Tehlikeli Oldukları Kadar Zekiler de: Hapishane Mahkûmlarının Akılalmaz Firar Öyküleri!

-

Maksimum güvenlikli hapishanelerden kaçan bu mahkûmların hikâyelerini okudukça zekalarına ve cesaretlerine gerçekten hayran kalacaksınız! Hepsinin ortak noktası ise imkansız diye bir şeyin olduğuna inanmamaları... İşte gerçekten imkansızı başaran o mahkûmların hikâyeleri...

1. Harold Martin Laird - Mark W. Stiles Teksas Hapishanesi

Eylül 2001'de Harold Martin Laird, iki kişiyi öldürmek suçuyla Mark W. Stiles Teksas Hapishanesinde müebbet hapis cezasına çarptırılıyor. Yüksek güvenlikli bu hapishanede, her mahkûm 23 saat hücresinde yalnız kalıyor, yarım saatte bir sayım yapılıyor ve hapishanede aynı anda birden fazla mahkûm avluda bulunamıyordu. Üç ayrı gözetleme kulesi olan hapishane, iki sıra telle çevriliydi ve bir devriye sürekli hapishanenin etrafında geziniyordu. Bütün bunlara rağmen, McGayver lakaplı Harold hapishaneden kaçmayı aklına koymuştu.

Peki sonra ne oldu dersiniz?

Harold, hücresindeki pencere şeklindeki aydınlatmaların bir tünele bağlandığını keşfediyor. Telle örülü bu aydınlatmanın plastik bir kapaktan oluştuğunu fark eden Harold, kesici bir alet aramaya başlıyor. Kumaş ipliklerini birbirine bağlayarak kesici bir hale getiriyor ve sürtünme kuvvetiyle plastik tabakayı kesmeye başlıyor. Plastik tabakayı tamamen sökmeyi başarıyor ancak bu sefer de karşısına demir parmaklıklar çıkıyor.

Tabii ki her şey beklendiği gibi olmuyor...

Ancak pes etmeye hiç de niyeti olmayan Harold, demir parmaklıkların arkasında gördüğü ufak bir parçayla kesici bir alet yaparak parmaklıkları kesmeyi başarıyor. Daracık bu boru kanalından geçmeyi başaran Harold'ın karşısına kilitli bir kapı çıkıyor. Yaptığı küçük kesici aletle kapının vidalarını söken Harold, hapishanenin bahçesine çıkıyor. Hızla çitlere doğru koşuyor ve görevlilere görünmeden çitlerden atlamayı da başarıyor ve özgürlüğüne doğru koşmaya başlıyor. Harold kısa süre içinde yakalansa da yetkililer, "O zamana göre böyle bir kaçışın bir sanat eseri olduğunu" vurguluyor.

2. Nuno Pontes - Western Hapishanesi

Nuno Pontes 1992 yılında soygun ve müteakip kaçma girişiminden dolayı 10 ila 24 yıl arası hapis cezasına çarptırılıyor. Pontes'in bulunduğu Western Hapishanesinde, maksimum güvenlik uygulanıyor. 12 metrelik duvarla çevrili hapishaneden kaçmak neredeyse imkansızdı. Nuno Pontes kendini 3 yıl boyunca her gün hapishaneyle ilgili yeni bir şey öğrenmeye adıyor ve hapishanenin haritasını kafasında çıkarıyor. Yanına aldığı 5 kişiyle birlikte hapishaneden kaçış planı oluşturmaya başlıyorlar. Nuno kıvrak zekası sayesinde herkesi etrafına toplamayı başarıyor ve kendilerine Pittsburgh 6'lısı adını veriyorlar.

Mahkûmlar hapishane atölyelerinde günlük eleman olarak çalışıyor...

Nuno Pontes, yer altı alçak tesisat kanalına açılan yer altında gizli bir kapı olduğunu öğreniyor. Hemen ardından hapishane görevlilerini takip etmeye başlıyor ve bu kapının anahtarının hangi görevlide olduğunu belirliyor. Anahtarın görevlinin belinde asılı olduğunu fark eden Nuno, dahiyane bir plan yapıyor: Görevli tam oraya geldiği sırada iki mahkûm önünü kesiyor ve tartışmaya başlıyor, Nuno ise eline aldığı köpük bardak parçasıyla anahtarın üzerine bastırıyor ve anahtarın şeklini alıyor. Hapishane atölyesinde çalışan bu beşliden biri demirden bu anahtarı yapmayı başarıyor.

Tabii ki bu tek başına yeterli olmuyor...

Her gün iki kişinin bu yer altına inerek bir tünel kazması gerekiyor. Nuno Pontes her gün mahkûmların iş saatinde grubundan iki kişiyi bu yer altına kitliyor ve bu iki kişi atölyelerden aşırdıkları malzemelerle yer altında tünel kazmaya başlıyorlar. Günlük iki saatlerini tünel kazmaya ayıran bu altılı, haftalar sonra malzeme deposuna çıkan tüneli kazmayı başarıyor. Ve bir öğlen bu Pittsburgh 6'lısı tünelden sürünerek malzeme deposuna çıkmayı başarıyor. Malzeme deposunda buldukları baretleri kafalarına takarak işçi gibi ellerini kollarını sallayarak çıkmayı başarıyorlar. Oldukça ses getiren bu kaçış sonrası altılı farklı yerlerde yakayı ele veriyorlar.

3. Quinn Adams - Alton Hapishanesi

Quinn Adams, Ocak 2004'te Federal Ajanlar tarafından 64 kilo Marihuana bulundurmaktan tutuklanıyor. Birkaç kez kaçma girişiminde bulunduğu için yüksek güvenlikli Alton Hapishanesinde hücre hapsine gönderiliyor. Her yerde kameralar olan bu hapishanede bütün kapılar ileri teknolojiyle donatılmış ve her bir hücresi de kamerayla izleniyor. Adams daha önce kaçma girişiminde bulunduğu için yakından izleniyordu, her gün hücresi didik didik aranıyordu ama Adams kaçmayı kafasına koymuştu. Odasındaki kameranın yalnızca klozetin olduğu kör noktayı görmediğini fark eden Adams, bu tuvaletin üst kısmını keserek çıkmayı kafasına koydu ve kesici alet aramaya başladı.

Ancak bu hapishanede kesici bir alet bulmak imkansızdı...

Adams'ın ise dahiyane bir planı vardı: Bir yakınından, hapishanede bulunan başka bir mahkûma içinde küçük bir testere saklı kitap göndermesini söylüyor. Adams'ın gönderttiği kitap cihazdan geçiyor ve diğer hücre hapsindeki mahkûma ulaşıyor. Adams bir hafta sonra mahkûmdan okumak için kitabı ödünç alarak içindeki bıçağı çıkarıyor. Ancak metal olan tavan bıçakla kesilince çok ses çıkarıyor. Mahkûmları gaza getirerek rap müzik söyletmeye başlayan Adams mahkûmlar bağırıp çağırırken tavanı kesmeye başlıyor. Tavanı kestikten sonra tavandaki kesik izlerini kapatmak için sabun ve köpük karışımını tavana sürüyor.

Üç hafta süren kesme işleminden sonra nihayet tavanı kesmeyi başarıyor...

Adams tavandaki delikten geçtiğinde güneş ışığı görmeyi planlıyor ancak ortalık zifiri karanlık. Adams oranın çatı olmadığını fark ediyor, üzerinde bir kat daha olduğunu anlıyor. Bu tavanı da kesen Adams, çatıya çıkmayı başarıyor. Ancak ona dışarıda yardım edecek birine ihtiyacı oluyor. Gazeteden sevgili arayan bir kadın ile telefonda görüşüyor ve kadınında ondan hoşlanmasını sağlıyor. Kendisini ziyarete gelen bu kadına, bir mektup veriyor ve pulun altındaki gizli kısma kaçış planını yazıyor. Kadın Adams'ı kaçtığında almayı kabul ediyor. Adams fazla bir mahkûm kıyafeti bularak, bu kıyafetin içini çatıdan çıkan yalıtım malzemesiyle dolduruyor ve o kaçtığı sırada gardiyanlar kameradan onun yatağında yattığını zannediyor. Adams planını uygulamaya başlıyor ve tavana çıkarak metalleri kesiyor daha sonra ise çarşaflardan yaptığı halatla aşağı inmeyi başarıyor. Adams özgürlüğüne kavuşuyor ancak bu durum uzun sürmüyor...

4. Dennis Wayne Hope - Darrington Hapishanesi

Dennis Wayne Hope, soygun nedeniyle Darrington Hapishanesinde 80 yıl hapse mahkûm ediliyor. Hope, birçok bıçaklanma vak'asının olduğu bu hapishanede kalmaya devam ederse öldürüleceğinden endişe ediyor ve o nedenle kaçış planları yapmaya başlıyor. Hope, dışarı çıkmayı başardıktan sonra hapishane çevresindeki güvenlik çemberini geçebilmek için yarım saatte 8 km koşması gerektiğini biliyordu. Ceza evinde olduğu süre içinde her gün düzenli olarak koşmaya başlayan Hope, oldukça hızlanıyor. Ancak kaçtıktan sonra hayatta kalabilmek için bölgeyle ilgili bilgiye sahip olması gerekiyordu.

Ve inanılmaz bir şey oluyor...

Hope hapishanede bölgedeki bir kilisenin broşürünü görüyor. Bu broşürün arkasında bulundukları çevrenin haritası olduğunu fark ediyor. Bu sorun da ortadan kalkmış oluyor. Hope'un tel örgülerden atlayabilmesi için tel örgülerin yakınındaki lambaların ışığının sönmesi gerekiyordu. Hope, kazan dairesine girerek elektrikleri kesebilirse, güvenlik görevlileri onu görmeden telden atlayabilirdi. Bir gün Jason adında bir mahkûm gelerek Hope'un planına dahil olmak istediğini söylüyor, üstelik bu mahkûmun kazan dairesinde çalışan tanıdıkları da var. Hope ve beraberindeki iki kişi kaçmak için Şükran Günü'nü bekliyorlar çünkü o gün akşam çoğu görevli evinde ve ailesiyle birlikte oluyor.

Şükran günü geldiğinde Hope artık kaçış planını devreye sokuyor...

Yemekhaneye gitmeleri için hücre kapıları açıldığında Hope, çorabının içine bir mahkûmdan aldığı kerpeteni saklıyor ve ceketini yanına alıyor, bu hücreye bir daha geri dönmeyeceğine dair kendine söz veriyor... Kazan dairesindeki görevliyi bularak onu etkisiz hale getiriyorlar ve elektrikleri kesiyorlar. Tel örgülerden atlarken zarar görmemek için üstlerini tamamen battaniyeyle kaplıyorlar ve köpekleri uzaklaştırmak için çoraplarını acı biberlerle dolduruyorlar. Elektrikleri keser kesmez tel örgülere koşuyorlar ve kesmeye başlıyorlar. İlk tel örgüyü aştıktan sonra ikinci tel örgüden de atlayarak geçmeyi başarıyorlar ancak görevliler tarafından fark ediliyorlar. Hope olabildiğince hızlı koşmaya başlıyor ancak güvenlik çemberi hapishane görevlileri ve polisler tarafından çoktan kuşatılıyor. Hope'un dahiyane biber fikri köpeklerin onu bulmasını engelliyor. Hope o kadar hızlı koşuyor ki birincil güvenlik çemberini aşıyor ve ardından koşarak izini kaybettiriyor. O kadar kısa sürede 8 km'yi koşmuş olması ve yaptığı plan Hope'un ne kadar zeki bir mahkûm olduğunu kanıtlıyor... Ancak Hope'un özgürlük hayali kısa sürüyor ve kısa süre sonra yakalanıyor.

Ne diyelim ki? İnsan gerçekten hayret ediyor...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
nightowl53

Sonunda yakalanıyor kısa surede yakalanıyor ulan biride bidaha yakalanamasın beee:)

cihan-aydin10

i love you philip morris diorm baska birsey demiyorum

jeanjenny

Micheal Scofield’s ?

nankurunaisaa

Nuno Pentes'in hikayesi çok kıyak gerçekten.

sikrabil

Tebrık edıp adamların pesını bıraksaydınız bıraz saygınız olsun yapılan emege

Görüş Bildir