Bebek Doğmak Zorunda, Peki Sonra?

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

Tecavüz Bebeği Doğacak

Tecavüz Bebeği Doğacak

ISPARTA’nın Yalvaç İlçesi’nde kendisine tecavüz ettiğini öne sürdüğü Nurettin G.’yi tüfekle vuran, ardından bıçakla başını kesip "Millet kelle görsün" diyerek köy meydanına atan N.Y.’nin 29 haftalık hamile olduğu, bu nedenle kürtaj yapılamayacağına karar verildi.

2 çocuk annesi 26 yaşındaki N.Y., silah zoruyla kendisine tecavüz edip hamile bıraktığını iddia ettiği 2 çocuk babası 35 yaşındaki N.G.’yi 28 Ağustos’ta saat 22.00’de av tüfeğiyle vurup öldürdü. N.Y. daha sonra N.G.’yi başını bıçakla keserek çuvala koydu ve köy meydannına getirdi. Burada "İşte namusumla oynayanın kellesi" diye bağıran N.Y., N.G.’nin kesik başını köy meydanına attı. Olayın ardından jandarma tarafından gözaltına alınan N.Y., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Isparta Kapalı- Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan N.Y., mahkemede verdiği ifadede, "Ölsem bile bu çocuğu doğurmayacağım" dedi. Normal şartlarda kürtajın 10 haftayla sınırlı olduğu Türkiye’de, 5 aylık (20 hafta) hamile olduğunu söyleyen N.Y.’nin kürtaj olup olamayacağı tartışma yarattı. N.Y.’nin çocuğu istemediğini beyan etmesi üzerine avukatı ’Çocuk Düşürtme, Düşürme veya Kısırlaştırma’ ile ilgili Türk Ceza Kanunu’nun 99’uncu maddesinin işletilmesini talep etti. Maddeye göre, kadının mağduru olduğu bir suç sonucu gebe kalması halinde gebelik 20 haftaya kadar sonlandırılabiliyor.

BEBEK 29 HAFTALIK Mahkeme bunun üzerine N.Y.’yi Isparta Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’ne sevk etti. Muayene edilen N.Y.’nin 29 haftalık hamile olduğu belirlendi. Hastaneden Yalvaç Cumhuriyet Savcılığı’na gönderilen raporda gebeliğin 29’uncu haftaya girdiği, bu nedenle hamileliğin sonlandırılamayacağı belirtildi.

Konuyla ilgili açıklama yapan N.Y.’nin avukatı Halil Hilmi Tütüncü, müvekkilinin hiçbir şekilde çocuğu doğurmak istemediğini söyledi. N.Y.’nin yaşadığı olaylar nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunu anlatan avukat Tütüncü, mahkemeden N. Y.’nin ruh sağlığının yerinde olup olmadığının belirlenmesini talep ettiklerini, önümüzdeki günlerde Adli Tıp Kurumu’na sevk edileceğini söyledi.

DNA ÖRNEĞİ ALINDI N.Y.’nin karnındaki çocuğun babasının belirlenmesi için N.G.’den DNA örnekleri alındığını da kaydeden Tütüncü, "DNA örnekleri çocuk dünyaya geldikten sonra karşılaştırılacak. Çocuğun N.G.’den olup olmadığı belirlenecek" dedi.

İDDİANAME İÇİN ADLİ TIP RAPORUNU BEKLİYOR Yalvaç Cumhuriyet Savcısı’nın konuyla ilgili soruşturmayı sürdürdüğünü hatırlatan Tütüncü, "N.Y.’nin cinayeti ağır tahrik altında ve nefsi müdafaa çerçevesinde işlediği kanaatindeyiz. Ancak savcılık N.G.’nin başının öldürüldükten sonra mı yoksa öldürülmeden önce mi kesildiğinin tespiti için adli tıp kurumundan rapor istedi. Gelecek rapor doğrultusunda iddianeme hazırlanacak ve yargılama başlayacak" diye konuştu.

SÜREKLİ GÖZETİM ALTINDA TUTULMALI Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Merkezi Derneği üyesi Prof.Dr. Gülser Öztunalı Kayır, N.Y.’nin tıbben kürtaj yapamayacağını, bu nedenle sürekli gözetim altında tutulması gerektiğini söyledi. N.Y.’nin, karnında istemediği bir çocuk taşıdığını anımsatan Prof.Dr. Kayır, "Bir planlama yapılarak N.Y. koruma altına alınmalı. Yaşadığı travma sonrasında çocuğu doğurmak istemiyor ve bu nedenle canına kast edebilir. Önlem alınması gerekiyor" dedi.

Haberin Tamamı İçin:

Bebek Doğmak Zorunda, Peki Sonra?

Bebek Doğmak Zorunda, Peki Sonra?

Tecavüzle suçladığı kişinin kafasını kesen Nevin Yıldırım'ın "Ölürüm de doğurmam" dediği bebeği doğurmak zorunda olduğu kesinleşti. Peki ya sonrası?

Isparta’da kendisine tecavüz ettiğini iddia ederek Nurettin Gider’i tüfekle vurup ardından kafasını keserek köy meydanına atan Nevin Yıldırım’ın 29 haftalık hamile olduğu için kürtaj yaptıramayacağı ortaya çıktı. Türk Ceza Kanunu’na göre, bir suç sonucu hamile kalan kadın 20 haftaya kadar kürtaj olabiliyor. “Çocuğu ölürüm de doğurmam” diyen Nevin Yıldırım’ın durumu yeni bir tartışmanın odağı oldu.

Avukat Seda Akço’ya göre bu aşamadan sonra kürtajı tartışmaktan çok Yıldırım’a nasıl destek verileceği konusu tartışılmalı. Prof. Dr. Gülsel Öztunalı da bebeği istemediğini belirten annenin kendine zarar vermemesi için gözetim altında tutulması gerektiğini söyledi. Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Koruyaka Köyü’nde evli ve 2 çocuk annesi 26 yaşındaki Nevin Yıldırım, kendisine silah zoruyla tecavüz ettiğini ileri sürdüğü 35 yaşındaki Nurettin Gider’i 28 Ağustos’ta tüfekle vurdu. Kafasını da bir çuvala koyarak köy meydanına attı. Ardından da “Arkamdan konuşmayın. Namusumla oynamayın. İşte namusumla oynayanın kellesi” diye bağırdı. Yıldırım, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. 5 aylık hamile olan Yıldırım’ın avukatı, TCK’nın 99. maddesinde yer alan ‘bir suç sonucu hamile kalınması için 20 haftaya kadar kürtaj hakkı’ndan yararlanmak istediğini belirtti. Mahkeme Yıldırım’ın hamilelik süresinin tespiti için hastenaye sevk etti. Sonuç, mahkemeye gönderildi ve Yıldırım’ın 29 haftalık hamile olduğu ortaya çıktı.

Ya öl ya çaresiz kal

Yıldırım, mahkemedeki ifadesinde “Ölürüm de bu çocuğu doğurmam” demişti. Çocuk hakları konusunda uzman avukat Seda Akço’ya göre, kürtaj meselesini tartışmanın bir anlamı yok: “Yasa açık. 20 haftadan sonra kürtaj yapılırsa ‘adam öldürme’ suçuna giriyor. Tıbben 20 hafta sonrası anne ve bebek için riskli olduğu için bu karar alınmış. Kürtajın dışındaki sebepleri konuşuyor olmamız gerekiyor. Annenin öncelikle bu süreçte çok iyi bir psikolojik destek alması gerekiyor. Ondan sonra da doğum sonrasında çocuk ve anneye verilecek hizmetlere bakmak gerekiyor. Evlat edindirilmesi, psikososyal destek alması gerekir. Bakılamayan çocuklara neden düzgün bir bakım hizmeti verilemiyor, bunu sorgulamalıyız. Bu anne adayına neden düzgün bir destek veremiyoruz? Bu kadın tecavüze uğramış, 29 hafta süresince bununla ilgili bir destek alamıyor olması büyük bir sorun. Mesele kadını bu çaresizlik içinde bırakmak. ‘Ya öl, ya çaresiz kal’ deniliyor.”

‘Önlem alınması gerek’ KADER üyesi avukat Ayten Ağırdemir de “Çok kritik bir durum” dedi, “Çocuğu doğurmama hakkını mı savunacağız, yoksa 7 aylık çocuğun hakkını mı savunacağız? Doğurduktan sonra bakmama durumunda SHÇEK çocuğa bakar. Ancak bu kurumlara giden çocukların hikâyelerini de biliyoruz. Bir çocuğu bu duruma düşürmek hiç adil değil. ‘Doğursun’ ya da ‘doğurmasın’ dediğinde bedelini biz ödemeyeceğiz, kadın ödeyecek.”

Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Antalya Kadın Danışma ve Dayanışma Merkezi Derneği üyesi Prof. Dr. Gülser Öztunalı Kayır da Yıldırım’ın sürekli gözetim altında tutulması gerektiğini vurguladı: “Bir planlama yapılarak Yıldırım koruma altına alınmalı. Yaşadığı travma sonrasında çocuğu doğurmak istemiyor ve bu nedenle canına kastedebilir. Önlem alınması gerekiyor.”

Bir de miras hukuku işin içine girecek!

Nevin Yıldırım’ın avukatı Halil Hilmi Tütüncü, Yıldırım’ın yaşadığı olaylar nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunu belirterek mahkemeden Adli Tıp Kurumu ’na sevkini talep etti. Yıldırım şimdi bu kuruma sevkini bekliyor.

Avukat Hilmi Tütüncü ayrıca Yıldırım’ın karnındaki çocuğun babasının belirlenmesi için Nurettin Gider’den DNA örnekleri alındığını, örneklerin çocuk dünyaya geldikten sonra karşılaştırılacağını belirtti.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AntalyaTecavüzhamilehamilelik
Görüş Bildir