Son Umut Mu? Son Arzu Mu?

-
2 dakikada okuyabilirsiniz

Son Umut Mu? Son Arzu Mu?

Son Umut Mu? Son Arzu Mu?

Sevdiklerinle geçireceğin bir son an mı, yoğun bakımda 'tek başına' mücadele mi? Tıp dünyası hastanın kendi evinde ölme hakkını tartışıyor.

Yoğun bakımda vefat eden hastanın ve yakınlarının psikolojisi ve ekonomisi üzerine İstanbul Ticaret Odası dergisinde bir makale kaleme alan Prof. Dr. Ahmet Emre Bilgili, konuşu tartışmaya açtı.

Hastanelerin yoğun bakım servisleri sayesinde ‘son günler’ denilen dönemler için bile bir umut doğuyor. Ama madalyonun öbür yüzünde son bir umudun izini sürerken ölüme yalnız gitmek de var. Bu noktada bilim dünyası ikiye ayrılmış durumda. Radikal , tıp dünyasına sordu.Prof. Dr. Bilgili iki önemli noktaya dikkat çekiyor:

“Birincisi; doktorların hastayı yoğun bakımda tutmasına hiçbir hasta yakını itiraz edemez. Çünkü çok az bir ihtimal de olsa hastanın yaşama şansının olduğu söylendiğinde bu reddedilemez. İkincisi; umudun tükendiği akli verilerle sabit olan bir hastayı da ısrarla yoğun bakımda tutmanın anlamı bulunmadığı ifade edilebilir.”

‘Ölüm kültürü ticari

kaygılara kurban oldu’

Prof. Dr. Bilgili, dikkat çekici bir tespitte bulunuyor: “Yoğun bakım ünitesi hastaya öyle bir ortam sunuyor ki belirli durumlar dışında bütün yakınlarından soyutlanmış olunuyor. Böylece geride kalanlar açısından ‘Ölüm nedir, son nefes nedir’ çerçevesindeki geleneksel kültürümüz giderek ortadan kalkıyor. Yoğun bakım ile ilgili fotoğraf farklı boyutlardan bu şekilde görünüyor. Ticari kaygılarla hasta yakınlarını istismar etme ve onları yüklü bir fatura ile baş başa bırakma hali de olabilmektedir.”

Pamukkale Üniversitesi Gögüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr.Göksel Kıter Altınışık: Doktorun bu kararı deontolog, tıp etik uzmanı, psikiyatrist, hukukçu ve klinikten bir temsilcinin dahil olduğu kurula danışarak alması gerekir. Kişi durumunu doğru algılayıp değerlendirebiliyor mu? Bu değerlendirmeyi yaparken depresif bir ruh halinde mi? Bu soruların cevabının çok net olması lazım. Eğer her iki sorunun cevabı netse evde tedavi ortamları maksimumda bulundurularak kişinin ailesiyle son günlerini yaşamasına imkân sağlanabilir. Saygı göstermek zorundayız. Çünkü kişinin evde, yatağında ölebilme hakkı var.

‘Hasta kararı verecek durumda mı?’

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Etik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr. Murat Civaner: Etkin olabileceği düşünülen bir girişim söz konusuysa ve buna rağmen hasta eve gitmek istiyorsa ne yapmalı? Hastanın karar verme yeterliliği önemli. Gerekli koşullar sağlanmadan verilen kararlar özerk olmaz. Gerçekten işe yarayabilecek girişimler varsa hasta bunun bilincinde karar vermeli.

‘Kararı etik klinik kurul vermeli’

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Deontoloji ve Tıp Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Yrd.Doç.Dr. Esin Karlıkaya:

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Bilimİstanbul
Görüş Bildir