Türkiye'de Araba Pahalılığının Atatürk Devrimleriyle İlişkili Olduğunu Düşünen Gence Kısa Bir Tarih Dersi!

13bPAYLAŞIM

Bugün yaşanan problemlerin tümünü 100 yıl öncesini suçlayarak çözemeyiz. Biraz da bugünlere bakmak gerekmez mi?

Abdullah Kalınsazoğlu'na ait şu videoyu muhtemelen birçok mecrada görmüşsünüzdür.

Videonun özeti, "Bugün otomobil fiyatları Almanya'da ucuzken Türkiye'de ateş pahası?" sorusunun cevabını 90 yıl öncesinde aramamız gerektiği üzerine. Kalınsazoğlu'na göre Almanya'da otomobil markaları kurulurken Türkiye'de şapka devrimi, harf devrimi yapılıyordu. Bu yüzden tüm bu ekonomik farklar oluşmuştu.

Peki, hakikat böyle mi? Yani evet, Mercedes-Benz 1926'da kuruldu, diğer markalar da benzer yıllarda piyasaya çıktı.

O sıralarda Türkiye'de yapılan devrimlerin tarihleri de tutuyor ancak tarafsız yaklaşıp o dönem neler olduğunu biraz daha detaylı incelemeden bu tip malumatlarla gidebileceğimiz mesafe kısıtlı.

Madem tarihten örneklerle ilerliyoruz, bir örnek daha çağıralım ki daha geniş çerçevede düşünelim.

Bu gördüğünüz, icat edildiği yıllardaki haliyle bir matbaa.

Biliyorsunuz, Gutenberg 1450'li yıllarda matbaayı kullanmaya başlamıştı, sonrasında Rönesans, Aydınlanma... Birçok gelişmenin fitili ateşlendi. Peki, Osmanlı'da icadından çok kısa sürede haber olunan matbaa neden ilgi çekmedi? Askeri seferler, vergi problemleri, toprakların iskanı derken bilgi üretimi için bu atılım dikkate alınamadı.,

Matbaa Osmanlı'da neredeyse 1700'lerde kullanılmaya başlandı. Batı'dan 250 yıl sonra.

Matbaa bir yana, Mercedes-Benz, BMW gibi teknoloji devlerinin ortaya çıkması için gereken bilimsel kültüre Osmanlı'da nasıl muamele edildiğini anlamak için şu içeriği okumak yeterli.

'Meleklerin Bacaklarına Bakıyor' Fetvasıyla Rasathanesi Yıkılan, İcatlarıyla Batı'ya Örnek Olan Astronom: Takiyüddin - onedio.com
'Meleklerin Bacaklarına Bakıyor' Fetvasıyla Rasathanesi Yıkılan, İcatlarıyla Batı'ya Örnek Olan Astronom: Takiyüddin - onedio.com

Sadece matbaanın böylesine gecikmesi, Taküyiddin'in başına gelenler bile Osmanlı'da bilgiye, onu takip edebilecek teknolojiye nasıl bir konum verildiğini görmek için yeterli.

Şimdi, takvimi biraz daha ileri çekelim, 1920'lerin öncesinde, I. Dünya Savaşı'ndan önce Almanya ile Osmanlı aynı yerde miydi? Sadece 1895 ile 1907 arasında Almanya'da makinelerle çalışan işçi sayısı iki katına çıkmıştı, toplamda bir buçuk milyon kişiden bahsediliyordu.

Ayrıca 1914 öncesindeki süreçte Almanya, İngiltere'den iki kat daha fazla çelik üretiyordu.

Bundan 100 yıl önce, 1910'da Almanya'da kırsal alanda yaşayan nüfus %40'a gerilemişti.

Sanayi üretimi, şehirleşme, tüm bunlar o kadar hızlı meyvelerini vermişti ki Almanya teknoloji ve sosyal şartlar bakımından dünya standartlarını belirliyordu. Osmanlı bu devirde işsizlikle mücadele etmeye çalışıyor, sanayi o esnada sadece hammadde üretimi için kullanılıyor, Avrupa'dan Osmanlı'ya akın akın ucuz hammadde geldiği için üretilenler de pek ilgi çekmiyor...

"Avrupa'nın hasta adamı" lakabı bizi kıskandıkları için değildi.

Şimdi verileri güncelledikten sonra tekrar Mustafa Kemal Atatürk dönemi devrimlerine dönelim.

Evet, Almanya'da Mercedes-Benz kuruluyorken Türkiye Cumhuriyeti devrimlerle uğraşıyordu, peki teknoloji girişimleri öncesinde vardı da bir anda böyle gelişmelerle "vakit kaybı" mı yaşadık? 

Yukarıda çok kısa bir özetini verdiğimiz Osmanlı'nın hali I. Dünya Savaşı sonrası iyiden iyiye kötüleşmiş, cumhuriyetin ilanından sonra yüzyıllar önce matbaanın gecikmesi gibi hatalar yapılmaması için sistemin kökten düzenlenmesi gerektiği, Mustafa Kemal Atatürk tarafından kavranmıştı.

Şapka devrimine "Onlar neler yapıyor bizim derdimiz şapka olmuş" gibi basite indirgeyerek yaklaşmak yerine şöyle düşünelim:

Cumhuriyet dönemi devrimlerinin kültürel alandaki yansımaları, küçümseniyor olsa bile kıyafetin bile bir sembol olarak yeni, canlı bir devleti temsil ettiğini anlatıyordu. Devlet değişip yüzünü batıya dönerken halkın da batılılaşması sağlanıyor, bilim ve teknoloji alanındaki gelişmeler de bu esnada son hız devam ediyordu.

Sayılan diğer devrimler de Cumhuriyet dönemi gelişmelerinin tümünü anlatmıyor, sadece küçük örneklerini anlatıyor.

1923 ve sonrasındaki süreçte bilimde gelişmeler yapılmasını "emrederek" sağlamıyordu Mustafa Kemal Atatürk.

Bugün kullandığımız geometri kavramlarını Atatürk yaptığı çalışmayla kendisi Türkçeleştiriyor. Boyut, uzay, yüzey, düzey, çap, yarıçap, kesek, kesit, yay, çember, üçgen, dörtgen, beşgen, çokgen, köşegen, eşkenar gibi kavramların Türkçe'ye kazandırıyor. 

Bu ne ifade ediyor? Devralınan, zor durumdaki ülke kalkınırken bilim ve teknolojideki atılımlar hız kesmiyor, Mustafa Kemal Atatürk kendisi de bu çalışmaların içerisinde yer alıyordu.

Yani, Almanya biz kültürel devrimleri yaparken fabrikalar açıyordu, doğru ancak...

O yıllarda düşman işgalinden kurtulmuş Türkiye'de okuma yazma oranı düşük olduğu için çalışmalar yapılıyor, kadınlara hak ettikleri seçme ve seçilme hakkı tanınıyor, o yıllara dek sadece eldeki bilginin tekrarıyla varolan medreselerin yerine üniversiteler kuruluyor, dünya çapında bilim adamları yetiştiriliyordu. 

Belki Türkiye Cumhuriyeti'nin de 1920'lerden önce miras kalmış gelişmiş sanayisi, bilim ve teknoloji kurumları olsaydı otomobil fabrikaları kurulur, bugün o markalarla rekabet edecek seviyeye gelinebilirdi.

Neden Almanya'da otomobil fiyatları Türkiye'den daha düşük?

Neden Köln'de yaşayan biri bu otomobili 5 yıl çalışarak alıyor da Türkiye'de yaşayan ortalama gelire sahip biri 100 yıla yakın çalışmalı? Bunun yanıtını 100 yıl öncesinde aramaya başlarsak 200 yıl öncesinden de yanıtlar bulabiliriz, hatta 1500'lere gidecek olursak çok daha isabetli yanıtlar karşımıza çıkar.

Uzun lafın kısası bugün yaşanan problemlerin tümünü 100 yıl öncesini suçlayarak çözemeyiz. Biraz da bugünlere bakmak gerekmez mi?

Kaynaklar: 1, 2, 3, 4

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
baris-ulas-karabulut

Bu oksijen israfı arkadaş günü gelince oy kullanacak değil mi ?

Gizli Kullanıcı

Siz sarhoş musunuz, haklı bulanlar olmuş bir de. Adama yaptı da niye daha fazlasını yapmadı diyorsunuz resmen. Sadece son on senede ki israfla o saydığı firmalar satın alınırdı, yok şapka yok islam. Ha bu arada yine o dönemde olsak, arabadan çok islamın kaldırılmasını, alfabeyi isterdim. Bmw miz eksik olsun, en azından arabistana dönmedi ülke. 1 senede ki tek faliyetleri ezanı türkçe yapmak olmuş gibi konuşuyor, sanki şapka kanunu çıktı kalan 364 gün yattılar. Kılık kıyafetle uğraştılar sanki 1 tam yıl. Kendini zeki, bilgili sanan böyle cahillerden gına geldi. Karışmıyorum siz karar verin diyor da mal olmayan herkes taraf tutarak konuştuğunu anlar. Hiç fabrika açılmadı aynen, yok olmasına ramak kalmış bir ülke 10 senede fabrika cenneti oldu da bağımsızlıktan kurtuldu. Şapkayı takıp takım elbiseyi çekip yatmadılar araba üretmek yerine. Mevcut kaynaklar en iyi o şekilde kullanılabildi demek ki. Her şeyin kaynağı o 15 yıl aynen, şu an 1940 tayız çünkü, başka zamanımız yoktu yapacak

faruk-boyaci

senin beynine kan veren kılcal damarlara anjiyo yapayım

ayhant

bu durumda şimdi reisi suclayamayiz çünkü 20 yıl önce Türkiye muasır medeniyetler çıkmıştı ama tutunamamisti neticede 2000 yılından önce biz dünyanın en iyi ekonomisine, en iyi ordusuna ve en iyi teknolojisine sahiptik

mert-buyukyilmaz

O çok övündüğünüz Osmanlı'nın bilime verdiği önem bir elin parmaklarını geçmez. Ama suçu siz Atatürk dönemine atın. Aferin size yobaz oğlu yobazlar! Arabaya %200, %300 ÖTV'yi babam getirdi zaten

Görüş Bildir