet eylesin, güzel insan

matrcomes

Bu adam yine iki damlayı aldı gözümün önünden... Nurlar içinde yatasın...

okabe-rintarou

onu hiç kimse unutmicak

yohhham

#4 'te ki fotoğrafa 10 dakika bakmışımdır herhalde, ne kadar güzel, iç açıcı bir tablodur öyle.

Başlıklar

AnkaraİstanbulKitapMarmara ÜniversitesiMünir ÖzkulSinemaTiyatroUğur Dündar
Görüş Bildir