Şehirlerarası Yolculukların Yarım Saatlik Mola Aralarında Herkesin Yaşadığı 15 Durum

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Dinlenme tesisleri hep birbirine benzer. Hiç tanımadığın farklı farklı insanlar arasındasındır. Hiçbirini bir daha görmeyeceğini bilirsin, görsen de tanımayacaksındır. Bazen birileriyle konuşup hikayeler dinlersin, bazen de tek başına vakit geçirirsin. Bu yarım saatlik ara kimisi için gerekliyken kimisi için eve daha geç varılacağından dolayı gereksiz görülür. İşte bu yarım saatlik arada her defasında yaşadığımız o durumları bir kez daha hatırlayalım.

1. Yolculuğa kendini vermişken birden ışıklar açılır, otobüs yavaşlar; muavinin mola verileceğini söylediği anonsu duyarsın.

Bu esnada karanlığa alışmış gözlerin ışığa alışma uğraşındadır.

2. Yolcuların ne dedikleri anlaşılmayan konuşmaları başlamışken, sen de film izlediğin/müzik dinlediğin kulaklığını çıkarıp yarı uykulu halini atlatmaya çalışırsın.

Bu esnada ayaklarının hareketsiz kalmaktan ağrıdığını da farkedersin.

3. Otobüsün bir kısmı boşaldıktan sonra, insem mi inmesem mi ikilemini yaşayıp klima ve TV kapanınca inmekte karar kılarsın.

Bu kez de çantamı yanıma alsam mı almasam mı ikilemi yaşanabilir.

4. Dışarı çıktığında tatlı bir yorgunluk ile hafif bir üşüme hissinin ardından ne yapacağına karar verirsin ve mola yerlerinin klasiklerinden olan kaşarlı tosttan canın çeker.

5. Hem nasılsa ayda yılda bir uğruyorum dediğin için hem de böyle düşündüğünü bildikleri için normalde ödeyeceğinden iki kat fazla ücret ödersin.

6. Bir masaya geçip çayını söylersin ve yine o bayatladığı belli, yüz buruşturan çayı bir şekilde yudumlarsın.

7. Gözün bir yandan saatteyken vaktin daha çok olduğunu görünce lavaboya da uğrarsın. Kilidi bozuk kapılar burada seni gerilime davet eder.

Bir de büyük tuvaletin varsa bozuk kapıya konsantre olması ayrı bir derttir.

8. Otobüsü kaçırma korkusundan her anonsa dikkatle kulak verirsin: "Ankara istikametinden gelip, İzmir istikametine devam etmekte olan sayın x turizm yolcuları; mola süreniz dolmuştur, araçtaki yerlerinizi almanız önemle rica olunur."

Aynı anons peş peşe 3-4 kez tekrar edilir.

9. Etrafta biraz daha vakit geçireyim derken dünyanın en gereksiz ürünlerine göz atarsın.

Korkunç görünümlü bebekler, yazılı havlular, süslü tahta kaşıklar, tahtaya yazılmış demode sözler, asla kimsenin takmayacağı takılar, basitlikte yarışan saatler, değersiz tablolar, yolculuk yastığı, 1 lirana muhtaç kimsenin kullanmadığı masaj koltukları ile oyuncak kapma makinesi vb.

10. Hediyelik eşya dükkanında belki bir şeyler alırım diye gezinirken onlara vereceğin paranın değmeyeceğini anlayıp vazgeçersin.

"Canım yengem" yazılı havlu ya da anahtarlık mı alalım yani, değil mi?

11. Eve elim boş gitmeyeyim diye düşünürken lokum, kestane şekeri, pişmaniye, cevizli sucuk arasından pişmaniyenin çekiciliğine karşı koyamazsın.

12. Biraz da alıp okumayacağın sıradan kitapların olduğu bölüme gidip arka kapaktaki konularına göz atarsın.

13. Molanın bitmesine 10 dk. kaldığında tesisin girişinde otobüsün köpüklenip yıkanmasını sigara eşliğinde keyifle izleyen kişiler arasına sen de katılırsın.

14. Sonunda beklediğin anons yapıldığında yanlış otobüse binmediğini tekrar tekrar çaktırmadan kontrol ederek binersin.

İçeride koltuğunu tanıyıncaya kadar o "yanlış olabilir mi acaba" hissi yaşanmaya devam eder.

15. Mola süresinin dolmasının ardından tesisten ayrılırken, bir anlığına otobüsün ters istikamete gittiği hissini yaşarsın.

Birkaç saniyeliğine o "nasıl yani, buradan mı gelmiştik" hissini açıklığa kavuşturma çabası boşuna olacaktır.

Ve ışıklar sönüp kulaklık takıldığında yolculuk yeniden başlar. Kazasız belasız... 🚍

Onedio Gündem'i Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
cillibom

yanlış otobüse mi bindim acaba gerginliği... of içim gerim gerim gerildi şuan gereksiz yere. sanki otobüse bineceğim arkadaş

ozgur-esra

Canım yengemi geçin ben ''canım baldızım'' anahtarlığı,havlusu falan görmüştüm..Neyin kafasıysa artık? sadasdasdaa

polonyalimendil

bu ülkede otobüs ile seyahat etmekten o kadar çekiniyor ve nefret ediyorum ki. Kesinlikle keyifli değil. Eli ensesinden inmeyen uykulu şöförler, terbiyeden nasibini almamış saçma tavırlı muavinler, her otobüste standart donanım olarak servis edilen ağlamaktan içi çekilse de devam eden bebekler, deodorantın icadından bihaber yolcular, horlama senfonileri ve niceleri... Allah hepimizi kazadan beladan korusun.

nnur

Daha yeni yolculuktan gelmişken, bu gönderi istemsiz anılarımı canlandırdı.

masterplan

vay be özledim tülkemi, ne anılardı, wc ye para vermemek için otobüsün arkasına işerdim hep

Başlıklar

Ankaraİzmirmüziktatlı
Görüş Bildir