Türk Siyasetinin Belki de En Farklı Figürü: Ölümünün 23. Yılında Turgut Özal

-

Türkiye Cumhuriyeti'nin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, ölümünün 23. yılında bugün mezarı başında yapılan bir törenle anıldı.

Özal'ın ülkenin hem siyasi, hem de ekonomik tarihinde bıraktığı derin izleri beraberce hatırlayalım.

Anavatan Partisi'nin kurucusu ve Türkiye'nin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, 1927'de Malatya'da dünyaya geldi.

Babası Malatya'lı banka memuru Mehmet Sıddık Özal, annesi ise Tunceli Çemişgezekli ilkokul öğretmeni Hafize Hanım'dı. 

İstanbul Teknik Üniversitesi'nde Elektrik Mühendisliği okumasının ardından, Amerika'da Texas Tech Üniversitesi'ne ihtisas yapmaya giderek ekonomi eğitimi aldı.

İlk evliliğini ailesinin isteğiyle gerçekleştirmişti; ama daha sonra Semra Yeyinmen ile tanıştı...

Turgut Özal, Ayhan İnal ile 1952 yılında kısa süreli bir evlilik yaşadıysa da, o dönem çalıştığı Elektrik İşleri Etüd İdaresi'nde sekreter olarak görev yapan, sonradan Türkiye'nin ilk first lady'si olacak Semra Yeyinmen ile 1954 yılında evlendi. 

Ahmet, Zeynep ve Efe, bu evlilikten dünyaya geldi.

Ülkenin siyasi tarihine ilk olarak, 1977 genel seçimleri'nde Milli Selamet Partisi'nden aday olarak girdi; ancak seçilemedi.

Siyasi kariyerinin öncesinde uzun yıllar kamu ve özel sektörde çeşitli görevlerde bulunan Özal, 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Bülend Ulusu hükümetinde Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcılığı görevine getirildi; ancak bu görevden 1982 yılında istifa etti.

Özal'ı istifa ettiren, Banker Krizi'ydi.

Ulusu döneminde Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcılığı görevini yürüttüğü esnada, 24 Ocak kararlarının ardından, ülkede "banker krizi" adıyla bilinen bir kriz patladı. Faizlerin serbest bırakılmasıyla bankerler bir anda çoğalmış, zaman içinde piyasanın bu faiz yükünü kaldıramaması sonucu ise çöküşleri kaçınılmaz olmuştu.

20 Mayıs 1983 tarihinde kurduğu Anavatan Partisi, Özal'a asıl siyasi sıçramasını getirdi.

Hemen sonrasında girdiği ilk genel seçimlerden tek başına iktidar olarak çıktı ve başbakan oldu, 1989 yılına kadar başbakanlık görevini yürüttü.

"Alışırsınız, alışırsınız."

Özal 1989'daki cumhurbaşkanlığı seçiminde aday oldu ve 31 Ekim 1989 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti'nin 8. Cumhurbaşkanı seçildi. Bu seçimden akılda kalan ise alışamadık diyenlere, alışırsınız, alışırsınız demesidir.

Özal ülkeyi serbest piyasa ekonomisi ve liberalleşme kavramlarıyla tanıştıran isim oldu.

Özal'ın ekonomi politikaları halen çok tartışılır.

Tarihe geçen 24 Ocak kararlarının mimarı olan Özal, ülkeyi yabancı sermayeye açarak muazzam bir rekabet ortamı yarattı. Dönemindeki ekonomik büyüme, kalkınma ve hızla gelişen altyapı yadsınamasa da, ardı arkası gelmeyen bir dış borçlar geleneğinin oluşmasına ve oturmasına öncülük ettiği de bir gerçektir.

O dönemin çocukları, Özal'ı biraz da "enflasyon ve zam" sözcükleriyle hatırlar.

Türkiye'nin terör sorunuyla ilgili ise oldukça sıra dışı bir politika izlemişti.

Özal terörle mücadelede sivil inisiyatifi (koruculuk sistemini) devreye sokmuş, sivilleri yetki vererek silahlandırmış, bu nedenle de eleştiri oklarını üzerine çekmiştir.

Tüm eleştirilere ise saygısını ve toleransını daima korumayı bilmişti.

Özal gerek başbakanlığı, gerekse cumhurbaşkanlığı döneminde yüzlerce kez, kimi zaman oldukça ağır denecek biçimde basılı yayınlarda şimşekleri üzerine çekti. Ancak eleştiri özgürlüğüne daima saygılı bir tavır sergilediğini de belirtelim.

Özal 18 Haziran 1988'de kürsüde konuşma yaparken silahlı suikaste uğramış; suikastçisini ise affetmişti.

ANAP 2. Olağan Kongresi'nde yaptığı konuşma sırasında açılan ateş sonucu elinden yaralanan Özal, saldırının hemen ardından tekrar kürsüye çıkıp şöyle dedi: 

"Allah'ın verdiği ömrü, O'nun isteğinden başka alacak yoktur."

Suikastı gerçekleştiren Kartal Demirağ'ı ise, 1992 yılında affetti.

"Hadi bir kaset koy da şöyle bir neşelenelim Semra Hanım."

Suikast olayından yalnızca 15 gün sonra, 3 Temmuz 1988'de Fatih Sultan Mehmet köprüsünün açılışını işte bu video ile gerçekleştirmişti.

"O Saddam'a selam söyle. Eğer Türkiye topraklarına bir top mermisi düşerse, seni de Saddam'ı da Bağdat'ın ortasında asarım."

Cumhurbaşkanlığı döneminin en önemli olayı I. Körfez Savaşı'dır. "İncirlik Üssü", hafızalarımıza ve hayatlarımıza Özal döneminde girdi. 

Özal Türkiye'yi ABD'nin yanında bu savaşa sokmak için muazzam bir çaba sarf etmiş; hatta savaşa girmememiz gerektiğini düşünen dönemin Genelkurmay Başkanı Necip Torumtay'ın istifasına yol açmıştı.

Özal 17 Nisan 1993 tarihinde, tartışılan bir ölüm ile hayata gözlerini yumdu.

"Öldükten sonra beni İstanbul’a defnedin, kıyamete kadar Fatih Sultan Mehmed'in manevi ruhaniyeti altında bulunmak istiyorum" şeklindeki vasiyetine uyularak, Adnan Menderes'in anıt mezarının bulunduğu Topkapı'da, kendisi adına hazırlanan anıt mezara defnedildi.

Özal'ın zehirlenerek öldürüldüğüne yönelik tartışmalarsa güncelliğini halen korumakta.

Bir suikasta kurban gitmiş olabileceği yıllardır tartışılan Turgut Özal'ın ölümünün ardındaki sır perdesi 20 yıla yakın gizemini korudu. 

2012 yılında mezarı açılan Özal'dan alınan örnekler üzerinde yapılan otopsi sonucunda, Adli Tıp Kurumu Özal'ın vücusunda zehir bulunduğunu söyledi; ancak Özal'ın zehirden mi yoksa başka sebepten mi öldüğünü tespit edemediklerini açıkladı. 

Kendisini zehirleyenin Semra Özal olduğuna kadar vardırılan iddialar bugün bile tartışılmaya devam ediyor.

Rahat ve halk tipi sivil kıyafetleriyle akıllarımıza kazınmıştı.

Türk Siyasetinin Belki de En Farklı Figürü: Ölümünün 23. Yılında Turgut Özal
Türk Siyasetinin Belki de En Farklı Figürü: Ölümünün 23. Yılında Turgut Özal

Hatta, kamu kurum ve kuruluşlarını, askeriyeyi ziyaret ederken de çoğu defa bu kravatsız ve sivil tarzını korumasıyla.

Meşhur cümlelerini hatırlamadan olmaz.

  • Benim memurum işini bilir.

  • Demiryolları komünist memleket işidir.

  • Seçimden önce zam yapacak kadar enayi miyim?

  • Ben zenginleri severim.

Ve elbette, unutulmaz selamlama hareketini...

Özal, 12 Eylül'ün ardından ülkenin sağ ve sol olarak bölünmüş yapısını aynı çatı altında birleştirmeyi sembolize etmek için kullandığı bu hareketi imzası haline getirmişti.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
novanebro

Yap-işlet-devret modelini severdi rahmetli.. Heh birde -satarım -hayır efendim, satamazsınız diyaloğu. liberal miberal, malı kap götür al..

emrey.

Özelleşmeyi keskin sınıf ayrımını bu topraklara katıksız şekilde sokmuş ülkeyi bir pazar alanı haline getirmiştir

nmkgrhn

piyonların ikincisi

andy

siktir lan

nmkgrhn

yav he he ....

onuregetunc

Hem de en sağlam 2. piyon. Birincisi de şu an işini güzel yapıyor.

belgesel

mercedes fiyatına anadol satılıyordu bunu ortadan kaldıran adamdır kendisi

osuran-boga03

olmasan daha iyi olurdu bölücü özal

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriBaşbakanEvlilikGenelkurmay BaşkanıİstanbulMalatyaSemra ÖzalTerörTunceliTurgut ÖzalZamzam
Görüş Bildir