Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

'Gezi Parkı AKP’deki Krizi, Kakafoniyi Ortaya Koydu'

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Umut Oran: Gezi Parkı AKP’deki Krizi, Kakafoniyi Ortaya Koydu

Umut Oran: Gezi Parkı AKP’deki Krizi, Kakafoniyi Ortaya Koydu

“Erdoğan’ın gerçek yüzü tüm dünyada sorgulanıyor”

“Bu devirde kimse sultan değil padişah değil, Tayyip Erdoğan kendisine hiç güvenmesin”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, Taksim Gezi Parkı ile başlayan süreçte Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın baskıcı yüzünün tüm dünyada tartışılır hale geldiğini belirtirken, tartışmaların AKP içindeki krizi, kakafoniyi de yeniden günyüzüne çıkardığını söyledi. Oran, “Bütün Türkiye ve dünya Tayyip Erdoğan’dan sağduyu içerisinde davranmasını, inat etmemesini, diktatörlük hevesinden, sultanlık hayallerinden vazgeçmesini istiyor. Gezi Parkı’nda atılan sloganlarda denildiği gibi “Bu devirde kimse sultan değil padişah değil” Tayyip Erdoğan kendisine hiç güvenmesin, Türkiye özgürlük ve demokrasi yolundan asla sapmaz. Bu hayallere kapılanlar tarihin gerisinde kalır, Türkiye yine yolunda yürümeye devam eder” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, yazılı açıklama yaparak Gezi Parkı süreci ve AKP hükümetinin tavrını değerlendirdi. Oran’ın açıklaması şöyle:

Gezi Parkı konusunda AKP, aynı gaz-fren tartışmasında olduğu gibi tutarsız, her yönetici ve bakan farklı telden çalıyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül “demokrasi sadece sandık değildir, onları da anlamamız lazım” diyor, Başbakan Tayyip Erdoğan “demokrasi sandıktır, seçimdir” açıklamasını yapıyor, yetmiyor Gezi Parkı’ndaki insanlara ‘çapulcu ayyaş’ diye hakaret ediyor. TBMM Başkanı Cemil Çiçek birlik çağrısında bulunurken, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç yarım yamalak bir özür diliyor, AB Bakanı Egemen Bağış daha da ileri gidip içeride 11 terör örgütü saptadıklarını söylüyor.

Manzara ortada her kafadan bir ses çıkıyor, AKP’de birlik yok, kakafoni var. Ortak görüş yok, kriz var.

Sağduyulu AKP’liler de rahatsız

AKP içinde de sağduyulu milletvekilleri halka uygulanan bu tahammülsüz, hoşgörüsüz siyasetten rahatsız. Hatta duyuyoruz görüyoruz, bazı bakanlar, eski bakanlar, milletvekilleri bile Başbakanın kendilerini dinlemediğini, istişare yapmadığını, baskıcı bir anlayış içerisine girdiğini söylüyor. Başbakan’ın politikası milletin vekiline baskı, millete dayatmadır.

Diktatör sadece kendi sesini duyar

Diktatörler kimseyi dinlemez, kimseye kulak asmaz, onlar her şeyi bildiklerine inanırlar duydukları tek ses de kendi konuşmasıdır. Onlar herkesi hakir görür, kendisinden başka kimsenin fikrine danışmaz. Diktatörler halkın taleplerine kendini kapatır, hesap vermez, baskı uygular.

TIME’dan Ecenomist’e gelen süreç

Tayyip Erdoğan’ın bu tutumu dünyanın en prestijli yayın organlarından The Economist’e de kapak oldu. Derginin Avrupa Baskısı “Sultan mı Demokrat mı” başlığı ile çıktı. Amerika’nın saygın yayın organlarından CBS de aynı soruyu soruyor. “Sultan mı Demokrat mı, Recep Tayyip Erdoğan’ın birçok yüzü” başlıklı yazıda Erdoğan’ın halka uyguladığı baskı ağır şekilde eleştiriliyor.

TIME’da kısa süre önce 28 Kasım 2011’de yayımlanan “Erdoğan’ın yolu” sayısıyla AKP’nin ne kadar öğündüğünü anımsadığımızda bugün geldiğimiz noktada Tayyip Erdoğan’ın gerçek yüzünün artık herkes tarafından tüm dünyada sorgulandığı ortaya çıkıyor. AKP’nin yıllarca üretmeye çalıştığı algı dağılıyor, kaygı tüm dünyayı kaplamış durumda.

Bu devirde kimse sultan değil padişah değil

90 yıllık Cumhuriyet tarihine, 67 yıldır çok partili hayata sahip Türkiye’nin dünyadaki saygın imajına zarar vermeye kimsenin hakkı yok. Bu inadın ne anlamı var? Barışçıl gösteri yapan insanlara saldırmanın, halkı karşı karşıya getirmenin, “Yol ver gidelim Taksim’i ezelim” sloganları ile mitingler yapmanın Türkiye’ye ne faydası var? Şiddet sadece şiddeti doğurur. Bütün Türkiye ve dünya Tayyip Erdoğan’dan sağduyu içerisinde davranmasını, inat etmemesini, diktatörlük hevesinden, sultanlık hayallerinden vazgeçmesini istiyor. Gezi Parkı’nda atılan sloganlarda denildiği gibi “Bu devirde kimse sultan değil padişah değil” Tayyip Erdoğan kendisine hiç güvenmesin, Türkiye özgürlük ve demokrasi yolundan asla sapmaz. Bu hayallere kapılanlar tarihin gerisinde kalır, Türkiye yine yolunda yürümeye devam eder.

Siyasi ehliyeti sorgulanıyor

Sonuç olarak Gezi Parkı sürecinde halkımız bireysel hak ve özgürlük talepleriyle demokrasimizi güçlendirirken, Başbakan Erdoğan’ın yasa dışı emir vererek yargıya müdahale etmesi, görevini kötüye kullanması/ihmal etmesi artık siyasi ehliyetinin sorgulandığı gerçeğini de ortaya koymuştur.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah GülAdalet ve Kalkınma PartisiAvrupa BirliğiBaşbakanBaşbakan YardımcısıBülent ArınçCemil ÇiçekCumhuriyet Halk PartisiEgemen BağışGezi ParkıİstanbulRecep Tayyip ErdoğanTerörTürkiye Büyük Millet MeclisiUmut Oran
Görüş Bildir