Sibel Kekilli'nin +18 Film Oyunculuğu Yapma Sebebi ve Keşfedilme Hikayesini Öğrenince Çok Şaşıracaksınız

5PAYLAŞIM

Kadının hayatı kendi başına bir film gibi adeta, inanılmaz!

Onu ilk kez Fatih Akın'ın "Duvara Karşı" filmiyle tanıdık çoğumuz. Cahit ve Sibel'in aşkı, hepimizi hüngür hüngür ağlatmış, hep birlikte içlenmiştik. Hikayenin sarsıcılığının yanı sıra, oyuncuların başarısı da hepimizi sarsmıştı.

Geçtiğimiz sene kaybettiğimiz Birol Ünel ve Sibel Kekilli, sinema dünyasının en akılda kalan çiftlerinden biri oldular. Sibel Kekilli filmde oynadıktan sonra hakkında bir sürü spekülasyon yapıldı. İşin aslını Sibel Kekilli'nin Ayşe Arman'a 2004 yılında verdiği röportajdan öğrenmek mümkün aslında.

Sibel'in hayatıyla ilgili özet geçelim önce. Kendisi 1980 doğumlu, dört çocuklu gurbetçi bir ailenin kızı; Sibel'in bir de ikizi var. Yetişkinlik döneminde belediyede işe çalışmaya başlamış Sibel; ki bu bir Türk için oldukça prestijli bir iş Almanya'da.

Peki nasıl olmuş da olaylar bu noktaya gelmiş? Her şeyden önce millete dert olan bu cinsel içerikli film meselesi ne? Hemen başlayalım bu ilginç hikayeye...

Sibel aslında tıp okumak istiyor ancak ailesi başka şehre gitmesine razı olmuyor. Bir şekilde belediyede işe başlıyor. 20 yaşına geldiğinde ise bir Almanla sevgili oluyor ve evlenmeye karar veriyorlar. Sibel'in ikiz kardeşi ilişkisi yüzünden evden kaçtığı için Sibel kardeşinin tam tersini yaparak babasını mutlu etmek istiyor. Başlıyorlar düğün hazırlıklarına...

Düğüne aşağı yukarı 1000 kişinin geleceği ve ona göre de takı takılacağı hesap ediliyor. Nişanlısı Stephan ile 15 bin Euro kredi çekiyor Sibel bankadan. Bu arada büyükelçilikten resmi işlemler için belgelerin gelmesini bekliyorlar.

Beklenen evraklar kesinlikle büyükelçilik tarafından tamamlanmıyor. Her seferinde saçma sapan bir zorlukla karşılaşıyorlar. Ancak evlilik süreci de başladığı için aileyi daha fazla bekletmemek için düğünü yapıyorlar resmi nikah olmadan. Sibel babasına "hallettik" diyor ama evraklar ortada yok tabii ki.

Düğünden sonra Stephan'ın 9 bin Mark borcu çıkınca ona da kefil oluyor Sibel. Bir de kendisinin tasarruf hesabından babasının 5 bin Euro çektiğini öğreniyor. Belediyede çalışırken bir yandan pazarda sebze satmak, temizliğe gitmek, fırında çalışmak, garsonluk ve kapıcılık gibi ek işler de yapıyor. Mümkün değil borçları karşılamıyor bu paralar!

İki yıl hiç uyumadan gece gündüz çalışıyor ama olmuyor. Bu arada Stephen ile de ayrılıyorlar. İki yılın sonunda dayanamayıp "yeter" diyor ve cinsel içerikli filmlerde oynamaya karar veriyor. Bu filmlerden bölüm başı 300 Euro kazanmaya başlıyor.

Borç hiçbir zaman bitmiyor ama en azından ödemelerini de yapmayı başarıyor. 7-8 ay boyunca ilerde "çok pişmanım, en çok da ailemi üzdüğüm için" diyeceği yetişkin film sektöründe oyunculuk yapıyor.

Bir gün sokakta alışveriş yaparken Fatih Akın'ın filmi için cast ekibi tarafından fark ediliyor ve teklif götürülüyor. 350 kişinin arasından doğuştan gelen yeteneği ile keşfediliyor. Ödüllere doymayan "Duvara Karşı" filminin başrol kadın oyuncusu olarak nasibini alıyor ve daha ilk işinde önemli otoriteler tarafından ödüllere layık bulunuyor.

Tabii hem film hem de Sibel büyük bir patlama yaratınca, Sibel'in eskiden çalışmak zorunda kaldığı yetişkin film yapım şirketi, eski oyuncularıyla ilgili bilgiyi Alman Bild gazetesine sızdırıyor. Sibel Kekilli bu sefer de "eski cinsel içerikli film yıldızı" diye dünya basınında gündem oluyor.

Tabii yetişkin film yapımcısı, bu bilginin yayılmasıyla bir anda popüler oluyor ve Sibel'in üzerinden dünya kadar para kazanmaya başlıyor. Sinsi ve akıllı bir hamle onlar için...

Sibel Kekilli'nin bu konuyla ilgili söylediği son söz oldukça önemli: "Gurur duymuyorum yaptığım işten ama şunu biliyorum: Hiç kimse benim namusumun bekçisi değil. Bu benim bedenim. Herkes kendi namusuna baksın. Ve beni şimdi yaptığım işle değerlendirsin."

Geldiğimiz noktada uluslararası sinema sektörüne ismini tırnaklarıyla kazımış, başarılı bir kadın oyuncu var. Şuraya şu anlamlı sözü bırakıp kaybolalım buradan: "Kim namus ve ahlak şövalyeliği yapıyorsa, bilin ki en namussuzu o'dur."

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
Görüş Bildir