Toplumsal Travmayı Nasıl Atlatacağız?

 > -
2 dakikada okuyabilirsiniz

Toplumsal Travmayı Nasıl Atlatacağız?

Toplumsal Travmayı Nasıl Atlatacağız?

Gezi Parkı eylemleri 16'ıncı gününe girdi. Dün yine gece geç saatlere kadar polis ve eylemciler arasında gerginlik yaşandı. Polisin vatandaşlara yoğun olarak uyguladığı biber gazı, gaz bombaları, orantısız güç alanlardan yayılan dehşet verici bazı görüntüler, insanlarda stres ve travma yarattı.

Türkiye Psikiyatri Derneği Ruh Sağlığı Medya ve Çalışma Birimi Koordinatörü Doç. Dr. Burhanettin Kaya toplumun ciddi anlamda travma yaşadığını belirtti.

Doç. Dr. Kaya uyardı, "İnsan eliyle yaratılmış bu travmadan kurtulmak için insanlar yanlış yollara yönelebilir."

TRAVMAYA EN İYİ GELEN ŞEY ‘ANLAMLANDIRMAK’

Peki, bu görüntüleri izleyen ya da Gezi Parkı'nda olan, diğer şehirlerde eylemlere katılıp travmatize olanlar ne yapmalı.

Öncelikle eylemlere katılanlarda travmanın azalması temel olarak "dayanışmaya" bağlı. Eğer bireyler arasında dayanışma olursa, sosyal destek görürlerse, bunu daha hafif atlatabiliyorlar. Örneğin biz Tekel işçilerinde bir araştırma yapmıştık. Çok ağır travma yaşamalarına rağmen, başka olaylarda işten atılan diğer insanlara göre daha hafif atlattılar. Çünkü aralarında müthiş bir dayanışma ve medya desteği vardı. Haklılıkları kabul görmüştü.

“ANLAMLANDIRMAK”

Bir de indirek tanıklık edenler var. Televizyondan izleyenler de kimi zaman maruz kalanlar kadar travmatize olabilir. Doğrudan maruz kalmak değil tanık olmakta yeterli. Tanıklık son yıllarda daha çok ortaya çıktı. İnsanlar televizyon izlemeyi bırakmak yerine aksine üstüne gitmeli, anlamlandırmalı ve yüzleşmeli. Bu travmanın üstesinden gelmeye yardımcı olabilir.

Tabii medyada gösterilen görüntüler de önem taşıyor. Mesela Münevver Karabulut olayında kanlı testere gösterilmesi travmayı ağırlaştırdı. İnsanlar izlerken de örselenebilir.

Kaya insanlar için en acı verici travmanın "baba"dan gelen travma olduğunu belirterek; "Devlet insanların algısında "baba" gibi olması gereken, koruyan kollayan bir yapıdadır. Bu nedenle ondan gelen travmalar insanların güvenini ve psikolojisini ciddi anlamda hasara uğratıyor." Dedi.

Doç. Dr. Kaya olayları hürriyet.com.tr için şöyle değerlendirdi

Öncelikle şunu vurgulamak lazım bu eylemler tamamiyle doğal bir halk tepkisi olarak ortaya çıktı. Bu çok nettir. Gerçekten Gezi Parkı'nda o kentin dokusu bozulmasın diye şehirci bir ruh ile başladı çünkü her çağdaş kentte insanların soluk aldığı kent parkları vardır. Bu çok önemlidir çağdaş kent yaşamı açısından. Gezi Parkı da böyle bir işlevi olan bir park. O yüzden insanlar tamamen doğayı korumak için tepki verdi öncelikle.

BÜYÜMENİN NEDENİ İNSANLARDAKİ "SIKIŞMA" DUYGUSU

Bu olayların büyümesinin nedeni ise son 30 yıldır egemen olan ve son 10 yıldır AKP iktidarıyla daha da göze çarpan Neo-Liberal politikalardır. Eğitimde değişim, sağlıkta dönüşüm adı altında ticarileşme, çalışma ortamında bozulma, kürtaj tartışmaları. Bireylerin cinsel kimliğiyle ilgili baskılar, zorlamalar, beslenmesine, içkisine müdahale, Suriye savaşına bir şekilde müdahil olan ülkenin insanlarda yarattığı sıkışma duygusu. Bütün bu belirsizliklerin içinde sıkışan insanlar tepki verdi. Altında hiçbir politik durum yok hatta politize olmayan bir grubun, çok genç kuşağın tepkisiyle başladı. Elbette bundan sonra dinamiği gören siyasi gruplar yer bulmaya çalıştı ama bu bir halk tepkisiydi. Bu tepkiye karşılık hem iktidar partisi hem de meclisteki geri kalan 3 parti sınıfta kaldı.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiBiber GazıGezi ParkıPolisSuriye
Görüş Bildir