Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Tanık:'Seyit Onbaşı, Çanakkale'yi Laikleştirme Operasyonunun Kurbanı'

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Seyit, Çanakkale'yi Laikleştirme Operasyonunun Kurbanı

Seyit, Çanakkale'yi Laikleştirme Operasyonunun Kurbanı

Seyit Onbaşı, Çanakkale Savaşlarını laikleştirme operasyonu kurbanı

Dünyadaki Müslüman Türklerin dinsizleştirme operasyonu, 1917 Ekim devrimi ile hız kazandı. Anadolu Türklerinin nasibine bunun light şekli düştü. Hilafetin kaldırılmasıyla başlayan süreç, laikliğin dinsizlik versiyonunun uygulanması ile ete kemiğe büründü.

1920'lerin ortalarından itibaren rejimin kendine düşman seçmesi ile Anadolu'daki Kürtler, kendilerini bu laikleştirme operasyonunun dışında tuttular. Sonrasında sistemin derin çarkları, 1980'li yıllardan itibaren Kürtleri de bu çarkın içine çekti.

Bugünden baktığımızda, Anadolu'da yeni yetişen Kürt gençliği, Stalinizmin pençesi altında kalan Türklerden daha dine uzak bir noktadalar. Bu tarafını önümüzdeki günlerde daha çok konuşacağız.


Rotahaber, sene-i devriyesi geldiğinde Çanakkale Savaşlarının o dönemin bir anlamda savaş dergisi hükmünde olan Donanma Mecmuasında (Bu dergi 1919 yılına kadar yayınlanmaya devam etti ve tam 191 sayı çıktı) savaşların nasıl cereyan ettiğinin anlatıldığı bölümleri belgeler halinde sizlerle paylaşacak.

"Günümüzde, tek tip adam yetiştirmenin hüküm sürdüğü ve vesayetçi zihniyetin devam ettiği bir yer var mı?" diye soranlara "Evet var. Çanakkale Şehitlik bölgesi" diyebilirsiniz.

Çok mu muğlak şeyler söylüyorum.

Ne dediğimi açayım.

Diyelim ki siz üniversitede tarih profesörüsünüz. Uzmanlığınız 20. yüzyıl tarihi olsun. Bugüne kadar binlerce öğrenciye Birinci Dünya Savaşını anlatmış olun. Bu alanda yazılmış kitaplarınız bulunsun.

Dostlarınız, size ısrar etseler, "Bilginizden biz de istifade edelim. Çanakkale'ye gidelim. Bize muharebelerin cereyan ettiği bölgede Çanakkale Savaşlarını anlatın" deseler. Siz de dostlarınızı kırmasanız...

Bir otobüs kiralayıp birlikte Şehitlik bölgesine gittiniz. Dostlarınızı çevrenize topladınız, onlara savaşları anlatıyorsunuz.

Ne olur biliyor musunuz?

Kendinizi bir anda karakolda bulabilirsiniz. Kendinizi, "Siz kim oluyorsunuz da etrafınıza insanları toplamış onlara rehberlik ediyorsunuz?" diye sorgulanırken bulursunuz.

Öyle kendinizi tanıtmanız, "Ben falanca üniversitede tarih profesörüyüm" deyip resmi makamların size verdiği kimliği ibraz etmeniz bile sizi sorumluluktan kurtaramaz.

Sizden tek soruya cevap isteyecekler:

"Rehberlik belgeniz var mı?"

Eğer Gelibolu Tarihi Milli Parkı Müdürlüğü'nün verdiği "Şehitlik rehberi" kartınız yoksa başınız belada demektir.

Hayal falan anlattığımı sanıyorsanız, tarih alanında onlarca kitabı bulunan "Tarihi Sevdiren Adam" olarak milyonların tanıdığı Yavuz Bahadıroğlu'nu açıp sorabilirsiniz. Ya da yaşadıklarını internetten araştırabilirsiniz.

Bu "ruhsatlı rehber" uygulamasının, Çanakkale'ye hurafelerin sokulmasını engellemek amacıyla getirildiği öne sürülüyor. Tıpkı, Çanakkale'yi laikleştirme başyapıtı olan Turgut Özakman'ın "Diriliş Çanakkale 1915" kitabının önsözünde belirttiği gibi.

Devletin ilgili birimleri, Özakman'ın, "Bu işi ciddi denetim altında tutulmasını rica ediyorum" (sayfa 14/ önsöz) talebini olduğu gibi yerine getirmiş durumda.

Özakman'a göre, rehberlik görevi , Çanakkale Zaferini Mustafa Kemal üzerine kurmayan "insancıklara teslim edilmemeli".

Bu zihniyet, şimdi bir adım daha atmış durumda.

Özakman'ın kitabının 178. sayfasında anlattığı Seyit Onbaşı hikayesini de "safsata" olarak görmeye başlamış.

Çanakkale'de rehberler, artık 276 kiloluk mermiyi sırtlayıp topun mekanizmasına yerleştiren Havranlı Seyit Onbaşı'yı ve ünlü zırhlı Ocean'ın batırılış hikayesini dinleyemeyecek.

Niye mi?

Sebebi basit. Emekli Deniz Albay M. Haluk Çağlar, Ocean zırhlısının Seyit Onbaşının Rumeli Mecidiye Tabyasındaki topundan ateşlenen mermilerle batırılmadığını öne sürmüş. Emekli Deniz Albay Çağlar, böyle buyuruyorsa derhal Seyit Onbaşı Çanakkale Savaşları tarihinden çıkarılıp atılmalı.

Albay emeklisi Çağlar'a, Çanakkale Savaşlarından başka çıkarılmasını istediği bölümler olup olmadığı sorulmuş mu sorulmamış mı bilmiyorum.

Zamanla bu sorunun cevabını da bulacağız elbet.

Ama bu tabansızlar şunu unutmamalı.

Köksüz Amerikalılar, Hollywood'un sihirli dünyasının imkanlarından yararlanarak efsanevi kahramanlar üreterek bir tarih oluşturmaya çalışırken, bizim tarihimizdeki şahsiyetler bu insanlara niye batar anlamak mümkün değil.

Aslında anlamak elbette mümkün. Hem de karanlık hiçbir noktası yok. Her şey ayan beyan ortada.

Bu toplumu köklerinden koparmaya yönelik bir asırdan bu yana yürütülen çabalar hız kesmeden yürüyor. Hem de iktidarda kimin olduğuna bakmaksızın.

Ünal TANIK

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Savaş
Görüş Bildir