Şimdiden Çok Başarılı: İlk Şarkısı “Lie” ile Çok Konuşulan 17 Yaşındaki Alara Eric ile Tanışmalısınız!

0PAYLAŞIM

Bazı yetenekler vardır, gördüğünüzde çok nadir rastlanacağını bilirsiniz. Alara Eric de işte onlardan biri. Henüz 17 yaşında olmasına rağmen sözleri ve klibinin senaryosu kendisine ait olan "Lie" parçasını Amerikalı şarkıcı Konnor ile seslendirdi. Türk olmasına rağmen İngilizce olan bu parçayı o kadar güzel seslendirmiş ki ilk dinlediğinizde onu yabancı zannediyorsunuz. İşte Alara'ya onunla ilgili merak ettiğimiz her şeyi, gelecekteki hedeflerini, ilk parçasının hikayesini sorduk ve bu şimdiden yıldız gibi parlayan kızın hikayesini sizinle paylaşmak istedik. 👇👇👇👇

Sözlerini kendin yazdığın ve Amerikalı şarkıcı Konnor ile düet yaptığın İngilizce şarkın “LIE” ile müzik piyasasına hızlı bir giriş yaptın, dolayısıyla senin hakkında pek çok şey merak edilmeye başlandı. Öncelikle adın Alara Eriç mi Alara Eric mi?

Alara Eriç ama global bir müzik yaptığım için birçok klavyede ve dil kullanımlarında Ç harfi olmadığından Alara Eric olarak görünüyor çoğu yerde.

Çoğu yorumda sana uzun boylu, sarışın, mavi gözlü olman nedeniyle ve de soyadının “Eric” yazılımından dolayı sıklıkla Türk müsün diye soruyorlar biz de soralım?

Annem de babam da Türk ve İstanbul’da doğdum büyüdüm.

Peki Alara Eric’i biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?

7 Mart 2003 doğumluyum ve Galatasaray Lisesi’nde lise sonda okuyorum. Sahne sanatlarına ilk olarak 3 yaşımda profesyonel bale eğitimi ile başladım. 2 sene hazırlık, 9 sene ana eğitim, 1 yıl da staj yaparak Profesyonel Klasik Bale ve Modern Dansta diplomamı aldım ve MASTER seviyesine geldim.

Sahne sanatları ve müzik bir aşk diyebilirim, 3 yaşında sahneye ayak bastığım ilk gün resmen aşık oldum. 7 yaşımda ise piyanoya başladım. 

Bu arada ilk ve orta okul zamanlarımda oyunculuk anlamında da birçok dizi film, dergi kapakları için fotoğraf çekimleri, gazete ilanları, Cannes’a giden kısa film ve reklam filmlerinde de rol geldikçe okuldan kalan zamanlarımda oynadım.

Lise yıllarımda, bir yandan Galatasaray Lisesi’nde eğitimime devam edip bir yandan piyano derslerine devam ettim. Okul dışındaki tüm zamanlarımda piyano, gitar ve ukulele ile birçok şarkı besteledim, aynı zamanda bale ve dansa profesyonel olarak devam edip stajımı da tamamladım.  

Piyanoda Grade 5 ‘e kadar gelmem müzik hayatıma çok büyük bir katkıda bulundu. Bestelerimin çoğunu piyano ile yaptım. Gitar ve ukuleleyi de kendim öğrendim. 

Sahne sanatlarını kariyer olarak yapmak istediğimi 16 yaşında dünya çapında seçmelere gönderdiğim performansla onbinlerce kişi arasından okuma hakkı kazanıp seçildiğim UCLA (University of California, Los Angeles) ve yine onbinlerce kişi arasından seçilip üstüne bursta aldığım AMDA (The American Musical and Dramatic Academy, New York City) sahne sanatları okullarında okuduktan sonra karar verdim. 

On binlerce kişi arasından UCLA için 2 kişi seçilmiştik tüm dünyadan, ben ve Masha isimli Rus bir kızdı çok keyifli vakit geçirdik. AMDA için de 2 kişi seçildik ben ve Fransız bir kızdı. İki eğitimin de ciddi anlamda katkısı oldu bana. Los Angeles’ta ve New York’ta oyunculuk, vokal ve dans performansını aynı anda sergilediğiniz müzikal tiyatro performansları, stüdyolar beni adeta büyülemişti. 

Amerika’dan döndükten sonra bir hikaye anlatıcısı gibi gördüğüm, hissettiğim her şeyi enstrümanlarla çalmaya ve bestelemeye başladım, bir anda çok sayıda beste yaptım ve vokal koçu olarak müzikal tiyatro olarak MSGSÜ öğretim görevlisi Salih Kanburoğlu ile çalıştım, Covid19 sebebiyle eğitimlere ara verince uzak eğitimle Nilüfer Çelik ile çalışmaya başladım ve devam ettim. Çok şanslıyım ki iki vokal koçum da çok değerli sanatçılar ve hocalardır. 

Bu arada pandemi sebebiyle de birçok şarkı yazdım. Her parçamın ve yazdığım her müziğin benim için çok büyük anlamları var. Beni derinden etkileyen olaylar sayesinde o müzikleri yazabiliyorum ve bu yüzden yazdığım bestelere çok derinden bağlıyım. 

“LIE” Adlı parçamın aranjesi için 2 ay süresince ciddi anlamda beni gerçekten anlayabilen bir aranjör araştırdım ve sonunda kendisi de “Berklee College of Music” mezunu olan Batuhan Çaldıran’la tanıştım ve projeye birlikte çalıştık.

Şu anda neler yapıyorsun?

Şu anda hem Tümay Özokur Akademi’de oyunculuk yönümü geliştiriyorum hem de Mayıs sonu gibi çıkacak Türkçe parçalarım ve EP albümüm için yoğun bir stüdyo ve klip çekimi sürecindeyim.

İlk single’ın “LIE” çok beğeni aldı peki “LIE” nasıl doğdu?

“Lie”ı 16 yaşında odamda ukulele ile yazmıştım. Böyle büyük çapta bir projeye dönüşeceğini düşünerek yazmadım. Sadece o an hissettiklerimi aktarmaya çalışıyordum. İlk yazdığım hali şu anki halinden biraz farklı. Sözlerini ilerleyen zamanda uyarlamalar yaparak değiştirdim. Producer olarak seçtiğim beraber çalıştığımız Batuhan Çaldıran’a şarkıyı ukulele ile çektiğim halini demo olarak götürdüm ve nasıl bir tarzda yapmak istediğimizi düşündük. Şarkının altyapısı 1 hafta içinde çıktı ve hemen stüdyo kaydına girdim. Ve “Lie” bitmişti. Veya ben öyle düşünmüştüm. Bu zamana kadar aklımda düet fikri hiç yoktu. İngilizce parça olduğu için okuduğum okul UCLA ile iletişime geçtim. Emma adında bir arkadaşım bana bu konuda yardımcı oldu ve bu sayede Konnor’ı buldum. Konnor’a şarkıyı attım ve kendisi şarkımı inanılmaz beğendi. Bu şarkının hikayesi uzaktan yaşanan bir aşktı ve kesinlikle hem kızın hem de erkeğin gözüyle sözleri yazmamız gerektiğini düşündük. Hemen sözlerine erkek bakış açışını ekledik. Konnor bana vokallerini attı ve biz burada ikimizin vokallerini birleştirdik. Şarkı o kadar güzel ve duygusal olmuştu ki, bu şarkıya klip çekmek zorunda gibi hissettim. Konnor ile düet yaptığım için ve Covid19 zamanında birlikte oynayacağımız bir klip çekmenin imkansız olduğu ve aramızda neredeyse bir okyanus olduğunu düşünürsek bu çok zorlu bir klip olurdu bizim için. Lie’ın anlattığı “uzak ilişki hikayesi” üzerinden yola çıktım ve kliplerinde iki farklı dünyayı anlatması gerektiğini düşündüm. Biz İstanbul’da klibi çektikten sonra klibi Amerika’da yönetmen olarak anlaştığımız Noah’ya attık. Noah yani Amerika’da klibi çeken yönetmenimiz bizim sahnelerimize göre Konnor’ı çekti. Kıtalararası bir klip olarak hiç planlamamıştım açıkçası.

Bu klibin senaryosu sana aitmiş, hikayesi nedir peki?

Pandemi sebebiyle birçok kişi sevdiklerinden uzak kaldı. Benim çevremde de özellikle eğitim için farklı bir ilde olup görmek istedikleri arkadaşlarını göremeyen ya da aynı şehirde bile görüşemeyen sayıca o kadar çok kişi var ki özellikle 16-25 yaş aralığında. Lise ve üniversitelerde de eğitimde de çoğunlukla online olduğu için ya da aynı şehirde de olsalar zaten kısıtlamalar olduğu için buluşmalar, beraber vakit geçirmeler de bitti. İşte LIE biri Amerika’da diğeri İstanbul’da olan iki sevgilinin uzak mesafe ilişkisini anlatıyor.

Aslında Türkçe, İngilizce birçok şarkı yaptığını biliyoruz birçok kişi Türkçe popüler parçalarla çıkış yapıp bir an önce tanınır olmak ister ama sen ilk İngilizce şarkını çıkardın?

Ben çok fazla şarkı sözü yazıp şarkı üretiyorum herkese çok tuhaf gelebilir ama bazı Türkçe ve İngilizce parçalarımı 30 dakika da yazabiliyorum. Lie’yı 25 dakika bir zamanda ukulele ile besteledim. Dinlettiğim zaman herkesin cidden bunu sen mi yazdın muhteşem olmuş dediği zaman çok gurur duyuyorum, şarkı yapabilmek bence öncelikle bir kabiliyet, doğuştan gelen bir yetenek, bu yeteneğimi eğitimle harmanladım sadece.

Bu yıl da lise son sınıfta olduğum için bu yıl üniversite başvuruları yaptığım bir yıl. Hedefimde yurtdışındaki Müzik / Sanat okulları da olduğundan başvurumda kendi yaptığım parçayı ve senaryosunu kendi yazdığım klibi sunarım diye düşündüğüm için ilk İngilizce parçamı hayata geçirdim.

Benim hem İngilizce hem Türkçe hatta Fransızca şarkılarım var ama müzik günümüzde inanılmaz global ve Türkiye’de dinlenen müzik listelerine baktığınızda yabancı şarkıların da ciddi oranda dinlendiğini görüyoruz. O kadar çok şarkım var ki içlerinden biri olacaktı o da şans eseri üniversite başvurularımda kullanmak için “Lie” oldu. Şu an üzerine çalıştığım ikisi Türk diğer 6 parçam da oldukça iddialı en azından onu söyleyebilirim.

Türkçe şarkılar da dinleyeceğiz o zaman senden?

Türkçe şarkılarım fazlasıyla var hatta Mayıs’ta harika bir yaz şarkısı çıkarıyoruz. Harika bir dans parçası, dinlerken yerinizde duramayacağınız türden. Parçanın hem İngilizce hem de Türkçesi olacak. Aslında sözleri de müziği de bitti sadece düzenlemesi ve klibin çekimi kaldı.

LIE klibinde uzaktan ilişki yürütmeye çalışan bir çifti izliyoruz. Peki bu duyguyu sen hiç yaşadın mı?

Klibi izleyebilmeniz için buraya bıraktık.👆

Yaşamadım açıkçası ama ben çok önemli bir fark olarak hikaye anlatıcısı olarak tanımlıyorum kendimi. Bir hikaye yaşamadan o hikayenin kahramanlarını hissederek şarkılarımı yazabiliyorum bence bu da farklı ve çok özel bir yetenek.

Los Angeles’ta oyunculuğunu gösterdiğin THE DROUGHT isimli kısa bir filmin yayınlanmış. Amerikalı oyuncular ve ekiple İngilizce bir filmde oynamak seni zorlamadı mı?

UCLA dünyanın en ileri gelen sinema ve sahne sanatları akademilerinden biri o sebeple çok şanslıyım. 16 yaşındaydım, cast olarak hepimiz oyunculuk eğitimi görmüştük, eğitim ve set sırasında harika arkadaşlıklarım oldu hala çok yoğun görüşüyoruz. Evet inanılmaz yoruldum ama bir o kadarda keyif aldığım bir proje oldu. Tabi en büyük avantajım İngilizceyi Türkçe gibi rahat kullanıyorum günlük hayatımda ve oyunculuk, dans ve vokal anlamında sahne sanatları eğitimi aldım. Oyunculuğu da iyi ve kaliteli yapımlarda seviyorum. Yurtdışında eski ve yeni nesilde de şarkıcılık ve oyunculuk bir arada yürütülüyor mesela yeni nesillerden Justin Timberlake, Harry Styles, Selena Gomez oyunculukta çok başarılı isimler. Jenniffer Lopez, Cher, Lady Gaga, Whitney Houston, Madonna gibi büyük sesler de oyunculukta iddialı işler çıkarıyor.

Peki, pandemide günlerin nasıl geçiyor?

Öncelikle eğitimim online devam ediyor, liseyi bitiriyorum. Geçen yaz Harvard Üniversitesi Psikoloji bölümünden “Close Relationships” dersi aldım. 

Covid salgını sebebiyle daha çok evde bulunuyorum. Vokal koçuma, spora, stüdyoya gidiyorum sadece, evde piyano çalıyorum, şarkılarımı besteliyorum, köpeklerimle ilgileniyorum.

Ciddi anlamda hayvan sevgisine sahip olduğun görülüyor, bu yoğun sevgi nereden geliyor?

Ailemden geliyor. Ben kendimi bildim bileli evimizde, ailemizde köpek muhakkak vardır. Sahipsiz hayvanları besleme çalışmalarına da, diğer farklı yardım etkinliklerine de elimden geldiğince katılıyorum. Bir çocuğun gelişiminde evde beslediğiniz, sorumluluğunu aldığınız evcil hayvan ciddi rol oynuyor çünkü farklı bir sevgi hissini barındırıyor, bu dünyaya kendinizi daha sorumlu hissettiriyor.

  • Kısıtlamalar bitip hayat normale dönünce ilk yapmak istediğin şey nedir?

Aslında kendi şarkılarımla beraber, dünyadan ve Türkiye’den de en sevilen şarkıları söylediğim, dans koreografimin de olduğu bir konser vermek istiyorum.

En son yurt dışı gezin ne zamandı? Çünkü biliyoruz ki 16 yaşında 74 ülke ile çok fazla dünya ülkesi görmüş bir gençsin, vlog çekiminden de anladığımız kadarıyla Ocak 2020’den beri yurt dışına çıkamıyorsun?

Evet 2020 yılında pandemi sebebiyle sadece ülke içi çıktım 2 kere. Temmuz’da anneannemin yanına Bodrum’a gittim, tatil için de denizini, huzurunu çok sevdiğim Marmaris Selimiye’ye.

  • Genç yaşta bu kadar ülke gezmişsin peki seni en çok etkileyen yerler nereleri oldu?

Çok fazla var ama en çok bende iz bırakanlar Mısır, Laponya ve Cancun en etkilendiğim yerler. 

Mısır’ın tabii ki piramitleri, Kahire Mısır Müzesi, Luxor, antik tarihi ve antik yapıları nefis.

Lapland’te snow mobile a binmiştim üstelik ben kullanmıştım 12 yaşındaydım çok değişik bir tecrübeydi.

Cancun’da ise Maya uygarlığının kurulduğu yerleri ve meşhur piramitlerini gezme fırsatım oldu, su altı heykel müzesine gidemedim umarım oraya gidebilme şansım olur.

Son olarak herkes Türkiye’de global şarkıcı olmak istediğini söylüyor ama sen Türkiye’de Amerikan bir sanatçı ile İngilizce düet yapıp ilk globalden başladın bu ben zaten globalim demek mi?

Günümüzde dijital platformlar üzerinden müzik ve video dağıtımları yapılmasından dolayı her eser globaldir bence. Mesela Azerbeycan’da da Türkçe şarkılar ciddi dinleniyor, Almanya ya da Amerika’da da.

Dünyanın her yerinden yüklediğinizde tüm dünya tarafından izlenip, dinlenebildiği için platformlara yüklenen her eser bence globaldir, sadece İngilizce olanlar değil. Önemli olan bunun sanatçılar tarafından sürdürülebilirliği. Ben kendi şarkılarımı İngilizce, Türkçe yazıp müziğini de bestelediğim için global olmalıyım diye özel bir çabam olmadı. Anlattığım gibi birçok parçam içinden okul başvurularım sebebiyle LIE ilk çıkan şarkım oldu.

http://www.alaraeric.com/

Görüş Bildir