Erdoğan: 'Taktir Kendisine Ait'

 > -

Türkçe Olimpiyatlarında Muhteşem Kapanış

Türkçe Olimpiyatlarında Muhteşem Kapanış

Başbakan, 10. Uluslararası Türkçe Olimpiyatlarının kapanış töreninde konuştu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan kapanış töreninde, Türkçe'nin dünyada barışın, kardeşliğin ve dostluğun dili olduğunu belirtti.
Başbakan Erdoğan, vatan hasretinin, gurbetin bedelinin çok ağır olduğunun altını çizdi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan şöyle devam etti:
"Kardeşlerim dünyanın değişik 135 ülkesinden buraya gelmek. Kardeşlerim gurbet hasrettir. Hasret bedeli çok ağırdır. Faturası çok ağırdır. Biz gurbette olup şu vatan topraklarının hasreti içerisinde olanları aramızda görmek istiyoruz. Gurbet aynı zamanda garipliktir, zaten ordan anlamı yükleniyor. Onun için de biz garipliğe tahammül edemeyiz. Diyoruz ki, bu sıla hasreti artık bitmelidir, bitsin istiyoruz. Doğrusu ben şu andaki tavrınızla evet hep birlikte bu hasretin bitmesini istediğinizi anlıyorum. Öyleyse bitsin bu hasret diyelim. Ve bu anlamlı gecede kadim bir medeniyetin evlatları olarak zengin bir kültürün diliyle Türkçeyle bize ve dünyaya seslediğiniz için sizlere bir kere daha teşekkür ediyorum, gurbeti bir kenara, hasreti bir kerara bırakalım diyorum.''

Haberin Tamamı İçin: http://www.trthaber.com/haber/turkiye/tu...

Erdoğan'dan Gülen'e Davet

Erdoğan'dan Gülen'e Davet

10. Türkçe Olimpiyatlarında bir konuşma yapan Başbakan Erdoğan, "Biz gurbette olup şu vatan topraklarının hasreti içerisinde olanları a...

Haberin Tamamı İçin: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/207638...

Yazarlar Erdoğan'ın Gülen'e 'Dön' Davetini Nasıl Yorumladı?

Yazarlar Erdoğan'ın Gülen'e 'Dön' Davetini Nasıl Yorumladı?

İSMET BERKAN - Başbakan'ın bu çağrıyı yapması normal. Keşke Fethullah Gülen de dönse geriye. Kendisinin de dönmek isteyeceğini işitiyorum ben. Dönmekten çekinmesinin bir nedeni var. Kendisine yönelik nümayişler yapılmasına ve bu nümayişler sonucunda oluşacak reaksiyonlardan çekiniyor. Durduk yere Türkiye'de siyasi eleştiriler ve gerginlik yapılmasından çekiniyor.

KANAT ATKAYA: Bu konu uzun süredir konuşulan bir mevzu. Cemaat adına konuşma yetkisi kimsede yok anladığım kadarıyla. Gülen'e yakın olanlar ülke karışmasın diye dönmüyor diyorlardı. Bugün dönüp dönmeme konusu kendi bileceği iş. Bunu mesele haline getirmektense dönsün. Madem Başbakan ve kendine bağlı insanlar istiyorsa dönsün. Hareketinin muhatabı olarak eleştirilere burada yanıt verir.

HÜRRİYET DAILY NEWS GENEL YAYIN YÖNETMENİ MURAT YETKİN: Başbakan Tayyip Erdoğan’ın çağrısıyla Fethullah Gülen’i kast ettiği çok açık. Başbakan’ın, yargı süreçleriyle ilgili Gülen Hareketinden bu kadar eleştiri altındayken Türkçe Olimpiyatları’nın, daha iki hafta önce AK Parti İl Kongresi’nin yapıldığı Arena’da yapılan kapanış törenine katılması aslında kendi başına önemli bir hamle idi. Ama orada ‘İstediği zaman gelebilir’ açıklaması, deyim yerindeyse herkesi ters köşeye yatırdı. Başbakan öncelikle son birkaç yıldır el altından yayılan ‘Türkiye’ye dönmesini o istemiyor’ söylentilerine son vermiş oldu. Bilindiği gibi Gülen’in Türkiye’ye dönmesi önünde herhangi bir yasal engel yok. İkinci olarak, başka kesimlerin ‘Humeyni gibi tam hâkim olarak dönecek’ şeklindeki spekülasyonlarını da boşa çıkarmış oldu. Üçüncü olarak, Erdoğan bu hamlesiyle Fethullah Gülen Hareketinin tabanında kalpleri fethetti. Dolayısıyla yargı alanında Hareketin karşı olduğu düzenlemelere karşı bu kesimde yükseltilmek istenen tepki dalgasına karşı müthiş bir önleyici vuruş yaptı. Dördüncüsü ise, yine Gülen Hareketinden gelen ‘Bizim sayemizde iktidar oldunuz’ söylemine karşı, iktidarı onlarla birlikte başka kesimlere de borçlu olduğunu, ama iktidarın da kendi elinde bulunduğunu hatırlatmış oldu. Erdoğan dünkü hamlesiyle siyasetin nabzını iyi tuttuğunu gösterdi; son yılların en önemli siyasi hamlelerinden biriydi.

YALÇIN BAYER: Bu bilgiyi 3-4 gün önce muhafazakar bir dostumdan duymuştum. Gülen dönecekti ama hiç ihtimal vermemiştim. Demek ki doğruymuş. Onlara göre zamanı gelmiş. Devlet Bahçeli "Apo nerede diye" soruyor. Bırakın Apo'yu Gülen geliyor. Bu yaz Ramazan'a kadar Türkiye'nin önemli sorunlarının çözümlendiğini görebileceğiz. Hiç ihtimal vermediğimiz konular karşımıza çıkınca bunların klasik birer 'Tayyip Erdoğan mühendisliği’ olduğu açık. Tayyip bey ‘önce işin ipini salar sonra toplar.'Aynı cambaza bak gibi' Çok öne çıkan 'hizmet cemaaiti'nin son zamanlarda kolunu bacağını yavaş kırmaya başladı Başbakan. TUSKONCU'lar, MÜSİADÇI'lar gibi 'hizmet cemaati' artık dikkat etmelidirler. Merkez yönetimleri bir anda çökebilir. Bu başkanlık sürecine doğru gidilirken Gülen yandaşlarının başka bir anlamda kucaklamaktır. Apo'da yarın Oslo'ya gidebilir mi? Başbakan büyük oynuyor.

Haberin Tamamı İçin: http://fotoanaliz.hurriyet.com.tr/galeri...

Erdoğan'ın dön çağrısını cemaat nasıl karşıladı?

Gülen'e en yakın isimlerden biri olan Zaman Gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce'den dün canlı yayında Erdoğan'ın çağrısına tam destek geldi.

Gülen'e en yakın isim ne dedi?

Gülen'e en yakın isimlerden biri olan Zaman Gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce'den dün canlı yayında Erdoğan'ın çağrısına tam destek geldi. Gündemi takip edenler ise Milat yazarı Tatlıcan'ın geçtiğimiz günlerde köşesine taşıdığı iddiayı hatırladı...

Başbakan'ın Gülen cemaati lideri Fethullah Gülen'i Türkiye'ye davet ettiğini canlı yaptığı programda izleyicilere aktaran Gülerce şöyle konuştu:

"Başbakan muhterem Fethullah Gülen'i Türkiye'ye davet etmiş. 'Bu sıla hasreti bitsin ' demiş. Sayın Başbakan'dan Allah razı olsun diyorum. Çünkü bir kaç haftadan beri, özellikle bu özel yetkili mahkemelerin hakimleri savcıları bir grup illa Türkiye'de tırnak içinde 'İktidar-cemaat ' kavgası çıkarmaya çalışıyordu. O fitne ateşine bugün son vermiş oldu Başbakan. Gönülleri kaynaştırmış oldu."

Haberin Tamamı İçin: http://t24.com.tr/haber/erdoganin-don-ca...

Gülen'in Sağ Kolundan Cevap

Fethullah Gülen'in sağ kolu olarak nitelenen Hüseyin Gülerce, Başbakan Erdogan'ın yurda dön çagrısını degerlendirdi ...

Gülen Başbakan'ın daveti sonrası Türkiye'ye dönücek mi? Kamuoyun kuşkusuz bu sorunun cevabını arıyor.

Gülen'in sağ kolu olarak nitelenen Hüseyin Gülerce, bu soruya "Bu davet dönme arzusunu hızlandırabilir" diye cevap verdi.

Telekom Arena'da dün akşam "vatan hasreti yaşayanları aramızda görmek istiyoruz" diyen Erdoğan'ın sözleri gündeme oturdu. Skytürk360 televizyonuna bugün telefonla katılan Gülerce, Gülen'in dönüp dönmeme tartışmasıyla ilgili şunları söyledi:

KARARIN HIZLANDIRACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM

"Ben çağrı sonrası temas kurmadım. Ancak öteden beri 12 yıl ABD'de olduğu düşünülürse Türkiye'ye dönme arzusu var. Fakat her defesında şunu da söyledi. "Ben yoğun gündem içinde böyle bir şeye sebep olmak istemiyorum" gibi mülahazaları oldu. Dün akşam Sayın Başbakan Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak davet etti. Bu davet dönme arzusunu hızlandırabilir. Davetin içten yapılması yürekten davet olması, Arena'da insanların bu daveti ayakta dakikalarca alkışmaları gösteriyor ki Gülen'i sevenlerin de bir an önce gelmesinin gösterilmesiydi. Ama bu kararı şühpesiz Gülen'in kendisi verecektir. Kararını hızlandıracağını düşünüyorum."

FİTNE ÇALIŞMASINI BİTİRMİŞ OLDU

İktidar ile cemaatin kavgalı olduğu yönündeki iddialara da tepki gösteren Gülerce, fitne çalışmasının son bulduğunu şu sözlerle açıkladı:

"7 Şubat olayından beri hakikaten bazı çevreler iktidar cemaat kavgasını mayalamaya çalıştılar. Dünk akşamki konuşmasıyla fitne çalışmasını bitirmiş oldu. Hizmetteki arkadaşlarımızın sevinci çok büyük. Yüreklerine su serpilmiş oldu. Suni tartışma da çatışma arzusu da bitirilmiş oldu."

GARİPLİĞE TAHAMMÜL EDEMEYİZ

Başbakan Erdoğan Türk Telekom Arena'da düzenlenen 10. Türkçe Olimpiyatları'nın kapanış töreninde Gülen'e böyle seslenmişti:

Haberin Tamamı İçin: http://siyaset.milliyet.com.tr/gulen-in-...

Erdoğan'ın ‘Dön' Çağrısına Gülen'den Yanıt

Başbakan Erdoğan'ın İstanbul'da düzenlenen 10. Türkçe Olimpiyatları'nın kapanış töreninde isim vermeden yaptığı 'Türkiye'ye dön' çağrısına Fethullah Gülen'den yanıt geldi. ABD'de bulunan Gülen, Türkiye'ye dönmeyeceğini ifade etti.

şte Fethullah Gülen'in Başbakan'ın çağrısına verdiği yanıt:

"Şimdi bunu hemen söyleyeyim, orda o kendine yakışanı yaptı. Fakat o ilk değil onu söyleyeyim. Sayın Cumhurbaşkanı da, O da açıktan açığa dedikleri de oldu, bir vasıta ile bana ulaştırdıkları da oldu, söyledikleri de de oldu. Daha başka ricari devletten daha başkaları da kendilerine yakışan o cihan mertliği her zaman sergilediler. Ben defaatla duydum. Yanıma gelen, aynı zamanda o arkadaşlardan yanıma gelen kimseler de aynı şeyleri teklif ettiler. Artık Türkiye'ye gelme zamanı değil mi, filan dediler.

'ONLAR GEL DERLER, NORMAL'

Şimdi onlar onu yapmada kendilerine düşen, kendilerine yakışanı yapıyorlar. Ben bu mevzuda ben demek de çok çirkin bir şey de, benim de bana yakışanı yapmam lazım. Şimdi onlar davet ederler, gel derler normal. Millet de onlar davet etmeleri lazım geliyor gibi onlara bakabilirler ve nitekim zannediyorum orada alkışın ritmi dozu biraz yükselince de heralde öyle bir talep şeyi imajı aldı Sayın Başbakan.

'DERT AÇARIM BAŞIMA'

Ondan da anlıyorum da dedi yani ordaki anlayışını ortaya koydu. Halk da öyle diyebilir yani onlar çağırdığı zaman çağırmasalar ben gidemem, Türkiye emin, böyle güvenlikli bir yer değil dolayısıyla başıma gayile açarım, dert açarım başıma. Arz edeceğim şeyler böyle yakışıksız şeyler olabilir de ben hiç bir zaman böyle başıma dert açacağım mülazası yaşamadım yani.

'TESLİM OLMAYI DÜŞÜNMEDİM'

Yani 27 Mayıs gördüm ben, tekdir gördüm. Hatta ölümle şey yapıldım bir yönüyle. Yani karşıma çıkan bir emniyet amiri merdivenlerin başında eğer dur demeseydi o dramatik filimlerde olduğu gibi dirseğini kaldırmıştı beni merdiven boşluğuna atacaktı ordan ifadeye götürürken. Dur deyince durdu orada. Sonra da beni kovdu oradan, ne arıyorsun burada caminin imamı yani. Askere gitmemişim daha. 12 Mart ondan sonra geldi. 3 sene mahkeme sürdü. Ben 3 sene mahkumiyet aldım. 1 sene de sürgün aldım. ve aylarca içeride kaldım. Ama seve seve gittim yani hiç şikayet etmedim. Şikayet ettimse siz de bilirsiniz.

12 Eylül'de bir şaki gibi 6 sene kaçtım sadece. İçeriye girenler dediler ki, gireni iflah etmiyorlar. Rahmetlik askeriyeden ayrılma Cahit Efendi aman Hocam dedi bana. İçeriye girdi çıktı. Ben de kader başta beni teslime götürmeyen bir yol ira etti bana ben de o yolda yürüdüm, teslim olmayı düşünmedim.

'O ZAMAN TEDAVİYE GELDİM'

Suiniyetliymiş insanlar. Kötü şeyler düşünüyorlarmış. Daha önce çok kötü şeyler düşündüklerine göre bu zamanda kötü şeyler düşünüyorlarmış. Daha sonra 28 Şubat, 27 Nisan meseleleri oldu. O dönemde de tehditler oldu. Hatta ben yine Amerika'daydım doksan yedide. Devletin başındaki insan bir yerde önemli bir değişiklik olunca bana telefon etti, devletin başındaki insan.

'Gel dedi artık durum değişti'. Burası emniyet ve güven içinde dedi. Gittim yine hastane için Meyo Kliniği'ne geldim ben. O zaman tedaviye geldim yani. Belki stend taktırmaya geldim o zaman işte o gelişte de kaldı öyle. Aslında şahsım adına endişe duymadım ben. Çünkü dünyaya beni bağlayacak hiç birşeyim yok. Bunları desem biraz iddia gibi olur. Bir dikili taşım olmadı. Çoluğum çocuğum olmadı. İleriye matuf bir hesabım da olmadı. Bunları ben mensubu olduğum. gönlümü verdiğim gayeyi hayal yaptığım davama düşünceme hep aykırı saydım.

Burada utanarak birsey arz edeceğim size. Askerliğim sırasında bana annem babam ve amcamı araya koyarak ve bütün büyüklerim orda başımda bana hayatını değiştirme dediler çok cazip bir teklif sunduklarında arkasında yürüdüğüm amcama 'ben sizin dininizden de şüphe ediyorum' dedim. 'Din böyle künde künde üstüne giderken ben boynumu ona kaptırmışım bir de ayağıma böyle bir pranga vurusanız sırtım yere gelir benim' dedim. 'Ben öyle şeyleri hiç düşünmüyorum. Hiç düşünmüyorum' dedim.

Çok sevdiğim Yaşar Hoca, İzmir'e geldiğim zaman da boynuma sarıldı Kestane Pazarı'nın avlusunda. Yav hoca dedi, falan dedi. Hocam dedim hiç bir zaman aklımdan geçirmedim ben öyle bir şeyi. Ben sadece kendimi bu işe vakfettim . Başka şey düşünmeyi kendime haram sayıyorum. Objektif değil, herkes için değil. Ben zayıf bir insanım. İki şeyi birden taşıyamam diye, tek şeyi omuzumda taşıyayım diye. Boynuma sarıldı, sen de beni dinlemazsen kim dinler dedi. Ağladı, öyle mahsun bıraktım onu.

'O ENDİŞEYEYLE GİTMEK İSTEMEM'

Dünya adına hiç bir sevdam olmadı. Hiç bir şeye bağlanmadım. Hayatımı çok cazip şeyler ayağımın ucuna kadar geldiği halde bu da benim için olsun falan demedim, düşünmedim. Tek şey namı celili Muhammedi dört bir yanda şehval açsın istedim ben. Ama o mevzuda denecekleri doğru diyemedim. Söylenecekleri söyleyemedim. Nefsimi karıştırdım. Sesimi ayarlayamadım. Sizin sorunuza geleyim, ben şahsım adına endişe duymadım. Hatta 45 yaşındayken 44'te belki beni asarlar diyordum. 44'te asmadıklarına göre 55 o da 11'in bir katı dedim. Belki o zaman asarlar. 66 oldu, belki o zaman asarlar dedim asmadılar. Ben hep o hülyalara bağlı yaşadım. Rabbim buna şahit kalbim herkese dahi o biliyor benim. Ancak eğer sizin bir gayeyi hayaliniz varsa, bir mefküreniz varsa, o da o Türkiye'de yeni yeni probemlerin olmaması, bir kısım huzursuzlukların çıkmaması, bir kısım kazanımların hafazanallah kaybedilmemesi için yüzde bir ihtimalle oraya gitmeniz bu hususlara zarar verecekse işte ben o endişeyle, şahsım adına değilde o endişeyle gitmek istemem.

Haberin Tamamı İçin: http://siyaset.milliyet.com.tr/erdogan-i...

Kılıçdaroğlu: 'Dön' Demek İcazet Vermektir

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ntvmsnbc.com/id/25358871

Erdoğan: Taktir Kendisine Ait

Başbakan Erdoğan, geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Türkçe Olimpiyatları kapanışında Fetullah Gülen’e yaptığı çağrı ile ilgili olarak, “Bu konuda ki her türlü takdir şüphesiz ki kendilerine aittir. Türkçe Olimpiyatları öncesinde de böyle bir beklentinin olduğunu bildiğim içinde bu beklentiyi de bu finale gelmiş olan tüm gönüldaşlar ile paylaşayım istedim" diye konuştu

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Meksika gezisi öncesinde Esenboğa Havalimanı’nda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Başbakan Erdoğan, geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Türkçe Olimpiyatları kapanışında Fetullah Gülen’e yaptığı çağrı ile ilgili sorulan soruyu şöyle yanıtladı:

“Bizim Türkçe Olimpiyatlarının kapanışında yaptığımız konuşmada, ben bu ifadeyi kullandım. Ama ilk defa bu ifadeyi kullanmadım. Aslında daha önce farklı zamanlar ortak dost dediğimiz arkadaşlarımıza da bunu söyledik. Ne zaman gelmek isterlerse biz bize düşeni yapmaya hazırı dedik ve gurbette yaşamasını da doğru bulmayız dedik. Ama bu konuda ki her türlü takdir şüphesiz ki kendilerine aittir. Türkçe Olimpiyatları öncesinde de böyle bir beklentinin olduğunu bildiğim içinde bu beklentiyi de bu finale gelmiş olan tüm gönüldaşlar ile paylaşayım istedim. Çünkü dışarıda da bazı dedikodular oluyor, fitne oluyor, fesat oluyor; ‘Acaba gelmek istemiyor da burada’ denir. Böyle bir olumsuz yaklaşım var. Bunu da ortadan kaldıralım istedik. Çünkü böyle bir şeyi zaten düşünmemiz mümkün değil. Biliyoruz ki zaten yasalda hiçbir manisi söz konusu değil. Kaldı ki biz vatandaşlığı elinden alınmış olanların vatandaşlıklarını kendilerine iade etmiş bir iktidarız. Ama Hoca Efendinin zaten böyle bir sıkıntısı da yok, manisi de yok. “Öyleyse bu hasret niye? Bu gurbet niye?ö diye ifade edelim dedik. Ama yine de takdir kendilerinindir. Ama yaptıkları açıklamaya göre de şimdilik böyle bir şey düşünmüyorlar. Allah Sağlık sıhhat ve afiyetler versin derim.ö

Haberin Tamamı İçin: http://siyaset.milliyet.com.tr/erdogan-t...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAmerika Birleşik DevletleriBaşbakanFethullah GülenİstanbulİzmirKemal KılıçdaroğluRecep Tayyip ErdoğanSılaTürk Telekomgündem
Görüş Bildir