Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Stadlarda Siyaset Bir Çığ Gibi!

-
5 dakikada okuyabilirsiniz

1982 yılında ‘semt’te, yani Beşiktaş’ta kurulan grup, herhangi bir üyelik sistemi ya da kağıt üzerinde hiyerarşi olmaksızın, ‘Hayata karşı belli duruşu olan’ insanların bir araya gelmesiyle oluşuyor. Toplumsal olaylara duyarlılıkları bazen Beşiktaşlı kimliğinin önüne geçiyor. Özellikle Gezi olayları sırasındaki tavırlarıyla protestocuların büyük sempatisini kazandılar. Bir Beşiktaş taraftarının TOMA’ya karşı İnönü Stadı’nın yıkımında kullanılan bir dozeri kullanırken görülmesi, direniş boyunca gerçek olmayan bir çok olayın da kendilerine ithaf edilmesine neden olmuştu.

Stat girişlerinde alkolmetre, e-bilet uygulamasıyla oturana zimmetlenen koltuklar, yasak şarkılar misali ‘sakıncalı bulunan’ siyasi sloganlar... Gezi Parkı eylemlerinin ardından futbola siyasetin belki de hiç olmadığı kadar çok karıştığı bu dönemde, tribünlerin siyasi dizilimini mercek altında aldık..

Siyasi slogan’ haricindekileri kısmen Avrupa’da görüyor olsak da bu yasak ve kuralların ülkemizdeki karşılığı insana “Bütün bunlar işte hep Gezi” dedirtiyor.

‘Gezi Miladı’ndan sonra en büyük değişim İstanbul tribünlerinde yaşanıyor. Çoğu tribünde siyasi sloganlar yankılanıyor. Gezi, Mısır, Rabia, Suriye fark etmeksizin, herkes kendi ‘fikrine’ göre ‘tavrını’ ortaya koyuyor. Dolayısıyla da şimdi Gezi Parkı eylemleri sırasında “Velev ki futbola siyaset karıştı” diyerek aralarındaki rekabeti bir kenara bırakıp birlikte protestolara katılan Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray taraftarlarının oluşturduğu ‘İstanbul United’ın başını çektiği tribün gruplarının siyasi yönelimlerini inceleme zamanı.

Aslında sezon öncesi arttırılan ‘tribün’ önlemlerinin en önemli sorumlularından birisi onlar diyebiliriz. Çünkü yer, zaman, koşul fark etmeksizin muhalifliklerini gösteriyorlar. Ancak buna rağmen kendilerini, Cem Yakışkan’ın deyimiyle ‘siyasi bir oluşum değil taraftar grubu’ olarak tanımlıyorlar.

Öte yandan tribün amigolarından Alen Markaryan’ın son dönemlerde söylediği sözler de grup içerisinde Gezi eylemleri yüzünden çatlak olabileceğini gösteriyor: “Çarşı, bugüne kadar hep sosyal mesajlar verdi. Sol mesajlar değil!” Markaryan, Türkiye Gazetesi’nde çıkan söyleşide bir adım daha öteye gidiyor: “Ben 1 Mayıs’ta Çarşı flamasıyla yürüyenlere de karşıyım!”

Yıkılan İnönü’nün yeniden yapılacağı zamana kadar derbileri Olimpiyat Stadı’nda, diğer maçları da Kasımpaşa Recep Tayyip Erdoğan Stadı’nda oynanması kararlaştırılan Beşiktaş’ın, 3. hafta programında Gaziantepspor’la da Olimpiyat Stadı’nda oynayacağı ortaya çıktı. Yani burada kalıcı olacaklar gibi. En önemli destekçileriyse “Yükselenim Çarşı” diyen sempatizanları.

Ultraslan: Koreografi önderi oldu, ‘kanaat’ önderi olamadı

Müteveffa Galatasaraylı Alpaslan Dikmen’in kurucularından olduğu ‘Ultraslan’, 2001 yılının ‘Sevgililer günü’nde oynanan Galatasaray-Deportivo La Coruna maçındaki unutulmaz ‘Only You’ pankartıyla başlamıştı serüvenine. Halihazırda sarı-kırmızılı tribünlerin en kalabalık ve en etkili tribün grubu onlar. Sayısız koreografi ve tezahüratla tribün organizasyonlarına imza attılar. Ancak buna rağmen hiçbir zaman tam anlamıyla Galatasaray taraftarının kanaat önderi olamadılar.

Tavırları gerek sosyal medyada, gerek yazılı/ görsel basında, kısacası her alanda tartışılıyor. Destekçisi kadar karşı çıkanı da oluyor. Mesela Gezi Parkı olayları sırasında yaptıkları açıklama epey tartışıldı: “Olayların siyasi bir noktaya taşınmak istenmesini ve bazı kesimlerin sahiplenmeye çalışmasını kabul etmemiz mümkün değildir.”

Sezonun başlamasıyla İstanbul United, statlarda protestolara destek vermeyi sürdürürken, Ultraslanlar bunun dışında kalıp ıslıklandı. Son olarak Galatasaray’ın TT Arena’da oynadığı Gaziantepspor maçında Gezi Parkı eylemlerine destek tezahüratları dışında farklı tezahüratlar yaptıkları için diğer taraftarlarca protesto edilip; hükümete yakın durmakla itham edildiler.

‘Hükümete bakan’ Genç Fenerbahçeliler...

Galatasaray’daki Ultraslan ve Beşiktaş’taki Çarşı’nın temsil ettiği çoğunluk kadar olmasa da Fenerbahçe’nin etkili taraftar gruplarından ‘Genç Fenerbahçeliler’ (GFB) de bu iki grubun ezeli rakibi gibi görülüyor. Amigo Sefa’nın (Kalya) lideri olduğu grup 1998 yılında kuruldu, 2000’li yılların başından itibaren sarı-lacivertli tribünlerde önemli bir yere geldi. Halihazırda 15. yılını deviren Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın GFB’ye geçmişte olan katkıları da yadsınamaz. Genelde yönetime yakın olan GFB son dönemlerdeyse ‘Aziz Başkan’ın hedefi haline gelmiş durumda.

Siyaseten hükümete yakın olduklarını gösteren faaliyetleri mevcut. En bilineni, 2010 yılındaki referandum öncesi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Dolmabahçe-Bomonti Tüneli açılışındaki konuşması sırasında açtıkları “GFB referanduma evet diyor” pankartıydı. “Türkiye’ye yakışan Fenerbahçeli Başbakan” pankartı da Başbakan Erdoğan’a destek verdikleri bir başka pankarttı.

Fenerbahçe taraftarı Gezi’yi stada taşıdı

Fenerbahçe’nin genel olarak siyasete müdahil olmayı seven bir taraftar kitlesi var. Fenerbahçe taraftarları, zamanında Galatasaray’a yakınlığıyla bilinen eski Başbakan Mesut Yılmaz için de “Sandıkta görüşürüz Mesut Bey” pankartını açıp Yılmaz’a kendi dillerinde bir ‘uyarı’da bulunmuştu. 3 Temmuz 2011’de başlayan ‘şike soruşturması’nı siyasi bir operasyon olarak gören sarı-lacivertli taraftarlar artık tavırlarını daha da belli ediyor.

Anadolu’da ‘Gezi’ye yer yok

İstanbul dışındaki futbol kulüplerinin taraftarları bölgesel sorunları ve ‘şike soruşturması’ gibi olaylar dışında pek siyasi ses çıkarmıyor. Mesela spor yazarı Uğur Vardan’ın anlattığı şu Trabzonspor tablosu bugün için de geçerli:

“Karadeniz coğrafyası, ‘ne yazık ki’ Yasin Hayal’leri, Ogün Samast’ları çıkardığı kadar ‘ne mutlu ki’ Kazım Koyuncu’ları, Terzi Fikri’leri, Özcan Alper’leri de çıkarmıştır. Avni Aker’deki maçlarda bazen ‘Kurtlar Vadisi’nin müziği, bazen de Koyuncu’nun şarkıları çalıyor. Bence tribünler kararını çabuk ve net vermeli. ‘Faşizm güzellemeleri’nden kimseye hayır gelmedi, gelmez de... Ama ‘Hey idi Karadeniz, doldu da taşamadı...’ dizeleri her şeyi anlatır ve Trabzonspor’un 25 yıldır özlemini çok da iyi dile getirir...” (Radikal, 5.1.2009)

Sosyal medya stadı ikna etmeye çalışıyor

Sosyal medyada konuşulanlar da ‘İstanbul United’ grubu haricinde tribünlere ve sahaya pek yansımıyor. Bu konuyu sosyal medya analisti Onur Yazıcıoğlu (aynı zamanda ‘Türkiye ve Sosyal Medya’ kitabının yazarlarından) ile konuştuk. Kendisinden Kayseri’deki Süper Kupa Finali için başlatılan ancak maçta uygulanmayan ‘#dakika34teheryertaksimheryerdireniş’ ‘hashtag’ini analiz etmesini istedik.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

Başlıklar

1 MayısArda TuranAziz YıldırımBaşbakanBeşiktaş Jimnastik KulübüFenerbahçeFenerbahçe Spor KulübüGalatasaray Spor KulübüGezi ParkıİstanbulKasımpaşaKayseriKurtlar VadisiMısırPassoligRecep Tayyip ErdoğanSosyal MedyaSuriyeTrabzonspor Kulübüfutbolsevgililer
Görüş Bildir