Şenay Düdek Yazdı

-
2 dakikada okuyabilirsiniz

Şenay Düdek Yazdı

Şenay Düdek Yazdı

Sezen, Sezoş, Aksu. Kendine özgü, bir Türk büyüğü. İnsan. Vefakar ve dost. Şimdi niye bunları yazdım. Sezen Aksu, Nükhet Duru'ya öyle bir albüm yaptı ki, müzik dunyası karışacak. Ama bu albümün fitilini, Nünü'nün oğlu Cem Masis ateşlemiş.

Cem, İstanbul'a tatile geldiğinde, Mithat Can onu Reina'ya getirmiş. Tabi Reina'da Sezen şarkıları yıkılıyor. Anlatılanlar doğruysa; Cem, Mithat Can'a "Sen annenle ne kadar gururlansan az. Ben de annemi seviyor ve gurur duyuyorum. Ama bak bi şarkısı çalınmadı " demiş. Mithat Can bunu, annesi Sezen Aksu'ya aktarmış. Sezen tam 6 şarkı yapmış. Nazan Öncel'i arayıp, ondan da bi şarkı istemiş. Bir tane de Mithat Can yapmış. Üstelik albümün yapımcılığını da Sezen üstlenmiş... Bana göre Türkiye'nin en iyi yorumcularından olan Nünü, harika okumuştur. Şimdi merakla bekliyorum...

İstanbul ve yeni kitabım

Efendim bi haftadır İstanbul'daydım. Kısmetse yeni kitabım, Ekim ayının ilk haftasında çıkıyor. Yine ALFA Yayınları'ndan. O nedenle ön hazırlıklar için koşturdum. Yazılı ve görsel basın ilişkilerimi, menejerliğimi sevgili Yasemin Baygın ve Seher Kılıç'a verdim. Sayım Çınar her zaman danışmanım zaten. Neyse eski dostlarla, adam gibi adam sevgili Faruk Ağabey (Bayhan) ve yine dostum Armağan Çağlayan ile Papermoon'da bi yemek yedik. Faruk Ağabey ile 'Fetih' , 'Veda' , 'Umutsuz Ev Kadınları' , 'Emir'in Yol'u gibi önemli yapımların, MED Yapım'ın patronu Fatih Aksoy, yeni bir şirket kurmuşlar. TV kanallarına, özel programlar, formatlar yapacaklar. Bu arada, Faruk Ağabey bir kitap çıkarıyor. Anı. Bir kaç tane anlattı. Armağan da, bende koptuk. O nedenle çok ses getirecek. Demedi, Demeyin...

Marifet kebap ve magazin dedikoduları

Dostlara 7 gün yetmedi tabi. İhmal ettiklerim, arayamadıklarım oldu. Fakat bu kısa sürede şunu anladım. Benim en büyük servetim ailem ve dostlarım. İlk gün sevgili Gül - Kenan Erçetingöz'ün, artık klasikleşen, 'Mekan Oskarlari' ödül törenine katıldım. Ne kadar özlendiğimi farkettim. Kenan'ım ve Gül'üm yerimi protokolda ayırmışlar. Ertesi gece sevgili ve de kadim dostum Sacit Aslan ve de canım, sırdaşım İsmail Akkaya ile can dostum İzzet'imin, Cahide'sine gittik. Bülent Ersoy vardı. Nasıl okudu? Muhteşem. İyi ki var. Allah ne kendisine ne de sesine zeval vermesin. Bir başka akşam, benim 'prens' dediğim, Ergun'umun (Yıldız) Kuruçeşme Arena'da açtığı 'Berduş' adlı meyhaneye gittim. Yeliz okuyor. O da öyle. Küçük Muazzez. Ne gırtlak. Bu arada babası bitkisel hayata girmiş. Ailenin bütün yükü üzerinde Yeliz'in. "Çalışmazsam olmaz Yaşayamayiz" dedi bana gizlice. Çook üzüldüm. Kimler ne servet sahibi oldular. Yeliz o akşam, sahnesini orada konuk olarak gelmiş olan, kardeşim Cenk Eren, Cihan Doğan, Gülay Eralp, Zeliha Sunal, Zeynep Mansur ile paylaştı. Benim hemşirem ve hemşerim Saba Tümer de oradaydı. Harika bir geceydi.

Bir akşam da, sevgili dostum Nida Büyükbayraktar'ın Nişantaşı'nda, eski Komşu'nun yerine açtığı, Marifet Kebap'a gidildi. Harika. Zaten Nida yemek de, eğlence işini da çok iyi bilir. Marifet' i herkese öneririm. Sevgili Tayfun Topal mutlaka uğra. Bu arada Didem de (Taslan) oradaydı. Kurtlar Vadisi'nden sonra, ince eleyip, sık dokuduğu, titiz davrandığı için dizilerden uzak kalmış. Fakat yakında sürprizleri varmış. İstanbul'da eğlence, hikaye bitmez. Amma şimdilik benden bu kadar...

Şenay DÜDEK

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Bülent ErsoyİstanbulKitapKurtlar VadisiNişantaşıSezen Aksumüzik
Görüş Bildir