Takdir Edilmekten Korkuyorum

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Takdir Edilmekten Korkuyorum

Takdir Edilmekten Korkuyorum

“Toz” ve “Teşekkür Ederim” şarkıları dilden dile dolaşıyor, ama kendisi takdir edilmekten korkuyor. Emre Kaya’ya göre bu korkunun temelinde ise beklentinin giderek yükselmesi var: “Takdir korkutuyor, çünkü sen takdir edildikçe bir sonraki işinle ilgili beklenti de artıyor.”

Sürekli yeni albümler, yeni sesler çıkıyor ama çoğu sesini duyuramadan yok oluyor. Sense şarkılarınla hedefi 12’den vurdun. Öncesinde kaç yıllık bir mücadelen var?

  • İnsan bir şeyde zorlanıyorsa, işler yolunda gitmiyorsa, bir yerde kısa devre var demektir. Ben içimdeki gerçek Emre’yi çıkardığım andan itibaren her şey çok iyi gitmeye başladı. Bu projenin belli bir noktaya gelmesinin en büyük sebeplerinden biri de işte o samimiyet.

Öncesinde ne gibi hatalar yapmıştın?

  • Olmamışlığın verdiği bir şey vardı. Tecrübesizsin, daha yolun başındasın. Tecrübe ettikçe bir şeyler gelişiyor ve fark ediyorsun ki o sihir, olması gereken şey aslında senin içinde saklı. Onu çıkardığın zaman tamamdır.

İLK ŞARKI SATTIĞIMDA DAHA 15 YAŞINDAYDIM* Şarkılarını başkalarının söylemesi ne hissettiriyor sana?

  • Şarkıların başka dillerde hayat bulması inanılmaz güzel bir duygu tabii.

İlk kime şarkı vermiştin?

  • Kemal Demir diye birinin albümüne üç tane şarkı vermiştim. Daha 15 yaşındaydım. O üç şarkının aynı zamanda müzik yönetmeniydim. Çok tutmadı şarkılar ama benim için önemli olan 15 yaşında o seviyeye gelebilmekti.

Çalışkansın kabul... Ama sanki biraz şans da var. Nasıl oldu da o fırsatı yakaladın?

  • Ben şansa inanmıyorum. Herkes şansını kendi yaratır. Ben doğru düşünmeye başladığım, kendi içimdekini fark ettiğim andan itibaren kaderim de değişmeye başladı. Hâlâ eski mantığımda devam ediyor olsaydım, evde şarkı yapıp insanlara satan Emre olarak kalırdım.

15 yaşında biri nasıl keşfedildi de albüme şarkı verebildi peki?

  • Dayım TRT sanatçısıydı o zamanlar. Bazı müzisyen arkadaşlarımla diyaloğum zamanla gelişti. Onlar da beni önermişti Kemal Bey’e.

Kemal Bey’in albümü tutmayınca hayal kırıklığına uğradın mı?

  • Hayır. Zaten çok küçüktüm, yolun başındaydım. Yine de o şarkıların arkasındayım. Şarkıların tutmaması kötü olmalarından kaynaklanmadı, promosyon eksikliği gibi birçok farklı sebep var.

Sonrasında neler yaptın?

  • İstanbul’a sürekli gidip geliyordum. Bu arada okulum devam ediyordu. O dönemde müzisyen arkadaşlarımla daha fazla irtibat kurmaya başladım. Sanatçılara şarkılarımı dinletmek için Ankara-İstanbul arası mekik dokudum. Birçok albüme şarkı verdim. Ama istediğim ivmeyi 2007’de, Zeynep Dizdar’ın okuduğu “Sana Güvenmiyorum”la yaptım. İşte o şarkı benim için dönüm noktasıdır. Aynı zamanda o şarkıyla Türkiye’nin en iyi bestecisi ödülünü aldım.

Zeynep Dizdar’ın albümünde ismin yazdığında neydi içinden geçen?

  • Ondan önce de çok albüme şarkı verdim. Çok başarılı olmuş işlerdi ama o şarkıda farklı bir kırılma oldu. Üstelik albümün 9’uncu şarkısıydı, inanmadıkları bir şarkıydı. Ve o albümden tek patlayan şarkı “Sana Güvenmiyorum” oldu. Zeynep Dizdar “Beyaz Şov”a çıktı. “Bu şarkıya mı klip çeksek, yoksa şu şarkıya mı?” diye sordu. “İki şarkıyı da söylemek istiyorum, halk karar versin” dedi sonra. İkisini de söyledi. “Sana Güvenmiyorum”da herkes ayaklandı. Bir kere daha söylendi. Ve zaten çok geçmeden klip çekildi.

Takdir edilmek güzel değil mi?

  • Aslında takdir edilmekten korkuyorum. Çünkü sen takdir edildikçe bir sonraki işinle ilgili beklenti de artıyor. Bir şarkıyı patlatıyorsun, insanlar seni alkışlıyorlar. İkinci şarkı aynı kuvvette olmazsa alkış bir anda kesilecek. O yüzden alkışın rehavetine kapılmıyorum.

Şarkılarını kendin söylemeye nasıl karar verdin?

  • Ben zaten şarkılarımı yıllardır söylüyordum. İşin mutfağında olduğum için insanlar beni geç fark ettiler ama ben sürekli orkestramla Türkiye’yi dolaşıyordum. Çıkmadığım yer çok az kalmıştı. Belki birçok ünlü sanatçıdan daha fazla sahne deneyimim vardır.

Bu camiadaki lakabım terzi

Beste vereceğin insanlarla oturup psikolog gibi konuşuyor musun?

  • Evet, şarkı vermeden önce oturup sanatçılarla konuşurum. Zaten bizim camiada lakabım “Terzi”... Kişinin üzerine göre şarkı yapıyorum çünkü... Ona uygun şarkılar yapınca, bir kıyafet gibi giydiriyorsun üzerine.
Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AnkaraİstanbulTRTmüzik
Görüş Bildir