Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Sadece Okulunu Uzatanların Anlayabileceği 10 Durum

-
5 dakikada okuyabilirsiniz

1.Bitmek bilmez sorgular, sualler.

1.Bitmek bilmez sorgular, sualler.

Efendim zaten bizim milletimiz soru sormaya, merak etmeye ve eşelemeye çok bayılan bir millettir; sizi nerede görseler (hiç sohbetiniz olmasa bile) okulun neden bitmediğine dair kuracakları cümlelerle başınızı ağrıtacaklardır. Öyle "ben sadece kendimden sorumluyum, kimseye açıklama yapma zorunluluğum yok!" kafasına giremezsiniz zira çekirdek aileden başlayıp sokağın başında oturan yaşlı teyzeye kadar herkese bu durumu açıklamak zorundasınız. Tabii ki soracaklar ve siz de tabii ki paşa paşa açıklamak durumunda kalacaksınız.

2.Üzerinizden dönen espriler.

Bilhassa babanız tarafından yapılması mümkün bu soğuk şakalar, okulun kuruluşuyla sizin aranızda kurulacak bağlantı şeklindedir. Ayrıca sanki  temelini atan ekiple beraber startı vermişsiniz gibi, okulun hangi yılda kurulduğunu, rektörünün kim olduğunu ya da okul mevcudunun toplamda kaç olduğunu soracaklar eğer bilemezseniz de "e kaç yıldır aynı okuldasın nasıl bilmezsin?" gibi bir tepkiyle karşılaşacaksınızdır.

3.Her yeni gelen nesille en az 1 dersi ortak almak.

E okulun uzamasındaki en önemli faktörlerden biri olan "alttan dersler" sebebiyle okuldaki hemen hemen her kuşağa hakim bir ders yelpazeniz oluşacaktır.Böylece önceki derste sizden en az  4 yaş küçük tayfayla takılıp, sonraki ders kendi yaşıtlarınıza denk geliyorsunuzdur ve tabii ki yaşıtlarınızın çoğu da çoktan mezun olmuştur.  Siz tek bir dönemde hem okula yeni başlayanların heyecanını hem de bitirme teziyle uğraşanların stresini biliyorsunuz ancak kendinizin ne olduğuna dair en ufak bir fikriniz yok, tabii ki sonunuzun ne olacağına da..

4.Facebook.

Başlık gördüğünüz gibi tek bir kelimeden oluşuyor, bu kelimedir ki çoğu insanın mabedi, dert ortağı, kankası, vs...Efendim özellikle mezuniyet vakitleri, atamalar,nişanlar, evlilikler, yeni doğan bebişler..balayıları, yurt dışı seyahatleri, yüksek lisansları olmadı 2. üniversiteleri.. Yani demem o ki yılın her tarihi size hala okuyor olduğunuzu hatırlatacak pek çok uyaranla doludur. Bitmez bunlar, bitmez..Hele arada bir ilkokul arkadaşlarınız mesaj atar ya, işte o anlar yandığınızın resmidir zira sağlam bir sabrınız yoksa asla o mesajın "eee sende ne var ne yok, söyle bakalım bitti mi okul?" sorusuna cevap veremezsiniz!

5.Yaşıtlarının hepsinin mezun olması.

Evet efendim bu kısım biraz sıkıntılı, eğer bu durumdaysanız siz artık fosillendiniz, bayağı yaşlandınız ve insan oğlunun doğasında olan sosyalleşme özelliğinden dolayı size abla/abi diyebilecek yaşta insanlarla takılma zorunluluğunda kaldınız. Hayır olamaz, olamaz dediğinizi duyar gibiyim (kaldı ki gayet iyi de biliyorum). Size dertlerini sıkıntılarını anlatacaklar ancak siz bunları çoktan yaşamış ve aşmış olacaksınız, yine de sonucunu söylemeyeceksiniz çünkü eğer yaparsanız "ukala" diye adlandırılacaksınız o yüzden susup dinlemek en iyisi, bırakın yeni arkadaşınız kendi denesin ve yanılsın zira siz de bu şekilde büyüdünüz ;) .

6.Aileden para istemek.

Yukarıdaki maddeler biraz olayın geyik tarafıdır elbet, ancak bu madde durumun ciddi boyutudur. Artık "üniversite öğrencisi" heyecanı yerini bir olgunluğa bırakmıştır ve bayramlarda, özel günlerde gidilen aile evi yürek burkmaktadır. Sırf sizi okutmak için girilen zorluklarla yüz yüze gelinen bu anlar sonunda, okulun olduğu şehre giderken istenecek para, artık yüz kızartır ve kalp kırar. Sizin yaşınızdaki insanlar ailesine destek çıkıyorken siz hala köstek olmak konusunda mastır yapıyorsunuz ve bu durum aklınızdan bir an bile çıkmıyordur..Neyse üzmeyin yine de kendinizi, gün ola devran döne ;)

7."Kaçıncı sınıftasın?" sorunsalı.

Bu soru...Evet bu soru..Daha başlangıçta bile açıklamakta zorlandığımız bu soru olayın kilit noktasıdır. Okulunu uzatan hangi öğrenciye sorsanız bir an duracak ve kafasında bir cümle oluşturmaya çalışacaktır. Halbuki normal bir öğrenciye sorduğunuzda size tek bir rakam verecek ve konu orada bitecektir ancak uzatmalı öğrenciler kendi durumunu işte tek bir rakamla hayatta açıklayamazlar. Uzatmalı öğrencinin bu soruya bir an durduktan sonra vereceği yanıt "bu dönem 3-4 karışık alıyorum, 2'den de 1 tane var, ikinci dönem de 3'ün 2'sinden alıcam, tabii alabilirsem 4'ten de 2 tane alıcam, yaz okulunda da kalanı alsam seneye mezunum." gibi bir cümle olacaktır. Ben yazarken, öğrenci söylerken, karşı taraf anlarken, siz de okurken sanırım herkes bir anlık  hayatından bezdi :D

8.Memleket sorunsalı.

Efendim elbette ailesinin yaşadığı şehirle öğrencinin okuduğu şehir aynı ise böyle bir sorunsal geçerli olmayacaktır. Ancak bizim bahsettiğimiz öğrenci tipi ailesinden uzak yaşayan olacağından bu durum kesinlikle karşılaşılacak bir durumdur. Şöyle ki, uzatmalı öğrencimiz yıllardır okuduğu şehre adeta orada doğmuşçasına alışmıştır. Haberlerde, okuduğu şehirle ilgili bir şey duyunca heyecan yapar, şehrin futbol takımı birinci lige çıktığında sevinir düştüğünde ise içi burkulur (öyle çok futbol takip etmese bile). Ailesinin yanından döndüğünde ise derin bir nefes alır çünkü evine gelmiştir zira ilk geldiği zamanlarda şehirden nefret etse de yılların vermiş olduğu bir alışmışlıktan dolayı artık okuduğu şehir onun memleketi oluvermiştir.

9.Açılın ben ...'um/im!!

Başlıktan durum pek belli olmuyor sanırım, o zaman şöyle açıklayalım; yıllardır okumanın ve pek çok dersi pek çok kez almış olmanın verdiği aşinalıkla, okuduğu mesleğe dair aslında geniş bir bilgisi vardır, uzatmalı öğrencimizin. Evet günlük hayatta mesleğiyle ilgili bir şeylerin cevabını hemen bulabiliyor, herhangi bir soru sorulunca yanıt veriyor ancak aynı konu sınavlarda sorulunca işte o an yanıtsız kalıyordur öğrencimiz. Bu ikilemden dolayı öğrencimiz kimlik bunalımı yaşıyor ve "sen nereden biliyorsun bu kadar şeyi?" sorusuna "öğrenciyim" yanıtı eksik kalıyor ancak "mühendisim/doktorum/öğretmenim/.." yanıtı içinse henüz erken..

10.Bahaneler.

Bilemeyiz belki de istemeden geldiniz bu bölüme ve aile zoruyla okumaya çalışıyorsunuz, belki öss tercih (bu kadar eskiyim işte öss'den kalma) döneminizde yeteneklerinizi hiçe sayıp sırf üniversiteli olmak için yazdınız bu okulu ve bunun gibi bölümleri ya da kendinizi yeni yeni tanıyorsunuz veya sadece tembel bir öğrencisiniz .. Okulda ise hoca çok zorluyordur belki, 2 puan verse geçecektiniz ama vermedi, hiç olmadı millet kopyayla geçti ama siz kopya çekemiyorsunuz ya da uyanıp derslere/sınavlara gidemediniz..Elbet herkesin arkasına saklanıp bir şekilde içini rahatlatmaya çalıştığı bahaneleri vardır. Ancak gerçek hayata  -her ne kadar korkutucu olsa da-  bir şekilde başlamak gerek sanırım..

11.Yazarın bonusu:

Umarım bu yazımı okuyan tüm uzatmalı öğrenciler en kısa zamanda okullarını bitirirler; hiç olmadı cesaretlerini toplayıp, "bitmiyorsa bitmiyor" deyip hayallerinin peşinden giderler...

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Gizli Kullanıcı

Ben okulu uzattığımda facebook profilim minik öğrencileriyle fotoğraf çektiren arkadaşlarımla doluydu. "Ben öğretmen olmayacağım yea" derken bir anda ciğerimde talebe hasreti hissediverdim. 2. üniversitem bitiyor artık ama hala öğretmen değilim o da ayrı bir sorunsal.

Başlıklar

FacebookTercihfutbol
Görüş Bildir