Topluluk Destekli İş Modeline Sahip Girişimlerin Yükselişi

-
2 dakikada okuyabilirsiniz

Topluluk Destekli İş Modeline Sahip Girişimlerin Yükselişi

Topluluk Destekli İş Modeline Sahip Girişimlerin Yükselişi

KickStarter özellikle son zamanlarda hakkında sıkça yazdığımız bir proje. Tabii KickStarter’la birlikte topluluk destekli (ingilizcesiyle crowdfunding) girişimler de oldukça revaçta ki hatırlarsanız Temmuz Ayı’nda bu trend ile ilgili biraz konuşmuştuk. Bugün ise gelin topluluk destekli iş modelleri olan girişimlerden birkaçına göz atalım.

Söylemeye gerek bile yok, amacı ne olursa olsun bir organizasyon düzenlemek her zaman için riskli ve zor bir iş. Picatic ise bu soruna topluluk destekli modelle çözüm bulmaya çalışan bir girişim. 2008 yılında kurulan Kanada merkezli Picatic, sahip olduğu iş modeli ile hem organizasyona ev sahipliği yapan mekana hem konuşmacılara/sahneye çıkan sanatçılara hem de izleyicilere fayda sağlamaya çalışıyor.

Model kısaca şu şekilde işliyor: katılımcılar düzenlenmesini istedikleri etkinlikler için ön kayıt oluyor, ardından yeterli kaynak oluşursa etkinlik gerçekleşiyor. Hatırlarsanız TechCrunch’un Disrupt etkinliğinde öne çıkan girişimlerden biri de Queremos olmuştu. Queremos da Picatic’in yaptığının çok benzerini, sadece konserler için yapıyor. Bu modelin en çok öne çıkan çıkan özelliklerin biri ise düzenlenen etkinliklere ön kayıt olan katılımcılara, etkinliğin kesinleşmesinin ardından satılan biletlerden pay vermesi.

Topluluk destekli iş modelinin öne çıktığı sektörlerden biri de sağlık. Örneğin ABD’de kar amacı gütmeyen Fix Antibiotics isimli harita, insanların kendi yaşadığı bölgeyi posta kodu ile tanımlamasına ve nerelerde “sağlıklı” yiyecekler yenilebileceğini işaretlemesine olanak sağlıyor. Sağlıkla ilgili olarak daha kapsamlı bir model için Clear Health Costs’u örnek gösterebiliriz. ABD’de oldukça yüksek ve çoğunlukla farklılık gösteren sağlık harcamaları, insanların bir gereksinim halinde çoğu zaman çekince yaşamasını sebep oluyor. CHC ise tam da bu noktada devreye giriyor ve lokasyon bazlı olarak insanların hangi tür hastalık için ne kadarlık bir harcama yaptıklarını kaydediyor ve ardından da listeliyor.

Dolaylı olarak sağlıkla ilgili olan bir başka proje de Watsi. Dünya genelinde yardıma muhtaç insanlar için bağış toplayan platform ve kuruluşlardan farklı olarak Watsi’de direkt profiller ile muhatap oluyorsunuz. Watsi’de dilediğiniz ölçüde yardım yapmanız, ardından yine Watsi üzerinde gelişmeleri takip edebilmeniz mümkün.

Diğer bir topluluk destekli modele sahip girişim de Pluralis. 1 milyon dolar yatırım alan Pluralis’te kendi internet projenizi topluluk desteğine açarak bir nevi danışmanlık hizmeti alabiliyorsunuz. Henüz beta olarak hizmet veren Pluralis’le ilgili detaylı bilgiye şuradan ulaşabilirsiniz. Konunun en enteresan örneklerinden birine ise Finlandiya ev sahipliği yapıyor. Hükümetin bu yılın başında başlattığı sistemle birlikte hali hazırdaki kanunlar üzerinde değişiklik veya ekleme talep edebiliyorsunuz. Belirli bir online desteğe ulaşan teklifler ise parlamentoda değerlendiriliyor. Yani evet, Finlandiya’da anayasa topluluk destekli olarak yazılıyor.

Diğer yandan tüm bu girişimler bir yana, “crowdfunding“ aynı zamanda dünya üzerinde yatırım süreçlerini de değiştirmeye aday. Crowdfunding’in daha da yaygınlaşmasının yatırım süreçlerine etkisi başlı başına bir konu. Ama şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki bu trend hem yatırımcıların hem de girişimlerin lehine bir durumu işaret ediyor.

Konunun yatırım boyutundan farklı olarak, topluluk destekli iş modellerine sahip girişimleri gün geçtikçe daha çok duyacağımız kesin. Bu yazıda geçenler ise sadece birer örnek konumunda.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Amerika Birleşik Devletleritrend
Görüş Bildir