Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Sonsuza Dek Mutsuz Yaşadılar!

 > -
2 dakikada okuyabilirsiniz

Sonsuza Dek Mutsuz Yaşadılar!

Sonsuza Dek Mutsuz Yaşadılar!

Vejetaryen Külkedisi, Külkedisi masalının bizden itinayla saklanan alternatif sonunu anlatıyor. Bu, kadını kurtarabilecek tek kişinin yine “kendisi” olduğunu söyleyen bir son.

Tanrı, erkekleri sırayla üç beş günlüğüne kadın kılsa… Mesela benim eşimden başlasa… Eşim her sabah yedide kalkıp, kızımız Tomris’in okul kıyafetlerini ve çantasını hazırladıktan sonra kendisini en az beş-altı kere seslenerek nihayet uyandırmayı başardığı için işittiği azarları da cebine atıp, yatağında sıcacık uyayan Tomris’i mıncırmaya doyamadan işe gitse. İşyerinde, gece Tomris yüzünden beş kere uyandığı için esnemelerini saklamaya çalışarak, bir toplantıdan çıkıp öbür toplantıya girerken, gece Tomris’in ağlamalarına rağamen mışıl mışıl uyuyan kendisine gıcık kapmasa… Aralarda bakıcıyla eve alınacakları, akşam pişirileceği konuşsa, kendisini arayıp çocuğun doktor randevusunu hatırlatsa… Haftada en az üç kez mesaiye kaldığında, Tomris’le az vakit geçirmesinin mi, yoksa eve geç gittiği için Tomris’in kudurup kendisini iyice pestile çevireceğine yanmasının mı vicdan azabıyla uğraşacağını bilemese…

Tomris nihayet gecenin on buçuğunda uyuduğunda, bakıcının yakınmalarını da yüklenmiş halde çalışma odasına gitse, bütün vücudu “Yatak! Yatak!” diye bağırırken gazete yazısını yazsa çok da beğenmeden, ardından gözlerinden uyku akarken bu tempo içinde altı aydır yeni romanı için tek kelime yazamamasının sıkıntısıyla yatağa girse. Yeni iş gününde patronun şu kaprisi veya bu isteğiyle boğuşacak olmasının, zaten sadece faturaları ödemeye yeten maaşından olmamak için ceketi alıp çıkamamanın sıkıntısını yastığın altına iterken, yanıt veremediği için kendisine şarlamış üç-beş okuyucu ve sitem etmiş bir o kadar kütüphaneye yarın da yanıt veremezse ne kadar ayıp olacağını düşünse bir yandan, görüşemediği için artık kırılmaya başlayan dostlarını, bir türlü vakit bulup da aldıramadığı kaşlarını, kendini işaret parmağında sürekli hatırlatan şeytan tırnağını, yetiştirmesine imkân olmayan başka yazıları, evin dağınıklığını, temizlikçi bu hafta da gelmezse sıçacağını, falanı filanı düşünürken kulağına, “iyi geceler” niyetine, “ama sen de hiç sevişmek istemiyorsun”lar, “hep yorgunsun”lar, “abartıyorsun”lar dolsa…

Bavulunu alıp bu hayattan gitmek

Bir sabah uyansa ve hem kadın, hem eş, hem gelin, hem evlat, hem kardeş, hem dost, hem işçi, hem yazar olması gerekse… Giderek daha çok “ancak ölünce dinlenebileceği” korkusuna kapılsa, o güne kadar yapmak istediklerinin çok çok azını yapabileceği düşüncesiyle üzülse, yorgunluğunu dile getirdiğinde “sana yardım etmiyor muyum”lar duysa, yardım kelimesinin işin sorumluluğunu karşı tarafa yükleyen bir anlam içerdiğini anlatmaya çalışmaktan vazgeçse…

Bavulunu alıp bu hayattan gitme hayallerinden utansa… Gün gelse kendi bile abarttığını düşünmeye başlasa… Tanrı erkekleri sırayla üç beş günlüğüne kadın kılsa… Kaçıncı günde “Yeterrrr!” diye bağırırlardı acaba! Erkekler üç-beş günlüğüne kadın olsalar, çocukluğumuzda okuyup zehirlendiğimiz ve şimdi de fos çıktığını itiraf etmeye utandığımız masalların kaçı yazılırdı acaba!

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir