Görüş Bildir
Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio'da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Ümit Sanlav Yazio: Bana Sosyal Medyanı Söyle, Arka Bahçende Neler Var Söyleyeyim

Anasayfa > Yazio

Vizontele filminin unutulmaz repliği olan “Zeki Müren de bizi görecek mi?” sorusunun sorulduğu günlerden, anlık veri transferinin sıradanlığına aşina olduğumuz bu günlere geldiğimizde, sosyal medyada dertleşiyor, üzülüyor, seviniyor, evleniyor, ayrılıyor, kavga ediyor, kıskanıyor, tanıtım ve PR yapıyor, algı yaratıyor, ilgi çekiyor, ordu kuruyor, savaşıyor, eğleniyor yani; bir anlamda hayatı sanal ortama taşıyıp, orada yaşıyoruz.

Duygularımızı bu mecralarda yaşıyor, söyleyemediklerimizi buralarda söylüyor, itiraf edemediklerimizi buralarda itiraf ediyor, arka bahçelerimiz olarak kullanıyoruz.

Duygularımızı bu mecralarda yaşıyor, söyleyemediklerimizi buralarda söylüyor, itiraf edemediklerimizi buralarda itiraf ediyor, arka bahçelerimiz olarak kullanıyoruz.

Bu alanı daha profesyonelce kullananlar ise başkalarının arka bahçelerine bu mecralar vasıtası ile girebiliyorlar.

Sosyal ağların; kimlikleri yok ettiği gerekçesi ile utanma duygusunu yok ettiği, insanlarda narsisizm gibi, saldırganlık gibi, başkalarına rahatsızlık vermekten keyif almak gibi birçok psikolojik soruna neden olduğu önemli iddialar arasında. Algoritmaları ve kullanılış şekilleri itibariyle “sosyal mutluluk alanı” olan Instagram,  “sosyal ayna” olan Facebook ve “sosyal bir megafon” Twitter başta olmak üzere sosyal ağların, yaşam kalitemize olan etkisini ve narsisizm boyutunu ele alacağız. 

Özellikle pandemi süreci itibariyle sadece sosyal paylaşım ve dijital iletişimden ibaret olmadığı net bir şekilde anlaşılan sosyal medya uygulamaları; ruhsal durumlara ve karakter modellerine etki ediyor, kullanıcıların arka bahçelerinde bastırdıkları mizaci özelliklerini ortaya çıkartıyor.

Sosyal paylaşım ve narsisizm tehlikesi

Sosyal paylaşım ve narsisizm tehlikesi

Best Computer Science Schools’un bir infografikle açıkladığı araştırma, sosyal medyanın kişileri sadece kendini düşünen ve başkalarının onun hakkında ne düşündüğüne takıntılı insanlar haline getirdiği tezini savunuyor. 

California State University’de yapılan bazı araştırmalara göre hazırlanan infografiğe göre; dikkat bozukluğu, bağımlılık, depresyon, narsis kişilik bozukluğu, şizofreni gibi psikolojik bozukluklar, sosyal medyanın negatif etkileri arasında.

Facebook kullanım sıklığı ile narsisizm kişilik özelliklerinin ortaya çıkmasını doğru orantılı olduğunu söyleyen araştırma, en yoğun narsis özellikler taşıyan kullanıcıların daha sık durum güncellemesi yaptığını, daha çok kendilerinin başrolde olduğu fotoğraflar paylaştığını ve kendilerini üstün göstermek için özlü söz ve mottolar paylaşmaya daha yatkın olduğunu belirtiyor. “Selfie”lerin son dönemde bu kadar popüler olması da bu örnekleri destekler nitelikte. Ayrıca geçen sene gerçekleşen boşanmalarının üçte birinde Facebook’un bir sebep olarak yer alması da çok ilginç bir ayrıntı.

Ayrıca Twitter kullanım sıklığı ile narsis özellikler arasında da doğru orantı var. Narsis kişilik özellikleri barındıran kişilerin daha fazla tweet atma eğilimine sahip olduğunu tespit eden araştırmacılar, genç Twitter kullanıcılarının sosyal çevrelerini genişletmek ve düşüncelerini kitlelere duyurma sebebiyle sosyal ağda aktif olduklarını söylüyor. Ve bu tarz diğer kullanıcıların düşüncelerini küçümsemelerine ve dikkate almamalarına neden oluyor.

Yeme, gezme, dostluk ve yaşam kalitesi ifşa alanı olan Instagram’daki kayıtsız, şartsız mutluluk ortamından bahsetmiyorum bile.

Narsisizmin belirtileri tek taraflı dinleme (tezat olmak, aşağılamak, küçümsemek için dinleme), bencillik, kendini herkesten, her şeyden önemli görme, eleştiri kabul etmeme, sorumluluk almama, olumsuz eleştiriler ve yorumlara karşı anlık tepkiler gösterme olarak özetlenirken, bunların sosyal medya ortamlarında ve kullanıcılarında ne sıklıkta karşımıza çıktıklarını bir düşünün isterseniz.

Tüm bu olumsuz tabloya rağmen sosyal medyanın, kullanıcılarının hayatları üzerinde büyük etkisi olduğu hemen hemen tüm akademik çalışmaların içeriğinde yer almaktadır. Sosyal medya üzerinden yaratılan bağlar İnternet üzerinde sağlanan platformun sanallığını sosyalliğe doğru dönüştürmesi, böylelikle güçlü değilmiş gibi gözüken bağların farklı alanlarda kuvvetlenebilmesi ve arka bahçelerimize attıklarımız; avantaja çevirebileceğimiz unsurlar olabilir.

Instagram

Twitter

Facebook

Linkedln

Samsung Data Code
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
15
5
4
3
2
1
1
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?