Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Ünal Güner Yazio: Gelecekte Neler Oldu?

460PAYLAŞIM
Yazio Banner

Her canlının bir yolu bir çizgisi olduğu gibi, tabi ki dünyanın ve dünya üzerindeki her bir bölgenin, bir canı dolayısıyla da bir kaderi ve bir çizgisi var. Buraya doğmuş olan biz insanlar, öncelikle bu coğrafyanın kaderine tabiyiz.

Küresel bir zaman var ki her şeyin olmuş ve bitmişliğini bize gösteriyor. Mutlak durumlar varmış gibi… Bu aslında olacağın kesinliğinden değil zamanın farklı bir esneklik kabiliyetinden kaynaklanıyor. Onun için biz şuur ve idrak hızımızı hızlandırabildiğimiz ölçüde geleceğe gidebilir, gelecekten ve geçmişten çeşitli olaylarla ilgili bilgiler alabiliriz.

Önümüzdeki on yıl boyunca eşyanın gittikçe akıllandığını göreceğiz.

Allah’ın suretinde yaratılmış halife olan insan, yaratıcısının kendisine verdiği özellik ve yetenekleri, kendisi de maddenin üzerine aktaracak. Kendi yaradılışındaki bilgiyi ve sırrı eşyalara yüklemeye çalışacak. Yani kullandığımız cihazlarımızdan tutun birçok eşyanın kumaşlarına kadar akıllanmalarını, nano teknolojik olarak eşyaların birbirleriyle haberleşmesi gibi birçok yenilikleri göreceğiz.

Özellikle sağlık ve biyoloji alanında müthiş gelişmeler yapay organlardan tutun, organların kendini yenilemesine, özellikle kök hücre ile kişilerin neredeyse ölümsüz denecek şekilde gençleşmesine kadar birçok şeyi önümüzdeki kısa zaman içerisinde göreceğiz.

Özellikle çok yakın bir zaman içerisinde Çin’de, bütün dünyadaki sosyal sistemleri değiştirebilecek bir buluş açıklanıyor olacak. Dünyadaki çoğu şeyi değiştirebilecek sınırsız hafızalı sistemler ile tanışacağız. 

Doğallık ve yapaylığın ortak kullanımlarını, insanın yarı makine yarı insan oluşunu, hastalıkların, sakatlıkların illa kök hücre ile doğal olarak değil, makinelerin devreye sokularak tedavi edilişlerini göreceğiz.

Belli bir zaman sonra (on yıldan ileriki zamanlarda) tamamen hissedebilen, anıları olabilen, anılarını hatırlayabilen bilgisayarlarla tanışacağız. Bu da onların kendilerine gelecek kurması, ilerlemesi kendi aralarında haberleşerek bazı sistemleri meydana getirmesi demek olacak. 

Dünyaya çok gelişmiş çok ileri varlıklar doğmaya başladı. Algılamaları, idrak hızları, bilgiyi değerlendirmeleri, maddeyi kullanışları çok hızlı çocuklar dünyaya geliyor. Sizler, çocuklarınıza şimdi daha da özen gösterin. Onların birçoğu sizlerden çok daha ötede ve sizden çok daha fazla yapacakları şeyler var.

Önümüzdeki on yıllar için gençlerimiz özellikle merkeziyetsiz internet oluşturmak konusunda kendilerini açsınlar. Çünkü merkeziyetin devri bitiyor, bireysellik döneminin karşısında hiçbir merkezi sistem duramayacak.

Tıp dahil birçok geleneksel sistem dijitalleşecek ve daha bireysel hale gelecek.

Şu anda birçok alanda var olan bu merkezi sistemin bireyselliğe geçişi, din ve inanç anlayışlarını bambaşka hale getirecek. Her biriniz kendi din kitaplarınızı şu ana kadarkinin çok daha ötesinde anlayacaksınız. Kendi içsel ufkunuzun genişlemesi ile birçok alanı yepyeni ve bambaşka bir şekilde göreceksiniz. Mevcut inanç kalıplarınız yıkılırken, bu kalıpların yerlerini kimilerinde belirsizlik kimilerinde ise sistemin hayra döndüğünün eminliğine iman alacak.

Özellikle beş yıl içerisinde Amerika, Avrupa birliği gibi sistemlerin dağılmalarına şahit olacağız. On yıl içerisinde de bunların sınırlarının tamamen değiştiğini göreceğiz. 

Biz Türkiye olarak, güçlenmek için güçlükleri çağıran bir millet olarak ise 2023’ten sonrasında mucizevi yükselişler yaşayacağız. O zamana kadar ise her birimizin talebiyle, kendimizi güçlendirmek için çağırdığımız birtakım olaylar olacak. Bazen doğal bazen yapay… Bu olaylar bizi 2023’teki  güçlenmeye hazırlayacak. Dünyanın birçok alanında darlıklar, aşağılara gidişler olurken Türkiye’de birçok alanda gelişip hızlanmalar olacak.

Türk devletleri için yeni bir devir başlayacak. Türkiye’nin ve bu coğrafya içerisindeki bütün doğu coğrafyalarının ilerleyişleri olurken, sizler de kendinizi hazırlayarak bireysel yükselişinizi başlatın.

Bugün Çin yükselişte ama Çin halkı yükselmiyor. Hindistan’da bazı elit kesim yükseliyor ama Hint halkı sefalet içinde. Onun için Türkiye yükselişe geçerken eşzamanlı olarak kişisel yükseliş planları yapmak önemli. Planlarınızın içerisine özellikle yapay zekanın ve yüksek teknolojilerin yardımını alacak sistemleri koyun. Bunu tarımdan tutun da diğer bütün alanları gözetecek şekilde uygulayın.

Bu dönem, manevi ve ruhsal güçlerini geliştiren insanlar bir taraftan artarken diğer taraftan da bunu dengelemek için korku ve endişe paniği ile kabalaşan insanlar da artacak. Bu da dolayısıyla dünyanın bazı bölgelerinde kaosa ve suni müdahalelere dayalı kıtlıkları artıracak. Yoksulluk gettolarının yerini zenginlerin gettoları alırken, zenginlik ve fakirlik arasındaki fark uçurumlara dönüşecek. 

Türkiye bu konuda kendini besleyebilecek ülkelerden bir tanesi olduğu için dünyanın birçok yerinde bu konulardan dolayı kargaşalar olurken Türkiye’de yaşayan insanların çok daha avantajlı olduklarını göreceğiz. 

Türkiye için halkın dönüşümü ile birlikte birçok kavram değişecek. 2023 ile beraber yepyeni bakış açıları enerji frekansları ile bir bakacağız ki zenginlikler bolluklar bu ülkeye yağmaya başlamış.

Bizim coğrafyamız, bulunduğumuz yer, yüksek tekamül yeri. Bu coğrafyada çalışarak, emek sarf ederek, korkunu, endişeni bırakıp Allah’ın birliğine ve olanın en iyi şekilde işleyeceğine eminlikle, şahitliğe ve teslimiyete geçmek durumundasın. Bunu yapamayanlar için korkutucu durumlar olabilir. Sen emin olacaksın ki, vakti gelmeden hiç kimse senin canını alamayacak.

Sular, denizler bu dönemde artık daha da önemli… Şu anda da dünyanın birçok yerinde denizler kirlendi ve bu kirlilikle on yıl içinde çok daha fazla canlı türü yok olacak. Özellikle kutuplardaki erimelerden dolayı Güney Asya’da büyük tayfunlar, büyük yıkımlar olacak. Kutuplardaki yoğun erimeler ile yağmurların hızla artmasıyla denizler bir hayli yükselecek. O yüzden gelecek on yılda çatılarınızı sağlam tutun, dere kenarındaki evlerinizden özgürleşin. 

Dünyanın çoğu yerinde, özellikle eriyen buzulların denizleri bir miktar yükseltmesi ile beraber büyük panikler, kargaşalar ve insanların deniz kıyılarından yukarılara kaçışlarına şahitlik edeceğiz. 1 milyardan başlayan 2 milyara kadar insanın yer değiştirmesi...

Avrupa’da yaşayanlar önümüzdeki beş yıl içinde ülkemde ne yapabilirim gibi planlar yapmaya başlayabilir. Çünkü dünyadaki birçok yerde kıtlığın çok farklı hallerini göreceğiz.

Uçak yolculukları ile ilgili, hava olaylarına dayalı birçok şey olurken trenler gibi daha güvenli ulaşımlara geçilecek.

Önümüzdeki beş yıldan sonra küçük de olsa bir toprağınız olsun. Mümkün oldukça denizden 60 metre yükseklikte… Orada ekin, biçin, doğal yaşamınızı sağlayın. Önümüzdeki zamanda en kıymetli şey toprak parçası... Ondan sonra değerli madenler, gümüş, altın, palladium, platin, şifreli kripto paralar vs… Bunlar önümüzdeki zamanda çok değerlenirken kağıt para çok değer kaybedecek. Sınırlı değerlerin (değerli metaller, su, hava, toprak vs.), değerinin artması ile birlikte hesapsız ve sınırsız üretilen değerlerin (para ve spekülatif değerler gibi), müthiş enflasyonları ile insanların değer yargıları değişecek.

Manyetizma müthiş şekilde gelişiyor ve gelişecek. Manyetik enerjiler ve frekansların kullanımlarıyla bir sürü yeni sistemler olacak. Bu sayede inşaat teknolojileri ilerleyecek ve çok farklı cam mekanlar oluşturulacak. Büyük cam kafesler içine alınabilecek şehirler, tamamen camla korunup hava ile beslenebilecek yerler vs. sistemler gelişecek. Şu anki binalardan çok daha yüksek cam binalar olacak ve bunların her bir tanesi önümüzdeki dönem müthiş zenginlikler ile gelecek.

Uzay sanatları ile ilgili uzay silahlarının tanıtılacağı görselleri göreceğiz. Böyle şeyler önceleri, savaş için, cinsellik için yani kök çakraya hizmete üretilir, sonraları ise her birimize fayda olur. Şu an kullanmakta olduğumuz çoğu yüksek teknoloji de yıllar önce savaşlar için, kaba güç için üretilmişti. Buna benzer çeşitli şeylerin zamanla faydamıza kullanılma dönemleri de gelecek. Bu nedenle sizler bir şeyi, tek başına iyi ya da tek başına kötü diye nitelendirmekten özgürleşin.

Dünyanın birçok yerinde ayrı ayrı, iç içe kıyametler kopacak. Ki bugün zaten Afrika’da insan eli ile bu kıyametler koparılıyor ama tabi ki insan eliyle yapılanlar doğanın yapacaklarının yanında çok az kalacak ve doğa konuştukça insanlar suskunlaşacak. Yine hatırlatmalıyım ki bunların hiçbir tanesi iyi ya da kötü değil, bir ayıklanmadır.

Her varlık yaratıldığı üzere vazifesini yapacak.

Bu dönemde her birinizin ufku önceliklerini belirlediği kadar açılacak. Önceliğin ne, ne istiyorsun, ne talep ediyorsun? 

Bugüne kadar ne istedin de Allah sana vermedi? Şikayet edenler, korkanlar, şikayet ve korkularını büyüterek onlarla buluştular ve buluşacaklar. Öyleyse cesur olma vakti.

Her birimiz uyanmak istiyoruz. Fark etmek, ilerlemek, aydınlanmak, yenilikler görmek, keşfetmek istiyoruz.

Tamam işte, hepsi geliyor…

Dünyamız artık yeni bir evreye geçiyor. Bu evrede çok güzel yeni yüksek teknolojiler ile, bir taraftan insanlara uzaktan zeka ve bilgi transferleri yapılabilirken bir taraftan da insanların düşüncelerine istemleri dışı müdahaleler ve aptallık enjeksiyonları da yapılabilecek. 

Tabii ki pozitifin de, negatifin de orduları bu dönemde yerlerini alacak. Siz daima bilmelisiniz ki, negatif de pozitif de, bir olan Allah’a hizmet eder.

Biz tabi ki kendimize faydalı olanı alıp faydasız olanı dışarıda bırakacağız. Özellikle ışığa tapmaktan, ışığın illüzyonlarından, gözümüzle gördüğümüze inanmaktan kaçınacağız. Duyularınızı düzgün bir şekilde kullanabilmeniz tabi ki oldukça önemli. Fakat gözlerinizin sizi yanıltabileceği bir dönem bu. Onun için kalbinizin sesini açmayı, onu dinlemeyi öğrenmeniz bu önümüzdeki dönemde çok önemli. 

On kişi konuşacak ve yalnız bir tanesi doğruyu söyleyecek ama dokuz tanesi de aynı o bir kişi gibi görünecek ve siz bunların içinden doğruyu sadece kalbinizle görüp bilebileceksiniz.

Instagram

Twitter

YouTube

Facebook

Web

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
melek-ozaslan-sancar

Emeğinize ve yüreğinize sağlık Ünal bey.

Görüş Bildir