Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Sosyal Mesafe Kadar Siber Mesafeye de Dikkat

29PAYLAŞIM
Yazio Banner

Karantina ve kısıtlamalar nedeni ile ihtiyaçlarımızı internet üzerinden karşılamamızla, internet ve sosyal medya yaşamsal bir zorunluluk haline geldi. Peki bunun atalete dönüşme ve bilişsel işlevimizi olumsuz etkilemesi riski nedir?

Koronavirüs sürecinde uymak zorunda kaldığımız hayatın her alanına dair öğretiler, normalleşme sürecinde ve sonrasında da günlük hayatta pek çok değerli kazanım sağlamamıza neden oldu.

Bunlardan biri sosyal mesafe:

Otobüste, metroda, metrobüste, asansörlerde, pazarda, markette vıcık vıcık, iç içe girme alışkanlığından uzaklaşılması; çeşitli toplantı ve sosyal ortamlarda karşılaşılan insanlarla öpüşmekten vazgeçilmesi gibi kazanımlar, sosyal mesafe kavramının yerleşmesine neden olacak gibi gözüküyor.

Kapitalist mesafe:

Bir diğer kazanımımız ise para harcama ve lüks tüketim meselesi oldu. Kapitalist düzene matuf yakıştırmalardan olan "vahşi kapitalizm" sözündeki vahşetin nereden geldiğini, insanın kazandıkça harcamak zorunda kaldığını, harcadıkça kazanmak zorunda kaldığını ve bu döngünün artarak devam ettiğini; temel gıda dışındaki ticari hayatın durma noktasına geldiği bugünlerde iyice anladık. Her ne kadar yeni normal olarak adlandırılan bu günlerde yine eski alışkanlıklarımıza dönsek de; sosyal ortam - lüks tüketim korelasyonunun acı reçetesini, vaka sayılarından görmeye devam ediyoruz. Yani meselenin ne kadar kazanıldığı değil, kazancın ne şekilde harcanması gerektiği olduğunun anlaşıldığını düşünüyorum. Virüsün; zengin - fakir, ya da sosyal statü aramaksızın tüm insanlara eşit mesafede oluşu, asıl zenginliğin rakamsal büyüklükte değil, manevi değerlerde, yürekte olduğunu anlattı.

Siber Mesafe:

Asıl benim konum olan Siber Mesafeye gelecek olursak, bu alandaki en önemli kazanımımız da bilgisayarın çocuklar için sadece oyun değil, bir eğitim aracı olduğunu; sosyal medyanın gizli narsisizm, teşhircilik, stalk duygularımızı tatmin ettiğimiz mecralar değil, sevdiklerimizle iletişim kurabileceğimiz mecralar olduğunu; internetin sınırsız -meşru ya da gayri meşru- alemlere akıp boşa zaman harcatarak bizleri tüketen değil, hayatta kalmamızı mümkün kılan yaşamsal bir gereklilik olduğunu öğrendik. Öğrendik, öğrenmesine de her zaman ifade etmiş olduğumuz teknolojinin imkanlarından faydalanırken zararlı etkilerine maruz kalmamayı da öğrendik mi?

Geçici olan bu kısıtlama günlerimizin ardından, kalıcı bedensel ve ruhsal hasarlara; maddi zararlara neden olmayacak güvenli internet kullanımı konusunda nelere dikkat edeceğiz? Onedio okurları için bu hafta da bunlara ele aldık:

Kolay Çözüm Atalete Dönüşmemeli

Teknolojik alışkanlıklar insanda ister istemez bir tembelliğe yol açar. Her işi oturduğunuz yerden, karşılaştırmalı olarak, çoğu zaman birkaç tıkla çözebilirsiniz. Az enerji ile çok iş yapıp, enerjinizi başka etkinliklerde kullanmak büyük bir nimet. Fakat bunun atalete dönüşmesi riski önemli bir tehdit.

Geçtiğimiz aylarda Dünya Psikiyatri Dergisinde; Oxford, Harvard, Western Sydney Üniversitesi, Kings College ve Manchester Üniversitesi'nden bilim insanlarının hazırladıkları bir inceleme yazısı yayınlandı. Yazıda, internet kullanımının beynimiz üzerindeki etkileri ile ilgili bir dizi beyin görüntüleme çalışmasından elde edilen bulgulara yer verildi.

Sosyal medya bağımlılığı ile madde bağımlılığı aynı

Normal şartlarda fizyolojik bir bağımlılık olan madde bağımlılığıyla, duyusal bağımlılık olarak ele alınan sosyal medya bağımlılığı ayrı ayrı ele alınsa da, bu görüntüleme çalışmalarında, madde bağımlılarıyla sosyal medya bağımlılarının beyninde benzer bölgelerin hasar gördüğü tespit edildi. Ve bu bölgelerdeki hasar, duygusal işlemlendirme, dikkat toplama ve karar verebilmeyi kontrol eden bölgelerde görüldü.

Yani, sosyal medya ve internet iletişiminde az çabayla, çabuk karşılık alınıyor olması; bu nörolojik heyecanın daha çok duyulmak istenmesine neden oluyordu. Bu da sosyal medya bağımlılığını tetikleyen bir unsur olduğu da inceleme yazısında yer alan başlıklardan biri.

Bu bulgular internetin, beyine doğrudan faydası yada zararı olup olmadığını ifade edecek kadar ayrıntılı ve "kesin" bilgiler vermese de, internet üzerinde geçirdiğimiz vaktin bilişsel işlevimizi direkt olarak değiştirdiğini artık çok iyi biliyoruz.

Sosyal medya bağımlılığının fiziki sorunları

Bilişsel işlevimzin durumu bu iken, fiziki iletişim ile siber iletişimin ayrımını yapamadığımızda fiziken neler oluyor bedenimizde;

Gözlerde yanma ve kızarıklık,

Baş ağrısı, 

Boyun ve sırt ağrısı,

Beden duruş bozuklukları,

Elde uyuşma ve kavrama kaybı,

Halsizlik.

Sosyal medya bağımlılığının sosyal sorunları

Öğrencilerde akademik, çalışanlarda mesleki başarıda düşüklük,

Motivasyon kaybı,

Asosyal kişilik bozuklukları,

Aktivitelerde azalma,

Sosyal izolasyon,

Kişisel ve ailevi sorunlar,

Narsisizm,

Zaman yönetimi bozuklukları

Uyku bozuklukları

Yeme bozuklukları

Online eğitim olmalı kitaplar ihmal edilmemeli

Eğitimin aksamaması, sadece uzaktan eğitim programları, çeşitli uygulama ve platformların etkili kullanımı ile mümkün. Elbette eğitimde teknolojinin imkanlarıdan sonuna kadar istifade edeceğiz. Ama eğitimlerin sonunda teknolojik cihazları elimizden bırakarak, kitaplara yönelmemiz gerekmekte.

Bilgisayar oyunları başka, Puzzle başka

Bilgisayar ve online oyunlar çocukların algoritmik düşüncelerinin gelişimi için gereğince kullanılmalı, fakat sadece bunlara bağlı kalınmamalıdır. Evde ailece, aile içi sosyal bağları güçlendirecek oyunlar ile bu fırsat iyi değerlendirilebilir. Çok parçalı puzzlelar yapmak, yemek masasında mini masa tenisi turnuvaları yapmak, akla ilk gelenlerden.

#EvdeKal #GüvenliAlışveriş yap, #MağdurOlma

Koronavirüs'ün dijital öğretilrinden biri de, yaşama tutunmamızı sağlayan #evdekal kampanyalarını gerçekleştirirken, yaşamımızı idame ettirmemizi sağlayan temel alışverişlerimiz de dahil bir çok işi çevrimiçi platformlar üzerinden görmemiz gerekliliğidir. Peki güvenli internet alışverişi için nelere dikkat etmeliyiz?

SSL Sertifikası 

SSL sertifikası güvenli alışverişte en önemli ilk adımdır. Adres çubuğunda, asma kilide benzer, yeşil ya da gri renkli bir bilgilendirme işareti vardır. Sitenin kimliğini doğrulayan sertifikadır, bir anlamda o sitenin künyesi, kurumsallığın ilk adımıdır. Alıcıdan, sunucuya gönderilen bilgileri şifreler, bilgileri sadece alıcı ile sunucu görebilir. 

3D Security 

Kredi Kartınızla yapacağınız alışverişlerde 3D secure şifrelemesi olan siteleri kullanın; çünkü bu durumlarda telefonunuza tek kullanımlık kod gelecektir ve sizin dışınızda farklı kimse, sizin kartınızla ödeme yapamaz.

Ücretsiz wi fi'dan kaçının 

Ortak bağlantılardan kaçının. İnternet kafe, havalimanı, avm gibi herkese açık wi-fi hizmeti veren bağlantılardan kuracağınız iletişim, diğer kullanıcılar tarafından görüntülenebilir, çok ciddi mahremiyet ve güvenlik açıkları oluşturur. Bedava internetin faturası çok daha ağır olabilir.  

Google ve sosyal medyadan araştırın

Alışveriş yapacağınız kuruluşa dair bilgi ve referansları Google ve sosyal medyadan araştırın. Şikayetleri, iletişim bilgilerini, sosyal medya mecralarında yer alan kullanıcı yorumlarını inceleyin. 

Aşırı ucuz fiyatlara dikkat 

Rekabet içinde ufak tefek fiyat kırılımları normal gözükse de, hiç kimse kimseye durup dururken çok büyük iyilikler yapmaz. Ayrıca her kalite standartlarındaki tüm hizmetlerin, taban ve tavan fiyatları üç aşağı beş yukarı bellidir. Şayet aşırı ucuz ise büyük ihtimalle sorun vardır.

#Evdekal #UzaktanSev #UzaktanÇalış

Einstein'in meşhur sözü vardır; "Korkarım bir gün teknolojik iletişim beşeri iletişimin önüne geçecek ve aptal bir nesil olacak" der. İşte bugün o sözü bir süreliğine rafa kaldıracağımız, kalpten sevgilimizi beşeri iletişimle değil, sosyal medya mecraları ile uzaktan göstereceğimiz günler yaşamaktayız. Büyüklerimizin ellerini öpmeyecek, sevgilimizle el ele tutuşmayacak, dostlarımızla kucaklaşmayacak, iş görüşmelerimizi muhatabımızın gözlerinin içine bakarak değil, çözüm önerilerimizi kelimelere dökerek uzaktan ifade edeceğiz. Temel mesele şu ki, bunu yaşam tarzı haline getirmeden, bir süreliğine kullanmak zorunda olduğumuzu aklımızdan çıkartmayacağız.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Görüş Bildir