Tanman: "Ersun Yanal Fenerbahçe'de Huzursuz"

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Tanman: "Ersun Yanal Fenerbahçe'de Huzursuz"

Tanman: "Ersun Yanal Fenerbahçe'de Huzursuz"

Kulaktan kulağa konuşulmaya başlanan o gerçek: "Ersun Yanal Fenerbahçe'de huzursuz. Aziz Yıldırım'ın baskısı altında." Cüneyt Tanman, Serhat Ramay'a konuştu.

Futbol yorumcusu Cüneyt Tanman'dan Fenerbahçe'deki krize kesin teşhisler. Türk futbolunun önemli ismi, Serhat Ramay'ın sorularını yanıtladı.

"Ersun Yanal Fenerbahçe'de huzursuz. Bu, sözleşmesiyle de ilgili. Aziz Yıldırım'ın baskısı da var. Ersun Yanal aslında konuşma yeteneği iyi olan bir teknik adam. Ama son basın toplantılarında eveleyip geveliyor."

"Fenerbahçe, Salzburg karşısında da Süper Kupa'da Galatasaray karşısında da kötü oynadı. Sadece Konyaspor maçı olsa, futbolun içinde bunlar var dersin. Fenerbahçe’de önemli bir sorun var."

"Galatasaray’da iken takip ettiğim bir oyuncuydu Atiba. PSV’de çok beğenmiştim ve üç sene önce Galatasaray’a alınmasını çok istemiştim. Beşiktaş'a çok faydalı olacak."

"Mustafa Akçay iyi başlamıştı Beşiktaş karşısında ama Malouda hocanın oyun çizgisini bozdu. Trabzonspor, Malouda ve Bosingwa gibi isimlerin altında ezilirse kötü olur."

İlk yarıda rakibine pozisyon dahi vermeyen ve 2-0 önde olan Fenerbahçe’nin kibrine yenildiğini söylemek mümkün sanırım.

Kibrine demeyeyim ama Fenerbahçe kendi kendine yenildi. Var olan potansiyelini sahaya koyamadığı için yenildi. Futbolda maçı kazandım havasına girmenin tehlikeleri her zaman vardır. 2-0’dan sonra kazandım havasına girdiğinde bir daha vitesini yükseltemezsin. Milli takım örneği de var. 2-0’dan maç döndü. Konya maçında Emenike de çok net bir gol kaçırdı. Fenerbahçe Salzburg maçlarında da çok kötü oynadı. Galatasaray’a karşı Süper Kupa maçında da kötü oynadı. Sadece Konyaspor maçı olsa, futbolun içinde bunlar var dersin. Fenerbahçe’de önemli bir sorun var.

Ersun Yanal’ın kriz anlarındaki müdahaleleri çok eleştirildi. Salih, Alper’in yerine mi girmeliydi yoksa Cristian’ın mı mesela! Forvetin merkezindeki Webo’nun sağ çizgiye kayması…

Birincisi, dışarıdan baktığımızda oyuncu değişiklikleri yanlıştı. Oyuncuların girdiği yerler yanlıştı. Doğru müdahaleler olmadı. Fizik olarak da kötüler. Sow tek başına maç alıyordu ama sahada yoktu. Fenerbahçe’de öyle forvetler var ki, Emenike ile Sow’u ileride bıraksan, bütün takımlar onların arkasında alanı kapatsa yine de kazanır. Fenerbahçe çok temkinli oynuyor. Galatasaray maçında da öyleydi. Golü yiyene kadar hep rakibi dikkate alarak, adam kovalayalım, şu bölgeyi kapatalım, aman şunu yapalım önlem üzerine oynuyorlardı.

Ersun Yanal’ı eleştirirken, onun bir yıllık bir sözleşmeyle Fenerbahçe’nin başına geçtiğini sanırım hatırlatmakta fayda var. Ersun Yanal’ın bir yıllık sözleşmesi sanki hem Fenerbahçe’nin hem de Ersun Yanal’ın elini kolunu bağlıyor.

Sözleşme, kendine güven açısından önemli. Şu anda Fenerbahçe’de çok huzurlu değil. Ersun Yanal aslında konuşma yeteneği iyi olan bir teknik adam. Ama son basın toplantılarında eveleyip geveliyor. Çok net şeyler söylemiyor. Buradan da huzursuz olduğunu, üzerinde bir baskı olduğunu anlıyoruz. Fenerbahçe’yi çok önemsemekten de kaynaklanıyor. Çok sevdiği şeyin elinin altından kaçmasını istemediği için tedirgin ve rahat değil. Fenerbahçe’de Aziz Yıldırım’ın da etkileri var. Gazetelerde onun fotoğrafları var. Aziz Yıldırım’ın baskısını da hissediyordur. Ama teknik adam dediğin kendi kafasındaki Fenerbahçe’yi yaratabilmeli. Mesela Aykut Kocaman’ı çok eleştirdik ama bir dönem herkese rağmen kendi sistemini ve kendi oyuncularını kabul ettirdi. Hatta Alex’i bile kesebildi. Daha dik başlamalıydı. Başlangıçtan itibaren daha dik olmalıydı. Bir kere sözleşmesi problem. Bir yıllık eğreti duran bir sözleşme var. Şöyle bir sözleşme olsaydı, yapılandırma konusunda uzman olan Ersun Yanal ile 3+1 gibi bir sözleşme yapılsaydı, bugünkü manzarayla karşılaşmazdık. Belki Fenerbahçe’yi de korkutan Ersun Yanal’ın talep edebileceğini düşündüğü tazminatlar oldu. Demek ki iki taraf da birbirine güvenmedi. Ne Fenerbahçe ne de Ersun Yanal. Bunun sıkıntısını da Ersun Yanal’da şu an çıkıyor. Sonuç olarak şunu söyleyeyim, Ersun Yanal bu sıkıntıyı nasıl açar, Arsenal ile aşar.

Beşiktaş’ın 2-0 galip ayrıldığı Trabzonspor maçı da haftanın konusu. Mustafa Akçay maça Alanzinho ile başladı. Olcan’a sol bekte görev verdi ve maç eksikliğine rağmen Malouda’yı ilk 11’de sahaya sürdü. Akçay da sert eleştirilerin hedefi oldu.

Aslında dünkü Beşiktaş maçına iyiydi hoca Trabzonspor’da. Beşiktaş maçında bence hocanın çizgisini bozan bir şey oldu. Malouda, hocanın tarzını değiştirmesine neden oldu. Malouda önemli bir isim. Takıma koymazı lazım. Ama hazır da değil. Muhtemelen bir kamuoyu baskısı. Bence oynamaması gerekiyordu. Sol tarafta Olcan bence solda da oynar. Defansif yetenekleri de var. Ama hazır olmayan Malouda’yı oynatayacağım diye Olcan sol bek oynarsa olmaz. Mesela Beşiktaş dün sol bekte stoper kökenli Ersan’ı oynattı. Olmayacak bir forvetten bek yaratmaya kalkmadı. Bence Malouda biraz bozdu hocanın oyun çizgisini. Bazen mesleki körlük olabiliyor. Trabzonspor dün iyi başladı ama yaptığı yıldız transferler handikap yaratacak gibi gözüküyor. Trabzonspor kadrosu Malouda, Bosingwa gibi isimlerin altında kalırsa kötü olur. Beşiktaş maçında bunun izlerini gördük. Bu söylediğim sistemin içinde küçük bir parça gibi gözüküyor ama o parça Olcan’ı, Volkan’ı, Henriqeue’yi, Adrian’ı etkiledi. Malouda bütün dişlileri bozdu.

Beşiktaş’a ne diyebiliriz? Geçen sezon 63 gol atıp 49 gol yediler. Özellikle Trabzonspor maçındaki tertipli defans, “Beşiktaş artık takım gibi takım” yorumlarını beraberinde getirdi.

Bir kere futbolda çabuk havaya girmek doğru bir şey değil. Dünkü derbi ligin ilk maçı. Ne Trabzonspor’un ne Beşiktaş’ın lig sonuna kadar böyle gideceğini göstermez. Ama Beşiktaş iyi yolda. Bu bir gerçek. Görüntü o. İyi bir orta sahası var. Atiba benim takip ettiğim bir oyuncu. Galatasaray’da iken takip ettiğim bir oyuncuydu. PSV’de çok beğenmiştim ve üç sene önce Galatasaray’a alınmasını çok istemiştim. Benim listemin ilk sırasındaydı. Atiba Beşiktaş’a gelirken biraz tereddüt de etmiştim. Çünkü üç sene evvel 29-30 yaşındaydı. Beşiktaş benim beğendiğim oyuncuyu içi geçtikten sonra aldı diye düşünmüştüm. Trabzonspor maçında öyle olmadığını gördüm. Çok faydalı ve Beşiktaş’a çok şey katacak. Dün onun yaptıkları galibiyette çok önemliydi. Defansın ve ofansın kritik işleri ondan çıktı. Kulübeden oyuna müdahaleler de son derece yerindeydi. Trabzon’un düştüğü dakikalardaki değişiklik Beşiktaş’a ön tarafta daha fazla kalite kattı. Almeida ile Gökhan Töre’nin girmesi Beşiktaş’ın gücüne güç kattı.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AkçayArda TuranArsenalAykut KocamanAziz YıldırımBeşiktaş Jimnastik KulübüFenerbahçeFenerbahçe Spor KulübüGalatasaray Spor KulübüGökhan TöreMilli TakımSowTrabzonspor Kulübüfutboloyun
Görüş Bildir