Sivas Kongresinde Amerikan Mandası Kararı Mı Alındı ?

 > -

Sivas Kongresinde Amerikan Mandası Kararı Mı Alındı ?

Sivas Kongresinde Amerikan Mandası Kararı Mı Alındı ?

Hakan Can/ Tarih Dosyası/ Dünya Bülteni

I.Dünya savaşından yenik ayrılan Osmanlı devleti için artık yeni bir süreç başlamıştı. Mondros mütarekesi görüşmelerine gidecek olan Rauf Orbay’a Sadrazam Ahmet İzzet Paşa şöyle bir direktif vermekteydi: Türkiye İngiltere ile dost olmak ve himayesini kazanmak istemektedir. Mütarekeyi imzalayan Rauf Bey Lord Curzon’a Türkiye’nin “ İngiltere ile çok sadık bir müttefik olabileceğini’ ifade ediyordu. Devletin dış destek almadan ayakta duramayacağı fikri öylesine yaygın bir hal alacaktı ki hem İstanbul’da hem de Anadolu’da Milli Mücadeleyi örgütleyenler dahi İngiltere ya da Amerika mandasının gerekliliğini bazı dönemlerde düşünmüştü.

‘Manda şerrin ehveni ‘

İngiltere’nin Fransa ve İtalya ile beraber Anadolu dahil Osmanlı topraklarını paylaşma siyaseti bir kısım aydın ve sivil asker devlet adamlarında Amerikan mandası fikrinin güçlenmesine yol açtı. Amerikan mandasını savunanlar Wilson Prensipleri Cemiyeti olarak faaliyet göstermekteydi. İngiltere’nin siyasetine ve İngiliz mandasına karşı olanların birleştiği bir merkez haline gelen Wilson Prensipleri Cemiyeti 15-20 yıllık Amerikan mandasının Osmanlı devletini parçalanmaktan kurtaracak bir formül olarak görmekteydi.

Bu fikirlerine Anadolu’dan destek bulmak için Halide Edip Adıvar, Sivas Kongresi öncesinde Mustafa Kemal Paşa’ya bir mektup göndererek Amerikan mandasının ülkeye kazandıracaklarını şöyle ifade ediyordu: 15- 20 yıllık bir Amerikan mandası Türkiye’yi ekonomik, sosyal ve siyasi alanda çağdaş bir ülke haline getirecektir ve düşman ülkelerin topraklarımız üzerindeki emellerinden bizi kurtaracaktır.

Sivas Kongresinde Manda tartışmaları

Sivas’ta toplanan kongrede en çok tartışılan konu manda konusu oldu. Aslında manda rejiminin ne olduğu bundan neyin kastedildiği de net değildi. Manda kavramı konusunda tam bir belirsizlik görülmekte ve olmayan manda türleri ifade edilmekteydi. Ayrıca manda rejimi bağımsızlıkla bağdaştırılmaya çalışılmaktaydı. Bundan dolayı manda kavramı yerine çoğu kez müzaheret kelimesi kullanılmaktaydı. Bu terim adeta karşılıksız ve iyiliksever bir iktisadi yardım fikri şeklinde ifade edilmekteydi.

Milli Mücadelenin önemli komutanlarından Refet Bey ( Paşa) kongrede manda yönetimin gerekliliğini şöyle ifade ediyordu: Manda istiklalimize mani değildir. Manda ile kuvvetlenirsek, istiklalimize daha iyi sahip oluruz. Kuvvetli olmayıp, zayıf kalırsak, işte o zaman manda altında eziliriz. Şurası muhakkaktır ki, bugün İngiltere, Fransa, İtalya hatta Yunanistan bizi taksim etmek istiyorlar. Fakat biz eğer Amerika gibi büyük bir devletin kefaleti altında bir sulh yapacak olursak,ileride müsait şartlar bulunca hemen döner faydamızı sağlarız. Her halde bir Amerika kefaletini kabul etmek zorundayız.” diyordu.

Kara Vasıf Bey ise ‘ Mandanın isminden korkmayalım buna müzaheret diyelim. Esasen İstanbul’daki Amerikalılar da mandadan korkmayınız. Milletler Cemiyetinin nizamnamesine dahildir,diyorlar. Bütün devletler, istiklalimize riayet edeceklerini taahüt etseler bile, biz yine Amerikanın yardımına muhtacız. Bu yardım da müzaheret demektir…Eğer tasvip ederseniz,buradan İstanbul’daki Amerikan mümessilliğine bir mektup yazıp,gizlice bir heyet göndermek için torpido isteyebiliriz”. Kara Vasıf’ın bu isteğine Kongrede destek verenler olduğu gibi karşı çıkanlar da oldu. Kongre başkanı Mustafa Kemal Paşa ise tartışmlara müdahale etmeden dinliyordu. Nihayetinde Rauf Bey ( Orbay) söz alarak “ bu şekilde tartışmalardan bir netice alınması güçtür. Biz esasen Erzurum kongresinde ( iktisadi,mali ve sınai ihtiyaçlarımızı takdir ile,devlet ve milletimizin iç ve dış istiklali ve tamamiyeti mahfuz kalmak şartıyle, memleketimize karşı istila emeli beslemeyen herhangi bir devletin fenni,sınai ve iktisadi yardımını memnuniyetle karşılayacağımızı ve bu insanca ve adil şartlara havi sulhu,beşerin selameti ve alemin sükunu adına yapmağa hazır olduğumuzu ilan etmiştik.” diyerek Erzurum kongresinde aldıkları kararın Amerikan mandasını kabul için referans gösteriyordu ve şöyle devam ediyordu ‘…bir an evvel kuvvetlenmenin çaresini bulmamız lazımdır. Kanaatime göre bu da ancak,tarafsızlığı malum olan Amerika’nın yardımını kabulle kabil olabilir….bence bu davayı halletmek için her şeyden evvel,bir yolunu bulup Amerikan kongresine müracaatla,oradan bir heyet davet etmeliyiz. Böyle bir heyetin Anadolu’ya gelmesini sağlayabilirsek,bunlara memleketimizi incelemek fırsatını vererek….Amerika’nın müzaheretini sağlamak imkanı bulabiliriz.”

Amerikan Senatosu’ndan müzaheret isteği

Rauf Bey’in bu teklifi kongrede ittifakla kabul edildi. Mustafa Kemal Paşa’nın da tasvibiyle Amerika kongresine gönderilmek üzere şöyle bir mektup hazırlandı.

‘Rumeli ve Anadolu’nun bütün Müslüman halkını temsil eden, Osmanlı İmparatorluğunun Anadolu ve Rumeli’deki bütün vilayetlerinin temsilcilerinden mürekkep olan Sivas Milli Kongresi 4 Eylül 1919 günü bir araya gelmiştir. Gayeleri şunlardır: Memleket halkının çoğunluğunun isteklerini yerine getirmek, bütün azınlıkları himaye altında bulundurmak ve bütün vatandaşların can, mal ve adalet yolundaki haklarını teminata bağlamak.

Sivas Kongresi, Osmanlı İmparatorluğu halkı içindeki çoğunluğun, isteklerini ifade eden karar suretini 9 Eylül 1919′da oybirliği ile kabul etmiştir. Bu kararı ihtiva eden prensipler Sivas Kongresinin, dağılmazdan evvel azası arasından seçeceği Merkez Komitesi ve İmparatorluk hudutları içindeki diğer bütün tali teşkilatın gelecekteki hareketlerine rehber olacaktır.

Takip edilecek siyasetle ilgili olan bu karar gereğince Sivas Milli Kongresi, Birleşik Amerikan Devletleri Ayan Meclisine şu ricada bulunmayı bu gün oy birliği ile kararlaştırmıştır. Azalarınızdan mürekkep bir komiteyi, Osmanlı İmparatorluğunun her köşesine göndermenizi diliyoruz. Bu komite, hususi menfaat ve alakaları olmayanlar ve millete has olan berrak görüşle, Osmanlı İmparatorluğunda fiilî surette hüküm süren hal ve şartlar tetkikten geçirmelidirler. Böyle bir tetkik, Osmanlı İmparatorluğuna ait nüfusun ve arazinin mukadderatı hakkında, bir sulh maddesi gereğince, keyfi kararlar verilmesine meydan bırakılmazdan evvel yapılmalıdır.’

Amerikan heyetiyle Mustafa Kemal Paşa ne görüştü ?

Mustafa Kemal Paşa, Rauf Orbay, İsmail Fazıl Paşa’nın imzaladığı bu mektup derhal telgraf çekildi. Amerikan Senatosuna çekilen telgraftan bir süre sonra İstanbul’dan General Harburd adında bir komutanın başkanlığında kalabalık bir heyet doğu illerine doğru yola çıktı. Heyetin ziyaret ettiği şehirlerden biri de Mustafa Kemal Paşa’nın da bulunduğu Sivas’tı. General Harburd Sivas’ta Mustafa Kemal Paşa ile görüştü. Bu görüşmenin konularından biri manda idi. Mustafa Kemal Paşa’nın içeriğinden hiç söz etmediği bu görüşme ile ilgili olarak

General Harburd: ( Mustafa Kemal Paşa) Osmanlı İmparatorluğunun bütünlüğünü, tarafsız bir büyük devlet müzahereti altında muhafaza etmek olduğunu söyledi. Topladıkları kongrede verdikleri karar, cumhurreisimize telgrafla bildirilmiş ve senato tarafından buraya bir tahkik heyeti gönderilmesi rica edilmiş. Lakin onların manda hakkındaki fikirleri bizimki gibi değil,onlar bunu yalnız,bir büyük kardeşin nasihatı veya dış yardımı gibi düşünüyorlar. İç idareye veya dış münasebetlere hiç müdahale etmemek üzere hafif bir ağabeylik hakimliğini tanımak istiyorlar”.

General Harburd Amerika’ya gönderdiği raporda ise “...Milli Müdafaa Fırkasının,reisleri Mustafa Kemal Paşa’nın beyanatına nazaran,menfaattar olamayan tek bir devletin,tercihen Amerikan mandası altında imparatorluğun tamamiyeti mülkiyesini muhafaza etmektir.. Sivas’ da Amerikan heyetine az askerle bazı işgallere rıza gösterildiği ve mandanın Amerika tarafından teklifi halinde,bunun halkımıza kabul ettirileceği..’ belirtilmiştir.

Karabekir; Türk milleti aynı fikirde değil..

Sivas kongresinde kabul edilen dış yardım ( manda-müzaheret) ve Amerika senatosuna yazılan mektuptan haberdar olan Kazım Karabekir Paşa konunun gündeme gelmiş olmasından bile rahatsızdır. General Harburd ve yanında 2 general emrindeki subaylarla Sivas’ta bir gün kaldıktan sonra 25 Eylülde Erzurum’a vardı. Heyeti Erzurum’da Kâzım Karabekir’ karşıladı. Karabekir’e göre Erzurum’a gelen bu heyet Amerika’ya gönderilen mektubun ardından bölgeye bu konuyu görüşmek üzere gelmişti. Vilayeti ziyaret sırasında General Harburd; (Vali Reşit ve Kazım Dirik” ve Kazım Karabekir’n bulunduğu bir ortamda ) Karabekir’in yazdığına göre şunları söyleyecekti: Amerikalıların bize sermayesiyle yardım edeceğini, ve bu sermayeyi himaye için de bir miktar asker getireceğini yâni bizi mandalarına alacaklarını ve ricalimizin ve liderimizi Mustafa Kemal’in kabul ettiğini söyledi.” Manda veya müzaheret meselesine en başından karşı olan Kazım Karabekir’ ise bunu reddederek “Türk milletinin bu fikirde olmadığını” açıklıkla ifade etmişti.

Kazım Karabekir’in net ifadelerle manda karşısında bulunması, Heyet-i Temsiliye dahil hiçbir otoritenin böyle bir karar alma yetkisinin olmadığını açıkça ifade etmesi ve Milli Mücadele hareketinin Anadolu’da yeterli güce ulaşması ile manda tartışmaları gündemden düştü.

Kaynaklar :

Kazım Karabekir Paşaların Hesaplaşması,

Kazım Karabekir Paşaların Kavgası ,

Rauf Orbay, Cehennem Değirmeni ,Siyasi Hatıralarım,

Mine Erol, Türkiyeʾde Amerikan mandası meselesi, 1919-1920.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AydınErzurumFransaİngiltereİstanbulİtalyaYunanistan
Görüş Bildir